Sosyal Medya

İsviçre

Lausanne’de Kurtlara Karşı Olağandışı Bir Protesto: 12 Koyunun Cesedi Bırakıldı

yazar

Yayınlayan

on

Lausanne’de bugün yaşanan olaylar, koyunları telef olan çiftciler kurt saldırılarına karşı öfkesini dile getirdiği bir protestoyla damga vurdu. Echallens VD yakınlarındaki St-Barthélémy’den on çiftçi, Waadt Eyalet Hükümeti’nin merkezi önünde toplandı ve gece önce parçalanan on iki koyunun cesedini sergileyerek dikkat çekti.

Çiftciler, Gros-de-Vaud bölgesindeki kurtların neden olduğu zararlara dikkat çekerek, özellikle Poliez-Pittet köyünde on gün önce yaşanan olayı hatırlattılar. Bu saldırıda yedi koyunun öldüğü belirtildi. Ayrıca, geçen gece bölgede meydana gelen on üç koyun saldırısını ve Çarşamba gecesi yaşanan iki saldırıyı da vurguladılar.

Protestocular, eylemleriyle ilgili olarak sorumlu devlet sekreteri Vassilis Venizelos’a baskı yapmayı amaçladıklarını belirtti. Bir pankartta, Yeşiller Partili siyasetçiyi istifaya çağırdılar. Polis, protestocuların Lausanne’deki Place du Château’ya gelmesini bekledi ve geldiklerinde önce alanı kapattı. Ancak kısa bir müzakereden sonra çiftcilere, koyunların cesetlerini Château St-Maire’in merdivenlerinin altındaki brandalara bırakma izni verildi.

Koyun Yetiştiricileri Kurt Saldırılarına Karşı Çözüm Bekliyor

Gros-de-Vaud bölgesindeki kurt saldırılarının artması, koyun yetiştiricilerini endişelendiriyor ve daha etkili koruma önlemlerinin alınmasını talep ediyorlar. Kurtların son dönemde koyun sürülerine verdiği zararlar ekonomik kayıplara neden olurken, yetiştiriciler bu duruma çözüm bulunmasını istiyorlar.

Ancak, kurtlar genellikle koruma altında olduğu için bu durum doğal dengeyi koruma gerekliliğiyle de karşı karşıya getiriyor.

Kurt Sayısı Artıyor, Çiftçiler Endişeli

Çiftçilerin kurt saldırılarına karşı talepleri, İsviçre’deki kurt populasyonunun artmasıyla gündemdeki yerini koruyor. Aktüel verilere göre, İsviçre’de 32 kurt sürüsü ve yaklaşık 300 kurt tespit edilmiş durumda. Geçmiş yıllarda kurt saldırılarının sayısı da dikkat çekiyor. 2019’da, ülkedeki kurtlar 446 baş hayvanı telef etmişken, bu rakamın 2022’de 1480’a yükseldiği kaydedildi.

Alpwirtschaft (dağlık bölgelerde hayvancılık) ve kurtlar arasındaki çatışmaları azaltmak amacıyla, Parlamento Aralık 2022’de Av Kanunu’nu revize etti. Ancak, bu önlemlerin yeterli olup olmadığı konusu hala tartışma konusu.

Bu gelişmeler, çiftçilerin ve kurt koruyucularının arasındaki çıkar çatışmasını gündeme getiriyor. Çiftçiler, hayvan sürülerini korumak için daha etkili önlemler alınmasını talep ederken, doğa koruyucuları ise kurtların korunmasını ve ekosistemin dengesini sağlamak için çaba gösteriyorlar.

Kantonlara Kurt Avı Yetkisi Getiriliyor

İsviçre’de, kantonlara kurtları zarar vermeden önce vurma yetkisi tanınacak. Ayrıca, yeni av yönetmeliği diğer korunan türler üzerinde müdahaleler öngörüyor. Ancak, bu değişiklikler henüz yürürlüğe girmedi ve görüşme sürecinde.

İsviçre’de kurt avıyla ilgili önemli bir değişiklik geliyor. Kantonlar, kurtların zarar vermeden önce vurulmasına izin verecek. Bu önleyici tedbir, her yıl 1 Eylül ile 31 Ocak arasında gerçekleşeceği açıklandı. Diğer aylarda ise kantonlar zararlı kurt sürülerini düzenleme yetkisine sahip olacak.

Ancak, her iki durumda da belirli koşulların yerine getirilmesi gerekecek. Federal Çevre Ofisi’nin (Bafu) onayı olmadan kantonlar düzenleme yapamayacak. Ancak, kurtlar insanları zarar verirse, Bafu’nun onayına gerek olmayacak.

Bu bilgiler, gözden geçirilmiş av yönetmeliği taslağının Çarşamba günü incelemeye gönderilmesinden biliniyor. Görüş süresi 5 Temmuz’a kadar devam edecek. Yönetmeliğin 1 Şubat 2025’te yürürlüğe girmesi planlanıyor. Yapılan bu değişikliklerle Hükümet, uzun süredir kurtlarla ilgili tartışmaları azaltmayı hedeflediği belirtiliyor.

#ÇiftçilerÖfkeli #KurtSaldırıları #Lausanne #İsviçre #DoğalHayat #TarımKrizi #Köylüler #ÇevreKoruma #ÇiftlikHayvanları #KorumaAltındakiTürler #HayvanHakları #Ekoloji #ÇevreBilinci #Çiftçilik #Sürdürülebilirlik #KırsalHayat #Biyoçeşitlilik #DoğalDengeler #ÇatışmaÇözümü

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Bebek Maması Geri Çağırmasının Ardından Tüketici Korumasından Daha Sert Yasa Talebi

yazar

Yayınlayan

on

By

BERN – İsviçre’de bazı bebek maması ürünlerinin piyasadan geri çağrılmasının ardından, Tüketici Koruma Vakfı (Konsumentenschutz) mevcut yasal düzenlemeleri yetersiz bulduğunu belirterek daha sıkı mevzuat çağrısında bulundu.

Vakıf, cuma günü yaptığı açıklamada, Fransız gıda şirketi Danone’nin şüpheli ürünlerle ilgili kamuoyunu haftalarca belirsizlik içinde bıraktığını savundu. Açıklamada, geri çağırma kararının gecikmeli olduğu ve bunun ciddi düzenleme boşluklarını ortaya koyduğu ifade edildi.

Danone, perşembe günü İsviçre’de Aptamil markasına ait bir düzineden fazla bebek maması ürününü piyasadan çektiğini duyurmuştu. Geri çağırmanın gerekçesi olarak, ürünlerde Cereulid adlı bakteri toksiniyle kirlenme şüphesi gösterildi. Şirket, kararın Avrupa Birliği’nin yeni belirlediği referans değerler doğrultusunda alındığını açıkladı. Aynı ürünler Almanya ve Avusturya’da bir hafta önce geri çağrılmıştı.

Tüketici Koruma Vakfı, ürünlerin farklı ülkelerde farklı zamanlarda piyasadan çekilmesini “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Vakfın Genel Müdürü Sara Stalder, bu sürecin bebeklerin sağlığını riske attığını belirterek, İsviçre’de tüketicilerin komşu ülkelere kıyasla daha zayıf korunduğunu savundu. Danone ise haber ajanslarının yönelttiği sorulara cuma öğle saatlerine kadar yanıt vermedi.

Açıklamada, Cereulid toksinine ilişkin risklerin aylardır bilindiği, Nestlé’nin de ocak ayında bazı ürünlerini benzer gerekçelerle geri çağırdığı hatırlatıldı.

Tüketici Koruma Vakfı, mevcut durumun gıda sektöründe öz denetimin yetersizliğini ortaya koyduğunu belirterek, yasal çerçevenin sıkılaştırılmasını talep etti. Vakıf, İsviçre’de Cereulid için bağlayıcı bir sınır değer bulunmadığını, bu nedenle üreticilerin ürünlerin sağlık açısından riskli olup olmadığına kendilerinin karar verdiğini vurguladı.

Ayrıca Federal Gıda Güvenliği ve Veterinerlik Dairesi’nin (BLV), üreticilerin hangi sınır değerleri uyguladığına dair tam bir denetime sahip olmadığı ifade edildi. Vakıf, firmaların çoğu zaman ancak kamuoyu baskısı veya resmi müdahale sonrası harekete geçtiğini savundu.

Açıklamada, şirketlerin itibar kaygılarının halk sağlığının önüne geçmemesi gerektiği vurgulanarak, “Ebeveynler, bebeklerine verdikleri ürünlerin güvenli ve sağlığa zararsız olduğundan mutlak surette emin olabilmelidir.” denildi.

Haberin Devamını Oku

Gündem

İsviçre’de Planlanan İslami Kültür Merkezi Yerel Yönetimle Krize Yol Açtı

yazar

Yayınlayan

on

By

SCHWYZ – İsviçre’nin Schwyz kantonuna bağlı Siebnen kasabasında planlanan bir İslami kültür merkezi projesi, yerel yönetim ile projeyi yürüten dernek arasında ciddi görüş ayrılıklarına neden oldu. Proje kapsamında, Albanisch-İslamische Gemeinschaft Altendorf (AIG) adlı derneğin, kasabadaki tarihi Läuffer-Haus binasını satın alarak bir kültür merkezi ve mescit olarak kullanmayı planladığı bildirildi.

AIG Başkanı Sinan Sadriu, projede herhangi bir minare ya da dış mimari değişiklik öngörülmediğini, binanın mevcut yapısının korunacağını ifade etti. Ancak Schübelbach Belediyesi, söz konusu taşınmazın satın alınmasına ilişkin süreçte bazı hukuki ve güvenlik kaygıları bulunduğunu belirterek, kanton makamlarının kararına itiraz etti.

Yerel yönetim, dini amaçlı yapıların belediyenin imar ve yapı düzenlemelerinde özel hükümlere tabi olduğunu savunurken, satın alma sürecinde yurt dışından olası finansal etkilerin bulunup bulunmadığının da araştırılması gerektiğini dile getirdi. Belediye bu gerekçeyle, Schwyz Kantonu Ekonomi Dairesi’nin “satın alma için izin gerekmediği” yönündeki kararına karşı resmi şikâyette bulundu.

AIG Başkanı Sadriu ise iddiaları reddederek, projenin finansmanının tamamen yerel Arnavut-İsviçreli çalışanlar tarafından sağlandığını, ne İsviçre devletinden ne de yurt dışından herhangi bir maddi destek alındığını savundu. Sadriu, bu durumun kanton makamlarınca da teyit edildiğini ileri sürdü.

Buna karşın Schübelbach Belediyesi’nden yapılan açıklamada, söz konusu şüphelerin devam ettiği belirtildi. Belediye yetkilileri, sürecin halen hukuki inceleme aşamasında olduğunu ve bu nedenle ayrıntılı açıklama yapmayacaklarını bildirdi.

Belediye ayrıca, satın alma işleminin gerçekleşmesi halinde, binanın kültür merkezi olarak kullanılmasının hukuken uygun olup olmadığının ikinci aşamada ayrıca değerlendirileceğini açıkladı.

Dosya, nihai kararın verilmesi için Schwyz Kantonu Hükümet Konseyi’ne taşınırken, projenin geleceği kanton yönetiminin vereceği karara bağlı hale geldi.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Bern Polisi Uyardı: Dolandırıcılar Kendilerini Tesisatçı ve Teknik Görevli Olarak Tanıtıyor

yazar

Yayınlayan

on

By

BERN – İsviçre’nin Bern ve Aargau kantonlarında, kendilerini tesisatçı, teknik servis çalışanı, apartman görevlisi veya enerji şirketi personeli olarak tanıtan dolandırıcıların sayısında artış yaşandığı bildirildi.

Bern Kanton Polisi’nden yapılan açıklamada, şüphelilerin çeşitli bahanelerle konutlara girdikleri, ev sahiplerinin dikkatini sohbetle dağıttıkları ve bu sırada nakit para ile mücevher gibi değerli eşyaları çaldıkları belirtildi.

Benzer yöntem, farklı kılıflar

Polis açıklamasına göre dolandırıcılar genellikle aynı yöntemi izliyor. Şüphelilerden biri, bina yönetimi, bir teknik servis ya da enerji şirketi adına geldiğini söyleyerek kapıyı çalıyor. Elektrik, su veya tesisatla ilgili sözde bir kontrol yapılması gerektiğini ileri sürerek ev sakinlerinin güvenini kazanıyor.

Bu esnada ikinci bir şüpheli, açık bırakılan kapıdan ya da başka bir girişten konuta girerek değerli eşyaları fark edilmeden alıyor. Olay çoğu zaman mağdurların durumu geç fark etmesiyle ortaya çıkıyor.

Polisten uyarı ve tavsiyeler

Bern Kanton Polisi, bu tür dolandırıcılık olaylarına karşı vatandaşlara şu uyarılarda bulundu:

  • Randevusuz gelen kişilerin kesinlikle eve alınmaması,
  • Bilinmeyen kişilerle interkom veya pencere aracılığıyla iletişim kurulması,
  • Mutlaka kimlik ve yetki belgesi talep edilmesi,
  • Bina yönetimi veya ilgili kurumla doğrudan iletişime geçilerek görevin doğrulanması,
  • Şüphe durumunda kapının kilitli tutulması ve daha sonraki bir tarihe randevu verilmesi,
  • Özellikle yaşlı komşuların bu yöntemlere karşı bilgilendirilmesi,
  • Şüpheli durumların derhal 112 veya 117 acil hatları üzerinden polise bildirilmesi.

Yetkililer, dikkatli ve temkinli davranmanın bu tür dolandırıcılıkların önlenmesinde en etkili yöntem olduğunu vurguladı.

Haberin Devamını Oku

Trendler