Connect with us

İsviçre

İsviçre Türk Federasyonu’nun İftarında 8 Mart Seçim Gündemi ve Birlik Vurgusu

yazar

Published

on

İsviçre Türk Federasyonu’nun Ramazan ayının ikinci gününde gerçekleştirdiği iftar programı, yalnızca manevi bir buluşma değil; aynı zamanda yaklaşan 8 Mart yerel seçimleri öncesinde önemli mesajların verildiği kapsamlı bir toplantıya dönüştü. Diplomatik temsilcilerden sivil toplum kuruluşlarına, iş dünyasından genç siyasetçilere kadar geniş bir katılımın olduğu gecede birlik, dayanışma ve siyasi bilinç vurgusu öne çıktı.

Programa Türkiye Cumhuriyeti Bern Büyükelçisi Şebnem İncesu, Zürih Başkonsolosu Fazlı Çorman, Zürih Turizm Ataşesi Aydın Duran, Din İşleri Müşavir Vekili Bilal Yıldız, Bern Ticari Müşavirleri Osman Beyhan ve Cumali Semeğir, Basın Müşaviri Bayram altuğ, İsviçre Türk Toplumu (İTT) Başkanı Suat Şahin, İsviçre İslam Toplumu Başkanı Abdullah Kasapoğlu, ITT Fahri Başkanı Kahraman Tunaboylu, federasyon temsilcileri ve 8 Mart seçimlerinde aday olan siyasetçiler katıldı.

Gündem: Ramazan’ın ruhu ve seçim süreci

İftar programı, Ramazan’ın birlik ve paylaşma ikliminde gerçekleşse de konuşmaların merkezinde İsviçre’de yaşayan Türk toplumunun siyasi temsili yer aldı. Katılımcılar, özellikle yerel düzeyde daha görünür ve etkili bir varlık gösterilmesi gerektiği konusunda ortak görüş bildirdi.

Okutan: “Karar mekanizmalarında daha güçlü olmalıyız”

İsviçre Türk Federasyonu Genel Başkanı İrfan Okutan, yaptığı konuşmada Ramazan ayının manevi atmosferine vurgu yaparak başladı. Ancak mesajının ana eksenini, toplumun siyasal katılımı oluşturdu.

“Toplumumuzun meclislerde ve karar alma mekanizmalarında daha güçlü temsil edilmesi gerekiyor. Siyaset, İsviçre Türk toplumunun geleceği için vazgeçilmezdir.”

8 Mart’ta sandığa gidecek olan seçmenlere dolaylı bir çağrıda bulunan Okutan, aday olan Türk ve dost topluluklardan siyasetçilerin desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Özellikle gençlerin siyasete atılmasını umut verici bulduklarını ifade eden Okutan, bu sürecin sadece seçimle sınırlı görülmemesi gerektiğini belirtti.

Konuşmasında Ramazan ayının rahmet ve mağfiret ayı olduğunu hatırlatan Okutan, dünyada sıkıntı yaşayan insanlar için de dua ettiklerini dile getirdi ve organizasyona katkı sunan gönüllülere teşekkür etti.

Çorman: “Sistemi bilmeden güçlü sonuç alamayız”

Zürih Başkonsolosu Fazlı Çorman ise konuşmasında daha teknik bir çerçeve çizdi. İsviçre’deki seçim sisteminin kendine özgü yapısına dikkat çeken Çorman, oy pusulalarında isim sıralamasının değiştirilebildiğini ve seçmenin tercih gücünün sanıldığından daha yüksek olduğunu belirtti.

“Oy sisteminin inceliklerini öğrenmeliyiz. Birçok vatandaşımız, listelerde isim değişikliği yapılabildiğini ya da sıralamanın etkilenebildiğini bilmiyor. Oysa bu detaylar sonuçları doğrudan etkileyebilir.”

Siyasetin sabır gerektiren bir alan olduğunu da vurgulayan Çorman, ilk seçimde başarı elde edilememesinin sürecin sonu anlamına gelmediğini söyledi. Genç adayların kararlı bir şekilde çalışmalarını sürdürmeleri halinde uzun vadede güçlü bir temsil zemini oluşacağını ifade etti. Sivil toplum kuruluşlarının da seçmen bilincini artırma konusunda daha aktif rol üstlenebileceğini sözlerine ekledi.

İncesu: “Farklılıklarımız zenginliğimizdir”

Bern Büyükelçisi Şebnem İncesu ise konuşmasında diasporadaki birlik ve beraberliğe dikkat çekti. Farklı görüşlerin doğal olduğunu, ancak ortak değerler etrafında buluşmanın toplumsal gücü artırdığını belirtti.

“Birlik en büyük gücümüzdür. Farklı düşünebiliriz ama ortak değerlerimiz bizi bir arada tutar.”

İsviçre’nin idari ve hukuki yapısının iyi anlaşılması gerektiğini ifade eden İncesu, bu ülkede yaşayan herkesin sistemi yakından tanımasının önemine işaret etti. İlk kuşağın güçlü vatan aidiyetine sahip olduğunu, yeni neslin ise eğitimden iş dünyasına ve siyasete kadar pek çok alanda başarı gösterdiğini söyleyen İncesu, genç adaylarla bir arada olmaktan memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

Ramazan ayının huzur, bereket ve dayanışma getirmesi temennisinde bulunan İncesu, davet için federasyona teşekkür etti.

Maneviyat ve kültür bir arada

Resmî konuşmaların ardından Konya Merkez Mürşid Camii imamı Salman Eğilmez tarafından gerçekleştirilen ney dinletisi, programa farklı bir atmosfer kattı. Davetliler, iftar sonrası tatlı ve çay eşliğinde sohbet ederek hem Ramazan’ın manevi iklimini paylaştı hem de seçim sürecine dair görüş alışverişinde bulundu.

İftar buluşması, diplomatik nezaketin, sivil dayanışmanın ve seçim öncesi siyasi farkındalık çağrılarının aynı zeminde birleştiği bir organizasyon olarak dikkat çekti.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Avrupa

Almanya’dan sınır alışverişini kolaylaştıracak dijital adım: Gümrükte damga dönemi bitiyor

yazar

Published

on

By

Almanya, İsviçre’den alışveriş için gelenlere büyük kolaylık sağlayacak yeni bir uygulamayı test etmeye başladı. “dAKZ” adlı mobil uygulama sayesinde, gümrükte belge damgalatma zorunluluğu ortadan kalkacak. Böylece hem uzun kuyruklar sona erecek hem de vergi iadesi işlemleri hızlanacak.

İsviçre’de yaşayan binlerce kişi, uygun fiyatlar nedeniyle alışveriş için sık sık Almanya’nın sınır kentlerine gidiyor. Bugüne kadar alışveriş sonrası Alman Katma Değer Vergisi’ni (KDV) geri alabilmek için sınır kapısında ihracat belgesini gümrük memuruna damgalatmaları gerekiyordu. Özellikle hafta sonları ve tatil dönemlerinde bu işlem nedeniyle uzun kuyruklar oluşuyordu.

Almanya şimdi bu sistemi dijital ortama taşıyor. Pilot uygulaması başlayan dAKZ (Dijital İhracat Fişi) adlı mobil uygulama, gümrük işlemlerini büyük ölçüde otomatik hale getiriyor.

Uygulama nasıl çalışıyor?

Alışveriş sırasında kasiyer, fişte bulunan barkodu uygulamaya okutuyor ve alışveriş bilgileri dijital olarak sisteme kaydediliyor. Kullanıcının konum bilgisi sayesinde uygulama, sınırın geçildiğini otomatik olarak tespit ediyor. Böylece gümrükte belge damgalatmaya gerek kalmadan ihracat onayı elektronik ortamda oluşturuluyor.

Bu sistem sayesinde hem alışveriş yapanlar zamandan tasarruf edecek hem de gümrük personelinin iş yükü önemli ölçüde azalacak.

Gümrükte 200 personel sadece damga işlemi yapıyor

Almanya’nın Lörrach Ana Gümrük Müdürlüğü yetkililerine göre, yalnızca İsviçre sınırında ihracat belgelerini damgalamak için yaklaşık 200 gümrük görevlisi çalışıyor. Yeni uygulamanın yaygınlaşmasıyla bu personelin üzerindeki yükün önemli ölçüde hafiflemesi bekleniyor.

İlk sonuçlar umut verici

16 Haziran’da başlatılan pilot uygulama genel olarak olumlu karşılandı. Ancak testlerde uygulamanın bazı sınır geçişlerini geç algıladığı ve zaman zaman teknik aksaklıklar yaşadığı da görüldü. Yetkililer, eksikliklerin giderilmesinin ardından sistemi ülke genelinde kullanıma sunmayı hedefliyor.

Sınır alışverişi milyarlarca franklık ekonomi oluşturuyor

İsviçreliler, Almanya’nın sınır bölgelerindeki ekonomiye önemli katkı sağlıyor. Yapılan araştırmalara göre İsviçreli tüketiciler, sınıra yakın Alman mağazalarında yılda 2 milyar İsviçre frangından fazla harcama yapıyor. Sınır ticaretinin toplam hacminin ise 9 milyar İsviçre frangını aştığı belirtiliyor.

İsviçre’de tartışmalar yeniden alevlenebilir

Almanya’nın dijital uygulaması alışverişi daha da kolaylaştırırken, İsviçre’de sınır alışverişi yeniden tartışma konusu oldu. İsviçre, 2025 yılında vergisiz alışveriş limitini 300 franktan 150 franga düşürmüştü. Yerli perakendeciler ise bu sınırın 50 franga indirilmesini talep ediyor.

Almanya’nın yeni uygulamasının resmi olarak ne zaman tüm sınır kapılarında kullanılacağı henüz açıklanmadı. Pilot uygulamadan elde edilecek sonuçlar, sistemin yaygınlaştırılmasında belirleyici olacak.

#almanya#isviçre#schweiz#switzerland#deutschland

Continue Reading

Avrupa

AB’nin Yeni İltica Paktında Yeni Dönem: İsviçre’de Dijital Kayıt ve Sınır Süreçleri Değişiyor

yazar

Published

on

By

Avrupa Birliği’nin uzun süredir hazırlıkları devam eden kapsamlı iltica ve göç reformu uygulama aşamasına girerken, Schengen ve Dublin sistemine bağlı olan İsviçre de yeni kurallara uyum sürecini başlattı. Avrupa genelinde göç yönetimini ortak kurallarla güçlendirmeyi hedefleyen düzenlemeler, sınır kontrollerinden biyometrik kayıt sistemine kadar birçok alanda önemli değişiklikler içeriyor.

Yeni sistem kapsamında iltica başvurusu yapan kişilerin kimlik tespit süreçleri daha ayrıntılı hale getiriliyor. Buna göre 6 yaş ve üzerindeki çocuklar ile yetişkinlerden yalnızca parmak izi değil, yüz biyometrisi de alınarak Avrupa’nın ortak veri tabanına kaydedilecek. Yetkililer, bu uygulamanın farklı ülkelerde yapılan mükerrer iltica başvurularını önlemeyi, kimlik tespitini hızlandırmayı ve güvenlik kontrollerini güçlendirmeyi amaçladığını belirtiyor.

Reformun en dikkat çeken başlıklarından biri ise AB’nin dış sınırlarında uygulanacak hızlandırılmış sınır prosedürleri oldu. İltica başvurularının kabul oranı Avrupa genelinde yüzde 20’nin altında kalan ülkelerden gelen kişiler için dosyalar, Avrupa’ya ilk giriş yaptıkları sınır merkezlerinde daha kısa sürede değerlendirilecek. Bu süreçte başvuruların hızlı şekilde sonuçlandırılması ve şartları karşılamayan kişilerin geri dönüş işlemlerinin daha etkin yürütülmesi hedefleniyor. İsviçre, AB üyesi olmadığı için bu sıkı sınır merkezlerini kendi topraklarında kurmakla yükümlü olmasa da, sistemin getirdiği sıkı Dublin kontrollerinden ve veri paylaşımından doğrudan yararlanacak.

İsviçre açısından da yeni düzenlemeler büyük önem taşıyor. Her ne kadar Avrupa Birliği üyesi olmasa da Schengen ve Dublin anlaşmalarına taraf olan ülke, ortak iltica sisteminin veri tabanı ve kayıt unsurlarını kendi mevzuatına uyarlıyor. İsviçre Devlet Göç Sekreterliği (SEM), 2026 yılı için yaklaşık 25 bin iltica başvurusu beklediğini açıklarken, Avrupa genelinde devreye giren yeni dijital kayıt sisteminin ve güncellenen Dublin kriterlerinin, İsviçre’ye yönelik ikincil göç hareketlerini önlemede ve başvuruları daha etkin yönetmede önemli rol oynayacağını değerlendiriyor.

Göç politikalarını destekleyen çevreler, reformun Avrupa genelinde düzensiz göçü kontrol altına alacağını ve iltica sistemindeki suistimalleri azaltacağını savunuyor. İnsan hakları kuruluşları ise özellikle AB dış sınırlarında kurulacak hızlandırılmış işlem merkezlerinin, bireysel başvuruların yeterince ayrıntılı incelenmesini zorlaştırabileceği ve özellikle çocuklar ile kırılgan grupların haklarının korunmasına ilişkin yeni tartışmalar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

Uzmanlara göre yeni iltica paktı, önümüzdeki dönemde yalnızca Avrupa Birliği ülkelerinde değil, Schengen sistemine dahil olan İsviçre’de de göç yönetiminin işleyişini ve dijital altyapısını önemli ölçüde değiştirecek; uygulamanın sahaya yansımaları yakından takip edilecek.

#Asyl#avrupa#iltica#europa#schweiz

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Bir İlk: Çocuk Hastanesinde “Martha’s Rule” Kalıcı Hale Geldi

yazar

Published

on

By

İsviçre sağlık sisteminde hasta haklarını ve çocuk güvenliğini güçlendiren önemli bir adım atıldı. Luzern’deki Merkezi İsviçre Çocuk Hastanesi (Kinderspital Zentralschweiz), başarılı pilot uygulamanın ardından 6 Temmuz itibarıyla “Martha’s Rule” (Martha Yasası) sistemini kalıcı olarak hayata geçiren ülkedeki ilk sağlık kurumu oldu. Yeni uygulama, hastanede tedavi gören çocukların ailelerine kritik durumlarda ikinci bir tıbbi değerlendirme talep etme hakkı tanıyor.

Aileler Bağımsız Uzman Ekibini Doğrudan Çağırabilecek

“Martha’s Rule” kapsamında anne ve babalar, çocuklarının sağlık durumunun kötüleştiğini düşündüklerinde ve mevcut tedavi ekibinin müdahalesini yetersiz bulduklarında, doğrudan bağımsız yoğun bakım veya kritik bakım ekibinden acil ikinci değerlendirme isteyebilecek. Böylece tedaviyi yürüten ekipten bağımsız uzmanlar kısa sürede devreye girerek çocuğun durumunu yeniden değerlendirecek.

Pilot Uygulama Olumlu Sonuç Verdi

Hastanenin bağlı bulunduğu LUKS Grubu, kalıcı uygulamaya geçmeden önce yürütülen pilot sürecin başarılı geçtiğini açıkladı. Deneme döneminde aileler sistemi yaklaşık 40 kez kullanırken, iki başvuruda bağımsız uzman ekibin ikinci değerlendirmesiyle olası risklerin önüne geçildi. Uzmanlar, çocukların sağlık durumundaki küçük ancak kritik değişiklikleri çoğu zaman ilk fark eden kişilerin anne ve babalar olduğuna dikkat çekiyor.

Yeni Hastanenin Dijital Altyapısına Entegre Edildi

Merkezi İsviçre Çocuk Hastanesi, sonbaharda Luzern’de hizmete açılacak yeni binasına taşınmaya hazırlanıyor. “Martha’s Rule” çağrı ve takip sistemi de yeni hastanenin dijital klinik altyapısına ve hasta odalarındaki bilgi panellerine kalıcı olarak entegre edildi.

Göçmen Aileler İçin Önemli Bir Güvence

Yeni uygulamanın özellikle göçmen aileler için önemli bir güvence sağlaması bekleniyor. Dil engeli, iletişim zorlukları veya İsviçre sağlık sistemine yeterince hâkim olmama gibi nedenlerle endişelerini dile getirmekte zorlanan aileler, artık doğrudan bağımsız uzman ekibinden değerlendirme talebinde bulunabilecek.

İngiltere’den İsviçre’ye Uzanan Hasta Güvenliği Modeli

“Martha’s Rule”, İngiltere’de 13 yaşındaki Martha Mills’in sepsis nedeniyle yaşamını yitirmesi ve ailesinin uyarılarının zamanında dikkate alınmadığının ortaya çıkmasının ardından geliştirilen bir hasta güvenliği modeli olarak hayata geçirildi. İsviçre’de ilk kez Luzern’de kalıcı olarak uygulanmaya başlayan sistemin, önümüzdeki dönemde diğer kantonlardaki çocuk hastaneleri ve üniversite kliniklerine de örnek olması bekleniyor.

#İsviçre#Luzern#schweiz#luzern#MarthasRule

Continue Reading

Trendler