Sosyal Medya

İsviçre

Zürich’te hız sınırı kavgası: Şehir yönetimi kantona karşı Federal Mahkeme’ye gidiyor

yazar

Yayınlayan

on

Zürich’te saatte 30 kilometre hız sınırı (“Tempo 30”) tartışması büyüyor. Şehir yönetimi (belediye meclisi), kanton meclisinin aldığı karara itiraz ederek konuyu Federal Mahkeme’ye taşıma kararı aldı. Anlaşmazlığın merkezinde, şehirlerde giderek yaygınlaşan 30 km hız bölgeleri ile toplu taşıma araçlarının işleyişi var.

Arka plan: Toplu taşıma girişimi ve karşı öneri

Geçtiğimiz nisan ayında Zürich kanton meclisi, “Toplu Taşıma Girişimi” adı verilen bir halk inisiyatifine karşı kendi önerisini kabul etti. Bu karşı öneriye göre:

  • Şehirler, 30 km hız sınırı uygulamalarında toplu taşımanın (otobüs ve tramvayların) gecikme yaşamaması için özel önlemler almakla yükümlü olacak.
  • Gerekirse ek otobüs yolları yapılacak, yeni hatlar devreye alınacak ya da oluşan aksaklıklar için toplu taşıma işletmesi maddi olarak tazmin edilecek.
  • Halk inisiyatifi sahipleri bu karşı öneriyi yeterli buldukları için kendi girişimlerini geri çektiler. Böylece kantonun önerisi doğrudan yürürlüğe girdi.

Şehir yönetiminin itirazı

Zürich şehir yönetimi bu düzenlemeye karşı çıkıyor ve iki temel gerekçe öne sürüyor:

  1. Demokratik eksiklik
    Şehre göre, kanton bu düzenlemeyi hazırlarken şehirlerle görüş alışverişi yapmadı. Oysa anayasa gereği, böyle bir karar alınmadan önce ilgili şehirlerin de sürece katılması gerekiyor.
  2. Federal yasalarla çelişki
    Şehir yönetimi ayrıca, kantonun aldığı kararın federal çevre ve gürültü yasalarıyla çeliştiğini savunuyor. Çünkü birçok 30 km hız uygulaması, özellikle gürültü ve hava kirliliğini azaltmak amacıyla yapılıyor. Yeni düzenleme ise şehirlerin üzerine büyük mali yük bindiriyor. Bu durum, şehirlerin çevre ve sağlık gerekçesiyle aldığı önlemleri caydırıcı hale getirebilir.

Siyasi tepkiler

Kanton içindeki bazı partiler, özellikle sağ kanattaki partiler, şehir yönetimini sert bir şekilde eleştirdi.

  • Muhalefete göre, belediye meclisi demokratik süreci atlayarak işi mahkemeye taşımakla halkın söz hakkını engelliyor.
  • Ayrıca şehir yönetiminin, 30 km hız sınırını ideolojik bir mesele haline getirdiği ve toplu taşımayı ikinci plana attığı öne sürülüyor.

Şehir yönetimi ise bunun yalnızca trafik düzenlemesi meselesi olmadığını, aynı zamanda hukuka uygunluk ve çevre koruma meselesi olduğunu savunuyor.

Olası sonuçlar

  • Hukuki belirsizlik: Mahkeme süreci, kabul edilen karşı önerinin uygulanmasını yavaşlatabilir.
  • Mali yük: Federal Mahkeme şehir aleyhine karar verirse, Zürich gibi büyük şehirler toplu taşıma aksamalarını gidermek için milyonlarca franklık yatırım yapmak zorunda kalabilir.
  • Siyasi gerilim: Bu dava, şehir ile kanton arasındaki gerilimi daha da tırmandırabilir. Zira uzun süredir trafik ve çevre politikalarında taraflar arasında derin görüş ayrılıkları bulunuyor.

📌 Sonuç:
Zürich’teki hız sınırı tartışması artık sadece trafikle ilgili bir konu olmaktan çıktı. Bu dava, yerel yönetimlerin yetkileri, çevre ve sağlık yasalarının uygulanması ve kamu hizmetlerinin finansmanı arasındaki güç dengesini doğrudan etkileyecek. Federal Mahkeme’nin vereceği karar, yalnızca Zürich için değil, İsviçre genelinde 30 km hız bölgelerinin geleceği açısından da emsal olacak.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

İsviçre’de siyasetçilerden X’e tepki: Platformdan çıkılması çağrısı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de bazı siyasetçiler, sosyal medya platformu X’in (eski adıyla Twitter) içerik politikaları ve denetim uygulamalarından duydukları rahatsızlık nedeniyle devlet kurumları ve kamu görevlilerine platformu terk etme çağrısında bulundu.

Federal Meclis’te farklı partilerden milletvekilleri tarafından yapılan açıklamalarda, X’te son dönemde artan dezenformasyon, nefret söylemi ve sahte hesap faaliyetlerinin kamuoyunu yanıltma riski taşıdığı savunuldu.

Milletvekilleri, kamu kurumlarının resmi iletişimlerini “daha şeffaf ve güvenilir platformlar” üzerinden sürdürmesi gerektiğini belirterek, hükümete X kullanımının gözden geçirilmesi yönünde çağrı yaptı.

Konuya ilişkin hükümet kanadından henüz resmi bir karar açıklanmazken, Federal İletişim Ofisi’nin platformun kamu iletişimindeki rolüne dair bir değerlendirme raporu hazırladığı bildirildi.

Uzmanlar ise olası bir ayrılığın, kamuoyunun bilgilendirilmesi ve kriz dönemlerinde hızlı iletişim açısından etkilerinin dikkatle analiz edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Haberin Devamını Oku

Avrupa

İsviçre’de transit geçiş yapan yabancı araçlardan ücret alınmasına yeşil ışık

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de parlamentonun üst kanadının ardından Ulusal Meclis Ulaştırma Komisyonu da, ülkeyi bir sınırdan diğerine yalnızca transit geçen yabancı araçlardan ücret alınmasını öngören düzenlemeye destek verdi.

İsviçre basınında yer alan haberlere göre, komisyon söz konusu önergeyi 16 “evet”, 2 “hayır” ve 5 çekimser oyla kabul etti.

Teklife göre, İsviçre’de kayda değer bir konaklama yapmadan sadece geçiş amacıyla ülkeyi kullanan motorlu taşıt sürücülerinden “transit geçiş ücreti” alınması planlanıyor.

Söz konusu düzenleme, Ticino kantonundan İsviçre Federal Meclisi üyesi Marco Chiesa tarafından sunulan önergeye dayanıyor. Önerge geçen yıl Eyaletler Meclisi’nde oy birliğiyle kabul edilmişti.

Bakanlığa tasarı hazırlama görevi

Kararın yürürlüğe girmesi halinde, Ulaştırma Bakanı Albert Rösti’nin düzenlemeye ilişkin yasal tasarıyı hazırlaması gerekecek.

Önergede, transit geçiş ücretinin Avrupa Birliği ile yapılan kara ulaşımı ve serbest dolaşım anlaşmalarıyla uyumlu olması gerektiği vurgulanıyor. Bu kapsamda, uluslararası anlaşmalardan doğan haklara sahip sürücüler muaf tutulabilecek.

“Trafiği azaltma amacı taşıyor”

Chiesa, ücretin “yönlendirici nitelikte” olacağını, trafik yoğunluğuna, günün saatine ve haftanın günlerine göre değişebileceğini belirtti.

Amaçlarının özellikle kuzey–güney güzergâhlarında transit trafikten kaynaklanan yoğunluğu azaltmak olduğunu ifade eden Chiesa, elde edilecek gelirlerin Ulusal Yollar ve Kentsel Ulaşım Fonu’na (NAF) aktarılacağını kaydetti.

Rösti temkinli

Ulaştırma Bakanı Rösti ise daha önce yaptığı açıklamada önergeye anlayış gösterdiğini ancak uygulamanın idari ve mali açıdan zorluklar barındırdığına dikkat çekmişti.

Rösti, tüm sınır kapılarında kesintisiz denetim gerekeceğini, böyle bir sistemin kurulması ve işletilmesinin yüksek maliyet doğurabileceğini ifade etmişti.

Haberin Devamını Oku

Dünya

İsviçre’nin ev sahipliğinde Davos 2026 zirvesinde Trump’a Avrupa’dan sert tepki: Transatlantik ilişkiler gündemde

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen 2026 Dünya Ekonomik Forumu (WEF), ABD Başkanı Donald Trump ile Avrupa liderleri arasında tırmanan diplomatik gerilimin en önemli tartışma başlıklarından biri haline geldi. Trump’ın Grönland’a ilişkin açıklamaları ile Avrupa ülkelerine yönelik ilave gümrük vergisi tehdidi, zirvede geniş yankı bulurken, birçok Avrupa liderinden sert tepki geldi.

Avrupa’dan eleştiri ve dayanışma mesajı

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Davos’ta yaptığı konuşmada, Trump’ın Avrupa’ya yönelik ek gümrük vergisi kararının “bir hata” olduğunu belirterek, müttefikler arasındaki ticari ilişkilerin zarar görmemesi gerektiğini vurguladı. Von der Leyen, Arktik bölgesinin güvenliğinin ortak sorumluluk olduğuna dikkati çekerek, AB’nin Grönland ve Danimarka ile tam dayanışma içinde bulunduğunu ifade etti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Trump’ın tutumunu eleştirerek, Avrupa’nın “güçlünün hukuku” anlayışına boyun eğmeyeceğini ve uluslararası hukuk ile kurallara dayalı düzeni savunmaya devam edeceğini söyledi. Birçok Avrupa lideri, transatlantik ilişkilerde birlik mesajı vererek, sorunların diyalog ve karşılıklı saygı temelinde çözülmesi gerektiğini dile getirdi.

ABD’nin tehditleri ve Avrupa’nın yanıtı

Trump, Grönland konusunda ilerleme sağlanamaması halinde bazı Avrupa ülkelerine ilave gümrük vergileri uygulanabileceğini açıklamıştı. Bu çıkış, Avrupa başkentlerinde “ticaret savaşı riski” olarak değerlendirilirken, AB içinde olası karşı önlemlerin de masada olduğu belirtiliyor. Avrupa liderleri, tek taraflı ekonomik adımların küresel ticarete zarar vereceği uyarısında bulundu.

İsviçre ve zirvenin rolü

Forumun ev sahibi ülke İsviçre’den konuya ilişkin doğrudan bir hükümet açıklaması yapılmazken, Davos zirvesi tarafların görüşlerini dile getirebildiği önemli bir uluslararası diyalog ve işbirliği platformu olarak öne çıktı. İsviçreli yetkililer, küresel anlaşmazlıkların barışçıl ve yapıcı yöntemlerle ele alınmasının önemine vurgu yaptı.

Davos 2026 kapsamında transatlantik ilişkiler, ticaret politikaları ve küresel güvenlik başlıklarının, liderler arasındaki temaslarda önümüzdeki günlerde de gündemin üst sıralarında yer alması bekleniyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler