Gündem
STALKING YASALARI: YAKINDA ÜÇ YIL HAPİS CEZASI MI GELİYOR?
İsviçre’de, stalking (takipçilik) ve zorbalık gibi davranışlar, şu anda doğrudan bir suç olarak tanımlanmıyor. Ancak, yakın zamanda bu durum değişebilir. İsviçre Parlamento’su, stalkingi suç sayan yeni bir yasa tasarısını görüşüyor. Bu tasarı kabul edilirse, stalker’lara yani kişileri sürekli takip eden ve taciz edenlere üç yıla kadar hapis cezası verilebilecek. İşte bu yasal değişiklikle ilgili ayrıntılar:
Neden Bu Yasa Geliştiriliyor?
Şu anda, stalkingi cezalandırmak için genellikle başka suçlar (örneğin, tehdit veya fiziksel saldırı) gerekiliyor. Ancak, stalker’lar yalnızca bu suçları işlemeyebilirler. Yani, stalker’lar, birine rahatsızlık vermek için sürekli olarak onu takip edebilir, arayabilir veya evinin etrafında dolaşabilir, ama bu davranışlar tek başına yasal bir suç teşkil etmiyordu.
Bu nedenle, Sibel Arslan adlı yeşil partiye mensup İsviçreli milletvekili, stalkingin cezalandırılmasını sağlayacak yeni bir yasal düzenleme önerdi. Bu düzenlemeyle, stalker’lar için bağımsız bir suç tanımı yapılması ve cezaların netleştirilmesi hedefleniyor.
Yeni Düzenleme Ne Getiriyor?
Yeni yasa tasarısına göre, takipçilik yapan, taciz eden veya tehdit eden kişiler cezalandırılacak. Bu kişiler, mağdurun yaşam alanında özgürlüklerini kısıtlayacak şekilde davranırsa, bu davranışları stalking olarak kabul edilecek. Buna göre:
- Stalking yapan kişiler, üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilecek.
- Ayrıca, para cezası da uygulanabilir.
Bunun amacı, stalkerin kurban üzerinde sürekli bir psikolojik baskı oluşturmasını engellemektir.
Parlamento’daki Görüşmeler:
Parlamentoda bu yeni yasa tasarısı üzerine tartışmalar devam ediyor. Nationalrat (Ulusal Konsey) ve Ständerat (Kantonlararası Konsey) bu düzenlemenin içeriği konusunda henüz tam olarak anlaşamadılar. Bazı milletvekilleri, stalkingin hali hazırda mevcut suç yasaları ile yeterince cezalandırıldığını savunurken, diğerleri ise yeni bir suç tanımının şart olduğunu belirtiyor.
Görüş Ayrılıkları:
Tasarıyı savunanlar, stalking suçunun halihazırda var olan yasalarla yeterince cezalandırılmadığını düşünüyor ve bu nedenle bağımsız bir suç tanımının gerekliliğini vurguluyor. Diğer yandan, yasa karşıtları, stalking için özel bir suç tanımına gerek olup olmadığını sorguluyor ve bunun yerine mevcut yasaların yeterli olduğunu iddia ediyor.
Yasayı savunanlar, yeni bir düzenlemenin daha etkili olacağını ve mağdurları daha güçlü bir şekilde koruyabileceğini düşünüyorlar. Ancak yasa karşıtları, stalkingin bazen çok dar bir sınırda gerçekleşebileceğini ve yeni bir yasayla bu tür durumların aşırı cezalandırılmasının haksız olabileceğini belirtiyorlar.
Önemli Noktalar:
- Erkekler ve kadınlar arasındaki ilişkilerde stalking çok yaygın bir problem. Bu yasa ile mağdurlar daha fazla korunmuş olacak.
- Başka yasalarla, örneğin tehdit, şiddet veya hakaret suçlarıyla, stalkingi cezalandırmak daha zor olabilirken, bu yasa net bir çözüm sunmayı amaçlıyor.
- Yasa, yalnızca cezalandırma değil, aynı zamanda mağdurların psikolojik ve sosyal destek alabilmesi adına önleyici tedbirler almayı da planlıyor.
Sonuç:
Bu düzenleme ile stalking suçunun cezalandırılmasının daha etkin hale gelmesi bekleniyor. Yasa geçtiği takdirde, şiddet mağdurları ve psikolojik taciz yaşayan insanlar için büyük bir adım atılmış olacak.
Yeni yasa tasarısının ne zaman kabul edileceği ve ne şekilde yürürlüğe gireceği ise hala netlik kazanmış değil. Parlamento’daki tartışmaların ardından, yakın zamanda karar verilmesi bekleniyor.
Gündem
Aşırı Sıcaktan Korkup 14 Yaşındaki Oğlunu Okula Göndermedi: Anneye Para Cezası, Hakkında Resmî İşlem Başlatıldı
Ne oldu? Erlinsbach’ta yaşayan bir anne, aşırı sıcakların oğlunun sağlığına zarar verebileceğinden endişe ederek 14 yaşındaki çocuğunu yaz tatilinden önce okula göndermedi.
Okul ne yaptı? Devamsızlığın önceden onaylanmadığı ve çocuğa resmî izin verilmediği gerekçesiyle durumu yetkili makamlara bildirdi.
Sonuç ne oldu? Anneye para cezası uygulandı ve zorunlu eğitim yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle hakkında resmî işlem başlatıldı. Cezanın miktarı açıklanmadı.
İsviçre’nin Erlinsbach bölgesinde yaşanan olay, aşırı sıcak günlerde öğrencilerin okula devam zorunluluğu konusunda tartışma başlattı.
Tele M1’in haberine göre anne, yaz tatilinden hemen önce etkili olan yüksek sıcaklıkların 14 yaşındaki oğlunun sağlığına zarar verebileceğinden endişelendi. Bu nedenle çocuğunu belirli günlerde evde tutarak okula göndermedi.
Ancak devamsızlık için okuldan önceden alınmış bir izin bulunmuyordu. Okul yönetimi, annenin kendi kararıyla çocuğa “sıcak tatili” vermesini izinsiz devamsızlık olarak değerlendirdi.
Olayın ardından anneye para cezası uygulandı. Ayrıca zorunlu eğitim ve düzenli okula devam yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle durum yetkili makamlara bildirildi ve anne hakkında resmî işlem başlatıldı.
Para cezasının kaç frank olduğu açıklanmadı. Çocuğun önceden bilinen bir hastalığının bulunup bulunmadığı, doktordan rapor alınıp alınmadığı veya annenin daha önce okuldan izin talep edip etmediği konusunda da ayrıntı verilmedi.
Anne ile oğlunun uyruğu da haberde belirtilmedi. Bu nedenle herhangi bir milliyet bilgisine yer verilmesi doğru değil.
Olay, ebeveynlerin çocuklarının sağlığını koruma sorumluluğu ile İsviçre’deki zorunlu eğitim ve düzenli okula devam yükümlülüğü arasındaki sınırı yeniden gündeme getirdi.
Gündem
Her İki Yeni IV Aylığından Biri Ruhsal Hastalık Nedeniyle: Yardım Payı Sadece Yüzde 13,6
Ne oldu? Ruhsal hastalıklar, İsviçre’de yeni bağlanan malullük sigortası (IV) aylıklarının en yaygın nedeni oldu.
Çelişki nerede? Ruhsal engeli bulunanlar IV önlemlerinin yüzde 34’ünden yararlanırken, bu alandaki kuruluşlar yardımların yalnızca yüzde 13,6’sını alıyor.
Sistem değişecek mi? Federal Sosyal Sigortalar Dairesi yeni bir model üzerinde çalışıyor ancak çözüm yıllar sürebilir.
İsviçre’de yeni bağlanan IV aylıklarının neredeyse yarısı ruhsal hastalıklar nedeniyle veriliyor. Buna rağmen hastalara destek sağlayan kuruluşlara aktarılan kaynaklar ihtiyacın gerisinde kalıyor.
İsviçre Malullük Sigortası, engelli kuruluşlarına her yıl yaklaşık 155 milyon frank dağıtıyor. Ancak uzun yıllardır değişmeyen dağıtım anahtarı ve çok yıllı sözleşmeler, günümüzdeki ihtiyaçlarla kaynakların birbirinden uzaklaşmasına yol açıyor.
Ruhsal engeli bulunan kişiler IV önlemlerinin yüzde 34’ünden yararlanırken, bu alanda çalışan kuruluşların aldığı pay yüzde 13,6’da kalıyor.
Görme engelliler alanında ise ters bir tablo var. Görme engelliler IV önlemlerinin yüzde 2,4’ünden yararlanırken, ilgili kuruluşlar yardımların yüzde 19’unu alıyor.
Federal Sosyal Sigortalar Dairesi, sistemi güncel ihtiyaçlara uyarlamak amacıyla kantonlar ve kuruluşlarla yeni kriterleri görüşüyor. Ancak değişikliğin birkaç yıl sürebileceği belirtiliyor. Daireden Florian Steinbacher, hızlı değil, iyi ve kalıcı bir çözüm bulunmasının önemli olduğunu söyledi.
Kaynakların yeniden dağıtılması kolay değil. Bir kuruluşun payının yükselmesi, diğerinin daha az para alması anlamına gelebilir. Pro Mente Sana Genel Müdürü Muriel Langenberger, kuruluşların karşı karşıya getirilmemesi ve sistemin bütünüyle iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Gündem
İsviçre’de Bankalara Göre Ne Zaman “Varlıklı” Sayılıyorsunuz? İşte Dört Müşteri Grubu
💰 Sınır nerede? Yatırım yapılabilir serveti yaklaşık 100 bin franga ulaşan müşteriler genellikle “varlıklı” kabul ediliyor.
🏦 Private Banking ne zaman başlıyor? Kişiye özel hizmetler çoğunlukla 1 milyon franktan itibaren sunuluyor.
💎 En üst grupta kimler var? 30 milyon frank ve üzerindeki müşteriler özel danışman ekiplerinden yararlanabiliyor.
İsviçre’de bankalar müşterilerini yatırım yapılabilir servetlerine göre çoğunlukla dört gruba ayırıyor. Luzern Uygulamalı Bilimler ve Sanatlar Üniversitesinden bankacılık uzmanı Andreas Dietrich’e göre sınıflandırma şöyle:
• Retail: 100 bin frankın altındaki standart müşteriler.
• Affluent: 100 bin ile 1 milyon frank arasındaki varlıklı müşteriler. Genişletilmiş yatırım seçenekleri ve kişisel danışmanlık sunulabiliyor.
• HNWI: 1 milyon ile 30 milyon frank arasındaki yüksek servetli müşteriler. Private Banker desteği ve kişiye özel hizmetlerden yararlanıyorlar.
• UHNWI: 30 milyon frank ve üzerindeki çok yüksek servetli müşteriler. Bu gruba Family Office, Private Equity erişimi, vakıf danışmanlığı ve servetin gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik planlama sunuluyor.
Sınırlar her bankada aynı değil. Bazı İsviçre bölgesel bankaları 500 bin franktan itibaren Private Banking hizmeti verirken, özel bankalar daha yüksek bir alt sınır belirleyebiliyor.
Hesaplamada toplam mal varlığından çok, yatırım için kullanılabilecek servet dikkate alınıyor. Örneğin bir milyon frank değerindeki evinde yaşayan ve ayrıca 60 bin frank yatırım sermayesi bulunan biri, yalnızca konutu nedeniyle varlıklı müşteri sayılmayabilir.
Bazı ülkelerde bankada para tutan müşterilere daha yüksek mevduat faizi veya özel avantajlar sunulurken, İsviçre’de tasarruf hesaplarının faiz getirisi çoğunlukla daha düşük kalabiliyor. Üstelik bankaya ve hesap türüne göre müşteriler hesap yönetimi, kart, işlem veya menkul kıymet saklama ücretleri ödeyebiliyor. Ancak ülkeler arasındaki nominal faiz karşılaştırmalarında enflasyonun, para biriminin ve merkez bankası politikasının da dikkate alınması gerekiyor.
Bankalar, müşterilerin paralarını yalnızca hesapta tutmak yerine yatırım ürünlerine yönlendirmesini ekonomik açıdan daha cazip bulabiliyor. Çünkü yatırımlardan portföy yönetimi, danışmanlık, saklama ve ürün ücretleri üzerinden ek gelir elde ediliyor.
Dietrich’e göre yalnızca servete dayalı katı sınırlar yeterli değil; müşterinin geliri, davranışları ve ihtiyaçları da dikkate alınmalı.
#İsviçre #Bankacılık #Servet #PrivateBanking #Finans
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


