Connect with us

Dünya

Almanya’da Mühendis Eksikliği Yılda 13 Milyar Euro’ya Mal Oluyor

yazar

Published

on

Almanya, mühendislik sektöründe ciddi bir iş gücü açığıyla karşı karşıya. Yayımlanan „Ingenieurmonitor“ raporuna göre, ülkede 148.000 mühendislik pozisyonu boş durumda. Bu durum, Almanya ekonomisinde yıllık yaklaşık 9 ila 13 milyar Euro arasında bir değer kaybına yol açıyor.

Yüksek İş Gücü Açığı ve Ekonomik Kayıp

Rapora göre, mühendislik alanındaki bu geniş çaplı açık, ülkenin üretkenliğini ve rekabetçiliğini olumsuz etkiliyor. Almanya’nın mühendislik sektöründe yaşadığı açık, birçok sektörde iş süreçlerinin yavaşlamasına ve inovasyonun geri planda kalmasına neden oluyor. Özellikle enerji ve elektroteknik, inşaat, makine mühendisliği ve bilişim alanlarında büyük açıklar söz konusu.

Zuwanderung’un Rolü ve Göçmen İş Gücü

Institut der deutschen Wirtschaft Köln (IW) araştırmacısı Axel Plünnecke, ülkenin mühendislik sektöründeki yabancı iş gücünün büyük bir rol oynadığını belirtiyor. Yabancı mühendislerin istihdamındaki artış, mühendislik ve bilişim sektörlerindeki iş gücü açığını kısmen kapatıyor. Ancak, mevcut yabancı iş gücü artışına rağmen, iş gücü açığının ve ekonomik kaybın önemli ölçüde azaltılabilmesi için daha fazla uluslararası uzman ve nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyuluyor.

Yabancı Mühendislerin Artışı

2012 sonundan Eylül 2023’e kadar, Almanya’daki mühendislik sektöründe çalışan yabancı iş gücünün sayısı 46.489’dan 114.648’e yükseldi. Bu, yabancı mühendislerin toplam mühendislik iş gücündeki payının %6’dan %11’e çıkması anlamına geliyor. Yabancı mühendisler, toplam mühendislik sektöründeki istihdam artışının %26’sını (68.159 kişi) oluşturuyor. Özellikle Hindistan, Türkiye, İtalya, Çin, Fransa ve İspanya gibi ülkelerden gelen mühendisler, sektördeki açıkların kapatılmasına katkıda bulunuyor.

Göçmen Mühendislerin Katkısı

2020’de Almanya’da alınan patentlerin %13’ü yabancı mühendislerin katkısıyla gerçekleştirildi. Bu, göçmen mühendislerin inovasyon ve teknolojik ilerlemeye önemli katkılarda bulunduğunu gösteriyor. Ancak, bu artışa rağmen, mühendislik alanında sürdürülebilir bir çözüm sağlamak için daha fazla adım atılması gerektiği vurgulanıyor.

Sonuç ve Öneriler

Mühendislik sektöründeki bu büyük açıklar, Almanya’nın ekonomik ve teknolojik büyümesini tehdit ediyor. Uzmanlar, bu sorunun çözülmesi için yabancı iş gücünün istihdamına devam edilmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, hükümetlerin ve iş dünyasının iş gücü açığını kapatmak ve mühendislik sektörünü güçlendirmek için daha etkili stratejiler geliştirmesi öneriliyor.

MühendislikSektörü #İşGücüAçığı #Almanya #YabancıİşGücü #EkonomikKayıp #Teknoloji #İnovasyon #İstihdam #MühendislikYatırımı #deutschland #germany #alman #avrupa

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Dünya

ORTADOĞU GERİLİMİ İSVİÇRE TURİZMİNİ ETKİLİYOR: OTELLERDE İPTAL DALGASI

yazar

Published

on

By

Ortadoğu’daki savaşın etkileri İsviçre turizm sektöründe hissedilmeye başladı. Özellikle Asya’dan gelen grup rezervasyonlarında yaşanan iptaller, bazı otellerde ciddi kayıplara yol açıyor.

Sektör temsilcilerine göre, savaş nedeniyle Dubai, Abu Dabi ve Doha gibi önemli aktarma merkezlerinde uçuşların aksaması, Avrupa’ya gelen turist akışını olumsuz etkiliyor. Bu durum, İsviçre’deki otellerde rezervasyon iptallerine neden oluyor.

5 günde 4 bin 800’den fazla iptal

Schwyz kantonunda otel işleten Stojan Stevanovic, savaşın etkisini ilk hissedenlerden biri oldu. Stevanovic, yalnızca beş gün içinde iki otelinde toplam 120 grubun, yani 4 bin 800’den fazla misafirin rezervasyonunu iptal ettiğini söyledi.

Yılın başında son 10 yılın en yoğun rezervasyon dönemini yaşadıklarını belirten otelci, önümüzdeki aylarda rezervasyonlarda büyük boşluklar oluştuğunu ifade etti.

Asyalı turistlere bağımlılık dikkat çekiyor

Stevanovic’in işlettiği otellerde müşterilerin yaklaşık yüzde 85’ini Asyalı turistler oluşturuyor. Bu nedenle özellikle Asya’dan gelen grup iptalleri, işletmeleri doğrudan etkiliyor.

Turizm sektöründe faaliyet gösteren diğer bölgelerde de benzer bir tablo gözleniyor. Luzern’de bazı otellerde talep geçen yıl seviyesinde kalırken, bazı işletmelerde kısa süreli iptaller ve müşteri sayısında düşüş yaşanıyor.

Asıl risk yaz aylarında

Uzmanlara göre, Asya ve Orta Doğu’dan gelen turist sayısı yaz aylarında zirveye ulaşıyor. Savaşın uzaması halinde yaz sezonunda turizm sektörünün daha ciddi etkilenebileceği belirtiliyor.

Sektör temsilcileri, uçuş bağlantılarındaki kısıtlamaların devam etmesi durumunda rezervasyonların daha da düşebileceğine dikkat çekiyor.

Alternatif pazarlar umut veriyor

Öte yandan, Covid-19 döneminde edinilen tecrübeler sektör için bir avantaj olarak görülüyor. Birçok otel, pandemi sürecinde müşteri portföyünü çeşitlendirerek farklı pazarlara yöneldi.

Özellikle ABD ve Avrupa’dan gelen turistlerin artması, bazı otellerin kayıpları telafi etmesine yardımcı oluyor.

Bazı işletmeler ise yeni tur operatörleriyle çalışarak farklı rotalar üzerinden turist çekmeye başladı.


Büyük kriz ihtimali şimdilik sınırlı

Sektörde yaşanan belirsizliğe rağmen, uzmanlar büyük bir kriz ihtimalinin henüz kesinleşmediğini belirtiyor. Turistlerin alternatif uçuş rotalarıyla Avrupa’ya ulaşmaya devam etmesi, sektör için önemli bir umut kaynağı olarak görülüyor.

Continue Reading

Dünya

RİYAD’DA ORTAK TEPKİ

yazar

Published

on

By

Türkiye’nin de aralarında olduğu Müslüman ülkelerin dışişleri bakanları Riyad’da toplandı.

İRAN’A SERT KINAMA
Toplantı sonunda yayımlanan bildiride, İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırıları kınandı.

SİVİL HEDEFLER VURGUSU
Füze ve İHA saldırılarında sivil altyapının hedef alındığı belirtildi.

“DERHAL DURDUR” ÇAĞRISI
İran’a saldırıları sonlandırma ve uluslararası hukuka uyma çağrısı yapıldı.

BM KARARINA ATIF
Bildiride, İran’ın Birleşmiş Milletler kararlarına uyması gerektiği vurgulandı.

DENİZ GÜVENLİĞİ UYARISI
Hürmüz Boğazı ve Bab el-Mendeb’de gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması istendi.

LÜBNAN MESAJI
Lübnan’ın egemenliği ve istikrarına destek yinelendi.

İSRAİL 1 KEZ GEÇTİ
İsrail yalnızca Lübnan’a yönelik saldırılar bağlamında anıldı.

ABD HİÇ ANILMADI
Bildiride ABD’ye hiçbir şekilde yer verilmedi.

ORTAK TUTUM SÜRECEK
Ülkeler, koordinasyon ve ortak hareket etme kararlılığını vurguladı.

Continue Reading

Dünya

İRAN–ABD–İSRAİL GERİLİMİNİN MALİYETİ ARTIYOR: SAVAŞIN GÜNLÜK FATURASI MİLYARLARCA DOLARI BULUYOR

yazar

Published

on

By

İran ile ABD ve İsrail arasında tırmanan askeri gerilimin yalnızca siyasi ve güvenlik alanlarında değil, ekonomik açıdan da büyük maliyetler doğurduğu belirtiliyor. Uluslararası savunma analistleri ve ekonomi uzmanları, çatışmaların taraf ülkeler için günlük maliyetinin milyarlarca dolara ulaştığını ifade ediyor.

Uzmanlara göre ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarının ilk gününde ortaya çıkan maliyet yaklaşık 779 milyon dolar olarak hesaplandı. Savunma harcamaları, kullanılan mühimmat, askeri uçuşlar ve bölgedeki lojistik operasyonların toplamının ise günlük bazda 800 milyon ile 1 milyar dolar arasında değişebileceği değerlendiriliyor.

Washington merkezli bazı araştırma kuruluşları, çatışmaların ilk 100 saatinde ABD’nin askeri operasyonlar için yaklaşık 3,7 milyar dolar harcadığını tahmin ediyor. Uzmanlar, gerilimin uzun süre devam etmesi halinde toplam maliyetin hızla artabileceği ve yüz milyarlarca dolarlık bir ekonomik yük oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.

İsrail açısından da çatışmaların ekonomik etkilerinin önemli boyutlara ulaştığı belirtiliyor. Ekonomi uzmanları, askeri operasyonların yanı sıra güvenlik önlemleri, hava savunma sistemlerinin kullanımı ve ekonomik faaliyetlerdeki yavaşlama nedeniyle İsrail ekonomisine haftalık yaklaşık 3 milyar dolarlık bir maliyet oluştuğunu hesaplıyor. Bu durum günlük ortalama maliyetin yüz milyonlarca dolar seviyesine ulaşmasına neden oluyor.

İran tarafında ise balistik füze ve insansız hava aracı operasyonlarının önemli bir mali yük getirdiği ifade ediliyor. Analistler, İran’ın kullandığı bazı balistik füzelerin maliyetinin 1 ile 3 milyon dolar arasında değiştiğini, yoğun füze ve drone saldırılarının toplam askeri harcamaları hızla artırdığını belirtiyor.

Çatışmaların yalnızca taraf ülkeleri değil küresel ekonomiyi de etkilediği belirtiliyor. Orta Doğu’daki gerilimin ardından petrol fiyatlarında hızlı yükseliş yaşanırken enerji piyasalarında belirsizlik arttı. Özellikle dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası bir kriz, küresel enerji arzı açısından risk oluşturuyor.

Ekonomi uzmanları, savaşın uzaması halinde petrol fiyatlarının daha da yükselmesinin ve küresel enflasyon üzerinde yeni baskılar oluşmasının mümkün olabileceğini ifade ediyor.

Analistler, askeri gerilimin ekonomik maliyetinin hızla büyüdüğünü belirterek, çatışmaların uzaması durumunda hem bölgesel ekonomilerin hem de küresel piyasanın daha ciddi etkilerle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor.

Continue Reading

Trendler