Connect with us

Dünya

İçişleri Bakanı Herrmann’dan Sınır Dışı Operasyonu: 400 Afgan ve Suriyeli Ülkeye Geri Gönderilecek

yazar

Published

on

Bavyera İçişleri Bakanı Joachim Herrmann, Almanya’daki ağır suçlardan hüküm giymiş 400 Suriyeli ve Afgan göçmenin hızla sınır dışı edilmesini talep etti. Herrmann, bu kişilerin Almanya’dan sürülmesi gerektiğini belirterek, “Devletin Almanya’daki insanlara verdiği sözlerin” bir an önce yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı. Federal İçişleri Bakanı Nancy Faeser de bu görüşü destekleyerek, suçluların ülkelerine geri gönderilmesi gerekliliğine dikkat çekti.

Ancak bu plan, insan hakları ve mülteci savunma grupları tarafından sert bir şekilde eleştiriliyor. Pro Asyl’in sözcüsü Tareq Alaows, Suriye ve Afganistan’a yapılan geri gönderimlerin, bu ülkelerdeki ciddi insan hakları ihlalleri ve sistematik işkencelere yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Alaows, „Suriye’de insanlar sistematik olarak gözaltına alınıyor ve işkenceye tabi tutuluyor. Bazıları sınırda kayboluyor,“ diyerek geri göndermelerin riskli olduğunu ifade etti.

Afganistan’daki durum da endişe verici. Taliban’ın kadınlar ve azınlıklar üzerindeki baskısını vurgulayan Asefa Estanezahi, „Afganistan’da kadınlar okula gidemiyor, üniversiteye devam edemiyor ve iş bulamıyor. Taliban ile herhangi bir iş birliği yapmak büyük bir hata olur,“ dedi. Estanezahi, suçlu göçmenlerin Afganistan’da adalet karşısına çıkmayacağını ve burada kadınlara yönelik daha fazla suç işleyebileceğini belirtti.

Almanya hükümeti, Suriye ve Taliban ile resmi diplomatik ilişkiler kurmadığı için, alternatif geri gönderim yolları arıyor. Bu bağlamda, Almanya’nın, göçmenleri Afganistan’a geri göndermenin yanı sıra, Usbekistan gibi üçüncü ülkelerle gizli müzakereler yürüttüğü bildiriliyor. Usbekistan, Taliban ile diplomatik ilişkiler kurmuş olmasına rağmen, ülkede ifade ve basın özgürlüğü bulunmuyor ve insan hakları ihlalleri konusunda uluslararası eleştiriler alıyor.

Uzmanlar, Usbekistan ile yapılacak olası bir geri gönderim anlaşmasının, bu ülkenin insan hakları standartları açısından sorunlu olabileceğine dikkat çekiyor. Merkezi Asya uzmanı Beate Eschment, „Usbekistan’daki hapishaneler Almanya’dakilerden oldukça farklı. Bu durum, geri gönderilenlerin nasıl bir muamele göreceğini belirsiz kılıyor,“ şeklinde yorumda bulundu.

#GöçmenSınırDışı #AlmanyaGöçmenPolitikası #Afganistan #Suriye #İnsanHakları #MülteciSorunları #Afgan #suriyeli #Almanya #Deutschland

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Dünya

ORTADOĞU GERİLİMİ İSVİÇRE TURİZMİNİ ETKİLİYOR: OTELLERDE İPTAL DALGASI

yazar

Published

on

By

Ortadoğu’daki savaşın etkileri İsviçre turizm sektöründe hissedilmeye başladı. Özellikle Asya’dan gelen grup rezervasyonlarında yaşanan iptaller, bazı otellerde ciddi kayıplara yol açıyor.

Sektör temsilcilerine göre, savaş nedeniyle Dubai, Abu Dabi ve Doha gibi önemli aktarma merkezlerinde uçuşların aksaması, Avrupa’ya gelen turist akışını olumsuz etkiliyor. Bu durum, İsviçre’deki otellerde rezervasyon iptallerine neden oluyor.

5 günde 4 bin 800’den fazla iptal

Schwyz kantonunda otel işleten Stojan Stevanovic, savaşın etkisini ilk hissedenlerden biri oldu. Stevanovic, yalnızca beş gün içinde iki otelinde toplam 120 grubun, yani 4 bin 800’den fazla misafirin rezervasyonunu iptal ettiğini söyledi.

Yılın başında son 10 yılın en yoğun rezervasyon dönemini yaşadıklarını belirten otelci, önümüzdeki aylarda rezervasyonlarda büyük boşluklar oluştuğunu ifade etti.

Asyalı turistlere bağımlılık dikkat çekiyor

Stevanovic’in işlettiği otellerde müşterilerin yaklaşık yüzde 85’ini Asyalı turistler oluşturuyor. Bu nedenle özellikle Asya’dan gelen grup iptalleri, işletmeleri doğrudan etkiliyor.

Turizm sektöründe faaliyet gösteren diğer bölgelerde de benzer bir tablo gözleniyor. Luzern’de bazı otellerde talep geçen yıl seviyesinde kalırken, bazı işletmelerde kısa süreli iptaller ve müşteri sayısında düşüş yaşanıyor.

Asıl risk yaz aylarında

Uzmanlara göre, Asya ve Orta Doğu’dan gelen turist sayısı yaz aylarında zirveye ulaşıyor. Savaşın uzaması halinde yaz sezonunda turizm sektörünün daha ciddi etkilenebileceği belirtiliyor.

Sektör temsilcileri, uçuş bağlantılarındaki kısıtlamaların devam etmesi durumunda rezervasyonların daha da düşebileceğine dikkat çekiyor.

Alternatif pazarlar umut veriyor

Öte yandan, Covid-19 döneminde edinilen tecrübeler sektör için bir avantaj olarak görülüyor. Birçok otel, pandemi sürecinde müşteri portföyünü çeşitlendirerek farklı pazarlara yöneldi.

Özellikle ABD ve Avrupa’dan gelen turistlerin artması, bazı otellerin kayıpları telafi etmesine yardımcı oluyor.

Bazı işletmeler ise yeni tur operatörleriyle çalışarak farklı rotalar üzerinden turist çekmeye başladı.


Büyük kriz ihtimali şimdilik sınırlı

Sektörde yaşanan belirsizliğe rağmen, uzmanlar büyük bir kriz ihtimalinin henüz kesinleşmediğini belirtiyor. Turistlerin alternatif uçuş rotalarıyla Avrupa’ya ulaşmaya devam etmesi, sektör için önemli bir umut kaynağı olarak görülüyor.

Continue Reading

Dünya

RİYAD’DA ORTAK TEPKİ

yazar

Published

on

By

Türkiye’nin de aralarında olduğu Müslüman ülkelerin dışişleri bakanları Riyad’da toplandı.

İRAN’A SERT KINAMA
Toplantı sonunda yayımlanan bildiride, İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırıları kınandı.

SİVİL HEDEFLER VURGUSU
Füze ve İHA saldırılarında sivil altyapının hedef alındığı belirtildi.

“DERHAL DURDUR” ÇAĞRISI
İran’a saldırıları sonlandırma ve uluslararası hukuka uyma çağrısı yapıldı.

BM KARARINA ATIF
Bildiride, İran’ın Birleşmiş Milletler kararlarına uyması gerektiği vurgulandı.

DENİZ GÜVENLİĞİ UYARISI
Hürmüz Boğazı ve Bab el-Mendeb’de gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması istendi.

LÜBNAN MESAJI
Lübnan’ın egemenliği ve istikrarına destek yinelendi.

İSRAİL 1 KEZ GEÇTİ
İsrail yalnızca Lübnan’a yönelik saldırılar bağlamında anıldı.

ABD HİÇ ANILMADI
Bildiride ABD’ye hiçbir şekilde yer verilmedi.

ORTAK TUTUM SÜRECEK
Ülkeler, koordinasyon ve ortak hareket etme kararlılığını vurguladı.

Continue Reading

Dünya

İRAN–ABD–İSRAİL GERİLİMİNİN MALİYETİ ARTIYOR: SAVAŞIN GÜNLÜK FATURASI MİLYARLARCA DOLARI BULUYOR

yazar

Published

on

By

İran ile ABD ve İsrail arasında tırmanan askeri gerilimin yalnızca siyasi ve güvenlik alanlarında değil, ekonomik açıdan da büyük maliyetler doğurduğu belirtiliyor. Uluslararası savunma analistleri ve ekonomi uzmanları, çatışmaların taraf ülkeler için günlük maliyetinin milyarlarca dolara ulaştığını ifade ediyor.

Uzmanlara göre ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarının ilk gününde ortaya çıkan maliyet yaklaşık 779 milyon dolar olarak hesaplandı. Savunma harcamaları, kullanılan mühimmat, askeri uçuşlar ve bölgedeki lojistik operasyonların toplamının ise günlük bazda 800 milyon ile 1 milyar dolar arasında değişebileceği değerlendiriliyor.

Washington merkezli bazı araştırma kuruluşları, çatışmaların ilk 100 saatinde ABD’nin askeri operasyonlar için yaklaşık 3,7 milyar dolar harcadığını tahmin ediyor. Uzmanlar, gerilimin uzun süre devam etmesi halinde toplam maliyetin hızla artabileceği ve yüz milyarlarca dolarlık bir ekonomik yük oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.

İsrail açısından da çatışmaların ekonomik etkilerinin önemli boyutlara ulaştığı belirtiliyor. Ekonomi uzmanları, askeri operasyonların yanı sıra güvenlik önlemleri, hava savunma sistemlerinin kullanımı ve ekonomik faaliyetlerdeki yavaşlama nedeniyle İsrail ekonomisine haftalık yaklaşık 3 milyar dolarlık bir maliyet oluştuğunu hesaplıyor. Bu durum günlük ortalama maliyetin yüz milyonlarca dolar seviyesine ulaşmasına neden oluyor.

İran tarafında ise balistik füze ve insansız hava aracı operasyonlarının önemli bir mali yük getirdiği ifade ediliyor. Analistler, İran’ın kullandığı bazı balistik füzelerin maliyetinin 1 ile 3 milyon dolar arasında değiştiğini, yoğun füze ve drone saldırılarının toplam askeri harcamaları hızla artırdığını belirtiyor.

Çatışmaların yalnızca taraf ülkeleri değil küresel ekonomiyi de etkilediği belirtiliyor. Orta Doğu’daki gerilimin ardından petrol fiyatlarında hızlı yükseliş yaşanırken enerji piyasalarında belirsizlik arttı. Özellikle dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası bir kriz, küresel enerji arzı açısından risk oluşturuyor.

Ekonomi uzmanları, savaşın uzaması halinde petrol fiyatlarının daha da yükselmesinin ve küresel enflasyon üzerinde yeni baskılar oluşmasının mümkün olabileceğini ifade ediyor.

Analistler, askeri gerilimin ekonomik maliyetinin hızla büyüdüğünü belirterek, çatışmaların uzaması durumunda hem bölgesel ekonomilerin hem de küresel piyasanın daha ciddi etkilerle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor.

Continue Reading

Trendler