Connect with us

Avrupa

BAKAN BOLAT’IN AÇIKLAMASI MI, BAKANLIĞIN MEVZUATI MI? YABANCI PLAKALI ARAÇLARDA GURBETÇİLERİN KAFASI KARIŞTI

yazar

Published

on

LAHEY – Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın Hollanda’da yaptığı yabancı plakalı araç açıklaması, yurt dışında yaşayan vatandaşlar arasında yeni bir tartışma başlattı. Bakan Bolat’ın, „Araç sahibi araçta bulunduğu sürece direksiyona başka bir kişi geçebilir“ yönündeki açıklaması ile Ticaret Bakanlığı’nın internet sitesinde yayımlanan gümrük mevzuatına dayanan resmî bilgiler arasında ortaya çıkan farklılık, gurbetçilerin kafasını karıştırdı.

Özellikle sosyal medyada ve İsviçre’nin Sesi başta olmak üzere haber platformlarında yapılan yorumlarda, gurbetçilerin hangi kurala göre hareket etmeleri gerektiği konusunda ciddi bir belirsizlik yaşandığı görülüyor.

Bakan Bolat Hollanda’da ne dedi?

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2 Temmuz’da Hollanda’da düzenlenen DTİK Avrupa Buluşması’nda gurbetçilerden gelen bir soru üzerine yabancı plakalı araçların Türkiye’deki kullanımına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bolat, yabancı plakalı bir aracın sahibi araç içerisinde bulunduğu sürece direksiyona başka bir kişinin geçebileceğini söyledi. Araç sahibinin ön koltukta ya da arka koltukta oturmasının herhangi bir fark oluşturmadığını belirten Bolat, bu durumda idari para cezası uygulanmayacağını ifade etti.

Bakan Bolat iddialara ne yanıt verdi?

Bakan Bolat, bu konuda sosyal medyada ve bazı basın organlarında yer alan ceza haberlerinin gerçeği yansıtmadığını savundu.

Araç sahibi araçta bulunduğu halde başka bir kişinin direksiyona geçtiği gerekçesiyle ceza kesildiğine ilişkin iddiaların siyasi ve asılsız olduğunu söyleyen Bolat, kamuoyunda dolaşan bilgilerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

Bakanlığın resmî mevzuatı ne diyor?

Ancak Bakan Bolat’ın bu açıklamaları, Ticaret Bakanlığı’nın internet sitesinde yayımlanan ve gümrük mevzuatına dayanan resmî kurallarla farklılık gösteriyor.

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan **“Yabancı Plakalı Kara Taşıtları İçin Yolcu Rehberi“**ne göre, geçici ithalat kapsamında Türkiye’ye getirilen yabancı plakalı araçların kimler tarafından kullanılabileceği açık şekilde düzenleniyor.

Yabancı plakalı aracı kimler kullanabiliyor?

Resmî düzenlemeye göre yabancı plakalı aracı yalnızca;

  • Taşıtı Türkiye’ye getirerek kendi adına giriş yaptıran izin hak sahibi,
  • İzin hak sahibinin eşi,
  • Annesi ve babası,
  • Çocukları

kullanabiliyor.

Ancak bunun için de önemli bir şart bulunuyor.

185 gün şartı zorunlu

Mevzuata göre izin hak sahibinin eşi, annesi, babası ve çocuklarının da Türkiye’ye giriş tarihinden geriye doğru son bir yıl içinde en az 185 gün fiilen yurt dışında bulunmuş, yani gümrük mevzuatı açısından yurt dışında yerleşik olmaları gerekiyor.

Dolayısıyla yalnızca birinci derece yakın olmak tek başına yeterli sayılmıyor.

Araç sahibi içeride olsa bile…

Tartışmanın merkezindeki konu ise tam da bu noktada yer alıyor.

Bakanlığın yayımladığı yolcu rehberinde, araç sahibi taşıtın içinde bulunsa dahi, yurt dışında yerleşik eşi, annesi, babası ve çocukları dışında hiç kimsenin yabancı plakalı aracı kullanamayacağı açık şekilde belirtiliyor.

Başka bir ifadeyle, araç sahibinin ön koltukta ya da arka koltukta oturması sonucu değiştirmiyor. Direksiyondaki kişinin hem mevzuatta belirtilen yakınlardan biri olması hem de 185 gün şartını sağlaması gerekiyor.

Mevzuatta yalnızca belgelendirilebilen acil sağlık halleri ve mücbir sebepler istisna kapsamında değerlendiriliyor.

Kurallara uyulmaması halinde ne oluyor?

Yetkisiz bir kişinin direksiyonda olduğunun tespit edilmesi halinde;

  • Araç trafikten men edilerek gümrük gözetimine alınabiliyor,
  • Araç gümrük ambarına çekilebiliyor,
  • Aracı kullanan kişiye idari para cezası uygulanabiliyor,
  • Aracı kullanmasına izin veren izin hak sahibine de idari para cezası kesilebiliyor.

Yazılı mevzuat ile Bakan’ın açıklaması arasındaki fark

Mevcut yazılı mevzuatta belirleyici ölçüt „birinci derece yakınlık ve yurt dışında yerleşiklik (185 gün şartı)“ olarak düzenlenirken, Bakan Bolat’ın Hollanda’daki açıklamasında belirleyici ölçütün „araç sahibinin araç içinde bulunması“ olduğu yönündeki ifadeler öne çıkıyor.

Bu nedenle iki yaklaşım arasında uygulamayı doğrudan etkileyebilecek bir farklılık bulunduğu değerlendiriliyor.

Bakanlığın yazılı mevzuatı çok açık, şimdi ne olacak?

Öte yandan Ticaret Bakanlığı’nın internet sitesinde yayımlanan **“Yabancı Plakalı Kara Taşıtları İçin Yolcu Rehberi“**nde yer alan hükümler, yabancı plakalı araçların kimler tarafından kullanılabileceği konusunda açık hükümler içeriyor.

Rehberde, araç sahibi taşıtın içinde bulunsa dahi yalnızca yurt dışında yerleşik eşi, annesi, babası ve çocuklarının aracı kullanabileceği belirtiliyor. Bunun dışındaki kişilerin direksiyona geçemeyeceği açıkça ifade ediliyor.

Bu nedenle şimdi en çok merak edilen konu, Bakan Bolat’ın Hollanda’da yaptığı açıklamanın uygulamada yeni bir düzenleme anlamına mı geldiği, yoksa yazılı mevzuatta herhangi bir değişiklik yapılmadığı sürece mevcut kuralların uygulanmaya devam edip etmeyeceği.

Özellikle yaz tatili döneminde Türkiye’ye yabancı plakalı araçlarıyla gelen binlerce gurbetçi, olası denetimlerde hangi uygulamanın esas alınacağını merak ediyor.

Gurbetçiler resmî açıklama bekliyor

Sosyal medya ve haber sitelerindeki yorumlarda da görüldüğü üzere, gurbetçiler konuya ilişkin açık ve yazılı bir açıklama bekliyor.

Bakan Bolat’ın Hollanda’da dile getirdiği uygulamanın geçerli olması halinde bunun Ticaret Bakanlığı’nın internet sitesindeki „Yabancı Plakalı Kara Taşıtları İçin Yolcu Rehberi“ ve ilgili bilgilendirme metinlerine de yansıtılması gerektiği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Aksi halde, sözlü açıklama ile yürürlükteki yazılı mevzuat arasındaki farklılığın devam etmesi nedeniyle vatandaşların hangi kurala göre hareket edeceği konusunda belirsizlik yaşanabileceği ifade ediliyor.

Sonuç

Mevcut durumda Ticaret Bakanlığı’nın internet sitesinde yayımlanan yazılı mevzuat yürürlükte bulunuyor ve yabancı plakalı araçların kimler tarafından kullanılabileceğini ayrıntılı şekilde düzenliyor.

Bakan Bolat’ın Hollanda’daki açıklaması ise kamuoyunda farklı bir uygulamanın hayata geçirilip geçirilmediği sorusunu gündeme getirmiş durumda.

Gözler şimdi Ticaret Bakanlığı’nın yapacağı resmî açıklamada ve gerek görülmesi halinde yazılı mevzuatta yapılabilecek olası bir güncellemede.

T.C. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan resmî „Yabancı Plakalı Kara Taşıtları İçin Yolcu Rehberi“ ve ilgili gümrük mevzuatında, yabancı plakalı bir aracın Türkiye’deki kullanım şartları ve kimler tarafından sürülebileceği net ve tavizsiz kurallarla şu şekilde düzenlenmiştir:

1. Aracı Kimler Kullanabilir? (Resmî Kural)

Mevzuata göre, geçici ithalat (turistik kolaylıklar) kapsamında Türkiye’ye getirilen yabancı plakalı bir taşıt yalnızca şu kişiler tarafından kullanılabilir:

  • İzin Hak Sahibi: Taşıtı pasaportuna işleterek Türkiye’ye giriş yaptıran kişi.
  • Birinci Derece Yakınlar: İzin hak sahibinin eşi, anne-babası (üst soy) ve çocukları (alt soy).

2. Kritik Şart: „Yurt Dışında Yerleşik Olma“ Zorunluluğu

Mevzuat, aracı kullanacak birinci derece yakınlar için de çok sıkı bir şart koşmaktadır: Yurt dışında yerleşik olmak.

  • Bu yakınların da aracı sürebilmeleri için, Türkiye’ye giriş yaptıkları tarihten geriye doğru son 1 yıl içinde en az 185 gün fiilen yurt dışında yaşamış olmaları zorunludur.
  • Eğer eşiniz veya çocuğunuz son bir yılda 185 gün yurt dışında kalmadıysa (yani gümrük hukuku açısından Türkiye’de yerleşik kabul ediliyorsa), birinci derece yakınınız olsalar bile aracı kesinlikle kullanamazlar.

3. Araç Sahibinin İçeride Olması Kuralı Değiştirir mi?

Mevzuat bu konuda yoruma yer bırakmayacak kadar açıktır:

„Yabancı plakalı taşıtın adına kayıtlı olduğu kişi (izin hak sahibi) taşıtın içinde olsa bile, yukarıda belirtilenlerden (yurt dışında yerleşik eş, anne, baba ve çocuklardan) başka hiç kimse taşıtı kullanamaz.“

Yani araç sahibinin yan koltukta, arka koltukta oturuyor olması ya da direksiyon başında olmaması durumu değiştirmez. Sürücü koltuğundaki kişi mevzuattaki şartları (akrabalık + 185 gün yurt dışı ikameti) sağlamıyorsa, araç sahibi içeride olsa dahi bu durum mevzuat ihlali sayılır. Tek istisna, belgelendirilebilir çok acil tıbbi durumlar (sağlık acil durumları) ve mücbir sebeplerdir.

4. Kurallara Uyulmamasının Cezası Nedir?

Gümrük muhafaza veya emniyet güçlerince yapılan denetimlerde, aracı kullanmaya yetkisi olmayan bir kişinin direksiyonda olduğu tespit edilirse:

  • Araç gümrük mevzuatına aykırı kullanımdan dolayı trafikten menedilerek gümrük ambarına çekilir.
  • Hem aracı haksız kullanan sürücüye hem de aracı kullanmasına izin veren hak sahibine Gümrük Kanunu uyarınca yüksek miktarda idari para cezası kesilir.
  • İzin sahibinin yurt dışına araçsız çıkması gerektiğinde araç gümrük gözetimine bırakılmamışsa veya usulsüz kullanım devam ediyorsa, hak sahibinin taşıt getirme yetkileri ve süreleri üzerinde de kısıtlamalar uygulanabilir.

Özetle; Ticaret Bakanlığı’nın yürürlükteki yazılı gümrük mevzuatı, sadece ve sadece „yurt dışında yerleşik (185 gün şartını sağlayan) eş, anne, baba ve çocukların“ aracı sürmesine izin vermektedir. Bunun haricindeki arkadaş, uzak akraba veya Türkiye’de yerleşik kişilerin, araç sahibi arabanın içinde oturuyor olsa dahi direksiyona geçmesi yasal olarak yasaktır.

T.C. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliği ve resmî Gümrük Rehberi uyarınca mevzuatın tam, yazılı ve yasal maddeleri şu şekildedir:

1. Temel Kriter: Yurt Dışında Yerleşik Olmak

Türkiye’ye yabancı plakalı bir araç getirebilmek ve bu aracı yasal olarak sürebilmek için en temel şart „yurt dışında yerleşik olma“ durumudur.

  • 185 Gün Şartı: Bir kişinin yurt dışında yerleşik sayılabilmesi için, Türkiye’ye giriş yapmak istediği tarihten geriye doğru son 1 yıl içinde en az 185 gün fiilen yurt dışında bulunmuş olması zorunludur. Yılın yarısından fazlasını Türkiye’de geçiren gurbetçiler veya Türkiye’de yaşayan yerleşik vatandaşlar bu kapsama girmez.

2. Aracı Yasal Olarak Kimler Kullanabilir?

Gümrük mevzuatı yabancı plakalı aracı Türkiye içinde kimlerin sürebileceğini net bir şekilde sınırlandırmıştır. Bu kişiler dışında hiç kimse aracı kullanamaz:

  • İzin Hak Sahibi: Aracı pasaportuna işleterek Türkiye’ye girişini gerçekleştiren asıl şahıs.
  • Birinci Derece Yakınları: İzin hak sahibinin eşi, annesi, babası ve çocukları.

Çok Kritik İstisna: İzin sahibinin eşi, annesi, babası veya çocukları dahi olsa, bu kişilerin aracı sürebilmesi için kendilerinin de „yurt dışında yerleşik olma (185 gün)“ şartını gümrük kapısında sağlaması gerekir. Türkiye’de yaşayan veya son bir yılda 185 gün yurt dışında kalmamış olan bir çocuk veya eş, izin sahibinin arabasını kesinlikle kullanamaz.

3. „Araç Sahibi İçeride Olsa Bile“ Maddesi

Mevzuat metninde, son dönemde yaşanan kafa karışıklıklarına doğrudan cevap veren resmî hüküm tam olarak şu şekildedir:

„Yabancı plakalı taşıtın adına kayıtlı olduğu kişi (izin hak sahibi) taşıtın içinde olsa bile, yukarıda belirtilenlerden (yurt dışında yerleşik eş, anne, baba ve çocuklardan) başka hiç kimse taşıtı kullanamaz.“

  • İstisna Durum: Mevzuata göre bu kuralın tek istisnası, yolculuk esnasında sürücünün aniden rahatsızlanması gibi belgelendirilebilir „acil durumlar ve mücbir sebeplerdir“. Bu tür bir ani sağlık krizinde, araç sahibi içinde bulunmak şartıyla acil durum süresince araç başkası tarafından sürülebilir. Ancak bu durum keyfi sürüşleri veya rutin seyahatleri kapsamaz.

4. Kuralların İhlali ve Cezai Yaptırımlar

Mevzuatta belirlenen bu hak sahipleri dışındaki kişilerin (Türkiye’de yerleşik akrabalar, arkadaşlar, komşular vb.) yabancı plakalı aracı kullanırken yakalanması durumunda 4458 sayılı Gümrük Kanunu devreye girer:

  • Araç Bağlanır: Taşıt, gümrük mevzuatına aykırı kullanımdan dolayı derhal trafikten menedilir ve gümrük ambarına çekilir.
  • Çift Taraflı Para Cezası: Usulsüz kullanımı tespit edilen sürücüye ayrı, aracı bu kişiye tahsis eden izin hak sahibine (araç sahibine) ayrı olmak üzere idari para cezası kesilir.
  • Yurt Dışına Çıkarma Zorunluluğu: Cezalar ödense dahi usulsüz kullanım nedeniyle rejimi ihlal edilen araç serbest dolaşıma giremez ve yasal süre gözetilmeksizin yurt dışı edilmesi istenir.

Özetle; Yazılı hukuka göre belirleyici tek şey „akrabalık bağı + bu akrabaların da yurt dışında yerleşik olmasıdır“. Bunun dışındaki tüm senaryolar (araç sahibinin arka koltukta oturması, arkadaşının arabayı sürmesi vb.) mevcut resmî rehbere ve kanuna göre usulsüzlük teşkil etmektedir.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Avrupa

Almanya’da İstihbarat Teşkilatlarının Yetkileri Genişletiliyor: Siber Müdahale ve Sabotaj Yetkisi Yolda

yazar

Published

on

By

Alman istihbarat teşkilatlarının operasyonel kapasitesini ve yasal yetkilerini önemli ölçüde artıran yeni düzenleme gündemde. Geleneksel olarak ağırlıklı olarak bilgi toplama faaliyeti yürüten Federal İstihbarat Servisi (BND) ve Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV), yeni düzenlemeyle birlikte yurt dışında önleyici operasyonlar icra edebilecek.

Operasyonel Yetkiler Artırılıyor

ABD (CIA) ve İngiltere (MI6) gibi muadillerinin aksine operasyonel müdahale yetkileri sınırlı olan Alman istihbarat servislerine, hükümet tarafından “önleyici tedbir” kapsamında geniş yetkiler tanınması öngörülüyor. Planlanan değişiklikler şunları içeriyor:

* Siber Müdahale: Tehdit oluşturan siber saldırı sistemlerini kaynağında devre dışı bırakma ve iletişim ağlarını manipüle etme yetkisi.

* Yurt Dışı Operasyonlar: Yurt dışında sabotaj faaliyetleri yürütme ve görevli personelin izin şartı aranmaksızın silah taşıyabilmesi.

* Veri Toplama: Dijital ve fiziksel alanda istihbarat amaçlı veri toplama yetkilerinin genişletilmesi.

Kırmızı Çizgi: Fiziksel Bütünlük

Yetki genişlemesine rağmen yasal çerçeveye kesin sınırlar getiriliyor. Yeni düzenlemeye göre teşkilatlar, CIA veya MOSSAD benzeri hedef odaklı ölümcül/fiziksel güç kullanımı yapamayacak; operasyonlar kişilerin can ve vücut bütünlüğünü hedef alamayacak.

Muhalefetten “Çılgınlık” Tepkisi

Genişletilen yetkiler siyasi arenada sert eleştirilere yol açtı. Sol Parti (Die Linke) adına açıklama yapan Janis Ehling, denetim mekanizmalarının yetersizliğine vurgu yaparak şunları kaydetti:

“Denetime tabi tutulması en zor olan bir kurumun, en geniş kapsamlı müdahale yetkilerini alacak olması tehlikeli bir çılgınlıktır.”

Yeni yasal düzenlemenin parlamentodaki onay süreci ve istihbarat üzerindeki demokratik denetim tartışmaları devam ediyor.

Continue Reading

Avrupa

CDU MİLLETVEKİLİ SASKIA LUDWIG’DAN MERZ’E SERT ÇIKIŞ: “BÖYLE AÇIKLAMALAR YAPAN BİRİ SORUŞTURMA KOMİSYONUNDAN HAKLI OLARAK KORKAR”

yazar

Published

on

By

CDU Federal Meclis Milletvekili Saskia Ludwig, Covid politikalarına ilişkin tartışmada Almanya Başbakanı Friedrich Merz’i sert sözlerle eleştirdi. Ludwig, pandemi döneminde Merz gibi açıklamalar yapan kişilerin bir soruşturma komisyonunun kurulmasından “haklı olarak korkacağını” söyledi.

Tartışmanın arka planında, ABD’de pandemi politikalarının değerlendirilmesi amacıyla oluşturulan bir komisyonun ortaya çıkardığı bilgiler bulunuyor.

Son günlerde ve haftalarda yayımlanan belgelere göre eski ABD Başkanı Joe Biden’ın baş tıbbî danışmanı Anthony Fauci, kamuoyunu önemli konularda yanılttı. Fauci’nin kurum içinde aşıların ardından yaşanabilecek muhtemel düşükler konusunda uyarıda bulunduğu, ancak kamuoyu önünde böyle bir riski reddettiği ortaya çıktı.

NIUS, ABD’deki değerlendirmelerin ardından Almanya’da hangi adımların atılması gerektiğini siyasi partilere ve siyasetçilere sordu.

CDU Milletvekili Saskia Ludwig, Kasım 2021’de yaptığı bir açıklamayı hatırlatarak Başbakan Friedrich Merz’i sert biçimde eleştirdi.

Ludwig, Merz’in o dönemde şu ifadeleri kullandığını aktardı:

“Artık ofislerde aşısız kimse olmayacak, futbol sahasında aşısız oyuncu bulunmayacak, Federal Mecliste aşısız milletvekili olmayacak, üniversite amfilerinde aşısız öğrenci kalmayacak.”

Ludwig, Merz’in bu sözleriyle aşı olmayan herkesin iş yerlerinden, üniversitelerden ve hatta parlamentolardan fiilen dışlanmasını desteklediğini savundu.

CDU Milletvekili açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bu tür açıklamalar yapan, daha sonra sözlerini hiçbir zaman geri almayan veya en küçük bir düzeltme ve yumuşatma ihtiyacı bile duymayan biri, bir soruşturma komisyonundan haklı olarak korkar. ABD’de ortaya çıkan bulgular, o dönemde ‘komplo teorisi’ denilerek susturulan bütün endişeleri doğruluyor. Bu gerçekler, Almanya’daki siyasi düzen tarafından bugün bile inkâr ediliyor.”

Basın sorusuna yalnızca CDU Milletvekili Saskia Ludwig ile Almanya için Alternatif (AfD) Meclis Grubu cevap verdi.

AfD’nin sağlık politikaları sözcüsü Martin Sichert de Federal Mecliste bir Covid soruşturma komisyonu kurulmasının gerekli olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı:

“Fauci’nin açıklamaları, Federal Mecliste bir Covid soruşturma komisyonuna ne kadar ihtiyaç duyulduğunu bir kez daha gösteriyor. Başta aşılama ve bunun sonucunda meydana gelen zararlar olmak üzere yaşananların tamamı acilen araştırılmalıdır.”

Sichert, aşılamanın gönüllülük esasına dayanmadığını, 2G ve 3G uygulamaları gibi düzenlemelerle yoğun devlet baskısına bağlandığını savundu:

“Aşı gönüllü değildi. Aksine, 2G ve 3G düzenlemeleri gibi uygulamalar yoluyla ağır bir devlet baskısıyla bağlantılıydı.”

AfD Sözcüsü, Fauci’nin açıklamalarının Almanya’da da yayılan bir başka söylemi çürüttüğünü ileri sürdü:

“Fauci’nin açıklaması, Almanya’da da yayılan ‘aşının hamileler için güvenli olduğu’ yönündeki bir başka anlatının hükûmetin sahte haberi olduğunu gösteriyor. Mağdurların gerekli tazminatlar için başvurabilmesi ve ihtiyaç duydukları desteği alabilmesi amacıyla hükûmetin aşılarla bağlantılı bütün yalanları araştırılmalıdır.”

Continue Reading

Avrupa

Avusturya’da 14 Yaş Altı Kız Öğrencilere Başörtüsü Yasağı: Tekrarlanan İhlallerde 800 Avroya Kadar Ceza

yazar

Published

on

By

Ne değişiyor? 1 Eylül 2026’dan itibaren 14 yaşını doldurmamış kız öğrencilerin devlet ve özel okullarda İslami geleneklere göre başı örten başörtüsü kullanması yasaklanacak.

💶 Ceza hemen mi uygulanacak? Hayır. Önce öğrenci ve ailesiyle görüşmeler yapılacak. İhlallerin sürmesi hâlinde velilere 150–800 avro arasında idari para cezası verilebilecek.

⚖️ Yasa kesin olarak anayasaya uygun bulundu mu? Hayır. Anayasa Mahkemesi, yasa henüz yürürlükte olmadığı için yapılan başvuruları usulden reddetti; düzenlemenin esasını incelemedi.

Avusturya’da ÖVP, SPÖ, NEOS ve FPÖ’nin oylarıyla kabul edilen başörtüsü yasağı yeni eğitim döneminde uygulanmaya başlanacak. Yeşiller düzenlemeye anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle karşı çıktı. Müslüman kuruluşlar ve bazı sivil toplum örgütleri de yasağı eleştiriyor.

Düzenleme, hijaptan burkaya kadar “İslami geleneklere göre başı örten” kıyafetleri kapsıyor. Yasak devlet ve özel okulların içinde geçerli olacak; okul binası dışında yapılan dersler, okul dışındaki etkinlikler ve evde eğitim kapsam dışında kalacak.

İlk ihlalde okul yönetimi öğrenci ve velileriyle açıklayıcı bir görüşme yapacak ve yasanın sonuçlarını bildirecek. İhlalin tekrarlanması durumunda eğitim makamı devreye girerek ikinci bir zorunlu görüşme gerçekleştirecek. Buna rağmen yasağa uyulmaması hâlinde çocuk ve gençlik yardım kurumu bilgilendirilecek.

Bu aşamalardan sonra ihlal devam ederse veliler hakkında 150 ile 800 avro arasında idari para cezası uygulanabilecek. Cezanın tahsil edilememesi hâlinde iki haftaya kadar ikame hapis öngörülüyor. Aynı ihlallerin sürmesi durumunda yeniden ceza verilebilmesi de mümkün.

Yerel basının aktardığına göre öğretmenlere uygulama süreci hakkında bilgi veriliyor; ailelere sunulacak belgeler Türkçe, Arapça ve Farsçaya çevriliyor. Öğretmenler sendikası ise toplumsal bir çatışmanın yükünün eğitimcilere bırakılabileceği uyarısında bulunuyor.

Avusturya Anayasa Mahkemesi, 2019’da çıkarılan benzer yasağı Aralık 2020’de eşitlik ve din özgürlüğü ilkelerine aykırı bularak iptal etmişti. Temmuz 2026’da yeni yasaya karşı yapılan başvurular ise düzenleme henüz yürürlükte olmadığı için reddedildi. Mahkeme bu nedenle yasanın içeriğinin anayasaya uygun olup olmadığı konusunda karar vermedi. Uygulama başladıktan sonra yeni davaların açılması bekleniyor.

Kaynak: Avusturya Parlamentosu⁠ / Avusturya Anayasa Mahkemesi⁠

Continue Reading

Trendler