Gündem
İŞ YERİNDE CİNSİYETÇİLİK VE CİNSEL TACİZ: NEREDE KOMPLİMAN BİTER, TACİZ BAŞLAR?
Kadınlar hâlâ iş yerinde tacizle mücadele ediyor!
(Haber yazarı: Cemil Baysal)
⏱️ Okuma Süresi: 3 Dakika
İş yerinde kadınların yaşadığı cinsiyetçilik ve cinsel taciz olayları, günümüzde hala önemli bir sorun olmaya devam ediyor. Bu tür durumlar sadece fiziksel temasla değil, sözlü ifadelerle de kendini gösterebiliyor. İsviçre’de bu alanda çalışan uzmanlar, cinsiyetçi ifadeleri analiz ederek, bu tür vakalarda nasıl tepki verilmesi gerektiğini anlatıyor.
CİNSİYETÇİLİK VE TACİZ ARASINDAKİ SINIR NEDİR?
Araştırmalar, kadın çalışanların neredeyse üçte birinin kariyerleri boyunca cinsel tacize maruz kaldığını ortaya koyuyor. Ancak bu taciz, her zaman açık bir şekilde gerçekleşmiyor. Bazen kompliman olarak sunulan ifadeler bile cinsiyetçilik barındırabiliyor. İşte bu tür ifadelerin analizi ve uzman görüşleriyle daha anlaşılır hale getirilen örnekler:
1. İFADE: „BU KADAR GÜZEL BİR KADIN İÇİN ZAMAN AYIRIRIM.“
Bir gazeteci, akşam mesaisinde makalesi için bir kaynaktan onay alırken, şu yanıtı alıyor:
„Normalde mesaim bitti ama bu kadar güzel bir kadın için metni kontrol ederim.“
Uzmanlar, bu ifadeyi görünürde bir kompliman gibi görünse de cinsiyetçi bir davranış olarak değerlendiriyor. „Frau+Arbeit“ girişiminin müdüriyesi Antonella Bizzini, “Bu tür bir ifade, kadının mesleki başarısını değil, fiziksel görünüşünü öne çıkarıyor. Ayrıca, ifadede bir güç dengesizliği mevcut. Kadın gazeteciye, işini yapmanın bir lütufmuş gibi gösterilmesi, açıkça profesyonellikten uzak ve cinsiyetçidir.” diyor.
2. İFADE: „BEN BURADAYIM, MERAK ETME.“
Bir kadın sunucu, canlı yayından önce bir erkek meslektaşı tarafından şu sözlerle cesaretlendiriliyor:
„Endişelenme, bir sorun olursa ben buradayım.“
Bu ifade, ilk bakışta destekleyici görünebilir. Ancak Bizzini, bu tür ifadelerin bağlama göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Eğer bu destek, kadın bir meslektaşa özellikle cinsiyetinden dolayı sunuluyorsa, cinsiyetçilik içeriyor olabilir. Aynı ifadeyi bir erkek meslektaşa söyleyip söylemeyecekleri sorusunun yanıtı, bu noktada belirleyicidir.
3. İFADE: „KAMERANIN ARKASINDA NE İŞİNİZ VAR? SİZ ÖNE GEÇMELİSİNİZ.“
Bir foto muhabiri kadın, bir haber çekimi sırasında şu yorumla karşılaşıyor:
„Kameranın arkasında ne işiniz var? Sizin yeriniz önde olmalı.“
Bu yorum, kadının mesleki yeteneklerini tamamen yok sayarak, fiziksel görünüşünü öne çıkarıyor. Cinsiyetçi bir yaklaşımla, kadınların teknik beceriler yerine sadece dış görünüşlerine göre değerlendirilmesi, profesyonellikten uzak ve aşağılayıcıdır.
4. İFADE: „CEZANA HAZIRIM.“
Bir kadın çalışanın, bir müşteriyle yaşadığı diyalog, tacizin açık bir örneğini oluşturuyor. Kadın çalışan, müşterinin tuvalate gidebilirmiyim şeklindeki bir isteğini şakayla reddettiğinde, müşteri ona daha sonra elinde cep telefon numarası yazılı bir not uzatarak şu ifadeyi kullanıyor:
„Bana Vereceğin Cezaya hazırım.“
Uzmanlar, bu ifadeyi cinsel bir alt metin taşıyan açık bir taciz olarak değerlendiriyor. Not, kadının kişisel sınırlarını ihlal etmekte ve cinsel bir mesaj barındırmaktadır.
5. İFADE: „KIZI YAKALA, PEÇETEYİ GETİR.“
İşten ayrılan bir kadın çalışan, eski iş arkadaşlarının şu sözleriyle karşılaşıyor:
„Onu yakala, peçeteyi getir.“
Bu tür ifadeler, kadının kişisel alanını hedef alarak cinsel çağrışımlar içeren bir tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, bu durumun yalnızca cinsiyetçilik değil, aynı zamanda açık bir saldırganlık ve taciz olduğunu belirtiyor.
UZMAN GÖRÜŞLERİ VE ÖNERİLER
Zürih Eşitlik Ofisi Müdüriyesi Susanne Nef, cinsiyetçiliğe maruz kalan kişilere şu önerilerde bulunuyor:
- Durumu net bir şekilde ifade edin: Böyle bir davranışın kabul edilemez olduğunu açıkça belirtin.
- Belgeler toplayın: Yaşananları yazılı veya görsel şekilde belgeleyerek, işverenle paylaşın.
- Destek alın: İsviçre’deki çeşitli eşitlik ofislerinden veya mağdurlar için yardım hatlarından destek arayın.
Nef, ayrıca, işverenlerin cinsiyetçiliği önlemek için eğitimler düzenlemesi ve açık bir politika oluşturması gerektiğini vurguluyor.
DESTEK ALMAK İSTEYENLER İÇİN
Cinsel tacizle karşılaşanlar, İsviçre Mağdur Yardım Kuruluşu (www.opferhilfe-schweiz.ch) aracılığıyla destek alabilir.
#CinselTaciz #Eşitlik #KadınHakları #İsviçre #Schweiz #Suisse #Svizzera #Svizra #Switzerland #Suíça #Suiza #Švicarska #سويسرا #isviçrehaberleri #isvicre #isviçreninsesi #isviçredenhaberler
İsviçre’de aile içi şiddet ve kadınlara yönelik tehdit vakaları artış gösterirken, resmi veriler sorunun boyutunu ortaya koyuyor. Ülkede ortalama her iki haftada bir kadın, partneri veya eski partneri tarafından hayatını kaybediyor.
İsviçre Federal Polisi (fedpol) ve Federal İstatistik Ofisi verilerine göre, 2024 yılında 27 kadın partner şiddeti sonucu öldürüldü. Önceki yıllarda da benzer bir tablo dikkat çekiyor. 2023 yılında yaklaşık 25, 2022’de 24, 2021’de ise 18 kadın aynı şekilde hayatını kaybetti. Bu veriler, son yıllarda artış eğilimine işaret ediyor.
Aile içi şiddet vakaları da yükselişte. 2024 yılında 21 bini aşkın vaka kaydedilirken, mağdurların büyük çoğunluğunu kadınlar oluşturdu. Şiddetin önemli kısmı ev içinde ve yakın ilişkilerde meydana geliyor.
Yetkililer, kadınların polise başvurmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor. Şikâyet durumunda şiddet uygulayan kişi evden uzaklaştırılabiliyor, hakkında yaklaşma ve iletişim yasağı getirilebiliyor. Ancak tüm bu önlemlere rağmen kadın cinayetlerinin tamamen önüne geçilemiyor.
Uzmanlara göre bunun nedenleri şöyle sıralanıyor:
⚠️ 1. En tehlikeli dönem: Ayrılık ve boşanma
• Kadın şikâyet ettiğinde veya ayrılmak istediğinde:
👉 Fail “kontrolü kaybettiğini” hisseder
💬 YORUMDA DEVAMI
• Bu durum:
• Öfke
• Kıskançlık
• “Seni kimseye bırakmam” düşüncesi
ile birleşebilir
👉 Kadın cinayetlerinin büyük kısmı ayrılık sürecinde oluyor.
🚫 2. Yasaklar her zaman caydırıcı olmuyor
• Uzaklaştırma ve yaklaşma yasağı var
AMA:
• Bazı failler:
• Kuralları umursamıyor
• “Kaybedecek bir şeyim yok” psikolojisine giriyor
👉 Yani yasa var ama herkes uymuyor.
🧠 3. Psikolojik ve kriz anları
• Birçok cinayet:
• Planlı değil
• Anlık patlama sonucu oluyor
• Alkol, kıskançlık, tartışma tetikleyici olabiliyor
Uzmanlara göre, İsviçre’de koruma mekanizmalarına rağmen kadın cinayetlerinin sürmesinin temel nedeni, vakaların büyük bölümünün ayrılık sürecinde ve ani duygusal kriz anlarında gerçekleşmesi.
“Her iki haftada bir kadın öldürülüyor” ifadesi, yılda yaklaşık 25–30 vakaya karşılık geliyor. Bu sayı, İsviçre gibi güvenli bir ülke için ciddi bir toplumsal sorun olarak değerlendiriliyor.
Tüm gelişmelere rağmen İsviçre, genel güvenlik açısından Avrupa’nın en düşük suç oranına sahip ülkeleri arasında yer almaya devam ediyor. Ancak aile içi şiddet ve kadınlara yönelik tehdit vakaları, ülkede çözüm bekleyen en önemli sorunlardan biri olarak öne çıkıyor.
Gündem
İsviçre’de suç sayısı azaldı, ağır şiddet ve kadın cinayetleri arttı
İsviçre’de 2025 yılında toplam suç sayısı hafif gerilerken, ağır şiddet olayları, cinayetler ve tecavüz vakalarında artış kaydedildi.
Federal İstatistik Ofisi’nin açıkladığı polis verilerine göre, ülkede geçen yıl 554 bin 963 suç kaydedildi. Bu, bir önceki yıla göre yüzde 1,5’lik düşüş anlamına geliyor. Düşüşün özellikle mal varlığına karşı işlenen suçlardaki azalmadan kaynaklandığı belirtildi. Hırsızlık ve siber suçlarda da yıllar sonra ilk kez gerileme görüldü.
Ağır şiddet ve cinayetlerde artış
Genel düşüşe rağmen ağır şiddet suçlarında artış yaşandı.
- Ağır şiddet suçları: %8,1 artış (2.654 vaka)
- Tamamlanmış cinayet sayısı: 55
Cinayet vakalarında kadınların oranı dikkat çekti.
👉 Kurbanların %58’den fazlası kadın oldu.
Kadın cinayetleri ve aile içi şiddet
Cinayetlerin önemli bir kısmı aile içinde gerçekleşti.
- 34 cinayet aile içi ortamda işlendi (2024: 26)
- Aile içi cinayet kurbanlarının %74’ü kadın
Ayrıca aile içi şiddet kapsamında şu suçlarda da artış görüldü:
- Basit yaralama: %15 artış
- Tehdit: %5 artış
- Zorlama (baskı): %10 artış
Tecavüz vakalarında dikkat çeken artış
2025 yılında tecavüz vakalarında önemli bir artış kaydedildi:
- Tecavüz suçları: %29,1 artış (1.402 vaka)
Yetkililer, bu artışın önemli bir nedeninin 1 Temmuz 2024’te yürürlüğe giren yeni cinsel ceza yasası olduğunu belirtti.
Yeni düzenlemeyle birlikte “Hayır hayırdır” ilkesi geçerli hale geldi. Buna göre mağdurun sözlü, jestlerle veya donakalma şeklinde rıza göstermediğini belirtmesi durumunda da eylem tecavüz olarak kabul ediliyor.
Bu nedenle önceki yıllarla doğrudan karşılaştırmanın sınırlı olduğu ifade edildi.
Suçların dağılımı
Suçların büyük bölümü mal varlığına karşı işlendi:
- Mal varlığına karşı suçlar: 369.735
- Kişi özgürlüğüne karşı suçlar: 77.535
- Hayata ve vücut bütünlüğüne karşı suçlar: 29.175
- Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar: 9.956
Şüphelilerin dağılımı
2025 yılında İsviçre Ceza Kanunu kapsamında 92 bin 147 kişi şüpheli olarak kayıtlara geçti.
Bunların dağılımı:
- İsviçre vatandaşları: %42,1
- Yerleşik yabancılar: %32,3
- Sığınmacılar: %5,8
- Diğer yabancılar: %19,8
Değişim eğilimleri
- İsviçre vatandaşlarında suç oranı büyük ölçüde sabit kaldı (-%0,3)
- Yerleşik yabancılarda %2,9 artış
- Diğer yabancılarda %1,3 artış
- Sığınmacılarda ise %12,4 düşüş kaydedildi
Genel tablo
Veriler, İsviçre’de toplam suç oranının düşmesine rağmen:
- Ağır şiddet suçlarının
- Cinayet ve kadın cinayetlerinin
- Tecavüz vakalarının
arttığını ortaya koydu.
👉 Özellikle aile içi şiddet ve kadınlara yönelik suçlar, yetkililer açısından en dikkat çekici ve endişe verici alanlar arasında yer aldı.
Gündem
İsviçre’de tonlarca kaçak gıda ele geçirildi
İsviçre’de gümrük ekipleri tarafından iki ayrı operasyonda tonlarca soğutulmamış patates kızartması ve tavuk ürünü ele geçirildi.
Gümrük yetkilileri, otoyol üzerindeki Pratteln (BL) dinlenme tesisinde iki gün içinde yapılan kontrollerde kaçak gıda taşıyan iki ayrı aracı durdurdu.
9 Mart’ta yapılan ilk kontrolde, İsviçre plakalı bir teslimat aracı incelendi. Aracın soğutmasız yük bölümünde 1,5 ton dondurulmuş patates kızartması, 75 kilogram tavuk ürünü (chicken nugget), 100 kilogram mayonez ve 79 kilogram ketçap bulundu.
Aracı kullanan 35 yaşındaki Irak vatandaşı sürücünün Almanya’dan İsviçre’ye giriş yaptığı ve taşıma sırasında gıda güvenliği kurallarını ihlal ettiği tespit edildi. Yetkililer, aracın soğutmalı taşıma aracı olmamasına rağmen bu ürünlerin taşındığını belirtti.
Bir gün sonra aynı noktada yapılan ikinci kontrolde ise yine İsviçre plakalı başka bir araç durduruldu. Bu kez direksiyonda 29 yaşındaki bir Irak vatandaşı bulunuyordu. Araçta 2 ton patates kızartması ve 110 kilogram tavuk ürünü ele geçirildi.
Her iki olayda da sürücülerin ithalat sırasında ödenmesi gereken vergileri ödemediği, taşınan gıdaların ise uygun şekilde soğutulmadığı belirlendi. Ayrıca en az bir aracın aşırı yüklü olduğu tespit edildi.
Gümrük yetkilileri, her iki olayla ilgili olarak soruşturma başlatıldığını, ele geçirilen gıdalara el konulduğunu ve sürücüler hakkında yasal işlem yapıldığını bildirdi.
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 Jahr agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 Jahr agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 Jahr agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


