İsviçre
Uzman Uyarıyor: İsviçre’de Kira Fiyatları Patladı – Ghetto Tehlikesi mi Kapıda?
İsviçre’de kiralar son yıllarda hızla yükselirken, konut arzı bu artışa ayak uyduramıyor. Özellikle dar gelirli aileler büyük şehirlerden dışlanma riskiyle karşı karşıya. Swiss Real Estate Institute Başkanı Prof. Dr. Peter Ilg, “Eğer acil önlemler alınmazsa, İsviçre’de Almanya veya İsveç’te görülen sosyoekonomik ayrışma yaşanabilir” diyerek uyarıyor.
Neden Kiralar Bu Kadar Hızla Yükseliyor?
İsviçre’nin büyük kentlerinde kira artışları enflasyonun üzerinde seyrediyor. Uzmanlara göre bunun iki temel nedeni var:
- Artan yaşam alanı talebi: Refah seviyesinin yükselmesiyle kişi başına düşen konut tüketimi önemli ölçüde arttı. 1970’lerde Zürih’te bir kişinin ortalama kullandığı yaşam alanı bugünkünden yüzde 30 daha küçüktü. Bugünse daha geniş evler tercih ediliyor, bu da mevcut arzı yetersiz kılıyor.
- Nüfus artışı ve göç: İsviçre’ye olan göç, toplam talebi artırsa da Ilg’e göre asıl sorun “artan metrekare tüketimi.”
Her yıl yaklaşık 300 ila 400 bin daire kiralık piyasaya çıksa da, talep artışı bu arzı hızla tüketiyor.
Boş Konutlar Tarihi Dipte
Ülkedeki boş konut oranı tarihin en düşük seviyesinde. Buna rağmen Ilg, durumun dramatize edilmemesi gerektiğini söylüyor:
“Her yıl kiracıların yüzde 15’i taşınıyor. Yani piyasaya yüz binlerce daire çıkıyor. Sorun daire bulmak değil, artan kiraları karşılayabilmek.”
Dar Gelirliler İçin Zor Seçimler
Zürih gibi metropollerde aylık 4 bin frank kazanan biri için seçenekler oldukça sınırlı. Ilg’e göre bu kişiler ya 30–35 metrekarelik tek odalı dairelerde yaşamak, ya şanslıysa kooperatif veya sosyal konut bulmak ya da şehir merkezinden uzaklaşıp her gün trenle 20–30 dakikalık yolculuk yapmayı göze almak zorunda.
“Doğu İsviçre’de hâlâ makul kiralar bulunabiliyor. Örneğin Hinwil gibi bölgelerde 60 metrekarelik bir daire 1300 franka kiralanabiliyor. Ancak bu bölgelerde de fiyatlar yükseliyor.”
Daha Fazla Yolculuk, Daha Küçük Evler
Uzman, önlem alınmazsa İsviçre’nin Londra’daki tabloya yaklaşabileceğini belirtiyor:
- Kent merkezlerinde küçük, 15 metrekarelik dairelerde yaşamak,
- Ya da iş yerine ulaşmak için günde 2 saatten fazla tren yolculuğu yapmak.
Her iki senaryo da hem yaşam kalitesini düşürüyor hem de çevresel sorunlara yol açıyor.
Ghetto Tehlikesi
Dar gelirli kesimlerin yalnızca belirli bölgelerde toplanması halinde İsviçre’nin sosyal dengelerinin sarsılabileceğini söyleyen Ilg, Almanya ve İsveç’ten örnek veriyor:
“Berlin’de veya Stockholm’deki sosyal konut bölgelerinde, polis dahi kontrolü kaybetti. İsviçre bu noktaya gelmemeli.”
Çözüm Ne Olabilir?
Ilg’e göre sorunu çözmek için iki adım gerekiyor:
- Daha fazla inşaat: Şehirlerde daha yüksek binaların yapılmasına izin verilirse, arz artar ve fiyatlar düşer.
- Kira desteği: Sosyal konutlar yerine doğrudan dar gelirli ailelere kira yardımı yapılmalı. Böylece bu aileler iş yerlerinin bulunduğu bölgelerde kalabilir, gettolaşmanın önüne geçilebilir.
Yatırımcıların Çekingenliği Krizi Derinleştiriyor
İnşaat sektörünün karşı karşıya olduğu bir başka sorun ise yatırım cazibesinin azalması. Getiri sınırlamaları ve bürokratik engeller nedeniyle özellikle emeklilik fonları yeni kiralık daire projelerinden uzaklaşıyor. Fonlar yatırımlarını daha kârlı hisse senetlerine kaydırıyor. Bu da piyasadaki arzı daha da daraltıyor.
Ilg, bu kısır döngünün kırılmaması halinde İsviçre’de kira fiyatlarının daha da artacağını vurguluyor:
“Kira artışları emeklilik fonları için avantaj sağlasa da toplumun büyük kısmı için ciddi bir yük oluşturuyor. Uzun vadede sosyal huzuru tehlikeye sokabilir.”
Sonuç: İsviçre’nin kira krizi yalnızca barınma değil, aynı zamanda toplumsal barış meselesi haline geldi. Uzmanlara göre şehirlerde inşaat kısıtlamalarının gevşetilmesi ve dar gelirli ailelere kira desteği verilmesi, krizin derinleşmesini önlemek için tek çıkış yolu.
Gündem
İSVİÇRE’DE AİLELERİN YENİ TERCİHİ: ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR
İsviçre’de çocuklu aileler için en cazip yerleşim yerleri her zaman Zürih ve Cenevre gibi büyük merkezler değil. UBS’nin 2026 Konut Çekiciliği Göstergesi, iyi altyapıyı daha düşük yaşam maliyetleriyle birleştiren orta büyüklükteki şehirlerin aileler açısından öne çıktığını gösteriyor.
Araştırmada İsviçre’deki belediyeler on bölge içinde karşılaştırıldı. Örnek hane olarak iki çocuklu ve yıllık brüt geliri 150 bin frank olan bir aile esas alındı. Değerlendirmede konut ve yaşam giderlerinin yanı sıra ulaşım, altyapı, eğitim, çocuk bakımı, alışveriş ve boş zaman imkânları dikkate alındı.
Kendi bölgelerinde Vevey, Solothurn, Fribourg, Sion, Basel, Luzern, Aarau, Lugano, St. Gallen ve Chur listenin başında yer aldı. Bu on bölgesel liderin dokuzu orta büyüklükteki şehirlerden oluşuyor. Zürih ve Cenevre ise kendi bölgelerinde ilk üçe giremedi.
Sonuçlarda en belirleyici unsurlardan biri yaşam maliyeti oldu. Araştırmaya göre Vevey’de incelenen ailenin giderleri Cenevre’den yaklaşık yüzde 15 daha düşük. Aarau’da maliyetler Zürih’in yaklaşık yüzde 28, Schaffhausen’de ise yüzde 34 altında hesaplandı. Bu şehirler aynı zamanda eğitim, çocuk bakımı, alışveriş, ulaşım ve sosyal yaşam açısından güçlü bir altyapı sunuyor.
Ticino sıralamasında Lugano ilk sıraya yerleşti. Lugano’yu Locarno, Tenero-Contra, Ascona, Muralto, Val Mara, Minusio, Melide, Morcote ve Bellinzona izledi. Fransızca konuşulan bölgede Vevey ve Fribourg’un yanı sıra Morges ve Granges-Paccot gibi yerleşimler de yüksek çekicilikleriyle dikkat çekti.
Ancak araştırma, herkes için tek bir “en iyi şehir” bulunduğunu söylemiyor. Sonuçlar seçilen aile modeline ve gelir düzeyine göre değişiyor. Daha yüksek gelirli aileler için vergi avantajları daha büyük rol oynarken, düşük gelirli hanelerde uygun konut ve günlük yaşam giderleri daha fazla önem kazanıyor.
UBS’ye göre taşınmaların yaklaşık yüzde 70’i 10 kilometreden daha kısa mesafelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle sıralama, ülke genelinde mutlak bir yarıştan çok aynı bölgedeki gerçekçi yerleşim seçeneklerini karşılaştırıyor.
Gündem
NEUCHÂTEL’DE KAĞITSIZ GÖÇMENLER İÇİN YENİ DÖNEM: BELİRLİ ŞARTLARLA OTURUM BAŞVURUSU
Neuchâtel Kantonu, uzun yıllardır İsviçre’de oturum izni olmadan yaşayan ve çalışan bazı kişilerin durumlarının incelenmesini sağlayan geçici uygulamayı 1 Eylül 2026’da başlattı. Cenevre’de yürütülen “Papyrus” modelinden esinlenen program, 30 Kasım 2027’ye kadar toplam 15 ay uygulanacak.
Uygulama genel bir af veya otomatik oturum hakkı anlamına gelmiyor. Her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek ve bütün koşulların karşılanması gerekecek. Program, AB veya EFTA dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik. Başvuru sahibinin çalışıyor ve sosyal yardıma ihtiyaç duymadan mali açıdan bağımsız olması gerekiyor.
Temel koşul, İsviçre’de kesintisiz en az 10 yıldır yaşamak ve bunun son üç yılını Neuchâtel Kantonu’nda geçirmiş olmak. Okula devam eden en az bir çocuğu bulunan ailelerde İsviçre’de aranan ikamet süresi beş yıla düşüyor; son üç yılın yine Neuchâtel’de geçirilmesi şartı aranıyor. Hanedeki yetişkinlerin en az A1 düzeyinde Fransızca bilmesi, geçerli pasaporta sahip olması, sabıka kaydının temiz olması ve icra borcu bulunmaması da koşullar arasında.
Hakkında ülkeden çıkarma kararı bulunanlar ile İsviçre’de daha önce iltica başvurusu yapmış kişiler bu uygulamadan yararlanamıyor. İltica alanına giren kişiler için farklı federal kurallar ve işlemler geçerli.
Başvurmak isteyenlerin ilk olarak Neuchâtel Protestan Sosyal Merkezi CSP ile iletişime geçmesi gerekiyor. İlk görüşme anonim, ücretsiz ve gizli gerçekleştiriliyor. CSP, şartların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ediyor ve uygun kişilerin belgelerini hazırlamasına yardım ediyor. Dosya daha sonra kanton göç makamlarınca inceleniyor. Kantonun uygun bulduğu başvurularda son kararı Federal Göç Sekreterliği SEM veriyor. Onay hâlinde B oturum izni düzenlenebiliyor.
Programa katılarak çalışanının durumunu ve çalışma ilişkisini yasal hâle getiren işverenler hakkında bu süreç kapsamında ceza soruşturması açılmayacağı belirtiliyor. Kanton, uygulamayla kayıt dışı çalışmayı ve savunmasız kişilerin sömürülmesini azaltmayı hedefliyor.
#İsviçre#Neuchâtel#Göç#Oturumİzni

Gündem
TİCİNO’DA TIP ARAŞTIRMALARI HIZLANIYOR: YENİ TEDAVİLER MALİYETLERİ DÜŞÜREBİLİR
Lugano, 4 Eylül’de İsviçre’nin İtalyanca konuşulan bölgesindeki tıp araştırmacılarını, doktorları ve sağlık çalışanlarını bir araya getiren 15. İnsan Tıbbı Araştırma ve İnovasyon Günü’ne ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Lugano’daki USI Doğu Kampüsü’nde EOC Tıp Eğitimi ve Araştırma Birimi, EOC Klinik Araştırmalar Birimi ve İsviçre İtalyan Üniversitesi tarafından düzenlendi.
Günün temel mesajı, “Araştırmanın yapıldığı yerde daha iyi tedavi sunulur” oldu. Klinik araştırma yürüten hastanelerde hastalar yeni ilaçlara, gelişmiş teşhis yöntemlerine ve yenilikçi tedavilere daha erken erişebiliyor. Araştırmalar yalnızca yeni yöntemler geliştirmeyi değil, mevcut tedavilerden hangisinin hangi hasta için daha etkili olduğunu belirlemeyi de sağlıyor.
Ticino Kanton Hastaneleri Kurumu EOC’den Dr. Panagiotis Stathis, klinik çalışmaların bazı tedavileri daha verimli ve daha az maliyetli hâle getirebildiğine dikkat çekti. Araştırma sayesinde etkisi sınırlı uygulamaların ayıklanması, hastaya daha uygun tedavinin seçilmesi ve gereksiz müdahalelerin azaltılması mümkün olabiliyor. Bu yaklaşım hem hastanın yaşam kalitesine hem de sağlık sisteminin kaynaklarını daha doğru kullanmasına katkı sağlıyor.
Ancak haberde geçen “maliyetleri düşürme” ifadesi, bütün sağlık giderlerinin hemen azalacağı anlamına gelmiyor. Yeni ilaçlar ve teknolojiler başlangıçta yüksek maliyet yaratabiliyor. Tasarruf; doğru teşhis, etkili tedavi seçimi, komplikasyonların önlenmesi ve hastanede kalış süresinin azaltılması gibi uzun vadeli sonuçlarla ortaya çıkabiliyor.
Etkinlikte klinik ve epidemiyolojik araştırmaların yanı sıra temel, hesaplamalı ve hemşirelik araştırmalarının da ele alınması planlandı. Böylece yalnızca doktorların değil, farklı sağlık disiplinlerinin yürüttüğü çalışmalar aynı platformda buluştu.
Uzmanlara göre araştırmaların devamlılığı için finansman, eğitimli personel, hasta katılımı ve kurumlar arası işbirliği gerekiyor. Ticino’daki toplantının amacı da araştırma sonuçlarını paylaşmak, genç bilim insanlarını desteklemek ve yeni çalışmaların önünü açmak.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi3 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi3 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre3 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


