Gündem
Türkiye’ye Kaç Kişi Sınır Dışı Edildi, Türkiye’den Kaç Kişi Sığınma Başvurusu Yaptı?
İsviçre Göç Sekreterliği (SEM), 2024 yılına ait güncel göç ve iltica istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Veriler, İsviçre’nin yıl boyunca hem suç işleyen yabancılara yönelik sınır dışı işlemlerini artırdığını, hem de Türkiye kaynaklı sığınma başvurularında kayda değer bir yükseliş yaşandığını gösteriyor.
2024’te İsviçre’de 2446 yabancı hakkında sınır dışı kararı verildi; aynı dönemde on binlerce kişi ülkeye göç etti, binlerce kişi de sığınma talebinde bulundu.
2446 Sınır Dışı Kararı: İşlemlerin %31’i Hâlâ Devam Ediyor
2024 yılında İsviçre mahkemeleri tarafından:
- 2446 kişi hakkında sınır dışı kararı verildi,
- Bu kararların %69’u uygulandı,
- %31’i ise henüz tamamlanmadı.
SEM, eksik belgeler, sağlık sorunları, hedef ülkelerin iş birliği eksikliği ve bazı kişilerin sürece direnmesi gibi nedenlerle sınır dışı işlemlerinin gecikebildiğini belirtiyor.
2023 yılıyla kıyaslandığında ise bir düşüş söz konusu:
2023’te verilen 2250 kararın %73’ü 2024’ün ortasına kadar uygulanmıştı.
Türkiye’ye Kaç Kişi Sınır Dışı Edildi?
SEM, sınır dışı edilen kişilerin ülke bazlı sayısını her zaman ayrıntılı açıklamasa da giriş yasağı verileri, Türkiye’nin sınır dışı süreçlerinde en yoğun işlem yapılan ülkelerden biri olduğunu gösteriyor.
- 2024’te Türkiye vatandaşları hakkında 700 giriş yasağı kararı alındı.
- Türkiye, Cezayir, Suriye ve Fas’ın ardından en çok giriş yasağı uygulanan 5. ülke oldu.
Giriş yasağı uygulanan kişilerin büyük bölümü, yasal veya idari süreçler sonunda sınır dışı ediliyor. Bu nedenle 2024’te Türkiye’ye geri gönderilen kişi sayısının yüksek olduğu, SEM’in giriş yasağı verileriyle doğrudan örtüştüğü değerlendiriliyor.
En Çok Sınır Dışı Edilen Ülkeler
2024’te en fazla sınır dışı edilen milliyetler şöyle:
- Arnavutluk – 247 kişi
- Romanya – 190 kişi
- Cezayir – 136 kişi
Sınır dışı edilenlerin:
- %40’ı EU/EFTA ülkelerinden,
- %60’ı üçüncü ülkelerden,
- %93’ü erkek,
- Ağırlıklı olarak 25–34 yaş grubunda.
10.146 Giriş Yasağı: Türkiye İlk Beş Ülke Arasında
2024 yılında İsviçre tarafından 10.146 giriş yasağı verildi. Bunların yalnızca 345’i daha sonra kaldırıldı veya askıya alındı.
Giriş yasağı nedenleri:
- %47 yasa dışı giriş
- %23 zamanında ülkeden ayrılmama
- %20 kamu güvenliği tehdidi
En çok giriş yasağı verilen ilk beş ülke:
Cezayir (837), Suriye (786), Fas (708), Türkiye (700), Afganistan (554).
Türkiye’den İsviçre’ye Kaç Sığınma Başvurusu Yapıldı?
Türkiye, İsviçre’nin 2024 iltica istatistiklerinde ikinci sıraya yerleşti.
**2024’te Türkiye’den gelen sığınma başvurusu:
📌 4.107 kişi**
Bu sayı, Türkiye’nin İsviçre’ye yönelen sığınmacı akışında kritik bir konumda olduğunu gösteriyor. Politik baskılar, insan hakları davaları ve iç siyasi tansiyon, Avrupa’ya yönelen Türk vatandaşlarının sayısını artıran başlıca nedenler olarak yorumlanıyor.
2024’te En Çok Sığınma Başvurusu Yapan 5 Ülke
| Ülke | Başvuru Sayısı |
|---|---|
| 1. Afganistan | 8.627 |
| 2. Türkiye | 4.107 |
| 3. Cezayir | 2.110 |
| 4. Eritre | 2.093 |
| 5. Suriye | 1.438 |
Kaynak: SEM
Afganistan’dan gelen başvuru sayısı, Türkiye’nin iki katından fazla olsa da Türkiye, Avrupa dışı kaynaklı göçün ana merkezlerinden biri hâline gelmiş durumda.
İltica Kabul Oranı AB’nin Altında
2024’te İsviçre’de iltica başvurularının sadece %34,2’si kabul edildi.
AB ortalaması ise %42.
Bu fark, İsviçre’nin daha sıkı bir değerlendirme süreci yürüttüğünü gösteriyor.
Göç Dengesi: Giriş Çıkış Sayılarında Azalma
2024’te İsviçre’ye:
- 212.578 kişi göç etti,
- 22.553’ü İsviçre vatandaşı geri dönenler,
- Geri kalan büyük grup çoğunlukla EU/EFTA’dan gelen iş gücü.
Aynı yıl:
- 129.786 kişi İsviçre’den ayrıldı,
- Böylece net göç 82.792 kişi oldu.
Bu rakam, 2023’e kıyasla %15,6’lık bir düşüş anlamına geliyor.
Genel Değerlendirme
Veriler, Türkiye-İsviçre göç ilişkisinin iki yönlü ve yoğun olduğunu ortaya koyuyor:
- Bir tarafta Türkiye vatandaşlarına yönelik giriş yasakları ve sınır dışı işlemleri yükseliyor,
- Diğer tarafta Türkiye’den gelen sığınmacıların sayısı hızla artıyor.
İsviçre’nin iltica sisteminde planladığı reformların, hem bu yoğunluğu yönetmek hem de başvuruları hızlandırmak açısından kritik önemde olduğu belirtiliyor.
Gündem
İSVİÇRE’DE AİLELERİN YENİ TERCİHİ: ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR
İsviçre’de çocuklu aileler için en cazip yerleşim yerleri her zaman Zürih ve Cenevre gibi büyük merkezler değil. UBS’nin 2026 Konut Çekiciliği Göstergesi, iyi altyapıyı daha düşük yaşam maliyetleriyle birleştiren orta büyüklükteki şehirlerin aileler açısından öne çıktığını gösteriyor.
Araştırmada İsviçre’deki belediyeler on bölge içinde karşılaştırıldı. Örnek hane olarak iki çocuklu ve yıllık brüt geliri 150 bin frank olan bir aile esas alındı. Değerlendirmede konut ve yaşam giderlerinin yanı sıra ulaşım, altyapı, eğitim, çocuk bakımı, alışveriş ve boş zaman imkânları dikkate alındı.
Kendi bölgelerinde Vevey, Solothurn, Fribourg, Sion, Basel, Luzern, Aarau, Lugano, St. Gallen ve Chur listenin başında yer aldı. Bu on bölgesel liderin dokuzu orta büyüklükteki şehirlerden oluşuyor. Zürih ve Cenevre ise kendi bölgelerinde ilk üçe giremedi.
Sonuçlarda en belirleyici unsurlardan biri yaşam maliyeti oldu. Araştırmaya göre Vevey’de incelenen ailenin giderleri Cenevre’den yaklaşık yüzde 15 daha düşük. Aarau’da maliyetler Zürih’in yaklaşık yüzde 28, Schaffhausen’de ise yüzde 34 altında hesaplandı. Bu şehirler aynı zamanda eğitim, çocuk bakımı, alışveriş, ulaşım ve sosyal yaşam açısından güçlü bir altyapı sunuyor.
Ticino sıralamasında Lugano ilk sıraya yerleşti. Lugano’yu Locarno, Tenero-Contra, Ascona, Muralto, Val Mara, Minusio, Melide, Morcote ve Bellinzona izledi. Fransızca konuşulan bölgede Vevey ve Fribourg’un yanı sıra Morges ve Granges-Paccot gibi yerleşimler de yüksek çekicilikleriyle dikkat çekti.
Ancak araştırma, herkes için tek bir “en iyi şehir” bulunduğunu söylemiyor. Sonuçlar seçilen aile modeline ve gelir düzeyine göre değişiyor. Daha yüksek gelirli aileler için vergi avantajları daha büyük rol oynarken, düşük gelirli hanelerde uygun konut ve günlük yaşam giderleri daha fazla önem kazanıyor.
UBS’ye göre taşınmaların yaklaşık yüzde 70’i 10 kilometreden daha kısa mesafelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle sıralama, ülke genelinde mutlak bir yarıştan çok aynı bölgedeki gerçekçi yerleşim seçeneklerini karşılaştırıyor.
Gündem
NEUCHÂTEL’DE KAĞITSIZ GÖÇMENLER İÇİN YENİ DÖNEM: BELİRLİ ŞARTLARLA OTURUM BAŞVURUSU
Neuchâtel Kantonu, uzun yıllardır İsviçre’de oturum izni olmadan yaşayan ve çalışan bazı kişilerin durumlarının incelenmesini sağlayan geçici uygulamayı 1 Eylül 2026’da başlattı. Cenevre’de yürütülen “Papyrus” modelinden esinlenen program, 30 Kasım 2027’ye kadar toplam 15 ay uygulanacak.
Uygulama genel bir af veya otomatik oturum hakkı anlamına gelmiyor. Her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek ve bütün koşulların karşılanması gerekecek. Program, AB veya EFTA dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik. Başvuru sahibinin çalışıyor ve sosyal yardıma ihtiyaç duymadan mali açıdan bağımsız olması gerekiyor.
Temel koşul, İsviçre’de kesintisiz en az 10 yıldır yaşamak ve bunun son üç yılını Neuchâtel Kantonu’nda geçirmiş olmak. Okula devam eden en az bir çocuğu bulunan ailelerde İsviçre’de aranan ikamet süresi beş yıla düşüyor; son üç yılın yine Neuchâtel’de geçirilmesi şartı aranıyor. Hanedeki yetişkinlerin en az A1 düzeyinde Fransızca bilmesi, geçerli pasaporta sahip olması, sabıka kaydının temiz olması ve icra borcu bulunmaması da koşullar arasında.
Hakkında ülkeden çıkarma kararı bulunanlar ile İsviçre’de daha önce iltica başvurusu yapmış kişiler bu uygulamadan yararlanamıyor. İltica alanına giren kişiler için farklı federal kurallar ve işlemler geçerli.
Başvurmak isteyenlerin ilk olarak Neuchâtel Protestan Sosyal Merkezi CSP ile iletişime geçmesi gerekiyor. İlk görüşme anonim, ücretsiz ve gizli gerçekleştiriliyor. CSP, şartların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ediyor ve uygun kişilerin belgelerini hazırlamasına yardım ediyor. Dosya daha sonra kanton göç makamlarınca inceleniyor. Kantonun uygun bulduğu başvurularda son kararı Federal Göç Sekreterliği SEM veriyor. Onay hâlinde B oturum izni düzenlenebiliyor.
Programa katılarak çalışanının durumunu ve çalışma ilişkisini yasal hâle getiren işverenler hakkında bu süreç kapsamında ceza soruşturması açılmayacağı belirtiliyor. Kanton, uygulamayla kayıt dışı çalışmayı ve savunmasız kişilerin sömürülmesini azaltmayı hedefliyor.
#İsviçre#Neuchâtel#Göç#Oturumİzni

Gündem
TİCİNO’DA TIP ARAŞTIRMALARI HIZLANIYOR: YENİ TEDAVİLER MALİYETLERİ DÜŞÜREBİLİR
Lugano, 4 Eylül’de İsviçre’nin İtalyanca konuşulan bölgesindeki tıp araştırmacılarını, doktorları ve sağlık çalışanlarını bir araya getiren 15. İnsan Tıbbı Araştırma ve İnovasyon Günü’ne ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Lugano’daki USI Doğu Kampüsü’nde EOC Tıp Eğitimi ve Araştırma Birimi, EOC Klinik Araştırmalar Birimi ve İsviçre İtalyan Üniversitesi tarafından düzenlendi.
Günün temel mesajı, “Araştırmanın yapıldığı yerde daha iyi tedavi sunulur” oldu. Klinik araştırma yürüten hastanelerde hastalar yeni ilaçlara, gelişmiş teşhis yöntemlerine ve yenilikçi tedavilere daha erken erişebiliyor. Araştırmalar yalnızca yeni yöntemler geliştirmeyi değil, mevcut tedavilerden hangisinin hangi hasta için daha etkili olduğunu belirlemeyi de sağlıyor.
Ticino Kanton Hastaneleri Kurumu EOC’den Dr. Panagiotis Stathis, klinik çalışmaların bazı tedavileri daha verimli ve daha az maliyetli hâle getirebildiğine dikkat çekti. Araştırma sayesinde etkisi sınırlı uygulamaların ayıklanması, hastaya daha uygun tedavinin seçilmesi ve gereksiz müdahalelerin azaltılması mümkün olabiliyor. Bu yaklaşım hem hastanın yaşam kalitesine hem de sağlık sisteminin kaynaklarını daha doğru kullanmasına katkı sağlıyor.
Ancak haberde geçen “maliyetleri düşürme” ifadesi, bütün sağlık giderlerinin hemen azalacağı anlamına gelmiyor. Yeni ilaçlar ve teknolojiler başlangıçta yüksek maliyet yaratabiliyor. Tasarruf; doğru teşhis, etkili tedavi seçimi, komplikasyonların önlenmesi ve hastanede kalış süresinin azaltılması gibi uzun vadeli sonuçlarla ortaya çıkabiliyor.
Etkinlikte klinik ve epidemiyolojik araştırmaların yanı sıra temel, hesaplamalı ve hemşirelik araştırmalarının da ele alınması planlandı. Böylece yalnızca doktorların değil, farklı sağlık disiplinlerinin yürüttüğü çalışmalar aynı platformda buluştu.
Uzmanlara göre araştırmaların devamlılığı için finansman, eğitimli personel, hasta katılımı ve kurumlar arası işbirliği gerekiyor. Ticino’daki toplantının amacı da araştırma sonuçlarını paylaşmak, genç bilim insanlarını desteklemek ve yeni çalışmaların önünü açmak.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi3 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre3 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


