Gündem
ÖĞRETMEN ÖĞRENCİYE TOKAT ATTI – AİLE EUROPA-PARK GEZİSİ TALEP ETTİ
Zofingen, İsviçre: Zofingen bölgesinde bir öğretmenin 10 yaşındaki bir öğrenciye tokat atması sonucu açılan dava, beklenmedik şekilde sonuçlandı. Öğrencinin ailesi, olaydan sonra öğretmenden tazminat olarak bir Europa-Park gezisi talep etti. Ancak dava, savcılık tarafından yapılan bir usul hatası nedeniyle düşürüldü. Olay, İsviçre’de eğitim sistemi ve öğretmenlerin sorumluluklarıyla ilgili tartışmalara yol açtı.
Olayın Geçmişi
Mart 2024’te, 10 yaşındaki bir öğrenci, sınıfta bir arkadaşıyla tartışmaya girdi. Olay sırasında araya giren öğretmen, öğrenciyi ayırmaya çalışırken ona tokat attı. Tokat sonucunda çocuğun elmacık kemiğinde ezilme meydana geldi. Çocuk, yaşadığı şok nedeniyle olay sonrası travma geçirdiğini belirtti. Ancak bu travmaya rağmen, sınıfını ya da öğretmenini değiştirmek istemediğini ifade etti.
Olayın tarafları, yaşanan bu fiziksel temas konusunda farklı görüşler dile getirdi. Öğretmen, olayın tamamen bir refleks sonucu meydana geldiğini savunurken, savcılık bu hareketin bilinçli ve kasıtlı olduğu iddiasında bulundu. Öğretmen, olay sırasında çocuğun başka bir öğrenciye saldırdığını ve yapılan uyarılara rağmen durmadığını, bu sırada aniden çıkan bir sesin kendisini korkuttuğunu ve istemsizce tokat attığını ifade etti.
Ailenin Talepleri
Öğrencinin ailesi, olay sonrası öğretmenden maddi bir tazminat talep etmek yerine, ailece bir Europa-Park gezisi düzenlenmesi için 1000 Frank değerinde bir tazminat istedi. Aile, bu gezinin yaşanan olumsuzluğu telafi etmek adına öğretmen tarafından karşılanmasını talep etti. Zofinger Tagblatt gazetesinin haberine göre, aile bu geziyi, olayın yarattığı duygusal hasarı azaltma amacıyla düşündü.
Hukuki Süreç
Olay, savcılık tarafından soruşturuldu ve öğretmen, savcılık tarafından suçlu bulunarak 14.000 Frank tutarında bir ertelenmiş para cezasına ve 3600 Frank ek cezaya çarptırıldı. Ancak öğretmen, bu karara itiraz ederek davayı mahkemeye taşıdı. Olay, Zofingen-Kulm Savcılığı’nın suçlamalarının incelenmesiyle Zofingen Bölge Mahkemesi’nde görüşüldü.
Mahkemede, öğretmen olayın tamamen istem dışı geliştiğini savundu. Ancak savcılar, öğretmenin bilinçli olarak hareket ettiğini ve kasıtlı bir tokat attığını ileri sürdü. Öğrencinin ifadesinde, olayın ardından yaşadığı travma ve psikolojik etkiler vurgulandı. Buna rağmen, çocuk öğretmeninden ayrılmak istemediğini ve sınıfını değiştirmediğini belirtti.
Dava Neden Düşürüldü?
Mahkeme süreci, beklenmedik bir şekilde sona erdi. Davanın devam etmesi beklenirken, savcılık tarafından yapılan bir usul hatası davanın düşmesine yol açtı. Zofinger Tagblatt gazetesine göre, önemli bir belgede bulunması gereken bir imzanın eksik olması nedeniyle dava kapatıldı. Bu nedenle, öğretmen ne para cezası ödemek zorunda kaldı ne de Europa-Park gezisini finanse etmekle yükümlü oldu.
#İsviçre #Zofingen #ÖğretmenTokatDavası #EğitimSistemi #ÇocukHakları #EuropaPark #FizikselCeza #Mahkeme #SaveTheChildren #EğitimdeŞiddet #Switzerland #Schweiz #Suisse #Svizzera #Svizra #Suiza #Suíça #Sveits #Schweiz #Sveits #Zwitserland #Švica #Švýcarsko #Švica #Shveytsariya #Švicarska #Schwytz #Šveicarija #Schweiz #Švýcarsko
Gündem
Federal Mahkeme’den Türk Vatandaşı Lehine Karar: Oturma İzni Uzatma Başvurusu Yeniden İncelenecek
İsviçre Federal Mahkemesi, Thurgau Kantonu Göçmenlik Dairesi’nin bir Türk vatandaşının oturma izni uzatma başvurusunu yalnızca masraf avansının ödenmemesi nedeniyle reddetmesini hukuka aykırı buldu. Mahkeme, başvurunun içerik açısından değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.
Olayın merkezindeki Türk vatandaşı, 2001 yılında İsviçre’de yerleşim hakkına sahip yabancı uyruklu bir kadınla evlendi. Bu evlilik sayesinde İsviçre’de oturma izni aldı. Çiftin bugün 4 ve 7 yaşlarında iki çocuğu bulunuyor.
2007 yılında oturma izninin uzatılması için başvuru yapan kişiden, Thurgau Göçmenlik Dairesi tarafından 300 Frank tutarında bir işlem masrafı talep edildi. Ancak söz konusu ücret ödenmeyince daire başvuruyu değerlendirmeye almadı. Bununla da kalmayarak oturma izninin sona erdiğini bildirip Türk vatandaşının ülkeyi terk etmesi gerektiğini açıkladı.
Başvurucu karara itiraz etti. Ancak sonraki aşamalarda da kendisinden yeni masraf avansları talep edildi. Süreç içerisinde yapılan bazı itirazlar ise süre aşımı gerekçesiyle reddedildi. Sonuç olarak kanton makamları dosyanın kapandığını ve yeniden incelenmeyeceğini bildirdi.
Bunun üzerine konu Federal Mahkeme’ye taşındı.
Lozan’daki yüksek mahkeme, kanton makamlarının tutumunu eleştirerek önemli bir karar verdi. Mahkeme, İsviçre’de yerleşim hakkına sahip bir eşle evli olan kişinin oturma izninin uzatılması konusunda yasal bir hakka sahip olduğunu belirtti. Bu nedenle başvurunun sadece teknik gerekçelerle reddedilemeyeceğine dikkat çekildi.
Federal Mahkeme ayrıca, başvurucunun kötü niyetli davrandığına veya sistemi kötüye kullandığına dair herhangi bir bulgu bulunmadığını vurguladı. Kararda, ücretin ödenmemesinin arkasında maddi sıkıntılar ve dil ya da iletişim kaynaklı sorunların bulunabileceği ifade edildi.
Mahkeme son olarak, Türk vatandaşının daha sonraki tarihlerde yeniden başvuru yaptığını ve bu başvuruların da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Karar doğrultusunda Thurgau Göçmenlik Dairesi, Türk vatandaşının oturma izni uzatma talebini yeniden ele almak ve bu kez dosyayı esastan incelemek zorunda kalacak.
Karar, İsviçre’de aile birleşimi kapsamında oturma hakkı bulunan yabancıların, yalnızca prosedürel eksiklikler nedeniyle hak kaybına uğratılamayacağı yönünde önemli bir emsal olarak değerlendiriliyor. #schweiz#switzerland#thurgau#isviçre
Gündem
Tatilden 55 Bavulla Döndü: İsviçre Gümrüğü Şaşkına Döndü
İsviçre’de sınır görevlileri zaman zaman uyuşturucu, kaçak ürün veya yasa dışı eşya taşıyan yolcularla karşılaşıyor. Ancak bu kez gümrük memurlarını şaşırtan olay, bir yolcunun yanında taşıdığı olağanüstü miktardaki bagaj oldu.
İsviçre Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Dairesi’nin (BAZG) açıkladığına göre, bir kadın Schaffhausen kantonundaki Thayngen sınır kapısından ülkeye tam 55 parça bagajla giriş yaptı.
Gümrük Kontrolüne Takıldı
Yetkililer, çok sayıda bavul nedeniyle kadının bagajlarını ayrıntılı şekilde kontrol etti. Gümrük görevlileri, bavullarda yurt dışında satın alınmış ve beyan edilmemiş ticari ürünler bulunabileceğinden şüphelendi.
Ancak yapılan incelemede beklenenin aksine herhangi bir usulsüzlük tespit edilmedi.
Bavullardan Sadece Kişisel Eşyalar Çıktı
Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Dairesi’nin açıklamasına göre, 55 bavulun içerisinde yolcuya ait kişisel eşyalar yer alıyordu. Eşyaların yurt dışında satın alınmış ve beyan edilmesi gereken ürünler olmadığı belirlendi.
Bu nedenle kadın hakkında herhangi bir işlem yapılmadı.
Yetkililer, “Kontrol sonucunda itiraz edilecek veya cezai işlem gerektirecek herhangi bir durum bulunmadı. Bu sonuç görevli personel için de sürpriz oldu” açıklamasında bulundu.
Gümrük Sebepleri Açıklamıyor
BAZG, hangi durumlarda yolcuların kontrole tabi tutulduğuna ilişkin ayrıntıları ise operasyonel nedenlerle paylaşmadı. Kurum, sınır güvenliğinin etkin şekilde sürdürülebilmesi için kontrol kriterlerinin kamuoyuna açıklanmadığını belirtti.
Gümrükte Daha Önce de İlginç Olaylar Yaşanmıştı
İsviçre gümrük görevlileri geçmişte de sıra dışı olaylarla karşılaştı. Zürih Havalimanı’nda bir yolcunun bagajında Zimbabwe’ye ait ve değeri 100 kentilyon doları bulan banknotlar bulunmuş, başka bir olayda ise koruma altındaki Siam timsahına ait bir kafa ele geçirilmişti.
Yetkililer ayrıca daha önce bir ekmek somununun içine gizlenmiş mücevher, saat ve altın paralar da tespit etmişti.
Bu kez ise gümrük görevlilerini şaşırtan şey yasa dışı bir ürün değil, tatilden dönen bir yolcunun beraberinde getirdiği 55 bavul oldu.
Gündem
İsviçre’de Tarihi Referandum Öncesi Türkçe Konuşan Türkiye Kökenliler de İkiye Bölündü
İsviçre’de 14 Haziran’da yapılacak ve ülkenin gelecekteki göç politikasını doğrudan etkileyecek olan “10 Milyonluk İsviçre” referandumu öncesinde seçim zarfları seçmenlere ulaştı. Birçok kişi oyunu kullanmış olsa da, referanduma günler kala henüz oy vermeyen önemli bir seçmen kitlesi bulunuyor.
Referandumun merkezinde İsviçre’nin nüfus artışı ve göç politikaları yer alıyor. Teklifin kabul edilmesi (evet) halinde göçün daha sıkı kontrol edilmesi ve sınırlandırılması hedefleniyor. Teklifin reddedilmesi (hayır) durumunda ise mevcut sistem büyük ölçüde devam edecek.
Türkçe Konuşan Türkiye Kökenliler Arasında da Görüş Ayrılığı
Referandum, yalnızca İsviçreli seçmenleri değil, ülkede yaşayan Türkçe konuşan Türkiye kökenli ve diğer göçmen İsviçre vatandaşları ile oturum sahibi göçmenleri de yakından ilgilendiriyor.
İsviçre toplumunda olduğu gibi Türkiye kökenli kesimde de görüşler ikiye ayrılmış durumda.
Referanduma “Hayır” diyenler, girişimin göçmenleri hedef aldığını ve toplumdaki ayrışmayı göömenlerin gelecekte evlendikleri eşlerini bile getiremeyeceklerini ve baskının kısıtlamaların artırabileceğini savunuyor. Bazı kişiler, göçmen kökenli olup “Evet” oyu vereceğini açıklayanlara tepki göstererek, “Kraldan daha kralcı davranıyorsunuz” veya “Sağ partilerin söylemlerini destekliyorsunuz, ırkcısınız” eleştirilerinde bulunuyor.
Buna karşılık “Evet” oyu vereceğini açıklayanlar ise göçmen karşıtı olmadıklarını, kontrollü göçten yana olduklarını ifade ediyor. Bu kesime göre sorun göçmenler değil, kontrolsüz göç politikaları.
“Evet” taraftarları, suç geçmişi bulunan veya suç işleme riski taşıyan, siyasi nedenlerle radikalleşme potansiyeli olan ya da topluma uyum sağlayamayan kişilerin hem İsviçre toplumuna hem de uzun yıllardır ülkede yaşayan yabancı kökenli insanlara zarar verdiğini savunuyor. Onlara göre yaşanan bazı olaylar, göçmenlerin genel imajını da olumsuz etkiliyor ve bu nedenle yabancılar sürekli tartışma konusu hâline geliyor. Bu görüşü savunanlar, söz konusu kişilerin hiç İsviçre’ye gelmemeleri, ülkeye kabul edilmemeleri, oturum izni almamaları ve İsviçre vatandaşlığına kabul edilmemeleri gerektiğini düşünüyor.
Son Kararı Seçmen Verecek
Son anketler referandum yarışının başa baş geçtiğini gösterirken, sonucu henüz oyunu kullanmamış seçmenlerin belirleyebileceği değerlendiriliyor.
14 Haziran’da sandıktan çıkacak sonuç yalnızca İsviçre’nin göç politikasını değil, ülkede yaşayan milyonlarca yabancı kökenli insanın geleceğine ilişkin tartışmaları da şekillendirecek.
Şimdilik kesin olan tek şey ise şu: İsviçre’de olduğu gibi Türkçe konuşan Türkiye kökenli İsviçre vatandaşlığı olan ve oturum sahipleri arasında da bu referandum konusunda tam bir fikir birliği bulunmuyor.
#isviçre#haber#schweiz#nachhaltigskeitsinitiative#nachrichten
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


