Connect with us

Avrupa

Aşıdan Sonra Ölüm: Thüringenli Ailenin Adalet Mücadelesi

yazar

Published

on

Yaklaşık dört yıl önce, Doğu Thüringen’de yaşayan 59 yaşındaki bir adam, koronavirüs aşısını olduktan kısa süre sonra hayatını kaybetti. O günden bu yana eşi, hem acısının hem de cevapsız soruların peşinde. Kadın şimdi, Erfurt Bölge Mahkemesi’nde (Landgericht Erfurt) hem tazminat hem de adalet arıyor.

“Eşim sağlıklıydı, aşıdan sonra fenalaştı”

Hayatını kaybeden adamın eşi, mahkemede verdiği ifadede, eşinin aşı öncesinde tamamen sağlıklı olduğunu, ancak aşıdan kısa süre sonra aniden fenalaştığını anlattı. Kadın, aşının olası riskleri konusunda yeterince bilgilendirilmediklerini öne sürüyor.

“Eşim doktorun odasından çıktığında kendini iyi hissetmiyordu. Ertesi gün her şey çok hızlı gelişti. Olanlara hâlâ inanamıyorum,” diyor gözyaşları içinde.

Aile 80 bin Euro tazminat istiyor

Ailenin avukatları, doktorun hastayı yeterince bilgilendirmediğini, dolayısıyla “aydınlatma yükümlülüğünü” ihlal ettiğini iddia ediyor. Bu gerekçeyle mahkemeden 80 bin Euro tutarında manevi tazminat (Schmerzensgeld) talep ediliyor.

Davanın sanıkları arasında yalnızca aşıyı uygulayan doktor değil, aynı zamanda Thüringen Eyaleti de yer alıyor. Ailenin iddiasına göre, devlet kurumları da denetim görevlerini yerine getirmedi.

Mahkeme salonunda gergin anlar

Dava süreci oldukça gergin geçti. Duruşmada taraflar arasında tartışmalar yaşandı, bir izleyici mahkeme salonundan çıkarıldı. Davacı taraf, hâkimin tarafsızlığını sorgulayarak “tarafsızlık itirazı” (Befangenheitsantrag) dahi sundu.

Mahkeme, bilirkişi raporlarını incelemeye aldı. Uzmanlar, ölümle aşı arasında doğrudan bir tıbbi bağlantı kurulup kurulamayacağı konusunda farklı görüşler bildiriyor. Bu nedenle davanın sonucu hâlâ belirsiz.

Pandemi gölgesinde adalet arayışı

Korona aşısı sonrası ölüm iddiası taşıyan bu dava, Almanya’da benzer iddiaların tartışıldığı ilk örneklerden biri değil. Ancak kamuoyunda büyük yankı uyandırmasının nedeni, pandeminin üzerinden yıllar geçmesine rağmen insanların hâlâ bazı sorulara yanıt arıyor olması.

Ailenin avukatı, “Bu dava sadece bir tazminat meselesi değil. Biz, ihmallerin ve suskunlukların üstünün örtülmemesini istiyoruz,” diyerek duruşma sonrası açıklama yaptı.

Bilimsel veriler ne diyor?

Resmî sağlık kurumları, koronavirüs aşılarının güvenli olduğunu, ciddi yan etkilerin son derece nadir görüldüğünü yineliyor. Robert Koch Enstitüsü (RKI), Almanya’da milyonlarca doz aşı uygulandığını, ölümcül komplikasyonların istatistiksel olarak çok düşük bir oranda meydana geldiğini bildiriyor.

Yine de mahkemeler, bireysel vakalarda ölüm ve aşı arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığını her dosyada ayrı ayrı değerlendiriyor.

Sonuç belirsiz ama umut sürüyor

Erfurt Mahkemesi’nin kararı henüz verilmedi. Ailenin adalet arayışı sürüyor.
Dava, hem hukuki hem de toplumsal açıdan Almanya’daki pandemi sonrası dönemin en dikkat çekici davalarından biri olarak görülüyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Avrupa

Dövizle askerlik 8 bin euroyu aştı: TBMM’de kabul edilen düzenleme ücretleri yükseltti

yazar

Published

on

By

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarını yakından ilgilendiren dövizle askerlik uygulamasında önemli bir değişiklik hayata geçirildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen torba yasa ile birlikte askerlik ücretlerinde dikkat çeken bir artış yaşandı.

Kabul edilen düzenleme kapsamında bedelli askerlik ücreti mevcut 333 bin 89 TL seviyesinden yaklaşık yüzde 25 artışla 417 bin TL’ye yükseltildi. Bu artış, dövizle askerlik ücretine de doğrudan yansıdı.

Dövizle askerlik ücreti 8 bin euroyu geçti

Yeni düzenleme ile birlikte dövizle askerlik ücreti de yaklaşık 8 bin ila 8 bin 100 euro seviyesine çıktı. Daha önce 2026 yılı başında yaklaşık 6 bin 500 – 6 bin 700 euro aralığında olan ücret, yapılan artışla birlikte son yılların en yüksek seviyesine ulaştı.

Dövizle askerlik ücreti, bedelli askerlik tutarının döviz karşılığı üzerinden hesaplandığı için Türk lirasındaki artış doğrudan euro bazlı ödemeye yansıyor.

Yeni hesaplama sistemi yürürlükte

Düzenleme ile birlikte askerlik ücretlerinin belirlenmesinde ekonomik verilere dayalı yeni sistem uygulanmaya başlandı. Buna göre bedelli askerlik ücreti, 300 bin gösterge rakamının ödeme tarihinde geçerli olan memur aylık katsayısı ile çarpılmasıyla hesaplanacak.

Bu sistem, memur maaş artışları ve enflasyonun askerlik ücretine doğrudan yansımasını sağlayacak. Böylece askerlik bedellerinin önümüzdeki dönemlerde de düzenli olarak artması bekleniyor.

2026 içinde ikinci artış

2026 yılının Ocak-Haziran dönemi için bedelli askerlik ücreti 333 bin 89 TL olarak açıklanmıştı. Bu tutar dövizle askerlik için yaklaşık 6 bin 500 euro seviyesine karşılık geliyordu.

Yeni düzenleme ile birlikte yıl içinde ikinci kez artış yapılmış oldu ve bedelli askerlik 417 bin TL’ye yükseldi. Güncel kur üzerinden hesaplandığında dövizle askerlik bedeli yaklaşık 8 bin 100 euro seviyesine ulaştı.

2016’dan bugüne: 1.000 eurodan 8.000 euroya

Dövizle askerlik uygulaması son 10 yılda önemli bir değişim geçirdi.

  • 2016 yılında dövizle askerlik ücreti yalnızca 1.000 euro seviyesindeydi.
  • 2019 yılında yapılan yasal değişiklikle sistem Türk lirasına endekslendi.
  • Bu değişiklik sonrası ücretler ekonomik göstergelere bağlı olarak düzenli şekilde artmaya başladı.

Son yıllardaki artış şöyle gerçekleşti:

  • 2025 başı: yaklaşık 243 bin TL
  • 2025 ortası: yaklaşık 280 bin TL
  • 2026 başı: 333 bin TL (~6.700 euro)
  • Yeni düzenleme sonrası: ~417 bin TL (~8.100 euro)

Yurt dışındaki vatandaşlara etkisi

Yeni düzenleme, özellikle Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşları için askerlik maliyetinin önemli ölçüde artması anlamına geliyor. Dövizle gelir elde edenler için ödeme euro bazında yapılsa da, artan tutar bütçeler üzerinde daha fazla yük oluşturuyor.

Uzmanlar, ekonomik verilere bağlı yeni sistem nedeniyle askerlik ücretlerinin önümüzdeki yıllarda da artış eğilimini sürdüreceğini belirtiyor.

Continue Reading

Avrupa

EuroAirport’ta bakım süreci

yazar

Published

on

By

Fransa ile İsviçre sınırında bulunan EuroAirport Basel-Mulhouse-Freiburg Havalimanı’nda ana pistin kapatılması nedeniyle uçuşlarda ciddi iptal ve kısıtlamalar yaşanacak.

Havalimanı yetkilileri, 15 Nisan–20 Mayıs 2026 tarihleri arasında ana pistin tamamen kapatılacağını ve bu süreçte uçuşların yalnızca ikinci, daha kısa pistten sınırlı şekilde gerçekleştirileceğini açıkladı.

Bu durumun hava trafiğini önemli ölçüde etkilemesi beklenirken, mevcut planlamaya göre uçuşların yaklaşık yüzde 60’ının iptal edileceği bildirildi.

Normalde 100’den fazla destinasyona uçuş yapılan havalimanında, bu dönemde yalnızca yaklaşık 29 noktaya sefer düzenlenmesi planlanıyor.

Yetkililer, sınırlı kapasite nedeniyle çoğu havayolu şirketinin seferlerini askıya aldığını, yalnızca bazı havayollarının –özellikle düşük maliyetli taşıyıcıların– azaltılmış programla uçuşlarını sürdüreceğini belirtti.

Bu kapsamda özellikle Avrupa’daki büyük şehirler ve bazı turistik destinasyonlara uçuşların devam edeceği, ancak sefer sıklıklarının ciddi şekilde düşeceği ifade edildi.

Yetkililer, bu dönemde seyahat planı olan yolcuların uçuşlarının iptal edilme veya değiştirilme ihtimaline karşı havayolu şirketleriyle iletişime geçmeleri ve güncel bilgileri kontrol etmeleri gerektiğini bildirdi.

Ana pistte yapılacak yenileme çalışmalarının uzun vadede operasyonel güvenliği artırmayı hedeflediği kaydedildi.

Continue Reading

Avrupa

Berlin’de bir ilk: Türk kökenli bilim insanı Fatma Deniz rektör oldu

yazar

Published

on

By

Almanya’da Berlin Teknik Üniversitesi’ne (TU Berlin) Prof. Dr. Fatma Deniz’in rektör olarak seçilmesi, ülkede ve uluslararası akademi çevrelerinde dikkat çekti.

Bilgisayar bilimci ve yapay zeka araştırmacısı olan Deniz, üniversite senatosunun oy çokluğuyla rektörlük görevine seçildi. Görevine Nisan 2026 itibarıyla başlayacak olan Deniz’in görev süresinin dört yıl olacağı bildirildi.

Daha önce üniversitede dijitalleşme ve sürdürülebilirlikten sorumlu rektör yardımcılığı görevini yürüten Deniz, aynı zamanda TU Berlin’de profesör olarak görev yapıyordu.

Türkiye’de eğitim gördükten sonra Almanya ve ABD’de akademik çalışmalarını sürdüren Deniz, özellikle yapay zeka, veri bilimi ve insan beyninde dil işleme süreçleri üzerine yaptığı araştırmalarla tanınıyor.

Deniz’in rektörlüğe seçilmesi, Berlin Teknik Üniversitesi tarihinde bir ilk olarak değerlendirilirken, Almanya’daki Türk kökenli bilim insanları açısından da önemli bir başarı olarak görülüyor.

Uzmanlar, Deniz’in disiplinler arası çalışmaları ve dijitalleşme alanındaki deneyiminin, üniversitenin bilimsel ve kurumsal gelişimine katkı sağlamasının beklendiğini ifade ediyor.

Continue Reading
Advertisement

Trendler