İsviçre
„Nein-heisst-Nein“ – hayır, hayır demektir“
Yeni Cinsel Suçlar Yasası 1 Temmuz’da Yürürlüğe Giriyor – Ancak Bazı Kantonlar Hazırlıksız
1 Temmuz’dan itibaren, İsviçre’de yeni bir cinsel suçlar yasası yürürlüğe girecek. Bu yasa, „Hayır demek hayırdır“ ilkesini benimseyerek, bir kadın veya başka bir mağdurun cinsel ilişkiye zorlanması durumunu tecavüz olarak kabul edecek. Yani, mağdurun açıkça karşı çıkması, sözlü olarak veya jestlerle tepki göstermesi veya donarak tepki vermesi halinde, bu durum tecavüz olarak değerlendirilecek. Artık fiziksel direniş göstermek zorunlu olmayacak. Bu değişiklik, mağdurların yaşadıkları travmayı azaltmayı ve suçluların daha etkili bir şekilde cezalandırılmasını sağlamayı hedefliyor.
Ancak, bazı kantonlar bu önemli değişiklikler için yeterince hazırlık yapmış değil. Bir rapora göre, özellikle mağdurların bakımı ve delil toplama süreçlerinde ciddi eksiklikler bulunuyor.
Think-Tank Reatch tarafından yapılan açıklamaya göre, polis ve hastanelerdeki uzman personel, yeni yasaların gerektirdiği eğitim ve ileri eğitimlere erişim konusunda yetersiz kalıyor. Bu bulgular, Think-Tank ile işbirliği içinde çalışan bir araştırma grubu tarafından kantonal yönetimler ve uzman dernekler arasında yapılan bir anketin sonucunda ortaya çıktı.
Yenilikler Arasında „Hayır, Hayır Demektir“ İlkesi
Revize edilen cinsel suçlar yasası, „Hayır, hayır demektir“ ilkesini benimseyerek mağdurların tepkilerini daha etkili biçimde dikkate almayı amaçlıyor. Artık mağdurun sözlü, jest veya donarak tepkisini açıkça belli etmesi durumunda tecavüz olarak kabul edilecek. Fiziksel direnç gösterme zorunluluğu ortadan kalkacak, bu da mağdurların yaşadığı travmayı azaltacak ve adaletin sağlanmasını kolaylaştıracak.
Mağdurlar için Destek Merkezleri ve Eksiklikler
Cinsel saldırılar farklı bağlamlarda gerçekleşebilir ve mağdurların bu zorlu süreçte desteklenmesi kritik önem taşır. Şüphe durumunda veya cinsel şiddet yaşayanlar için kantonal mağdur yardım merkezleri ve Cinsel Şiddet Danışmanlık Merkezi gibi kuruluşlar önemli destek sağlıyor. Zürih’teki Castagna, gençler veya çocuklukta cinsel istismara uğramış yetişkinler için özel bir merkez olarak hizmet veriyor. Erkek mağdurlar ise Zürih Erkek Bürosu’na başvurabilirler. Ayrıca, çocuklara cinsel ilgi duyan veya bu eğilimi olan bireyler için de özel destek merkezleri mevcut.
Kantonlar Arasındaki Farklar ve Güven Sorunları
Rapora göre, Bern, Jura, Uri, Vaud ve Valais kantonları yeni yasaların gerektirdiği önlemleri alırken, Appenzell Ausserrhoden, Glarus ve Obwalden gibi diğer kantonlarda ise hazırlık eksiklikleri dikkat çekiyor. Genel olarak, Romandie kantonlarının bu konuda Almanca konuşulan bölgelere göre daha ileri düzeyde olduğu belirtiliyor.
Delil toplama süreçlerindeki eksiklikler ve mağdurların başvuru merkezleri ile resmi daireler arasındaki koordinasyon sorunları önemli bir güven eksikliğine yol açıyor. Ayrıca, İsviçre’de cinsel şiddetle ilgili veri eksikliği ve toplumda yaygın olan tecavüz mitleri, sorunun boyutunu daha da karmaşık hale getiriyor. Erkek mağdurlar için sunulan destek hizmetlerinin yetersizliği ise bu kesim için ek bir sorun teşkil ediyor.
Yeni cinsel suçlar yasasının etkili bir şekilde uygulanabilmesi ve mağdurların ihtiyaç duydukları desteği alabilmesi için kantonların eksikliklerini hızla gidermesi gerekiyor.

#1Temmuz #CinselSuçlarYasası #MağdurHakları #DelilToplama #EğitimEksikliği #KantonHazırlığı #1. Juli #SexuelleÜbergriffe #Opferunterstützung #Beweissicherung #Ausbildungsmangel #Kantonalvorbereitung #CinselSuçlarYasası #Cinsellik #CinselSuç #vergewaltigung #tecavüzsaldırı #frauen #neinheisstnein #hayirhayirdemektir
İsviçre
İsviçre Daha Fazla Çocuk İstiyor, Ancak Doğum Oranları Düşmeye Devam Ediyor
isviçre’de doğum oranlarındaki düşüş endişe yaratmaya devam ediyor. Zürih Üniversitesi ile IBSA Foundation iş birliğinde hazırlanan yeni bir araştırma, ülkede neden daha az çocuğun dünyaya geldiğine ışık tutuyor.
Araştırmaya göre İsviçre’nin yaşlanan nüfus yapısını dengeleyebilmesi için daha fazla çocuğa ihtiyaç duyuluyor. Ancak son yıllarda çocuk sahibi olmak isteyenlerin sayısı azalırken, gönüllü olarak çocuksuz yaşamayı tercih edenlerin oranı da dikkat çekici şekilde yükseliyor.
1. Çocuk Sahibi Olmak İstemeyenlerin Sayısı Artıyor
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, gönüllü çocuksuzluk oranındaki artış oldu.
Yaklaşık 10–15 yıl önce nüfusun yüzde 6’sı çocuk sahibi olmak istemediğini belirtirken, bugün bu oran yüzde 17’ye yükselmiş durumda.
Katılımcılar en sık olarak kişisel özgürlüklerini koruma isteğini, ebeveynlik konusunda duydukları tereddütleri ve geleceğe ilişkin kaygıları gerekçe gösteriyor. Araştırmacılar, sanılanın aksine maddi nedenlerin ve kariyer endişelerinin ikinci planda kaldığını belirtiyor.
2. Çocuk Sahibi Olma Tedavileri Hâlâ Çok Pahalı
İsviçre’de tüp bebek ve benzeri üreme tedavilerinin maliyeti birçok çift için önemli bir engel olmaya devam ediyor.
Bir IVF tedavisinin maliyeti tedavi döngüsü başına 5 bin ila 10 bin İsviçre Frangı arasında değişebiliyor. Araştırma, toplumun büyük bölümünün bu tedavilerin sağlık sigortaları tarafından daha geniş kapsamda karşılanmasına sıcak bakmadığını ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere yönelik mali desteğin sınırlı olması da doğum oranlarını olumsuz etkiliyor.
3. Yasalar Toplumsal Değişimin Gerisinde Kalıyor
Araştırma, İsviçre’deki mevcut üreme tıbbı mevzuatının toplumsal gerçekliklere tam olarak uyum sağlayamadığını gösteriyor.
Katılımcıların yüzde 63’ü yumurta bağışını desteklerken, bu uygulama İsviçre’de hâlâ yasak. Taşıyıcı annelik de mevcut yasalara göre mümkün değil.
Federal Hükümet, Üreme Tıbbı Yasası’nın güncellenmesi amacıyla 2026 yılı sonuna kadar yeni bir reform taslağı hazırlamayı planlıyor.
4. Doğurganlık Konusunda Yanlış Bilinenler Yaygın
Araştırmaya göre hem kadınlar hem de erkekler yaşın doğurganlık üzerindeki etkisini yeterince bilmiyor.
Özellikle sigara kullanımı ve ileri yaşın üreme sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri çoğu zaman hafife alınıyor. Ayrıca kısırlık hâlâ toplumda konuşulmaktan kaçınılan bir konu olarak görülüyor.
Uzmanlar, çocuk sahibi olamayan çiftlerin yaşadığı psikolojik yükün çoğu zaman yeterince anlaşılmadığını vurguluyor.
5. Kısırlık Sadece Kadınların Sorunu Değil
Araştırmanın dikkat çektiği bir diğer nokta ise toplumdaki yanlış algılar oldu.
Katılımcıların büyük bölümü üreme sorumluluğunu hâlâ öncelikle kadınlarla ilişkilendiriyor. Oysa bilimsel verilere göre kısırlık vakalarının yaklaşık üçte biri kadınlardan, üçte biri erkeklerden, kalan kısmı ise ortak nedenlerden kaynaklanıyor.
Buna rağmen kadınların yüzde 40’ı bu konuda uzman desteği alırken, erkeklerde bu oran yalnızca yüzde 25 seviyesinde kalıyor.
Demografik Denge İçin Alarm Zilleri Çalıyor
Uzmanlara göre doğum oranlarındaki düşüş sadece aileleri değil, ülkenin ekonomik ve sosyal geleceğini de yakından ilgilendiriyor.
Araştırmacılar, İsviçre’nin yaşlanan nüfus yapısı karşısında uzun vadeli çözümler geliştirmesi gerektiğini belirtiyor. Çocuk sahibi olmayı kolaylaştıran politikalar, aile dostu çalışma koşulları ve üreme sağlığına yönelik daha kapsamlı desteklerin önümüzdeki yıllarda kamuoyundaki tartışmaların merkezinde yer alması bekleniyor. #schweiz#suisse#schweiz#haber#nachrichten

İsviçre
Zürih Dünyanın En Pahalı Şehri Seçildi
Yaşam maliyetlerini karşılaştıran uluslararası veri platformu Numbeo’nun yayımladığı son “Cost of Living Index” araştırmasına göre, Zürih dünyanın en pahalı şehri oldu.
Sıralama hazırlanırken kira fiyatları, gıda harcamaları, restoran ücretleri, sosyal yaşam giderleri ve yerel satın alma gücü gibi birçok kriter dikkate alındı. Araştırmada İsviçre’nin finans ve ekonomi merkezi olarak öne çıkan Zürih, birçok küresel metropolü geride bırakarak listenin zirvesine yerleşti.
Uzmanlara göre yüksek maaş seviyeleri ve güçlü satın alma gücü, şehirdeki yüksek yaşam maliyetlerini kısmen dengeleyebilse de, özellikle konut ve günlük yaşam giderleri Zürih’i dünyanın en pahalı şehirlerinden biri haline getiriyor.
Alman Şehirleri Geride Kaldı
Araştırmada Almanya’dan bazı büyük şehirler de yer aldı. Ancak hiçbir Alman şehri listenin üst sıralarına yaklaşamadı.
Almanya’nın en pahalı büyük şehri olarak gösterilen Münih, dünya sıralamasında 52’nci sırada yer aldı. Başkent Berlin ise daha alt sıralarda kalarak, son yıllarda artan yaşam maliyetlerine rağmen dünyanın en pahalı şehirleri arasında üst sıralara giremedi.
İsviçre Zirvedeki Yerini Koruyor
Uzun yıllardır yüksek yaşam standartları ve güçlü ekonomisiyle dikkat çeken İsviçre, yaşam maliyetleri açısından da dünyanın en pahalı ülkeleri arasında bulunuyor.
Numbeo verileri, özellikle büyük İsviçre şehirlerinde konut, ulaşım, restoran ve günlük tüketim harcamalarının uluslararası ortalamaların oldukça üzerinde olduğunu ortaya koyuyor.
Araştırma sonuçları, İsviçre’de yaşayanlar için yüksek gelir seviyelerinin önemini bir kez daha gözler önüne sererken, ülkeye taşınmayı planlayanlar için de yaşam maliyetlerinin dikkatle hesaplanması gerektiğini gösteriyor. #schweiz#nachrichten#suisse#zürich#zürih

İsviçre
isviçre Gümrüğünden Yüksek Teknoloji Hamlesi: Araçların İçi Açılmadan Taranıyor
İsviçre Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Dairesi (BAZG), kaçakçılık ve yasa dışı taşımacılıkla mücadelede yüksek teknoloji ürünü mobil röntgen sistemlerinden yararlanıyor. “Rapiscan” adı verilen özel tarama araçları sayesinde otomobil ve kamyonlar açılmadan detaylı şekilde incelenebiliyor.
Yetkililere göre sistem, sınır kapılarında yapılan kontrolleri hızlandırırken, gizlenmiş kaçak malların ve yasa dışı ürünlerin daha kısa sürede tespit edilmesine olanak sağlıyor.
Araçların İçini Görüyor
İlk bakışta büyük bir kamyonu andıran Rapiscan sistemi, araçların geçtiği dev bir tarama kapısından oluşuyor. Kontrol için seçilen araçlar bu kapıdan geçirilirken, uzman ekipler eş zamanlı olarak elde edilen röntgen görüntülerini analiz ediyor.
Sistem sayesinde aracın yükü boşaltılmadan veya parçaları sökülmeden iç yapısı görüntülenebiliyor. Böylece gizli bölmelere saklanan kaçak ürünler, uyuşturucu maddeler veya yasa dışı taşınan tehlikeli yükler kısa sürede tespit edilebiliyor.
Uzmanlar Görüntüleri Anında İnceliyor
Gümrük yetkilileri, teknolojinin tek başına yeterli olmadığını vurguluyor. Elde edilen görüntülerin doğru yorumlanabilmesi için özel eğitim almış uzman personelin görev yaptığı belirtiliyor.
Görevliler, araçların normal yapısına ait parçalar ile şüpheli görüntüleri ayırt ederek olası kaçakçılık girişimlerini belirlemeye çalışıyor. Şüpheli bir durum tespit edilmesi halinde ise araç detaylı fiziki aramaya alınıyor.
Dört Mobil Sistem Görev Yapıyor
İsviçre gümrüğünün envanterinde toplam dört mobil röntgen sistemi bulunuyor. Bunların ikisi 2015 yılından bu yana kullanılan Rapiscan modellerinden oluşurken, diğer ikisi daha eski nesil CAB2000 sistemleri olarak görev yapıyor.
Yaklaşık 12 metre uzunluğundaki Rapiscan cihazları kurulduğunda 5,8 metre yüksekliğe ulaşıyor. Uzmanlara göre bu tür sistemlerin maliyeti yüz binlerce İsviçre Frangı seviyesinde bulunuyor.
Amaç Kaçakçılığı Önlemek
BAZG, mobil röntgen sistemlerinin özellikle uyuşturucu kaçakçılığı, beyan edilmeyen ticari mallar ve taşınması yasak tehlikeli ürünlerin tespitinde önemli rol oynadığını belirtiyor.
Yetkililer, araçların açılmadan taranabilmesinin hem zaman kazandırdığını hem de sınır güvenliğini artırdığını ifade ediyor. Ancak kurum, bu sistemler sayesinde kaç ihlalin ortaya çıkarıldığına ilişkin ayrıntılı istatistik paylaşmıyor.
İsviçre’nin sınır güvenliğinde kullandığı bu yüksek teknoloji sistemleri, Avrupa’daki en gelişmiş mobil denetim araçları arasında gösteriliyor. #Schweiz#isviçre#nachrichten#haber#almanya

-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


