Sosyal Medya

Dünya

RUSYA YOLUNDA UÇAK KAZASI: DÜŞÜRÜLME İHTİMALİ GÜÇLENİYOR

yazar

Yayınlayan

on

Haber: Cemil Baysal

Kazanın Ayrıntıları
25 Aralık sabahı, Azerbaycan Hava Yolları’na ait bir yolcu uçağı, Kazakistan’ın Aktau şehri yakınlarında düştü. Baku’dan Çeçenistan’ın başkenti Grozni’ye gitmekte olan uçak, iniş denemelerinin başarısız olması sonrası yön değiştirmiş, ancak Kazakistan’a ulaşamadan düştü. Kazada 38 kişi hayatını kaybederken, 29 yolcu kazadan sağ kurtuldu.

Olayın ardından başlatılan soruşturmada, uçağın düşüş nedeni henüz tam olarak açıklığa kavuşmasa da, Rus hava savunma sistemleri tarafından vurulduğuna dair güçlü bulgular ortaya çıktı.

RADYO KONUŞMALARI VE GPS KARIŞIKLIĞI
Rusya’nın bağımsız medya kuruluşu Dozhd, Grozni Havalimanı’nda uçağın pilotlarıyla kule arasındaki radyo konuşmalarını yayımladı. Bu konuşmalar, uçakta GPS sinyallerinin kaybolduğunu ve kule ile radar temasının kesildiğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre, Rusya’nın olası bir Ukrayna İHA saldırısını önlemek için aktif ettiği sinyal bozucular bu duruma yol açmış olabilir.

Uçağın defalarca iniş denemesi yapmasının ardından geri dönme kararı alması sırasında, bir patlama meydana geldiği belirtiliyor. Dozhd’un raporlarına göre, bu patlama muhtemelen bir yerden havaya füzenin isabeti sonucu oluştu.

VİDEO GÖRÜNTÜLERİ VE YENİ KANITLAR
Sosyal medyada dolaşan videolar, uçak enkazındaki hasarı detaylı bir şekilde gösteriyor. Rusya’nın bağımsız medya platformu Meduza, enkaz üzerindeki deliklerin büyük olasılıkla bir yerden havaya füze tarafından oluşturulduğunu savundu. Uzmanlar, bu tür izlerin daha önce askeri ve sivil uçaklarda benzer saldırılar sonucu oluştuğunu belirtiyor.

Ancak Rusya devlet medyasında bu görüntüler yer almazken, hükümet kaynakları kazayı bir “kuş çarpması” olarak açıklamaya çalışıyor. Buna rağmen, Rus askeri blogcular dahi bu iddiayı inandırıcı bulmuyor. “Fighterbomber” isimli bir Telegram kanalı, bu açıklamayı alaycı bir şekilde reddederek, “Bu kuş hikayesi artık geçersiz” yorumunda bulundu.

KURTULAN YOLCULARIN TANIKLIKLARI
Kurtulan yolcular, uçağın Grozni’ye iniş denemesi sırasında büyük bir darbe aldığını ifade ediyor. Yolculardan biri, uçakta oluşan deliklerin ardından bazı koltukların zarar gördüğünü ve yaralıların olduğu bir ortamda sağlık malzemesi eksikliği yaşandığını belirtti.

UZMANLAR NE DİYOR?
Alman havacılık uzmanı Heinrich Großbongardt, olayın bir kuş çarpması nedeniyle gerçekleşmiş olamayacağını savundu. Großbongardt, “Kuş sürüleri genelde motor arızasına yol açar, ancak uçağı bu denli kontrol edilemez hale getirmez. Buradaki senaryo, dış müdahaleyi işaret ediyor” dedi.

RUS HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ AKTİF MİYDİ?
Kaza günü, Grozni’de Ukrayna İHA’larına yönelik hava savunma sistemlerinin aktif olduğu ve bu sistemlerin bir İHA’yı düşürdüğü yetkililer tarafından doğrulandı. Çeçenya Güvenlik Konseyi Sekreteri Hamzat Kadirov, bu saldırıya karşı önlemler aldıklarını ve hava sahasının güvenli olduğunu belirtti.

SONUÇ VE SORULAR
Uçağın düşüşüne neyin yol açtığı tam olarak bilinmiyor, ancak eldeki veriler dış bir müdahale ihtimalini güçlendiriyor. Kazakistan’da devam eden soruşturmaların, uçağın düşüşüne dair nihai gerçeği gün yüzüne çıkarması bekleniyor.

#RusyaUçakKazası #HavacılıkKazası #Grozni

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Avrupa

Afganlara “Gelmeyin, Para Verelim” Teklifini Neredeyse Tüm Afganlar Reddediyor

yazar

Yayınlayan

on

By

Almanya Federal İçişleri Bakanlığı’nın, Afganistan’dan Almanya’ya yapılacak göçü azaltmak amacıyla başlattığı “vazgeçme primi” uygulaması beklenen etkiyi yaratmadı. Program kapsamında, Almanya’ya giriş hakkından kendi rızalarıyla vazgeçen Afgan vatandaşlarına nakit ödeme teklif ediliyordu. Ancak elde edilen veriler, bu teklifin neredeyse tüm Afganlar tarafından geri çevrildiğini ortaya koydu.

Bakanlık yetkilileri, maddi teşvikin bir kısmı ekonomik nedenlerle yola çıkan Afganlar için cazip olacağını düşünüyordu. Fakat sahadan gelen bilgiler, bu beklentinin karşılanmadığını net biçimde gösteriyor. Uzmanlara göre, Afganistan’daki güvenlik sorunları, siyasi belirsizlik ve kötüleşen yaşam koşulları, verilen para teklifinin değersiz kalmasına neden oluyor.

Göç uzmanları, Almanya’nın bu adımının “riskli bir yanlış hesaplamaya” dayandığını belirtiyor. Zira birçok Afgan için Avrupa’ya ulaşmak bir maddi kazanç değil, hayatta kalma stratejisi olarak görülüyor. Bu nedenle, para karşılığında geri dönmeyi ya da hiç yola çıkmamayı kabul edenlerin sayısı son derece düşük.

Uygulamanın başarısız olduğu yönündeki değerlendirmeler, Federal İçişleri Bakanlığı içinde de tartışmaları alevlendirmiş durumda. Muhalefet partileri ise hükümeti “gerçekçi olmayan göç politikaları peşinde koşmakla” eleştiriyor.

Programın geleceğine ilişkin kararın, resmi sonuçların açıklanmasının ardından netleşmesi bekleniyor.

Haberin Devamını Oku

Dünya

Şifrenizi Hemen Değiştirin: Milyarlarca Hesap Tehlikede

yazar

Yayınlayan

on

By

Dünya genelinde yaklaşık iki milyar e-posta adresi ve 1,3 milyar parola internette erişime açık hâle geldi. Uzmanlar, bunun bugüne kadar ortaya çıkan en büyük veri sızıntısı olduğunu belirtiyor.

Hazırlayan: Konstantin Furrer

Siber güvenlik araştırmacısı Troy Hunt, devasa boyutlardaki bu veri sızıntısını kendi platformu “Have I Been Pwned” (HIBP) veritabanına ekledi. Hunt’a göre, bu sızıntı kapsamı açısından şimdiye kadar tespit edilen en büyük veri ihlali niteliğinde.

Farklı Kaynaklardan Toplanan Veriler

Yeni veri seti, kısa süre önce ortaya çıkan “stealer logs” adlı kötü amaçlı yazılımlar aracılığıyla toplanan bilgilerden farklı.
Bu kez, Threat Intelligence platformu Synthient, daha önce gerçekleşmiş çeşitli veri sızıntılarından elde edilen kullanıcı bilgilerini birleştirerek tek bir dev arşiv hâline getirdi.

Uzmanlar, bu verilerin siber suçlular tarafından çevrimiçi hesaplara izinsiz erişim sağlamak amacıyla kullanılabileceği uyarısında bulunuyor.
Almanca açıklamada da belirtildiği gibi:
“Kriminelle können damit Konten angreifen und sich einloggen.”
(Suçlular bu verilerle hesaplara saldırabilir ve giriş yapabilir.)

Uzmanlardan Uyarı

Siber güvenlik uzmanları, kullanıcıların şifrelerini derhal değiştirmeleri, aynı parolayı birden fazla platformda kullanmamaları ve iki aşamalı kimlik doğrulama (2FA) özelliğini etkinleştirmeleri gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlara göre bu sızıntı, dijital güvenlik alışkanlıklarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dair güçlü bir uyarı niteliğinde.

Haberin Devamını Oku

Dünya

Trump Yönetiminden Tartışmalı Vize Talimatı: Kronik Hastalıklar Vize Değerlendirmesinde Kriter Haline Geldi

yazar

Yayınlayan

on

By

WASHINGTON — ABD Dışişleri Bakanlığı, Donald Trump yönetiminin talimatıyla vize başvuru sürecinde sağlık durumunun değerlendirilmesine ilişkin yeni bir yönerge yayımladı. Yönerge, obezite, diyabet, astım, kalp-damar hastalıkları ve uyku apnesi gibi kronik rahatsızlıkların, vize uygunluğu açısından dikkate alınmasını öngörüyor.

Yeni düzenlemeyle birlikte, ABD’ye göçmen veya uzun süreli oturum vizesi başvurularında bulunan kişilerin sağlık durumları, “devlete ekonomik yük oluşturma ihtimali” açısından değerlendirilecek. Vize memurları, başvuru sahiplerinin bu tür hastalıklar nedeniyle yüksek sağlık giderlerine yol açabileceğini düşünmeleri hâlinde, vizeleri reddetme yetkisine sahip olacak.

Kapsam ve Gerekçe

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın yayımladığı iç yazışmaya göre, yeni talimat esas olarak göçmen vizeleri (örneğin Green Card) için geçerli olacak. Ancak yönergede belirtilen değerlendirme ölçütleri, gerektiğinde diğer vize kategorilerine de uygulanabilecek.

Kararın dayanağı, ABD göç mevzuatında yer alan “public charge” (kamuya yük olma) ilkesi. Bu ilke, ABD’ye gelen yabancıların uzun vadede devlet destekli sağlık veya sosyal hizmetlere bağımlı hale gelmelerinin önüne geçmeyi amaçlıyor.

Buna göre vize memurları, başvuru sahibinin veya ailesinin kronik rahatsızlıkları nedeniyle kamu kaynaklarına başvurma riskini “yüksek” görürse, vizeyi reddedebilecek.

Uygulama Detayları

CBS News ve NDTV’nin ulaştığı belgelere göre, talimatta şu hastalıklar özellikle vurgulanıyor:

  • Metabolik hastalıklar (örneğin diyabet ve obezite),
  • Solunum yolu rahatsızlıkları (astım, KOAH, uyku apnesi),
  • Kardiyovasküler hastalıklar,
  • Ruh sağlığı bozuklukları,
  • Nörolojik ve kanser türü hastalıklar.

Bu rahatsızlıklara sahip başvuru sahiplerinin, ABD’deki sağlık masraflarını karşılayabilecek yeterli finansal kaynağa sahip olduklarını belgelemeleri bekleniyor.

Eleştiriler ve Tepkiler

Yeni uygulama, sağlık uzmanları ve göçmen hakları savunucuları tarafından “tıbbi gerekçelerle ayrımcılık” olarak nitelendiriliyor. Uzmanlar, obezite ve diyabet gibi yaygın hastalıkların vize kriteri haline getirilmesinin bilimsel dayanağının zayıf olduğunu savunuyor.

Göçmenlik hukuku uzmanı Prof. Laura Phillips, politikayı şu sözlerle değerlendirdi:

“Bu, kamu sağlığıyla ilgili bir tedbir değil; ekonomik üretkenlik üzerinden sağlık temelli bir ayrımcılık modeli. Vize memurlarına, tıbbi uzmanlık gerektiren konularda geniş takdir yetkisi veriliyor.”

Buna karşılık Trump yönetimine yakın kaynaklar, uygulamanın “Amerikan vergi mükelleflerinin yükünü azaltmak” amacıyla hazırlandığını belirtiyor.

Olası Etkiler

Yeni yönergenin, özellikle ABD’ye kalıcı göç etmeyi planlayan düşük ve orta gelirli başvuru sahipleri üzerinde caydırıcı etki yaratması bekleniyor.
Turist, öğrenci veya kısa süreli çalışma vizeleri kapsam dışında görünse de, sağlık durumu ve sigorta belgeleri artık bu başvurularda da ikincil inceleme kriteri olarak gündeme gelebilir.

Uzmanlara göre bu politika, Trump yönetiminin daha önce uygulamaya koyduğu “sağlıklı ve ekonomik olarak bağımsız göçmen profili” anlayışının bir devamı niteliğinde.

Haberin Devamını Oku

Trendler