Sosyal Medya

Gündem

SBB’DE CİNSEL TACİZ SKANDALI: SİBEL ARSLAN HÜKÜMETTEN AÇIKLAMA TALEP EDİYOR

yazar

Yayınlayan

on

22 Eylül 2024 – SBB’nin (İsviçre Federal Demiryolları) yürüttüğü cinsiyete dayalı taciz araştırmasının sonuçlarını gizli tutması, Yeşil Parti politikacıları tarafından sert bir şekilde eleştiriliyor. Sibel Arslan ve diğer Yeşil Parti üyeleri, bu durumu kabul edilemez buluyor ve Federal Hükümet’ten açıklama talep ediyor.

Araştırmanın Şok Edici Sonuçları Geçtiğimiz günlerde “Blick” gazetesinin haberine göre, SBB’nin gerçekleştirdiği iç araştırmada, 1400 çalışanın son iki yıl içinde cinsel tacize maruz kaldığı bildirildi. Bu durum, sendikalar tarafından “ürkütücü bir boyut” olarak tanımlanıyor ve yüksek bir görünmezlik oranı olduğu tahmin ediliyor. Yeşil politikacılar, SBB’nin bu tür bir sorunla karşılaşan çalışanları yeterince koruyamadığını savunuyor.

Sibel Arslan’dan Sert Eleştiriler Yeşil Parti’nin ulusal milletvekili Sibel Arslan, SBB’nin bu durumu şeffaf bir şekilde ele alması gerektiğini belirterek, “SBB, bir kamu kurumu olarak, bu tür önemli konuları gizli tutmamalıdır. Her şey açık bir şekilde sunulmalı ve çalışanların güvenliği için gerekli adımlar atılmalıdır,” dedi. Arslan, bu bağlamda Federal Hükümet’e yönelik sert eleştirilerde bulundu ve konunun acil bir şekilde ele alınması gerektiğini vurguladı.

Federal Hükümet’e Sorular Arslan ve diğer Yeşil Parti üyeleri, Federal Ulaştırma Bakanı Albert Rösti’ye şu soruları yöneltti: “SBB’nin araştırma sonuçlarını gizli tutma kararını nasıl değerlendiriyorsunuz? Federal Ulaştırma Ofisi, bu araştırmanın tam sonuçlarını talep etme ve inceleme niyetinde mi?” Bu soruların yanı sıra, araştırmanın sonuçlarının ne şekilde kullanılacağı ve çalışanların güvenliğini artırmaya yönelik hangi adımların atılacağı da merak ediliyor.

Gelecek İçin Umut Florence Brenzikofer ve Katharina Prelicz-Huber gibi diğer politikacılar da, bu konunun yalnızca SBB ile sınırlı kalmaması gerektiğini, diğer sektörlerde de benzer durumların yaşanabileceğini belirtiyor. Brenzikofer, SBB’nin yürüttüğü araştırmanın, cinsiyet eşitliği konusundaki ulusal ve uluslararası verilerle karşılaştırılmasını ve bu bilgiler doğrultusunda genel bir politika geliştirilmesini talep ediyor.

Şu An Ne Oluyor? Bu konudaki belirsizlik, çalışanlar arasında endişeye yol açarken, SBB’nin cinsiyete dayalı tacizle mücadele konusundaki duruşunu netleştirmesi bekleniyor. Gelecek günlerde, Federal Hükümet’in bu konudaki açıklamaları ve SBB’nin atacağı adımlar, kamuoyunun dikkatle takip edeceği bir gelişme olacak.

#CinsiyetEşitliği #SBB #Taciz #SibelArslan #schweiz #schwiiz #suisse #svizzera #switzerland #isviçre #isviçretürkler #isviçreninsesi

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aargau’da 15 Yaşındaki Eritreli Genç Kızın Vatandaşlık Başvurusu “Zil Şakası” Gerekçesiyle Reddedildi, Mahkeme Kararı Bozdu

yazar

Yayınlayan

on

By

AARGAU – İsviçre’nin Aargau kantonunda, 15 yaşındayken yaptığı bir “zil şakası” ve küçük çaplı mala zarar verme olayı nedeniyle vatandaşlık başvurusu reddedilen Eritre kökenli genç kızın itirazı kabul edildi. Aargau İdare Mahkemesi, ret kararını “hukuka aykırı ve keyfi” bularak iptal etti.

Mahkemenin 19 Ocak 2026 tarihli ve 9 Şubat’ta kamuoyuna açıklanan kararına göre, kanton meclisinin vatandaşlık komisyonu, başvuruyu yalnızca genç yaşta işlenen bir kabahate dayandırarak reddetti. Komisyon, başvuru sahibinin vatandaşlık süreci devam ederken bir fiil nedeniyle yaptırıma tabi tutulmasını gerekçe göstererek kanton vatandaşlık yasasına atıfta bulundu.

Dosyaya göre Eritreli genç kız, 15 yaşındayken bir grup gençle birlikte bir evin cephesine yumurta atmış ve zil şakası yapmıştı. Bu olay nedeniyle Aargau Gençlik Savcılığı tarafından hakkında “mala zarar verme ve uygunsuz davranış” kapsamında uyarı kararı verilmişti. Mahkeme, söz konusu yaptırımın en hafif tedbir niteliğinde olduğuna ve sonrasında başvuru sahibinin herhangi bir olumsuz davranışının bulunmadığına dikkat çekti.

Başvuru sahibi, henüz dokuz aylıkken ailesiyle birlikte İsviçre’ye gelmiş, eğitim hayatını ülkede tamamlamış ve yerel makamlar tarafından entegrasyonu olumlu değerlendirilmişti. İkamet ettiği belediye, vatandaşlık talebini destekleyerek dosyayı kanton makamlarına iletmişti.

İdare Mahkemesi kararında, bir fiil nedeniyle verilen yaptırımın vatandaşlığı otomatik olarak engellemeyeceğini vurguladı. Mahkeme, vatandaşlık komisyonunun yalnızca tek bir olaya dayanarak karar verdiğini, oysa başvuru sahibinin fiilinin niteliği, yaşı, kusur derecesi ve sonraki davranışlarının bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kararda ayrıca kamu düzenine uyum kriterinin diğer entegrasyon unsurlarıyla birlikte ele alınması gerektiği ifade edildi. Mahkeme, başvuru sahibinin genel entegrasyon durumunun yeterince incelenmediğine hükmetti.

Bu gerekçelerle mahkeme, ret kararını hukuka aykırı ve keyfi buldu. Federal düzeydeki onayın alınması şartıyla, başvuru sahibine kanton ve belediye vatandaşlığı verilmesine karar verildi.

Haberin Devamını Oku

Gündem

İsviçre’de Demografik Değişim Emlak Piyasasını Etkileyecek: 10 Kantonda Değer Kaybı Riski

yazar

Yayınlayan

on

By

BERN – İsviçre’de konut piyasasının önümüzdeki yıllarda demografik değişim nedeniyle önemli bir dönüşüm yaşayabileceği bildirildi. Yeni bir araştırmaya göre, özellikle 10 kantonda gayrimenkul değerlerinde belirgin düşüş riski bulunuyor.

Karşılaştırma platformu Moneypark tarafından yayımlanan analizde, düşük nüfus artışı ve sınırlı göç alan bölgelerde konut talebinin zayıflayacağı öngörüldü. Uzmanlar, İsviçre’nin 10 milyon nüfusa ulaşması halinde dahi bazı kantonlarda konut talebinin gerileyebileceğini belirtti.

Son yıllarda ülke genelinde konut arzının daraldığı ve boş konut oranlarının arka arkaya beş yıldır düştüğü kaydedildi. Nüfus artışının özellikle göç kaynaklı olduğu ve bunun konut talebini canlı tuttuğu ifade edildi. Ancak doğum oranlarının azalması ve toplumun hızla yaşlanmasının, emlak piyasasında bölgesel dengesizliklere yol açabileceği vurgulandı.

Analize göre, Ticino, Bern, Neuchâtel, Jura, Appenzell Ausserrhoden, Nidwalden, Obwalden, Graubünden, Glarus ve Schaffhausen kantonları “riskli bölgeler” arasında yer alıyor. Bu kantonlarda nüfus artışının büyük ölçüde 65 yaş üstü grupta gerçekleştiği, bu grubun ise konut değiştirme eğiliminin düşük olduğu belirtildi.

Moneypark Üst Yöneticisi Lukas Vogt, çalışma çağındaki nüfusun azalmasının potansiyel alıcı ve kiracı sayısını düşürdüğünü, bunun da işlem hacmini ve fiyat artışını sınırladığını ifade etti. Bazı kantonlarda satış sürelerinin uzadığı ve fiyat indirimlerinin daha sık görüldüğü kaydedildi.

Öte yandan Zürih, Vaud, Luzern, Cenevre, Thurgau, Aargau, St. Gallen, Valais, Freiburg, Zug ve Basel-Stadt kantonlarında ise konut talebinin artmaya devam edeceği öngörüldü. Bu bölgelerin gelecekteki nüfus artışının büyük bölümünü karşılaması bekleniyor.

Uzmanlar, özellikle riskli kantonlardaki mülk sahiplerinin demografik gelişmeleri dikkate alarak yatırım kararlarını gözden geçirmesi gerektiğini belirtiyor.

Haberin Devamını Oku

Gündem

11 Kantonda 161 Hırsızlık: Polis, Kosovalı Şebekeyi Çökertti

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de 11 kantonda gerçekleştirilen 161 ayrı hırsızlık olayının aydınlatıldığı, Kosova uyruklu 6 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi. Şüphelilerin yaklaşık 600 bin franklık nakit para ele geçirdiği, toplam maddi zararın ise 705 bin franka ulaştığı açıklandı.

Luzern Polisi’nden yapılan açıklamaya göre, soruşturma Eylül 2025’te Hochdorf belediyesinde iş yerlerine yönelik art arda gerçekleşen hırsızlık olaylarının ardından başlatıldı. Polis ekipleri, yürütülen operasyon kapsamında şüpheli kişileri yakalayarak araçlarında çalıntı olduğu değerlendirilen malzemeler ile hırsızlıkta kullanılan ekipmanlara el koydu.

Savcılık ve Luzern Polisi’nin yürüttüğü kapsamlı soruşturma sonucunda, gözaltına alınan kişilerin ülke genelinde faaliyet gösteren bir suç şebekesinin parçası olduğu tespit edildi. Yaşları 26 ile 57 arasında değişen ve Kosova vatandaşı olduğu belirtilen 6 zanlının, farklı zamanlarda ve değişen gruplar halinde en az 11 kantonda 161 hırsızlık olayına karıştığı ifade edildi.

Şüphelilerin özellikle ticari işletmeleri hedef aldığı, çoğunlukla nakit para çaldıkları belirtildi. Olaylarda yaklaşık 590 bin frank değerinde para ve mal varlığının çalındığı, iş yerlerinde oluşan toplam maddi hasarın ise 705 bin frank civarında olduğu kaydedildi.

Soruşturmanın, Luzern Savcılığı’na bağlı Özel Suçlar Birimi tarafından sürdürüldüğü bildirildi. Yetkililer, zanlılar hakkında yürütülen adli sürecin devam ettiğini ve kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını hatırlatarak, tüm şüpheliler için masumiyet karinesinin geçerli olduğunu vurguladı.

Haberin Devamını Oku

Trendler