Sosyal Medya

Gündem

Dijital Kimlik Sandıkta: İsviçre 28 Eylül’de E-ID’ye ‘Evet’ mi Diyecek, ‘Hayır’ mı?”

yazar

Yayınlayan

on

İsviçre’nin Sesi +41Haber, 28 Eylül 2025 tarihli oylamayı (Volksabstimmung) mercek altına aldı. Halkın anlayacağı dille: İsviçreliler neyi oyluyor? “Evet” ve “Hayır” cephelerinin argümanları neler? Partilerin konumları nasıl? Hepsi bu haberde.

İsviçre, E-ID’ye Yeniden Sandık Başında

Almanca: E-ID-Gesetz (Elektronisches Identitätsgesetz) — Gesetzesentwurf zum digitalen Identitätssystem

İtalyanca: Legge sull’E-ID (Legge sull’identità elettronica) — disegno di legge relativo al sistema di identità digitale

Fransızca: Loi sur l’E-ID (Loi sur l’identité électronique) — projet de loi relatif au système d’identité numérique

İsviçre halkı 28 Eylül’de, uzun süredir tartışılan dijital kimlik (E-ID) sistemine ilişkin yasayı oylayacak. Yasa kabul edilirse vatandaşlar, devletin sağladığı resmi elektronik kimlik ile internet üzerinde kendilerini güvenli bir şekilde tanıtabilecek.

Ne Getiriyor?

Yeni E-ID sistemi, Federal Hükûmet tarafından verilerek ve tamamen devletin işlettiği altyapı üzerinden çalışacak. Vatandaşlar, akıllı telefonlarına yükleyecekleri resmi “swiyu” cüzdan uygulaması aracılığıyla yalnızca E-ID değil, ileride ehliyet, diploma ya da ikamet belgesi gibi başka resmi belgeleri de dijital olarak taşıyabilecek.

Yasa, kimlik kullanımını isteğe bağlı ve ücretsiz kılıyor. Fiziksel kimlikler geçerliliğini koruyacak. Özel şirketlerin sürece doğrudan müdahil olmaması, kişisel verilerin yalnızca federal veri merkezlerinde saklanması ve “minimum veri paylaşımı” ilkesi —örneğin yaş doğrulamasında sadece “18 yaş üstü” bilgisi verilmesi— güvenlik açısından önemli yenilikler arasında gösteriliyor.

Destekçiler Ne Diyor?

Federal Konsey ve Parlamento yasaya açık destek veriyor. Tasarı, Ulusal Konsey’de 170’e 25, Eyaletler Konseyi’nde ise 43’e 1 oyla kabul edildi. Hükûmete göre İsviçre’nin dijitalleşmede geri kalmaması için bu adım zorunlu.

Sosyal Demokrat Parti (SP), Yeşiller, Yeşil Liberaller (GLP), Liberaller (FDP) ve Merkez Partisi (Die Mitte) de “evet” cephesinde yer alıyor. Bu partiler, devletin sorumluluk üstlendiğini, vatandaşların gizliliğinin korunduğunu ve işlemlerin kolaylaşacağını vurguluyor.

Evetçiler, e-ID’nin banka hesabı açmaktan elektronik imza kullanımına, devlet kurumlarıyla çevrimiçi temaslardan şirket kuruluşuna kadar günlük yaşamı kolaylaştıracağını savunuyor.

Muhaliflerin Kaygıları

İsviçre Halk Partisi (SVP) delegeleri, Eğitimli Demokratik Birlik (EDU), Korsan Partisi ve çeşitli sivil inisiyatifler ise “hayır” çağrısı yapıyor.

Karşıt cephenin temel argümanı, devletin elinde toplanacak büyük miktarda verinin kötüye kullanılabileceği endişesi. Ayrıca sistemin zamanla fiilen zorunlu hale gelmesinden, bankalar veya özel şirketlerin e-ID’siz işlem yapmayı reddetmesinden korkuluyor. Bazı gruplar, bunun uzun vadede gözetim devletine veya sosyal kredi benzeri sistemlere kapı aralayabileceğini öne sürüyor.

Partilerin Konumları

  • Evet: SP, Yeşiller, GLP, FDP, Die Mitte
  • Hayır: SVP (delegeler resmî olarak karşı çıktı), EDU, Korsan Parti
  • Destek Tavsiyesi: Federal Konsey ve Parlamento

Partilerin Konumları

PartiKonum / Tutum
SP — Sozialdemokratische Partei (Sosyal Demokrat Parti)Evet diyor. “Yeni e-ID önemli eleştirileri giderdi, devlet tarafından işletilecek, ücretsiz ve gönüllü olacak, gizliliğe saygı gösterilecek” gibi gerekçelerle destekliyor.
Grüne (Yeşiller)Evet yönünde. Mevcut teklifin dijitalleşme sürecinde önemli bir adım olduğunu, verilen eleştirilerin birçoklarının karşılandığını savunuyorlar.
GLP — Grünliberale Partei (Yeşil Liberal Parti)Evet desteği var. Yasada devletin sorumluluğu, veri gizliliği ve e-ID’nin gönüllü olması gibi hususlar GLP için kabul edilebilir durumda.
FDP — The Liberals (Parti liberal-konservatif)Evet diyenler arasında. Yeni e-ID yasasının dijitalleşme, bürokrasinin azaltılması gibi avantajları olduğu düşünülüyor.
Die Mitte (Merkez / Die Mitte)Evet. Yasaya destek veren partiler arasında yer alıyor.
SVP — Schweizerische Volkspartei (Halk Partisi / İsviçre Halk Partisi)Resmî olarak hayır parolası vermiş durumda. Parti delegeleri toplantısında e-ID yasasına karşı çıkma kararı almış. Ancak dikkat çekmek gerekir ki, partinin bazı milletvekilleri ya da üyeleri arasında “evet” diyen de var.
EDU — Eidgenössisch-Demokratische UnionHayır cephesinde. Veri gizliliği, devletin yetkileri, özel sektör vs. riskler konusunda daha eleştirel bir yaklaşım benimsiyor.
Diğer küçük partiler / oluşumlar (Pirat Parti vs.)“Hayır” yönünde. Özellikle “Digital Integrity Schweiz” gibi oluşumlar ve Piratenpartei, genç kesimler bu yasada veri güvenliği eksiklikleri olabileceği ve devlet-kontrolünün fazla olacağı yönünde eleştiriler yapıyor. S

Kamuoyu Yoklamaları

SRG SSR’nin yaz sonunda yayımladığı ilk ankete göre seçmenlerin yaklaşık %60’ı yasaya “evet” deme eğiliminde. Ancak özellikle yurtdışındaki İsviçreliler arasında kararsızların oranı daha yüksek. Seçim tarihi yaklaştıkça kampanyaların etkisiyle dengelerin değişip değişmeyeceği merak konusu.

Sonuç

28 Eylül’deki oylama, yalnızca teknik bir düzenleme değil; İsviçre’nin dijital devlet vizyonunun da sınavı olacak. Kabul edilirse vatandaşlar, resmi kimliklerini dijital dünyada güvenle kullanabilecek. Reddedilirse, ülke bir kez daha dijital kimlik konusunda yol ayrımında kalacak.

E-ID’ye “Evet” mi “Hayır” mı verirsiniz?

  • Neden?

Dijital kimlik sizce günlük hayatı gerçekten kolaylaştıracak mı, yoksa yeni bağımlılıklar mı yaratacak?

“Gönüllülük” ilkesinin uzun vadede fiilen zayıflamasından endişe ediyor musunuz?

  • Banka/operatör gibi kurumların E-ID’yi şart koşması sizce mümkün mü?

Veri güvenliği: Devletin işlettiği merkezi bir altyapıya kişisel verilerinizi emanet etmeye ne kadar rahatsınız?

Alternatifler: E-ID yerine/yanında daha “dağıtık” veya anonim çözümler (yalnızca yaş kanıtı gibi) ister miydiniz?

Erişilebilirlik: Akıllı telefonu olmayanlar veya yaşlılar için bu sistem nasıl kapsayıcı hale getirilmeli?

Kullanım alanları: İlk olarak hangi işlemlerde E-ID’yi kullanmayı düşünürsünüz? (e-devlet, banka hesabı, ehliyet/diploma doğrulama, abonelik vb.)

Kırmızı çizginiz: Hangi koşul gerçekleşirse E-ID’ye kesin “hayır” dersiniz? Hangi güvence gelirse “evet”e yaklaşırdınız?

Analiz: Evet mi, Hayır mı?

Ben tarafsız bir gözlemci olarak oy veremem. Ancak İsviçre halkının karşısındaki tercihleri şöyle özetlemek mümkün:

“Evet” demenin gerekçeleri

  • Dijital kimlik devletin kontrolünde olacak; özel şirketlerin rolü tamamen ortadan kalktı.
  • Kişisel veriler federal veri merkezlerinde korunacak, minimum veri paylaşımı ilkesi güvenliği artırıyor.
  • İşlemler kolaylaşacak: banka hesabı açma, resmi belgeler alma, abonelik yapma, e-devlet girişleri hızlanacak.
  • İsviçre’nin dijitalleşmede geri kalmaması için stratejik bir adım.

“Hayır” demenin gerekçeleri

  • Devlet elinde toplanacak verilerin kötüye kullanılma ihtimali var.
  • Bugün gönüllü olan sistemin yarın fiilen zorunlu hale gelmesi olası.
  • Merkezi altyapı, gözetim ve profil çıkarma riskini beraberinde getirebilir.
  • “Sosyal kredi sistemi” benzeri yapılar için teknik altyapı oluşmuş olur.

Son söz

28 Eylül’de sandığa giden İsviçreliler, sadece bir teknik düzenlemeye değil; dijital geleceğin yönüne karar verecek. Bu tercihin ülkenin dijital kimlik vizyonunu onlarca yıl etkilemesi bekleniyor.

İsviçre’nin Sesi sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlara yorum yaparak katılın.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Crans-Montana faciasının ardından “Çocuklar ne zaman yalnız dışarı çıkabilir?” tartışması

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’nin Valais kantonundaki Crans-Montana’da yılbaşı gecesi yaşanan bar yangını faciasının ardından, kamuoyunda bu kez çocukların ve gençlerin hangi yaşta, hangi koşullarda yalnız dışarı çıkabileceği tartışılmaya başlandı.

Faciada hayatını kaybedenlerin önemli bölümünün reşit olmaması, ebeveynlerin sorumluluğu, yaş sınırları ve gece dışarı çıkma kuralları konusundaki belirsizlikleri yeniden gündeme getirdi.

İsviçre’de yasal yaş sınırı yok

İsviçre’de çocukların veya gençlerin tek başına dışarı çıkabileceği ya da gece saatlerine kadar sokakta bulunabileceği yaşa ilişkin ülke genelinde bağlayıcı bir yasa bulunmuyor. Hukuki sorumluluğun büyük ölçüde ebeveynlere ait olduğu belirtiliyor.

Buna karşın, bazı belediyelerde çocuklar için yerel gece sokağa çıkma sınırlamaları uygulanabiliyor. Uzmanlara göre bu nedenle yaşanılan yer, alınacak kararlar açısından belirleyici rol oynuyor.

Uzman: “Yaş değil, çevre ve olgunluk önemli”

Aile ve eğitim uzmanı Susanna Fischer, çocukların yalnız dışarı çıkmasına ilişkin kararların tek başına yaşa göre verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Fischer, “Bir çocuğun ya da gencin nerede yaşadığı, kiminle birlikte olduğu ve çevreyi ne kadar tanıdığı çok önemli.” diyerek, büyük şehirlerdeki yoğun eğlence bölgeleri ile sakin mahalleler arasında ciddi farklar bulunduğunu ifade etti.

“13 yaş gece partileri için erken”

Uzmanlara göre, 13 yaş bir çocuğun gece geç saatlere kadar süren parti veya kulüp ortamları için erken kabul ediliyor. Ancak Fischer, bunun gençlerin tamamen eve kapanması gerektiği anlamına gelmediğini belirterek, spor sonrası arkadaşlarla biraz daha geç kalmak, sinemaya gitmek veya bir arkadaşta akşam yemeği yemek gibi küçük ve kontrollü adımların önemli olduğunu söyledi.

Bu sürecin, gençlerin özgüven ve sorumluluk duygusunu geliştirdiğini kaydeden Fischer, ebeveynlerin çocuklarıyla açık iletişim kurmasının kritik olduğunu vurguladı.

“Ebeveynler her şeyi bildiklerini sanmamalı”

Fischer, ebeveynlerin çocukları üzerindeki kontrolü fazla abartmaması gerektiğine de dikkat çekti. “Birçok ebeveyn, çocuğunun ne yaptığını, kiminle görüştüğünü ve hangi alışkanlıklara sahip olduğunu tamamen bildiğini düşünüyor. Bu, çoğu zaman gerçeği yansıtmıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Aşırı denetimin, gençlerin kontrolsüz ve riskli davranışlara yönelmesine neden olabileceğini belirten Fischer, güven temelli bir yaklaşımın daha sağlıklı sonuçlar doğuracağını ifade etti.

“Kademeli özgürlük en sağlıklısı”

Uzmanlara göre, çocukların ve gençlerin sosyal hayata katılımı birden değil, kademeli olarak sağlanmalı. Fischer, “Bir çocuğun hazır olup olmadığı yaşından çok davranışlarından anlaşılır.” diyerek, sorumluluk alan, sözünü tutan ve sınırları kabul eden gençlere adım adım daha fazla özgürlük tanınabileceğini söyledi.

Fischer, “14 yaşında kulübe gitmemek bir kayıp değildir. Önemli olan, çocukların yeni deneyimlerle güvenli biçimde tanışmasıdır.” ifadesini kullandı.

Crans-Montana faciasının ardından uzmanlar, tartışmaların suçlayıcı bir dile kaymadan, çocukların güvenliği, ebeveyn sorumluluğu ve toplumsal bilinç çerçevesinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Crans-Montana’daki bar yangını sonrası İsviçre’de denetim tartışması

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’nin Valais kantonundaki Crans-Montana’da yılbaşı gecesi 40 kişinin hayatını kaybettiği bar yangınının ardından, ülkedeki yangın güvenliği denetim sistemleri kapsamlı tartışmaların odağına yerleşti. Olayın yaşandığı Le Constellation isimli işletmede yıllardır düzenli denetim yapılmadığının ortaya çıkması, uygulamalardaki kantonlar arası farklılıkları da gündeme taşıdı.

Crans-Montana Belediye Başkanı Nicolas Féraud, düzenlenen basın toplantısında, daha önce yaptığı “belediyenin yangın güvenliği konusunda gevşek davranmadığı” yönündeki açıklamasını geri çekti. Féraud, yapılan incelemelerde 2020–2025 yılları arasında söz konusu işletmede herhangi bir yangın güvenliği denetimi yapılmadığının belirlendiğini açıkladı.

“Yıllık denetim yapılmaması açık bir ihmal”

Yetkililer, belediyelerin sorumluluğunda olan işletmelerde yıllık denetim yapılmasının öngörüldüğünü, buna rağmen beş yıl boyunca kontrol yapılmamasının ciddi bir ihmal olduğunu belirtti. Bu durum, Valais kantonunda denetimlerin belediyelerce yürütülmesine yönelik eleştirileri artırdı.

Ancak yapılan karşılaştırmalar, diğer kantonlarda da denetimlerin her zaman daha sık olmadığına işaret etti. Bazı kantonlarda, Le Constellation gibi kapasitesi 300 kişinin altında olan bar ve restoranların hiçbir düzenli denetime tabi tutulmadığı ortaya çıktı.

Kantonlara göre farklı uygulamalar

İsviçre’de yangın güvenliği denetimleri, kantonlara göre değişen bir sistemle yürütülüyor:

  • Zürih’te, 300 kişiye kadar kapasitesi olan barlar genellikle dört yılda bir, daha büyük işletmeler ise iki yılda bir denetleniyor. Ancak 300 kişinin altındaki bazı işletmeler için yalnızca işletmeci öz denetimi öngörülüyor.
  • Aargau kantonunda, 300 kişinin üzerindeki mekânlar kanton sigorta kurumu tarafından, altındakiler ise çoğunlukla belediyelerce denetleniyor. Denetim aralığı en fazla dört yıl.
  • St. Gallen’de ise yalnızca 300 kişiden fazla kapasiteye sahip işletmeler beş yılda bir kontrol ediliyor. Daha küçük bar ve restoranlar için hiçbir periyodik denetim zorunluluğu bulunmuyor.
  • Bern kantonunda mevcut işletmeler, beş ila on yılda bir denetleniyor. Burada denetimlerin temel amacı, işletmecilerin kendi sorumluluklarını yerine getirip getirmediğini kontrol etmek olarak tanımlanıyor.

Bu çerçevede uzmanlar, Le Constellation benzeri bir barın bazı kantonlarda hiç düzenli denetimden geçmeden faaliyet gösterebileceğini vurguluyor.

“Sorumluluk her zaman işletmecide”

Bern Kantonu Sigorta Kurumu’ndan David Sauser, denetimlerin amacının doğrudan binanın güvenliğini üstlenmek olmadığını belirterek, “Sorumluluk her zaman mülk sahipleri ve işletmecilere aittir.” dedi.

Sauser, denetimlerde kaçış yolları, yapılan yapısal değişiklikler ve kullanılan malzemelerin kontrol edildiğini, eksiklik tespit edilmesi halinde işletmecilerden ivedilikle düzeltme talep edildiğini ifade etti. Ancak, denetimlerin önceden haber verilerek yapıldığını ve işletmecilerin denetim sonrasında kurallara aykırı uygulamalara yeniden dönebileceğini söyledi.

Ulusal standartlar, yerel uygulamalar

İsviçre genelinde yangın güvenliği kuralları, Vereinigung Kantonaler Feuerversicherungen (VKF) tarafından belirleniyor. Buna karşın, bu kuralların uygulanması ve denetlenmesi kantonlar ve belediyeler arasında paylaşılıyor.

26 kantonun 19’unda kantonal bina sigorta kurumları bulunurken, Valais gibi bazı kantonlarda denetim yetkisi yalnızca belediyelere ait.

Yetkililer, Le Constellation’da 2016, 2018 ve 2019 yıllarında denetim yapıldığını, ancak sonradan monte edilen yanıcı olabilecek akustik panellerin o dönemlerde sorun olarak değerlendirilmediğini aktardı. Uzmanlar, bazı kantonlarda bu tür bir işletmenin hiç düzenli denetime tabi tutulmamış olabileceğine dikkat çekti.

Crans-Montana’daki facianın ardından, İsviçre genelinde yangın güvenliği denetimlerinin sıklığı, sorumluluk paylaşımı ve yaptırım mekanizmalarının yeniden ele alınması gerektiği yönündeki çağrılar artarken, soruşturma kapsamında bar işletmecileri hakkında başlatılan cezai sürecin sürdüğü bildirildi.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Crans-Montana faciasının ardından Lozan Üniversite Hastanesi hemşire arıyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’nin Valais kantonundaki Crans-Montana’da yaşanan bar yangını faciasının ardından, Centre hospitalier universitaire vaudois (CHUV) için sosyal medyada uzman hemşire arandığına dair çağrılar dikkat çekti. Hastane yönetimi ise personel sıkıntısı yaşanmadığını belirterek, yapılan çağrıların ekipleri güçlendirmeye yönelik olduğunu açıkladı.

Sosyal medya platformlarında dolaşıma giren ilanlarda, özellikle yoğun bakım ve ağır yanık hastalarıyla deneyimli hemşirelerin “acil” ibaresiyle göreve çağrıldığı görüldü. Paylaşımlarda, yetişkin ve çocuk hastalar için hem gündüz hem de gece vardiyalarında çalışabilecek personel arandığı, görevlendirmelerin en az iki aylık olacağı ifade edildi. İlanların, bir özel istihdam firması aracılığıyla yayımlandığı belirtildi.

Hastaneden “yeterli kapasite” vurgusu

Konuya ilişkin açıklama yapan CHUV yönetimi, yangında yaralanan hastaların tedavisi için halihazırda yeterli personel ve uzmanlığa sahip olunduğunu bildirdi. Hastane sözcüsü Stéphane Benoit-Godet, mevcut durumun acil bir personel krizine işaret etmediğini söyledi.

Benoit-Godet, yapılan çağrıların amacının, yoğun bakım ve ameliyathane ekiplerinin uzun vadede rahatlatılması olduğunu belirterek, “Hedefimiz, mevcut ekiplerin aşırı yük altında kalmadan çalışabilmesini ve normal hastane faaliyetlerinin aksamadan sürdürülmesini sağlamak.” dedi.

Tatil ve izin planlaması için takviye

Hastane yetkilileri, ek personel arayışının özellikle yoğun bakım üniteleri ve ameliyathanelerde, hem yetişkin hem de çocuk hastalar için geçerli olduğunu bildirdi. Takviyelerin, izin ve vardiya düzenlemelerinin sağlıklı yürütülebilmesi amacıyla yaklaşık üç aylık bir dönem için planlandığı kaydedildi.

CHUV’un bu süreçte kurum içi personel havuzundan, özel istihdam şirketlerinden ve daha önce hastanede görev yapmış emekli veya eski çalışanlardan da destek aldığı aktarıldı.

“Normal işleyiş etkilenmedi”

Hastane yönetimi, yaşanan durumun Covid-19 dönemindeki olağanüstü koşullarla kıyaslanamayacağını vurgulayarak, herhangi bir servis kapatılması ya da personelin uzmanlık alanı dışında görevlendirilmesinin söz konusu olmadığını bildirdi.

Yetkililer, Lozan Üniversite Hastanesinin sağlık hizmeti sunma kapasitesini tam olarak koruduğunu ve hem yangın mağdurlarına hem de diğer hastalara yönelik tedavilerin aksamadan sürdüğünü belirtti.

Haberin Devamını Oku

Trendler