Sosyal Medya

Gündem

BERN HÜKÜMETİ, KİRACILARA YÖNELİK VERGİ İNDİRİMİ TEKLİFİNİ REDDETTİ

yazar

Yayınlayan

on

Bern, 24 Mart 2025 – Bern Hükümeti, Sandra Schneider’in (SVP/Biel) kiracılara yönelik vergi indirimi önerisini reddetti. Hükümet, önerilen düzenlemenin federal yasalarla çeliştiğini ve yasal açıdan mümkün olmadığını açıkladı.

🔹 KİRACILARA YÖNELİK VERGİ İNDİRİMİNE KARŞI TAVIR

Bern Hükümeti, kiracılara yönelik vergi indirimi sağlanması önerisini kabul etmedi. Sandra Schneider’in önergesi, özellikle büyük şehirlerde artan kira maliyetlerinin kiracılara ciddi bir finansal yük getirdiğini ve kiracıların bu sebeple iki kat daha fazla zorlandığını vurguluyordu. Ancak hükümet, bu tür bir düzenlemenin mevcut federal yasalarla çeliştiğini belirterek, hukuki olarak uygulanabilir olmadığına dikkat çekti.

🔹 ZUG VE VAUD KANTONLARINDA UYGULANAN VERGİ İNDİRİMLERİ

Bazı kantonlarda ise kiracılara vergi indirimi sağlanıyor. Örneğin, Zug kantonunda, burada ikamet eden kiracılar konut kirasının %30’unu vergi matrahından indirebiliyor. Vaud kantonunda da benzer bir uygulama bulunuyor. Ancak Bern Hükümeti, bu tür düzenlemelerin federal mahkemeler tarafından onaylanmadığını ve bu nedenle Bern’de uygulanamayacağını ifade etti.

🔹 KİRACILAR İÇİN DAHA FAZLA DESTEK TALEBİ

Sandra Schneider, artan kira maliyetleri karşısında kiracıların mali yükünü hafifletmek amacıyla vergi indirimi yapılmasını talep etmişti. Bu düzenlemenin, Bern’deki kiracılara büyük bir rahatlama sağlayacağına inanan Schneider, önerisinin daha fazla destek bulacağına umut ediyordu. Ancak hükümet, yasal engeller nedeniyle öneriyi reddetti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

AARGAU’DA RADAR KAMERALARINA YENİ KURALLAR: SEÇMENLER “BLİTZER” GİRİŞİMİNİ KABUL ETTİ

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’nin Aargau kantonunda seçmenler, trafik radarlarının kullanımını sınırlandırmayı amaçlayan halk girişimini kabul etti. 8 Mart’ta yapılan oylamada seçmenlerin yaklaşık yüzde 55’i “Blitzerabzocke stoppen” (Radar cezalarıyla para kazanmayı durdurun) adlı girişime destek verdi.

Kabul edilen düzenlemeyle birlikte kantonda sabit hız radarlarının kurulması artık daha sıkı kurallara bağlanacak. Buna göre gelecekte sabit radar cihazlarının kurulabilmesi için kanton hükümetinden özel izin alınması gerekecek.

Yeni düzenleme ayrıca radarların yalnızca trafik güvenliği açısından gerçekten gerekli olduğu durumlarda kurulmasına izin verilmesini öngörüyor. Yetkililer bir noktada radar kurulmasına izin verebilmek için önce o bölgede ciddi bir trafik güvenliği sorunu bulunduğunu ve diğer önlemlerin yetersiz kaldığını göstermek zorunda olacak.

Verilen izinler ise süresiz olmayacak. Sabit radarlar için verilen izinlerin en fazla üç yıl geçerli olması planlanıyor. Bu sürenin sonunda radarın gerekli olup olmadığı yeniden değerlendirilecek.

Düzenleme yalnızca sabit radarları değil, geçici radar sistemlerini de kapsıyor. Buna göre yarı sabit radar cihazları aynı noktada en fazla 72 saat süreyle kullanılabilecek.

Yeni kuralların 2027 yılından itibaren uygulanması öngörülüyor. Bu tarihten sonra belediyelerin sabit radar kurmak için kanton hükümetine resmi başvuru yapması gerekecek.

Girişimin destekçileri radarların trafik güvenliği için kullanılmasını istediklerini, ancak bazı durumlarda belediyelerin radarları gelir kaynağına dönüştürdüğünü savunuyor. Muhalifler ise düzenlemenin hız denetimini zorlaştırabileceği ve trafik güvenliğini olumsuz etkileyebileceği görüşünü dile getirmişti.

Oylama sonucu Aargau’da hız radarlarının kurulması ve kullanımı konusunda daha sıkı denetim ve izin sistemi getirilmiş oldu.

Haberin Devamını Oku

Gündem

İSVİÇRE’DE 8 MART GÖSTERİLERİ: BİNLERCE KİŞİ KADIN HAKLARI İÇİN SOKAĞA ÇIKTI

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında ülkenin birçok kentinde düzenlenen gösterilere binlerce kişi katıldı. Bern, Zürih, Lozan ve Basel başta olmak üzere farklı şehirlerde gerçekleştirilen yürüyüş ve protestolarda kadın hakları, eşitlik ve toplumsal cinsiyet temelli şiddete karşı mücadele çağrıları öne çıktı.

Uluslararası Kadınlar Günü’nün bu yılki küresel teması “Kazanmak için vermek” olarak belirlenirken, organizatörler gösterilerin temel amacının kadın-erkek eşitliğinin önündeki yapısal engellere dikkat çekmek olduğunu vurguladı. Gösterilerde ayrımcı yasalar, toplumsal normlar ve kadına yönelik şiddet gibi konular protesto edildi.

Başkent Bern’de pazar günü düzenlenen izinsiz gösteriye binin üzerinde kişi katıldı. Kent merkezinde toplanan protestocular yürüyüş sırasında “Patriyarkal şiddete karşı”, “Savaşa hayır” ve “Eşitlik şimdi” gibi sloganlar attı. Göstericiler ayrıca İsviçre’de 2025 yılında kadın cinayeti sonucu hayatını kaybettiği belirtilen 29 kadın için sembolik bir protesto gerçekleştirdi.

Zürih’te cumartesi günü düzenlenen bir başka izinsiz gösteriye de binden fazla kadın katıldı. Kent merkezindeki yürüyüş sırasında bazı noktalarda maddi hasar meydana geldiği, bazı göstericilerin havai fişek benzeri piroteknik maddeler kullandığı bildirildi. Şehir polisi, gösteri nedeniyle tramvay ve araç trafiğinin kısa süreliğine durduğunu açıkladı.

Basel’de ise yaklaşık 600 kişinin katıldığı bir yürüyüş gerçekleştirildi. Katılımcılar Marktplatz’da toplanarak şehir merkezinde yürüyüş yaptı. Gösteri sırasında “Bedenimiz bizimdir” ve “Feminist dayanışma” yazılı pankartlar taşındı. Polis ekipleri bölgede güvenlik önlemi alırken, protesto genel olarak sakin geçti.

Lozan’da düzenlenen yürüyüşe ise organizatörlere göre yaklaşık 3 bin kişi katıldı. “Grève féministe Vaud” adlı kolektifin çağrısıyla düzenlenen gösteride sosyal adalet, ekonomik eşitsizlik ve savaş politikalarına karşı sloganlar atıldı. Lozan polisi ise katılımcı sayısının yaklaşık 1200 olduğunu bildirdi.

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri ve eski İsviçre Federal Konseyi üyesi Alain Berset de Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınlara yönelik şiddetin küresel ölçekte ciddi bir sorun olmaya devam ettiğini belirtti. Berset, dünyada ortalama her on dakikada bir kadının tanıdığı biri tarafından öldürüldüğüne dikkat çekerek, eşitlik mücadelesinin önemine vurgu yaptı.

İsviçre’de her yıl düzenlenen 8 Mart gösterileri, kadın hakları ve toplumsal eşitlik konularının ülkedeki siyasi ve toplumsal gündemde önemli bir yer tutmaya devam ettiğini gösteriyor.

Haberin Devamını Oku

Gündem

İSVİÇRE’DE NAKİT PARA ANAYASAYA GİRİYOR: REFERANDUM SONRASI YENİ DÖNEM

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de 8 Mart’ta yapılan referandumun ardından nakit paranın anayasal güvence altına alınmasını öngören karşı öneri seçmenlerin çoğunluğunun desteğiyle kabul edildi. Oylamada banknot ve madeni parayı ayrıntılı şekilde düzenlemeyi amaçlayan halk girişimi reddedilirken, federal hükümetin sunduğu daha genel kapsamlı karşı öneri kabul edildi.

Yeni düzenlemeyle İsviçre frangının ülkenin resmi para birimi olduğu ve devletin İsviçre Merkez Bankası (SNB) aracılığıyla ülkede yeterli miktarda nakit para bulunmasını sağlamasının anayasal güvence altına alınması öngörülüyor.

Peki yeni ne değişecek?

Referandum sonucuyla birlikte nakit paranın dolaşımı ilk kez anayasa seviyesinde güvence altına alınmış olacak. Daha önce banknot ve madeni paranın temini ve dolaşımı yalnızca yasal düzenlemelerle belirleniyordu. Yeni düzenleme ise devletin nakit para arzını sürdürme sorumluluğunu anayasal bir çerçeveye taşıyacak.

Buna karşın uzmanlar, günlük yaşamda vatandaşlar açısından kısa vadede büyük bir değişiklik beklenmediğini belirtiyor. İsviçre’de tüketiciler ödeme sırasında kart, mobil ödeme ya da nakit para arasında tercih yapmaya devam edecek.

Referandum sürecinde girişimi destekleyen çevreler, dijital ödeme sistemlerinin hızla yaygınlaşmasının uzun vadede nakit paranın kullanımını azaltabileceği endişesini dile getirmişti. Destekçilere göre banknot ve madeni paralar özellikle kriz dönemlerinde güvenilir ve bağımsız bir ödeme aracı olarak önem taşıyor.

Kabul edilen karşı öneri anayasa metninde “banknot ve madeni para” yerine daha genel bir ifade olan “nakit para” kavramını kullanıyor. Uzmanlara göre bu yaklaşım, teknolojik gelişmelere uyum sağlayabilecek daha esnek bir düzenleme oluşturmayı amaçlıyor.

Referandum sonucu aynı zamanda İsviçre toplumunun nakit paraya verdiği önemi de ortaya koydu. Analistler, oylamanın büyük ölçüde sembolik bir anlam taşıdığını ancak seçmenlerin nakit paranın tamamen ortadan kalkmasını istemediğini gösterdiğini belirtiyor.

Öte yandan bazı kantonlarda nakit paranın kullanımını güçlendirecek yerel düzenlemeler de gündeme geliyor. Özellikle yalnızca kartla ödeme kabul eden işletmelerin artması bazı bölgelerde siyasi tartışmalara yol açtı. Cenevre kantonunda restoranların nakit ödeme kabul etmesini zorunlu kılan bir düzenleme kabul edilirken, benzer adımların başka kantonlarda da tartışıldığı bildiriliyor.

Federal hükümet ise ulusal düzeyde işletmelere zorunlu nakit kabulü getirilmesine temkinli yaklaşıyor. Yetkililer, böyle bir uygulamanın ekonomik özgürlük ve sözleşme serbestisine müdahale anlamına gelebileceğini ifade ediyor.

Uzmanlara göre referandum sonucu, İsviçre’de dijital ödeme sistemleri hızla yaygınlaşsa da nakit paranın ekonomik ve toplumsal yaşamda uzun süre önemli bir yer tutmaya devam edeceğini gösteriyor.

Haberin Devamını Oku
Reklam

Trendler