Connect with us

İsviçre

İsviçre’de Sokakta Seks İşçiliği Yok Olma Noktasında

yazar

Published

on

Dijitalleşme ve pandemi etkisiyle sektör özel alanlara taşındı

İsviçre genelinde sokakta yapılan seks işçiliği hızla azalıyor. Bir dönem birçok şehirde tartışmalara ve şikâyetlere neden olan “Strassenstrich” (sokak seks işçiliği), bugün neredeyse tamamen ortadan kalkmak üzere. Hem yerel yönetimlerin aldığı önlemler hem de dijitalleşme ve pandemi sonrası değişen müşteri alışkanlıkları, sektörü görünmez hale getirdi.

Zürih’te izinli seks işçilerinin sayısı üçte bir azaldı

Zürih’te 2020 yılında sokakta çalışmak için yasal izin sahibi 85 seks işçisi bulunurken, 2025 itibarıyla bu sayı 60’a düştü. Şehir genelinde, özellikle Langstrasse ve Sihlquai çevresinde faaliyetlerin belirgin şekilde azaldığı bildiriliyor.

Olten ve Luzern kentlerinde de benzer bir tablo gözleniyor. Olten’de bir dönem 80 civarında olan sokakta çalışan seks işçisi sayısı yarıdan fazla azalırken, Luzern’de 2015’te 15–20 kişi olan sayı bugün 10 civarında seyrediyor.

Pandemi sonrası kalıcı bir düşüş

Uzmanlara göre bu gerileme COVID-19 pandemisiyle başladı. Pandemi döneminde yüz yüze seks hizmetleri yasaklanınca birçok seks işçisi ve müşteri çevrimiçi platformlara yöneldi. Bu davranış değişikliğinin kalıcı hale geldiği belirtiliyor.

Zürih merkezli Solidara Vakfı’ndan Beatrice Bänninger, “Pandemi döneminde dijital yollarla ihtiyaçlarını karşılamaya alışan birçok erkek bu alışkanlığını sürdürdü. Ayrıca ekonomik koşullar da talebi azalttı,” diyor.

“Cüzdanlar artık eskisi kadar kolay açılmıyor”

Uzmanlara göre müşterilerin harcama isteği azaldı ve fiyatlar pandemi öncesi seviyelere ulaşmadı. Buna karşın bazı seks işçilerinin gelirini korumak için sağlık açısından riskli uygulamalara yöneldiği de ifade ediliyor.

Zürih’te 2013 yılında kapatılan Sihlquai bölgesinin yerine oluşturulan Altstetten Strichplatz da artık çok daha az kullanılıyor. Açıldığı dönemde 30 seks işçisinin faaliyet gösterdiği alanda bugün yalnızca 13 kişi çalışıyor. Yıllık 775 bin İsviçre frangına mal olan bu tesisin kapatılması ise planlanmıyor; çünkü şehir yönetimi burayı “şiddet ve sömürüye karşı güvenli bir alan” olarak değerlendiriyor.

Seks işçiliği özel alanlara ve internete kaydı

Sokakta çalışanların sayısı azalırken, sektör tamamen ortadan kalkmadı. Seks işçiliği artık daha çok özel dairelerde, kısa süreli kiralık konutlarda ve çevrimiçi ortamlarda yürütülüyor.
Luzern’deki Lisa Derneği yöneticisi Eliane Burkart, “Müşteriler artık daha fazla gizlilik ve anonimlik arıyor. Bu nedenle birçok kişi doğrudan sokakta aramak yerine önce internette araştırma yapıyor,” diyor.

Olten’de faaliyet gösteren Lysistrada Derneği de bu değişime uyum sağladı. Kurum, çevrimiçi seks ilanlarını tarayan bir bot aracılığıyla seks işçilerine destek mesajları gönderiyor. Dernek yöneticisi Melanie Muñoz, “Kadınların yaklaşık yüzde 10’u bu mesajlara yanıt veriyor; kimisi sadece teşekkür ediyor, kimisi doğrudan yardım istiyor,” ifadelerini kullanıyor.

“Seks işçiliği daha az görünür hale geldi”

Uzmanlara göre dijitalleşme sokak seks işçiliğini büyük ölçüde ortadan kaldırsa da, tamamen bitmesi beklenmiyor. Çünkü bazı müşteriler hâlâ sokak ortamının doğrudanlığı ve atmosferini tercih ediyor.

Muñoz durumu şöyle özetliyor:

“Sokakta çalışanların sayısı azaldı, ama bu sektörde daha az insan olduğu anlamına gelmiyor. Seks işçiliği artık sadece daha az görünür durumda.”

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

İsviçre’de “böcek gıdası” dönemi sona eriyor: Coop satışları durduruyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’de bir dönem “geleceğin süper gıdası” olarak tanıtılan yenilebilir böcek ürünleri, beklenen ilgiyi görmeyince raflardan kaldırılıyor. Perakende zinciri Coop, talep yetersizliği nedeniyle bu ürünlerin satışını tamamen sonlandırma kararı aldı.


🛑 Talep düşüklüğü satışları bitirdi

Coop yetkilileri, mevcut stokların tükendikten sonra böcek bazlı ürünlerin satışının durdurulacağını açıkladı. Şirket, son dönemde talebin zaten düşük olan seviyeden daha da gerilediğini belirtti.

Migros ise benzer ürünleri 2022 yılında ürün yelpazesinden çıkarmıştı.


🐛 “Süper gıda” beklentisi karşılık bulmadı

İsviçre’de 2017 yılında un kurdu, çekirge ve cırcır böceği gibi türlerin gıda olarak kullanımına izin verilmesiyle birlikte, bu alanda bir “beslenme devrimi” beklentisi doğmuştu.

Burger, enerji barı ve atıştırmalık gibi farklı ürünlerle pazara giren sektör, özellikle sürdürülebilirlik ve düşük kaynak tüketimi gibi avantajlarla öne çıkarılmıştı.


🌏 Kültürel fark belirleyici oldu

Haberde dikkat çekilen önemli noktalardan biri de kültürel farklar. Asya ülkelerinde böcek tüketimi oldukça yaygın ve günlük yaşamın bir parçası olarak görülüyor. Hatta böcek yemek, bu ülkelerde makarna veya geleneksel yemekler kadar sıradan kabul ediliyor.

Buna karşın İsviçre’de tüketiciler, bu ürünlere karşı mesafeli kaldı.


📉 Psikolojik engel aşılamadı

Uzmanlara göre, böcek bazlı gıdaların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engel tüketicilerin “tiksinme refleksi” oldu.

Kısa süreli ilgiye rağmen, ürünlerin geniş kitleler tarafından benimsenmediği ve düzenli tüketim alışkanlığına dönüşmediği ifade ediliyor.


🏭 Sektörde daralma yaşanıyor

Pazardaki talep eksikliği nedeniyle birçok girişim ya kapanırken ya da birleşmek zorunda kaldı. Sektörde faaliyet gösteren az sayıdaki firmadan biri olan Essento’nun da üretimde ithalata yöneldiği belirtiliyor.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de öğretmenlere dini sembol uyarısı: Tarafsızlık vurgusu

yazar

Published

on

By

İsviçre’de öğretmenler birliği, devlet okullarında görev yapan öğretmenlere başörtüsü gibi belirgin dini semboller kullanmamalarını tavsiye etti. Kararın, eğitimde tarafsızlık ilkesinin korunması amacıyla alındığı belirtildi.

📌 Karar LCH konferansında alındı

İsviçre Öğretmenler Çatı Kuruluşu (LCH), yeni yayımladığı pozisyon belgesinde öğretmenlerin güçlü dini semboller taşımaktan kaçınmasını önerdi. Söz konusu belge, LCH’nin başkanlar konferansında kabul edildi.

LCH Başkanı Dagmar Rösler, Tamedia gazetelerine verdiği demeçte kararın açık bir çoğunlukla alındığını belirtti.

⚖️ “Öğretmenler tarafsız olmalı”

Rösler, kamu okullarının İsviçre’de siyasi ve dini açıdan tarafsız olması gerektiğini vurgulayarak, öğretmenler için bu nedenle bir tarafsızlık yükümlülüğü bulunduğunu ifade etti.

Rösler, “Bizim görüşümüze göre öğretmenler okulda belirgin dini semboller taşıdığında bu tarafsızlık tam olarak sağlanmış olmaz. Bu nedenle bu tür sembollerden kaçınılmasını öneriyoruz” dedi.

👩‍🎓 Öğrenciler için farklı yaklaşım

LCH, öğrenciler için ise farklı bir değerlendirme yaptı. Açıklamada, öğrencilerin dini sembol kullanmasının din ve vicdan özgürlüğü kapsamında ele alınması gerektiği belirtildi.

Bu nedenle birlik, öğrencilerin dini semboller kullanmasına karşı bir öneride bulunmadı.

🗣️ “Konu abartılıyor”

Rösler, tartışmanın kamuoyunda gereğinden fazla büyütüldüğünü savundu. Ülkede başörtüsü kullanan öğretmen sayısının çok sınırlı olduğunu belirten Rösler,
“Belki beş öğretmenden söz ediyoruz ama bu büyük bir mesele haline getiriliyor. Bu orantısız” ifadelerini kullandı.

🏛️ Karar bağlayıcı değil, kantonlar belirliyor

LCH’nin önerisinin bağlayıcı olmadığı, okullarda uygulanacak kuralların kantonlar tarafından belirlendiği vurgulandı.

⚠️ Federal hükümet yasaklara karşı

İsviçre’de son aylarda okullarda başörtüsüne ilişkin çeşitli siyasi girişimler gündeme gelirken, İsviçre Federal Konseyi genel bir yasak uygulamasına karşı çıkıyor.

Hükümet, böyle bir yasağın anayasa ile güvence altına alınan din özgürlüğü ve kişisel haklarla çelişeceğini savunuyor.

🎓 Uzmanlardan eleştiri

Amir Dziri, kıyafetlere yönelik yasal yasakların toplumu bölebileceğini belirtti.

Dziri, bu tür yasakların kolaylıkla aşılabileceğini ve insanların özel ya da ev eğitimine yönelmesine yol açabileceğini ifade ederek, bunun entegrasyon yerine izolasyonu artırabileceği uyarısında bulundu.

Continue Reading

İsviçre

2025 yılında ayrımcılık vakalarında artış kaydedildi

yazar

Published

on

By

2025’te rekor artış: Okullar ve iş yerleri öne çıkıyor

İsviçre’de 2025 yılı, ırkçı ayrımcılık vakalarında yeni bir zirveye sahne oldu. Federal düzeyde hazırlanan son rapora göre, yıl boyunca 1245 ayrımcılık vakası kayıt altına alındı. Bu sayı, şimdiye kadar ulaşılan en yüksek seviyeyi temsil ediyor.

📊 EN ÇOK ETKİLENEN GRUPLAR

Rapora göre:

  • Siyahi bireyler en fazla hedef alınan grup oldu (406 vaka)
  • Müslümanlara yönelik ayrımcılık en hızlı artan kategori olarak dikkat çekti (281 vaka)
  • Ayrıca:
    • Arap kökenlilere yönelik 113 vaka
    • Asya kökenlilere yönelik 95 vaka
    • 60 antisemitik (Yahudi karşıtı) olay kaydedildi

Uzmanlara göre bu rakamlar, sadece bildirilen vakaları kapsıyor. Gerçek sayının çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.

🏫 OKULLAR VE İŞ YERLERİ RİSK ALTINDA

Raporda en dikkat çeken bulgulardan biri, ayrımcılığın en çok:

  • Eğitim kurumlarında
  • İş yerlerinde

yaşanması oldu.

humanrights.ch temsilcisi Nora Riss, özellikle çocuk ve gençlerin bu durumdan etkilenmesinin endişe verici olduğunu belirtiyor:

“Bu kurumların kendi içinde çözüm üretebilmesi gerekirken, mağdurların dış destek araması sistemin yetersiz kaldığını gösteriyor.”

⚠️ “IRKÇILIK YAPISAL BİR SORUN”

Irkçılıkla Mücadele Komisyonu Başkanı Ursula Schneider Schüttel, yüksek vaka sayılarının tesadüf olmadığını vurguladı:

“Irkçılık İsviçre’de hâlâ yapısal bir sorun olmaya devam ediyor.”

Schüttel’e göre:

  • Uluslararası krizler
  • Göç politikaları tartışmaları

toplumdaki önyargıları artırarak bu tabloya katkı sağlıyor.

🏛️ DEVLET ADIM ATTI AMA YETERSİZ

İsviçre Federal Hükümeti geçtiğimiz yıl ilk kez:
👉 Ulusal Irkçılıkla Mücadele Stratejisini kabul etti

Bu strateji:

  • İzleme sistemlerini geliştirmeyi
  • Mağdurları daha iyi korumayı
  • Önleyici politikaları güçlendirmeyi hedefliyor

Ancak uzmanlara göre bu adım tek başına yeterli değil.

Schüttel bu konuda net:

“Strateji önemli ama etkili olması için yeterli kaynak ve güçlü yasal düzenlemeler şart.”

Continue Reading

Trendler