Connect with us

İsviçre

İsviçre Mahkemesi, milyarder Hintli Hinduja ailesini çalışanlarını istismar suçundan mahkum etti: Ev hizmetlilerine ağır çalışma koşulları ve düşük ücretler

yazar

Published

on

Bu karar, uluslararası işçi hakları ve yasal korumalar bağlamında önemli bir örnek teşkil ediyor ve İsviçre’de işçi haklarının korunması konusundaki yasal düzenlemelerin etkinliğini gündeme getiriyor.

Haber Metni:

İsviçre’nin Cenevre kentindeki mahkeme, Hinduja ailesini insan ticareti suçlamalarından beraat ettirdi ancak „wucher“ (aşırı fiyat uygulamak) suçundan dolayı suçlu buldu. Wucher’in açıklaması haberin sonunda.

Mahkeme, Hinduja ailesinin Hindistan’dan getirdiği ev hizmetlilerini zorla İsviçre’ye getirmediği ancak düşük ücretler karşılığında ağır çalışma koşulları altında çalıştırdığını belirtti. Ev hizmetlileri, ailenin Cologny’deki villasında ayda yaklaşık 300 İsviçre Frangı karşılığında günde 18 saat çalıştıklarını ve bazılarının hava sığınaklarında barındırıldıklarını ifade etmişlerdi.

Mahkeme kararında, Patriark Prakash Hinduja (79) ve eşi Kamal Hinduja (75) toplamda 2.5 milyon İsviçre Frangı tasarruf ettikleri için dört buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı. Damatları Ajay Hinduja ve eşi Narmarat Hinduja ise dört yıl hapis cezasına mahkum edildi.

Mahkeme, Hinduja ailesinin ev hizmetlilerinin zayıf durumunu istismar ettiği ve yasa dışı bir şekilde aşırı kar elde ettiği sonucuna vardı. Hinduja ailesinin savunması ise ev hizmetlilerinin çalışma koşullarını iyileştirmek için adımlar attıkları yönündeydi, ancak mahkeme bu savunmayı kabul etmedi.

İsviçre Devlet Televizyonu SRF Haberi:

https://www.srf.ch/play/tv/-/video/-?urn=urn:srf:video:309a51e4-463f-4b54-9af7-df137e8c160a

Hinduja ailesi, kökeni Hindistan’a dayanan ve dünya çapında önemli bir iş ve finans grubunu yöneten bir ailedir. Aile, özellikle Hinduja Group şirketleriyle tanınmaktadır. Hinduja Group, bir dizi sektörde faaliyet gösteren çok uluslu bir şirket grubudur ve enerji, telekomünikasyon, finans, otomotiv, gayrimenkul ve medya gibi alanlarda yatırımları bulunmaktadır. Ailenin en tanınmış üyeleri arasında Srichand Hinduja, Gopichand Hinduja, Prakash Hinduja ve Ashok Hinduja gibi isimler bulunmaktadır. Hinduja ailesi, dünya genelindeki iş ve yatırımlarıyla dikkat çekerken, kişisel servetleri ve küresel ekonomi üzerindeki etkileriyle bilinmektedir.

Hinduja ailesinin serveti, çeşitli kaynaklara göre değişkenlik göstermekle birlikte oldukça büyük bir miktarı kapsamaktadır. 2020 itibarıyla ailenin toplam servetinin 15 milyar dolar civarında olduğu tahmin edilmekteydi. Bu servet, Hinduja Group’un çeşitli sektörlerdeki uluslararası yatırımları ve işletmeleriyle elde edilmiştir. Hinduja Group, enerji, otomotiv, finans, medya, gayrimenkul ve telekomünikasyon gibi sektörlerde faaliyet gösteren çok uluslu bir şirketler grubudur. Ailenin serveti, şirketlerin global çapta genişlemesi ve çeşitli varlıkları üzerinden elde edilen gelirlerle büyümüştür. Ancak servetlerin güncel durumu ve değişimleri, ekonomik koşullar, piyasa dalgalanmaları ve şirket performanslarına bağlı olarak sürekli değişebilmektedir.

Wucher suçu, genellikle aşırı fiyatlandırma veya fahiş fiyat uygulama olarak çevrilebilecek Almanca kökenli bir hukuki terimdir. Hukuk sistemlerinde, özellikle tüketici koruması açısından önem taşır ve genellikle haksız ticari uygulamaları önlemek amacıyla düzenlenmiş yasal düzenlemeler kapsamında ele alınır.

Wucher suçu, bir tarafın diğerine karşı aşırı derecede yüksek bir fiyat dayatması veya kabul ettirmesi olarak tanımlanabilir. Bu durum, normal piyasa koşullarına göre açıkça kabul edilemeyecek kadar yüksek bir kar elde etmeye yönelik bir davranışı ifade eder. Örneğin, bir mal veya hizmetin gerçek değerinin çok üzerinde bir fiyatla satılması veya satın alınması durumunda wucher suçu işlenmiş olabilir.

Wucher suçu genellikle yasal düzenlemelerle belirlenmiş kriterlere göre değerlendirilir ve bu suçu işleyenler, tüketici haklarını koruma amacıyla çeşitli cezai yaptırımlara tabi tutulabilirler. Aynı zamanda, sözleşme serbestisi ve piyasa ekonomisi prensipleri çerçevesinde, adil ve makul fiyatlandırma esaslarına uygun davranılması gerektiği vurgulanır.

Bu suç, tüketici haklarını koruma ve adil ticari ilişkileri sağlama amacıyla hukuk sistemlerinde önemli bir yer tutar ve genellikle tüketiciyi koruma amacı güden yasal düzenlemelerle sıkı bir şekilde denetlenir.

Türkiye’de „wucher“ terimi yerine genellikle „aşırı fiyat uygulama“ veya „fahiş fiyat“ gibi ifadeler kullanılmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nda da benzer kavramlar ve suç tipleri bulunmaktadır.

Örneğin, Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesi „Aşırı Fiyat Artışı Yapılması“ başlığı altında düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, tüketiciyi koruma amacıyla yapılan aşırı fiyat artışları, belirli koşullar altında cezai yaptırımlara tabi tutulabilir. Kanun, özellikle afet ve salgın gibi durumlarda mal ve hizmet fiyatlarının haksız şekilde artırılmasını önlemeyi amaçlamaktadır.

Dolayısıyla, Türkiye’de „wucher“ terimi Almanya’daki hukuk sisteminden farklı olarak doğrudan kullanılmamakta, ancak hukuki ve tüketici koruma bağlamında benzer konular Türk Ceza Kanunu ve ilgili yasal düzenlemelerde ele alınmaktadır. Bu çerçevede, aşırı fiyat uygulaması veya fahiş fiyat artışı gibi kavramlar hukuki süreçlerde ve tüketici hakları korunması çerçevesinde önem taşımaktadır.

#HindujaAilesi #WucherSuçu #İşçiHakları #İsviçreMahkemesi #EvHizmetlileri #AşırıFiyat #CenevreMahkemesi #isviçre #isviçrehaberleri #wucher #mahkeme #istismar #hizmetliler #haber #Avrupa İndia #Hindistan #Reichefamilie

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

İsviçre’de Taşıyıcı Annelik Tartışması: Kim Neden İstiyor, Kim Neden Karşı Çıkıyor?

yazar

Published

on

By

İSVİÇRE – İsviçre’de 2001 yılından bu yana yasak olan taşıyıcı annelik yeniden tartışma konusu oldu. SRF’nin “dialog” topluluğunda düzenlediği ankete katılanların yüzde 65’i yasağın devam etmesini isterken, yüzde 35’i taşıyıcı anneliğin yasal hale getirilmesini destekledi.

Ancak önemli bir ayrıntı var: Bu çalışma İsviçre nüfusunu temsil eden bilimsel bir kamuoyu araştırması değil, “dialog” kullanıcılarının katıldığı bir topluluk anketi.

Taşıyıcı annelik nedir?

Taşıyıcı annelikte bir kadın, başka bir kişi veya çift için hamileliği üstleniyor ve doğumdan sonra çocuğun ebeveynliği amaçlanan anne-babaya geçiyor. Uygulamanın farklı yöntemleri bulunuyor. Bazı modellerde taşıyıcı annenin kendi yumurtası kullanılırken, gebelik taşıyıcılığı olarak bilinen yöntemde embriyo başka bir kadının veya donörün yumurtasıyla oluşturuluyor.

Karşı çıkanlar neden istemiyor?

Yasağın devamını savunanların en önemli gerekçesi, kadın bedeninin ticari bir araca dönüşme riski. Özellikle taşıyıcı anneliğin para karşılığında yapıldığı ülkelerde ekonomik açıdan zor durumdaki kadınların maddi ihtiyaçları nedeniyle bu yolu seçmeye zorlanabileceği savunuluyor.

Bir başka tartışma çocuğun konumu. Karşı çıkanlar, çocuk sahibi olmanın ticari bir sözleşmenin konusu haline gelmemesi gerektiğini düşünüyor. Hamileliği dokuz ay boyunca yaşayan kadının doğumdan sonra bebeği vermesinin psikolojik sonuçları da dile getirilen kaygılar arasında.

Peki yasallaşmasını isteyenler ne diyor?

Destekleyenlerin temel gerekçelerinden biri, doğal yollarla veya tıbbi nedenlerle çocuk sahibi olamayan kişilere ebeveyn olabilme imkânı sağlanması.

Bu gruptakiler ayrıca “yasaklamak yerine düzenlemek” yaklaşımını savunuyor. Taşıyıcı anneliğin zaten bazı ülkelerde gerçekleştirildiğine dikkat çekerek, İsviçre’de sıkı kurallar, sağlık kontrolleri, hukuki güvenceler ve sigorta sistemi altında yapılmasının kadın ve çocuk açısından daha güvenli olabileceğini düşünüyorlar.

Bir diğer gerekçe ise kadının kendi bedeni üzerindeki karar hakkı. Bu görüşe göre yetişkin bir kadın, gerekli hukuki ve sağlık güvenceleri sağlandığında taşıyıcı anne olup olmayacağına kendisi karar verebilmeli.

İsviçre’de mevcut durumda ise taşıyıcı annelik yasak olmaya devam ediyor.

#İsviçre#Schweiz#Switzerland#TaşıyıcıAnnelik#Aile#haber

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de Plakadan İsim ve Adres Bulunabilmesi Tartışılıyor: Stalking Riski Gündemde

yazar

Published

on

By

İSVİÇRE – İsviçre’de araç plakası üzerinden araç sahibinin bilgilerine ulaşılabilmesi, kişisel verilerin korunması ve ısrarlı takip vakaları nedeniyle yeniden tartışmaya açıldı. Mağdur koruma kuruluşları mevcut sistemin kötüye kullanılabileceği uyarısında bulunurken, araç sahiplerinin bilgilerini sorgulamaya kapatma hakkı bulunuyor.

İsviçre’de araç sahibi bilgileri kantonlar tarafından tutuluyor. Mevcut uygulamada, kişi bilgilerini gizletmediyse plaka üzerinden araç sahibinin adı ve bazı durumlarda adres bilgileri sorgulanabiliyor.

Bu sistem başlangıçta belirli meşru ihtiyaçlar için kullanılsa da son dönemde özellikle stalking vakaları nedeniyle eleştiriliyor.

Plakayı not edip adresini buldular

Basına konuşan bazı kadınlar, tanımadıkları kişilerin araç plakalarını kullanarak adreslerine ulaştığını, daha sonra evlerinin önüne geldiğini veya kendilerine istenmeyen mektuplar hediye paketleri gönderdiğini anlattı.

İsviçre Kantonları Sosyal Direktörleri Konferansı (SODK), mağdur koruma açısından vatandaşların bilgilerini nasıl gizleyebilecekleri konusunda daha aktif bilgilendirilmesi gerektiğini düşünüyor.

Kadın örgütleri çatı kuruluşu Alliance F de plaka üzerinden araç sahibi sorgulamasının sınırlandırılmasının hem kadınları hem erkekleri istenmeyen temas ve ısrarlı takip girişimlerine karşı daha iyi koruyabileceğini savunuyor.

ASTRA: Sistemin amacı özel kişilere ulaşmak değil

Federal Karayolları Dairesi (ASTRA) da plaka sorgulamasının tanımadığınız kişilerle özel iletişim kurmak amacıyla kullanılmaması gerektiğini belirtiyor. Kurum, araç sahibi bilgilerinin kötüye kullanılmasının ciddiye alınması gerektiği görüşünde.

İsteyen bilgilerini ücretsiz gizletebiliyor

Araç sahiplerinin önemli bir hakkı var: Bilgilerin plaka sorgulamalarında görünmesi engellenebiliyor.

ASTRA’ya göre bunun için herhangi bir gerekçe göstermek gerekmiyor ve işlem ücretsiz. Araç sahibi, aracının kayıtlı olduğu kantonun Strassenverkehrsamt kurumuna başvurabiliyor. Birçok kantonda başvuru internet üzerinden form doldurularak yapılabiliyor. İşlem oldukca basit.

Federal hükümet 2010 yılında bu bilgilere erişimin genel olarak sınırlandırılmasını önermişti. Parlamento ise genel bir yasak yerine araç sahiplerinin kendi bilgilerini gizletebilmesine olanak sağlayan sistemi tercih etti.

Tartışmanın merkezindeki soru şimdi şu: Araç sahibi bilgilerinin varsayılan olarak erişilebilir olması mı, yoksa yalnızca haklı bir gerekçeyle sorgulanabilmesi mi daha doğru?

Haber kaynak gösterilmeden ve izin alınmadan kullanılamaz.

#İsviçre#Schweiz#Switzerland#Stalking#haber

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de Plakadan İsim ve Adresinizi Gizlemek Mümkün: Peki Nasıl Yapılır?

yazar

Published

on

By

İsviçre’de Plakadan İsim ve Adresinizi Gizlemek Mümkün: 26 Kantonda da Hak Var

Haber: Cemil Baysal

İSVİÇRE – İsviçre’de araç plakasından sahibinin isim ve adres bilgilerinin sorgulanabilmesi, stalking ve kişisel güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Ancak birçok araç sahibinin bilmediği önemli bir hak var: Plaka bilgilerinizin kamuya açık sorgulamalarda görünmesini engelleyebilirsiniz.

Bu imkan yalnızca Zürich, Luzern veya Zug gibi belirli kantonlarla sınırlı değil. İsviçre’nin 26 kantonunda da araç sahipleri, Halterdaten olarak adlandırılan araç sahibi bilgilerinin kamuya açıklanmasına karşı veri engeli talep edebiliyor. Bunun hukuki dayanağını İsviçre Karayolları Trafik Kanunu’nun (SVG) 89g maddesi oluşturuyor.

Ancak işlem şekli kantondan kantona değişebiliyor. Başvurular “Halterdaten sperren”, “Auskunftssperre” veya “Sperrung der Halterdaten” gibi isimlerle sunuluyor.

Zürich’te başvuru online yapılabiliyor ve ücretsiz. Bir plaka için yapılan engelleme, kişinin adına kantonda kayıtlı diğer plakaları da kapsıyor.

Luzern’de “Sperrung der Halterdaten” başvurusu bulunuyor. Burada da engelleme aynı araç sahibinin bütün plakaları için geçerli. Elektronik başvuru imkanı mevcut.

Zug’da işlem ücretsiz olarak eService üzerinden yapılabiliyor. Engelleme kişinin adına kayıtlı bütün ZG plakalarını kapsıyor ve güncellemenin yaklaşık iki iş günü sürdüğü belirtiliyor.

Aargau’da herhangi bir özel gerekçe göstermeden ücretsiz başvuru yapılabiliyor. Bilgiler doğru girildiğinde engelleme normal şartlarda yaklaşık 10 dakika içerisinde aktif hale geliyor. Sonradan alınan plakalar da engellemeye dahil ediliyor.

Basel-Stadt’ta da kişinin adına kayıtlı bütün plakalar ücretsiz olarak engellenebiliyor. Kantonun 13 Temmuz 2026 tarihli güncellemesine göre online form şu anda bakım nedeniyle kullanılamadığından başvuru e-posta üzerinden yapılabiliyor.

Ancak Auskunftssperre mutlak gizlilik anlamına gelmiyor. Kaza, resmi makam talebi veya kişinin kendi hakkını takip edebilmesi için yeterli hukuki menfaat göstermesi gibi durumlarda bilgiler belirli şartlarla yine açıklanabiliyor.

Ne yapmalısınız? Aracınızın kayıtlı olduğu kantonun Strassenverkehrsamt veya Motorfahrzeugkontrolle internet sitesine girerek “Halterdaten sperren” veya “Auskunftssperre” bölümünü arayın. Başvuru yöntemi kantona göre online, form, posta veya e-posta şeklinde değişebiliyor.

Kendi kantonunuzda bu işlemi yapmak istiyorsanız, arama motoruna ⁠[Kanton Adı] Halterdaten sperren⁠ veya ⁠[Kanton Adı] Auskunftssperre Motorfahrzeugkontrolle⁠ yazarak kantonunuzun resmi idari portalına doğrudan ulaşabilirsiniz.

Kaynak gösterilmeden ve izin alınmadan kullanılamaz.

#İsviçre#İsviçreninsesi#Haberİsviçre#Autoindex#schweiz

Continue Reading

Trendler