Gündem
2025’in Son Günlerinde İsviçre’de Geriye Bakış
2025 yılının son günlerine girilirken ve 2026’ya sayılı günler kala, İsviçre’nin yıl boyunca yabancılara yönelik ya da yabancıları doğrudan ilgilendiren kararlarına, isviçreninsesi +41 olarak geriye dönük bir bakış atıyoruz.
Federal hükümet, 2025’te göç ve yabancılar politikasında köklü bir yön değişikliğine gitmese de, ülkede yaşayan ve yaşamayı planlayan yabancıları doğrudan etkileyen önemli düzenlemeleri hayata geçirdi.
Yıl genelinde alınan bu kararlar; çalışma izinlerinden üniversite harçlarına, geçici koruma statüsünden entegrasyon koşullarına kadar geniş bir alanı kapsadı. Uzmanlara göre İsviçre, 2025 boyunca “kontrollü ve seçici göç” politikasını korurken, iş gücü ihtiyacı ile toplumsal uyum hedefleri arasında hassas bir denge kurmaya çalıştı.
Çalışma İzinlerinde Kota Sistemi 2025’te de Devam Etti
2025 yılı boyunca İsviçre, AB/EFTA dışı ülke vatandaşları için uygulanan çalışma izni kotası sistemini sürdürdü. Kısa süreli (L tipi) ve uzun süreli (B tipi) oturum ve çalışma izinleri, federal düzeyde belirlenen yıllık kontenjanlar kapsamında verildi.
Bu uygulama, Türkiye gibi üçüncü ülkelerden gelen nitelikli çalışanlar açısından yüksek rekabetin ve titiz başvuru süreçlerinin devam ettiği bir yılı beraberinde getirdi.
Öte yandan, Hırvatistan vatandaşları için kota uygulamasının 1 Ocak 2025 itibarıyla tamamen kaldırılması, yılın dikkat çeken adımlarından biri oldu. Bu karar, AB içi serbest dolaşımın İsviçre nezdinde kademeli olarak genişletildiğinin önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi.
Yabancı Öğrenciler İçin 2025 Daha Pahalı Bir Yıl Oldu
Geride kalan yılın en çok tartışılan başlıklarından biri de yabancı öğrencilere yönelik üniversite harçları oldu. Özellikle federal teknik üniversiteler başta olmak üzere bazı yükseköğretim kurumlarında, İsviçre vatandaşı olmayan öğrenciler için dönemlik eğitim ücretleri artırıldı.
Yetkililer bu artışı, “kamu kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı” gerekçesiyle savunurken, karar 2025’te İsviçre’yi uluslararası öğrenciler açısından daha maliyetli bir eğitim ülkesi hâline getirdi.
⸻
Geçici Kabul Edilen Göçmenler İçin Önemli Kolaylık
2025’in ortasında yürürlüğe giren düzenlemelerden biri, geçici kabul statüsündeki yabancılar (F izni) için kanton değişikliği sürecinin kolaylaştırılması oldu.
1 Haziran 2025 itibarıyla iş bulan geçici kabul edilmiş göçmenler, çalışacakları yerin bulunduğu kantona daha hızlı ve esnek şekilde taşınma imkânı elde etti.
Bu adım, yıl boyunca özellikle iş gücü piyasasına entegrasyonu hızlandırmayı amaçlayan pragmatik bir düzenleme olarak öne çıktı.
Ukraynalılar İçin Geçici Koruma 2027’ye Uzatıldı
İsviçre Federal Konseyi, 2025 yılı içinde aldığı kararla Ukrayna’dan gelen sığınmacılar için geçici koruma statüsünü 2027’ye kadar uzattı. Böylece bu statüye sahip kişiler, 2025 boyunca olduğu gibi çalışma, eğitim ve sosyal yardımlara erişim haklarını korumayı sürdürdü.
Karar, İsviçre’nin 2025’te de insani koruma politikasından geri adım atmadığını gösteren önemli bir işaret olarak yorumlandı.
Entegrasyon Şartları 2025’te Daha da Belirleyici Oldu
Yıl boyunca yürürlükte kalan Yabancılar ve Entegrasyon Yasası, oturum izinlerinin uzatılmasında ve kalıcılık süreçlerinde belirleyici rol oynadı.
Dil öğrenimi, ekonomik hayata katılım ve kamu düzenine uyum, 2025’te de yabancılar için vazgeçilmez kriterler arasında yer aldı.
2025’in Ardından Genel Değerlendirme
Uzmanlara göre 2025, İsviçre’nin yabancılar politikasında “kapıları kapatan” değil, ancak yüksek standartları koruyan ve seçici yaklaşımı sürdüren bir yıl oldu. Çalışma izni kotaları ve artan eğitim maliyetleri yabancılar için süreci zorlaştırırken; iş gücüne katılımı kolaylaştıran adımlar ve geçici korumanın sürdürülmesi dikkat çekti.
2026’ya girerken ortaya çıkan tablo net:
İsviçre, yabancılar için fırsatların olduğu; ancak bu fırsatlara ulaşmanın net kurallar, sıkı denetimler ve güçlü entegrasyon beklentileriyle mümkün olduğu bir ülke olmaya devam ediyor.
Gündem
İsviçre istihbaratı 2025’te yüzlerce iltica dosyasını inceledi
İsviçre Federal İstihbarat Servisi’nin (NDB), 2025 yılı içerisinde güvenlik riski taşıyabileceği değerlendirilen 373 iltica başvurusu ile 3 “S statüsü” talebini ayrıntılı şekilde incelediği bildirildi.
Devlet Göç Sekreterliği’nin (SEM) talebi üzerine yapılan incelemeler kapsamında, iki iltica başvurusu için reddedilmesi yönünde tavsiye kararı verildi. NDB Sözcüsü Linda von Burg, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, söz konusu başvuruların ülkenin iç ve dış güvenliği açısından risk oluşturabileceğine dair somut bulgular bulunduğunu belirtti.
Ukraynalı sığınmacılara ait üç S statüsü başvurusunda ise herhangi bir olumsuz tavsiyede bulunulmadığı kaydedildi.
2010’dan bu yana 141 riskli dosya
Yetkililer, yalnızca güvenlik açısından şüphe uyandıran dosyaların istihbarat servisine yönlendirildiğini vurgularken, 2010 yılından bu yana toplam 141 sığınmacı ile iki Ukraynalı mültecinin potansiyel güvenlik riski olarak değerlendirildiğini açıkladı.
Reddedilme tavsiyelerinin, terör örgütleriyle bağlantı, şiddet yanlısı aşırılık, casusluk faaliyetleri veya olası savaş suçlarına ilişkin somut deliller bulunması halinde yapıldığı ifade edildi.
Vatandaşlık başvuruları da incelendi
NDB’nin yalnızca iltica dosyalarıyla sınırlı kalmadığı, 2025 yılında ayrıca 46 bin 992 vatandaşlık başvurusunu da güvenlik açısından değerlendirdiği bildirildi. Bu başvurulardan biri için ret tavsiyesi verildi.
Uçuş verileri ve vize başvuruları kontrol edildi
İstihbarat servisi, vize danışma sistemi kapsamında 1,5 milyon veri kaydını da inceleyerek 7 başvurunun reddedilmesini önerdi. Bunun yanı sıra 24 bin 732 uçuşta seyahat eden yaklaşık 4,2 milyon yolcunun “Advance Passenger Information (API)” kayıtlarının güvenlik taramasından geçirildiği aktarıldı.
Yetkililer, söz konusu denetimlerin İsviçre’nin ulusal güvenliğini korumaya yönelik rutin ve önleyici çalışmalar kapsamında yürütüldüğünü vurguladı.
Gündem
İsviçre’de elektrik arzı tehlikede: 2050’ye kadar ciddi açık öngörülüyor
İsviçre elektrik üreticileri, ülkenin enerji arz güvenliğinin uzun vadede sürdürülebilir olmadığına dair uyarıda bulundu. 2050’ye kadar ciddi bir elektrik açığı riski bulunduğunu işaret eden yeni bir rapor, özellikle altyapı ve yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılmasının zorunlu olduğunu ortaya koydu.
Ulusal enerji sektörü temsilcileri ve uzmanların katkılarıyla hazırlanan raporda, mevcut üretim kapasitesi ile artan talebin karşılanmasının giderek zorlaştığı belirtildi. Raporda, nüfus artışı, sanayide büyüme ve elektrikli araç gibi enerji yoğun kullanım alanlarının yaygınlaşmasının arz-talep dengesini olumsuz etkilediğine dikkat çekildi.
“Arz güvenliğinde ciddi tehdit”
Raporun öne çıkan bölümünde, İsviçre’nin mevcut enerji altyapısının gelecekte karşılaşacağı riskler şöyle sıralandı:
- Mevcut üretim kapasitesinin artan talebi karşılamada yetersiz kalacağı,
- Enerji iletim ve dağıtım şebekesindeki darboğazların arz güvenliğini tehdit ettiği,
- Yenilenebilir enerji kaynaklarının planlanan hedeflerin gerisinde kaldığı,
- Fosil yakıtlardan uzaklaşma sürecinin planlanan hıza erişemediği.
Raporu hazırlayan uzmanlar, enerji arz güvenliğinin sağlanamaması durumunda özellikle kış aylarında elektrik kesintileri yaşanabileceği uyarısında bulundu.
Yenilenebilir enerji vurgusu
Rapor, İsviçre’nin uzun vadeli enerji stratejisinde yenilenebilir kaynaklara daha fazla yatırım yapılması gerektiğinin altını çizdi. Uzmanlar, hidroelektrik santrallerin yanı sıra güneş ve rüzgar enerjisinin kapasitesinin artırılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, akıllı şebeke teknolojileri ve enerji depolama sistemlerinin devreye alınmasının zorunlu olduğunu kaydetti.
Enerji sektör temsilcileri, özellikle elektrikli araçların yaygınlaşması ve dijitalleşmenin enerji talebini artırması nedeniyle kısa vadede ek üretim kapasitesi sağlanmazsa arz açığının derinleşeceğini ifade etti.
Resmî tepkiler
İsviçre Federal Enerji Ofisi, raporla ilgili yaptığı ilk değerlendirmede, “Bu tür uyarıları ciddiyetle ele alıyoruz. Enerji politikasının sürdürülebilir ve güvenli olması için gerekli tüm tedbirleri alacağız” açıklamasında bulundu. Federal yetkililer, önümüzdeki dönemde enerji stratejisinin gözden geçirileceğini duyurdu.
Uluslararası bağlam
Avrupa genelinde enerji arzı konusu son yıllarda giderek daha fazla tartışılıyor. Birçok ülke, fosil yakıtlardan uzaklaşma sürecinde kaynak çeşitliliğini artırmayı ve yenilenebilir kaynakların payını yükseltmeyi hedefliyor. İsviçre raporunda da bu doğrultuda uluslararası örnekler ve enerji güvenliği stratejileri değerlendirildi.
Gündem
Crans-Montana faciasının ardından “Çocuklar ne zaman yalnız dışarı çıkabilir?” tartışması
İsviçre’nin Valais kantonundaki Crans-Montana’da yılbaşı gecesi yaşanan bar yangını faciasının ardından, kamuoyunda bu kez çocukların ve gençlerin hangi yaşta, hangi koşullarda yalnız dışarı çıkabileceği tartışılmaya başlandı.
Faciada hayatını kaybedenlerin önemli bölümünün reşit olmaması, ebeveynlerin sorumluluğu, yaş sınırları ve gece dışarı çıkma kuralları konusundaki belirsizlikleri yeniden gündeme getirdi.
İsviçre’de yasal yaş sınırı yok
İsviçre’de çocukların veya gençlerin tek başına dışarı çıkabileceği ya da gece saatlerine kadar sokakta bulunabileceği yaşa ilişkin ülke genelinde bağlayıcı bir yasa bulunmuyor. Hukuki sorumluluğun büyük ölçüde ebeveynlere ait olduğu belirtiliyor.
Buna karşın, bazı belediyelerde çocuklar için yerel gece sokağa çıkma sınırlamaları uygulanabiliyor. Uzmanlara göre bu nedenle yaşanılan yer, alınacak kararlar açısından belirleyici rol oynuyor.
Uzman: “Yaş değil, çevre ve olgunluk önemli”
Aile ve eğitim uzmanı Susanna Fischer, çocukların yalnız dışarı çıkmasına ilişkin kararların tek başına yaşa göre verilmemesi gerektiğini vurguladı.
Fischer, “Bir çocuğun ya da gencin nerede yaşadığı, kiminle birlikte olduğu ve çevreyi ne kadar tanıdığı çok önemli.” diyerek, büyük şehirlerdeki yoğun eğlence bölgeleri ile sakin mahalleler arasında ciddi farklar bulunduğunu ifade etti.
“13 yaş gece partileri için erken”
Uzmanlara göre, 13 yaş bir çocuğun gece geç saatlere kadar süren parti veya kulüp ortamları için erken kabul ediliyor. Ancak Fischer, bunun gençlerin tamamen eve kapanması gerektiği anlamına gelmediğini belirterek, spor sonrası arkadaşlarla biraz daha geç kalmak, sinemaya gitmek veya bir arkadaşta akşam yemeği yemek gibi küçük ve kontrollü adımların önemli olduğunu söyledi.
Bu sürecin, gençlerin özgüven ve sorumluluk duygusunu geliştirdiğini kaydeden Fischer, ebeveynlerin çocuklarıyla açık iletişim kurmasının kritik olduğunu vurguladı.
“Ebeveynler her şeyi bildiklerini sanmamalı”
Fischer, ebeveynlerin çocukları üzerindeki kontrolü fazla abartmaması gerektiğine de dikkat çekti. “Birçok ebeveyn, çocuğunun ne yaptığını, kiminle görüştüğünü ve hangi alışkanlıklara sahip olduğunu tamamen bildiğini düşünüyor. Bu, çoğu zaman gerçeği yansıtmıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Aşırı denetimin, gençlerin kontrolsüz ve riskli davranışlara yönelmesine neden olabileceğini belirten Fischer, güven temelli bir yaklaşımın daha sağlıklı sonuçlar doğuracağını ifade etti.
“Kademeli özgürlük en sağlıklısı”
Uzmanlara göre, çocukların ve gençlerin sosyal hayata katılımı birden değil, kademeli olarak sağlanmalı. Fischer, “Bir çocuğun hazır olup olmadığı yaşından çok davranışlarından anlaşılır.” diyerek, sorumluluk alan, sözünü tutan ve sınırları kabul eden gençlere adım adım daha fazla özgürlük tanınabileceğini söyledi.
Fischer, “14 yaşında kulübe gitmemek bir kayıp değildir. Önemli olan, çocukların yeni deneyimlerle güvenli biçimde tanışmasıdır.” ifadesini kullandı.
Crans-Montana faciasının ardından uzmanlar, tartışmaların suçlayıcı bir dile kaymadan, çocukların güvenliği, ebeveyn sorumluluğu ve toplumsal bilinç çerçevesinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


