Connect with us

İsviçre

Kadınlar: Şiddete Karşı Ne Yapılabilir?

yazar

Published

on

Şiddetin farklı türleriyle mücadele etmek için alınabilecek önlemler ve mağdurlara sunulan destekler…

Haberin içeriğinin kısa başlıkları:

  • Şiddete karşı yapılabilecekler
  • Kadına yönelik şiddetin kapsamı
  • İsviçre’de psikolojik şiddetin yasal durumu
  • Hangi tür şiddetlerin suç olduğu
  • Şiddet uygulayan kişilerle başa çıkma yöntemleri
  • Psikolojik şiddetin başlangıcı ve kanıtlanması
  • Aile içi şiddetin tanımı ve örnekleri
  • Mağdur Yardımı’ndan alınabilecek destek
  • Göçmen kadınlar için özel durumlar

Haberin Geniş Özetii

Şiddete Karşı Ne Yapılabilir?
Şiddete karşı durmak için, öncelikle şiddeti kabullenmek ve gizlememek gerekmektedir. Mağdurlar, güvendikleri bir kişiyle veya bir danışmanlık merkeziyle iletişime geçmeli ve acil durumlarda polisi aramalıdır. Önemli belgeleri içeren bir acil durum çantası hazırlamak da önemlidir.

Ben Şiddete Karşı Ne Yapabilirim?
Şiddete maruz kalan kişiler, yaşadıklarını gizlememeli ve danışmanlık merkezlerine başvurmalıdır. Kendilerini tehdit altında hissederlerse polisi aramalı ve önemli telefon numaralarını yanlarında taşımalıdır. Ayrıca, pasaport, para, sağlık sigortası kartı gibi eşyaların bulunduğu bir acil durum çantası hazırlamalı ve güvenli bir yerde saklamalıdır.

Kadına Yönelik Şiddet Neleri Kapsar?
Kadına yönelik şiddet, fiziksel, psikolojik veya cinsel şiddeti kapsar. Bu, aile içi fiziksel şiddet, partner ilişkilerinde tehditler, takip (stalking), evlilik içi tecavüz ve cinsel saldırılar gibi durumları içerir.

İsviçre’de Psikolojik Şiddet Suç Mu?
Evet, İsviçre’de psikolojik şiddet suçtur. Tehditler, baskılar ve manipülasyonlar gibi davranışlar yasalarla cezalandırılabilir.

Hangi Tür Şiddet Suçtur?
İsviçre’de fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddet suçtur. Bu tür şiddet eylemleri yasalarla düzenlenmiş ve mağdurların korunması amaçlanmıştır.

Şiddet Uygulayan Bir Kişiyle Nasıl Başa Çıkılır?
Şiddet uygulayan kişilere karşı tavır almak, ancak yargılamadan yaklaşmak önemlidir. Profesyonel yardım için danışmanlık merkezlerinden bilgi alınmalı ve bu bilgiler şiddet uygulayan kişilere iletilmelidir. Kendi güvenliğinizi tehlikeye atmadan müdahale edin ve acil bir durumda polisi arayın.

Psikolojik Şiddet Nerede Başlar? Psikolojik Şiddet Nasıl Kanıtlanabilir?
Psikolojik şiddet, tehditler, manipülasyonlar ve sürekli baskılarla başlar. Bu tür şiddeti kanıtlamak için, mağdurların yaşadıkları olayları yazılı olarak belgelendirmesi ve tanık ifadeleri önemlidir. Ayrıca, profesyonel yardım ve danışmanlık almak da faydalıdır.

Aile İçi Şiddet

Aile İçi Şiddet Nedir?
Aile içi şiddet, bir aile içinde veya mevcut ya da sona ermiş bir çift ilişkisinde meydana gelen fiziksel, psikolojik veya cinsel şiddettir. Bu şiddet türleri, ebeveynlerin çocuklara uyguladığı fiziksel şiddet, partner ilişkilerinde tehditler veya psikolojik şiddet, eski partner tarafından yapılan takip (stalking), evlilik içi tecavüz, aile içinde cinsel saldırı, bakıcı veya aile bireyleri tarafından yapılan kötü muamele, çocukların ebeveynlerine uyguladığı şiddet ve zorla evlilik tehdidini kapsar.

Aile İçi Şiddetin Mağduru musunuz?
Aile içi şiddetin mağduru olduysanız ve nasıl devam edeceğinizi bilmiyorsanız, Mağdur Yardımı’na başvurabilirsiniz. Bu merkezler, yaşadıklarınızı anlatabilmeniz için sizi dinler, şiddetin nasıl sona erdirilebileceği konusunda yardımcı olur ve ek yardım sağlar. Ayrıca, siz ve çocuklarınız için korunaklı bir yer bulmanıza da yardımcı olabilirler.

Göçmen Kadınlar ve Aile İçi Şiddet

Göçmen kökenli kadınlar için aile içi şiddet veya boşanma durumunda, dil, coğrafi ve sosyal kökenlerinden dolayı durum daha da zorlaşabilir. İsviçre’ye aile birleşimi kapsamında gelen ve eşleriyle üç yıldan daha kısa süredir birlikte yaşayan kadınlar, mahkeme kararıyla boşandıklarında oturma izinlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilirler. Oturma iznini kaybetme korkusuyla kadınlar, yaşadıkları ev içi cinsel ve fiziki şiddeti bildirmezler, „boşanırsan seni ülkeden attırırım“ tehditlerine boyun eğerler ve üç yıl sürenin bitmesini beklerler. Ancak, aile içi şiddet mağdurları için İsviçre’de kalma imkanları bulunmaktadır. Kadın sığınma evleri, bu konularda mağdur kadınlara danışmanlık hizmeti verir ve gerektiğinde avukat veya danışma merkezi yönlendirmesi yapar.

#ŞiddeteKarşıÖnlemler#KadınaŞiddetinKapsamı#İsviçrePsikolojikŞiddetYasası#SuçOlanŞiddetTürleri#ŞiddetUygulayanlarlaBaşaÇıkma#PsikolojikŞiddetinKaynağı#AileİçiŞiddetTanımı#MağdurYardımıDestekleri#GöçmenKadınlarİçinÖzelDurumlar#HaberÖzeti#ŞiddeteKarşıNelerYapılabilir#ŞiddetMağdurlarıNasılYardımAlabilir#KadınaYönelikŞiddetiAnlama#İsviçre’dePsikolojikŞiddetSuçMu#SuçOlanŞiddetTürleri#ŞiddetUygulayanKişilerleBaşaÇıkma#PsikolojikŞiddetinBaşlangıcı#PsikolojikŞiddetNasılKanıtlanabilir#AileİçiŞiddetNedir#AileİçiŞiddetMağduruMusunuz#MağdurYardımı#GöçmenKadınlarveAileİçiŞiddet#GöçmenKadınlarınZorlukları#BoşanmaSonrasıHukukiDurumİsviçre#OturmaİzniKaybetmeEndişesi#AileİçiŞiddetMağdurlarıİçinDestek#KadınSığınmaEvleri#HukukiYardımAileİçiŞiddetMağdurları#GöçmenlerveAileİçiŞiddet#GöçmenKadınlarınHaklarınıKoruma

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

Zürich’te STBC Genel Kurulu ve Ekonomi Forumu Düzenlendi

yazar

Published

on

By

12 Mayıs 2026 tarihinde Swiss Turkish Business Council (STBC) tarafından Zürich Opfikon’daki Dorint Airport-Hotel Zürich’te düzenlenen Genel Kurul toplantısı ve Swiss–Turkish Business Forum programı yoğun katılımla gerçekleştirildi.

Üyelere özel gerçekleştirilen Genel Kurulda derneğin faaliyetleri değerlendirilirken, yeni dönem hedefleri ve İsviçre–Türkiye ekonomik ilişkilerinin güçlendirilmesine yönelik stratejik konular ele alındı. Yapılan seçim sonucunda Beat Wechsler, STBC Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi.

Genel Kurul kapsamında ayrıca 1 Aralık tarihinde düzenlenecek forum programının konu başlığı katılımcılara duyuruldu. Bu kapsamda, 1 Aralık etkinliği kapsamında Türkiye’nin yerli otomobil markası Togg’un tanıtımının yapılacağı ve katılımcılara aracı yakından görme ve inceleme fırsatı sunulacağı ifade edildi.

Genel Kurulun ardından düzenlenen Swiss–Turkish Business Forum kapsamında dünya ekonomisinin güncel görünümü ve Türkiye’deki yatırım fırsatları masaya yatırıldı.

Forumun konuşmacıları arasında:

Dr. Osman Nuri Beyhan
T.C. Bern Büyükelçiliği Ticaret Başmüşaviri olarak görev yapan Dr. Beyhan, Türkiye’nin dış ticaret politikaları ve İsviçre–Türkiye ekonomik ilişkilerinin gelişim potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ricardo Castillo
Mirabaud Wealth Management’ta Yatırımlardan Sorumlu Direktör (Directeur des investissements) olarak görev yapan Castillo, küresel yatırım trendleri, sermaye piyasalarındaki gelişmeler ve Avrupa ekonomik görünümüne dair analizlerini paylaştı.

Etkinlik, Hotel Dorint bünyesindeki “Basilico” restoranında gerçekleştirilen yemekli networking programı ile devam etti.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de LGBTIQ bireylere yönelik ayrımcılık ve şiddet artıyor: Her 5 kişiden 4’ü etkilendi

yazar

Published

on

By

İsviçre’de LGBTIQ Helpline tarafından yayımlanan “Hate Crime” raporuna göre, ülkede LGBTIQ bireylere yönelik ayrımcılık ve şiddet vakaları kamu alanlarında yaygın şekilde devam ediyor. Bu yıl sekizinci kez yayımlanan raporda, geçen yıl için toplam 281 bildirim kaydedildi. Yetkililer, bu sayının yalnızca görünen kısmı temsil ettiğini ve gerçek vakaların çok daha fazla olabileceğini belirtiyor.

Genf’te (Cenevre) yakın zamanda yapılan bir araştırma, LGBTIQ bireylerin %80’inden fazlasının kamusal alanda en az bir kez ayrımcılığa veya şiddete maruz kaldığını ortaya koydu. 2025 yılında bildirilen 281 vaka, 2024’teki 309 vakaya kıyasla hafif bir düşüş gösterse de yüksek seviyede kalmaya devam etti.

Vakalarda en sık karşılaşılan durumlar sözlü hakaretler, taciz ve jestlerle yapılan saldırılar oldu. Bildirilen olayların 52’si ayrımcılık, 45’i ise fiziksel şiddet olarak sınıflandırıldı. Vakaların yaklaşık üçte ikisi kamuya açık alanlarda gerçekleşti.

Mağdurların neredeyse %66’sı olayların ardından psikolojik etkiler yaşadıklarını bildirdi. Özellikle okul, iş yeri ve sağlık sistemi gibi kurumsal ortamlarda gerçekleşen nefret suçlarının daha ağır sonuçlara yol açtığı vurgulandı. Buna rağmen vakaların yalnızca %10’u polise bildirildi; bu oran özellikle fiziksel şiddet vakalarında biraz daha yüksek.

“Nefret suçu” terimi, bir kişinin cinsel yönelimi, cinsiyet kimliği veya cinsiyet özellikleri nedeniyle hedef alınarak gerçekleştirilen hakaret ve saldırıları ifade ediyor. İsviçre Federal Hükümeti (İsviçre Federal Hükümeti), Ocak ayında LGBTIQ bireylere yönelik nefret suçlarıyla mücadele için ulusal bir eylem planı kabul etti.

Uluslararası Homofobi, Bifobi, İnterfobi ve Transfobi Karşıtı Gün (IDAHOBIT) kapsamında LGBTIQ çatı kuruluşları, vakaların daha fazla bildirilmesi ve “stophate.ch” platformu üzerinden raporlanması çağrısında bulundu. LGBTIQ Helpline ise 2018’den bu yana her yıl gelen bildirimleri düzenli olarak yayımlıyor.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de Cezaevleri Tarihi Düzeyde Dolu: Uzmanlar Nedenleri ve Çözüm Önerilerini Tartışıyor

yazar

Published

on

By


İsviçre’de cezaevlerindeki doluluk oranı 2026 yılının başı itibarıyla rekor seviyeye ulaştı. Ülkede bugüne kadar görülmemiş sayıda mahkûmun bulunması, ceza infaz sistemi üzerindeki baskıyı artırırken, uzmanlar bu artışın nedenlerine ilişkin farklı faktörlere dikkat çekiyor.
Ceza infaz uzmanı Benjamin Brägger, İsviçre’de cezaevlerindeki yoğunluğun dört temel nedenden kaynaklandığını belirtiyor. İsviçre Devlet Televizyonu SRF’de yaptığı açıklamalara göre Brägger, ilk olarak son 20 yılda ülkede sürekli ikamet eden nüfusun artmasının, buna paralel olarak suç oranlarında da yükselişe yol açtığını ifade ediyor.
İkinci önemli etken olarak, özellikle sınır bölgelerinde ve Doğu İsviçre’de, yasal oturum izni bulunmayan kişiler arasında örgütlü suç faaliyetlerinde artış yaşanması gösteriliyor.
Üçüncü faktör ise iltica sistemiyle bağlantılı suç vakalarındaki yükseliş. Brägger, hem başvuru sürecinde olan bazı kişilerin hem de ilticası reddedildiği halde ülkeden çıkarılamayan bireylerin suç oranlarına katkıda bulunduğunu ifade ediyor.
Dördüncü ve son neden olarak ise 1990’lı yıllardan bu yana giderek güçlenen “tekrar suçun önlenmesi ve risk azaltma” yaklaşımı nedeniyle, ağır suçlarda daha uzun hapis cezaları ve daha sık güvenlik tedbirleri uygulanması gösteriliyor.

Kısa Vadeli Çözüm Arayışları
Artan doluluk karşısında en temel çözüm olarak cezaevi kapasitesinin artırılması öne çıkıyor. Ancak uzmanlar bunun zaman alan ve karmaşık bir süreç olduğuna dikkat çekiyor. Bazı kantonların konteyner tipi geçici çözümlere yöneldiği belirtilse de, bu uygulamaların uzun süreli ve hukuka uygun bir çözüm sunmadığı ifade ediliyor.
Diğer bir seçenek ise cezaevine girişlerin azaltılması. Mevcut verilere göre, ceza infazına giren kişilerin yaklaşık yarısı, ödenmeyen para cezalarının hapis cezasına çevrilmesi nedeniyle cezaevine giriyor. Bu durum yılda 350 ila 400 cezaevi kapasitesinin sürekli dolu kalmasına yol açıyor.
Alternatif: Topluma Yararına Çalışma
Brägger, bu noktada para cezalarını ödeyemeyen kişiler için daha sık “topluma yararına çalışma” uygulanmasını öneriyor. Bu grubun büyük bölümünün ekonomik olarak zor durumda olan kişilerden oluştuğunu belirten uzman, bu nedenle borç tahsilatının çoğu durumda mümkün olmadığını vurguluyor.

Ekonomik karşılaştırmalara göre, bir günlük hapis maliyeti 200 ila 300 İsviçre frangı arasında değişirken, topluma yararına çalışmanın maliyeti 40 ila 50 frank seviyesinde kalıyor. Bu yöntem hem daha düşük maliyetli hem de bireylerin sosyal hayata bağını koruyucu bir alternatif olarak değerlendiriliyor.
Ancak mevcut yasal düzenlemeler, para cezaları hapse çevrildikten sonra topluma yararına çalışma uygulanmasına izin vermiyor. Uzmanlara göre bu durumun değişmesi için yasal reform gerekiyor.

Caydırıcılık Tartışması
Topluma yararına çalışmanın cezaların caydırıcılığını azaltıp azaltmayacağı sorusu da gündemde. Brägger’e göre, suçun önlenmesinde belirleyici olan unsur cezanın türü değil, yakalanma ihtimali.
Uzman, trafik suçları örneğini hatırlatarak otomatik denetim sistemlerinin kontrol sıklığını artırdığını ve bunun da ihlallerde azalmaya yol açtığını belirtiyor. Buna göre caydırıcılığı sağlayan temel unsur cezanın ağırlığı değil, tespit edilme olasılığı olarak öne çıkıyor.
İsviçre’de cezaevlerindeki bu artışın önümüzdeki dönemde nasıl yönetileceği ise hem siyasi hem de hukuki tartışmaların merkezinde yer almaya devam ediyor. #isviçre #haber #schweiz

Continue Reading
Advertisement

Trendler