Connect with us

Dünya

Mülteci Krizinin Maliyeti 216 Milyar Euro’yu Aştı

yazar

Published

on

Sığınmacıların ülkenin demografik yapısını bozması, kriminal olaylarla halkın sinir damarlarını zorlaması, entegrasyon sorunları gibi konular bir yana; bir ülkeyi mali açıdan ne kadar zorladığı ve ne boyutlara getirdiği Almanya örneğinde görülüyor. Bu durum Türkiye için de pek farklı değil. Sığınmacıların ülkeye getirdiği ekonomik ve toplumsal sorunlar var. Görünen mali yük var. Bir de görünmeyen ama gelecek yıllarda ülkeye kaybettirdikleri ve getirdiği tehlike boyutları var. Örneğin, Almanya’da 2016 yılında yapılan açıklamalarda, ‚halkın hakkı yenmeyecek, halk bu giderlerden etkilenmeyecek‘ denilmesine rağmen, yapılan yüksek harcamaların sonunda halkın ihtiyacı olan diğer harcamalardan kısıtlamaya gidiliyor. Türkiye’de de durum benzer.

Örneğin, 2016 yılından 2024 yılına kadar Almanya için görünen masraf 216 milyar avro. Ekonomisi Dmark’tan avroya geçtikten sonra bir türlü toparlanamayan bir ülke için bu oran ciddi bir rakam. Halkın bu gider ve harcamalardan nasıl bir faydası var? Sıfır. Peki, bu harcamalar halkın yararına kullanılmış olsaydı, halk nelerden faydalanırdı? Şimdi empati kurup kendimizi „ırkçı“ denilen bir Alman’ın yerine koyalım.

Almanya’da mülteci krizinin maliyeti, 2016 yılından bu yana hızla artarak toplamda 216,5 milyar Euro’yu geçti. Geçtiğimiz yıl, Federal Hükümet, mülteci kriziyle başa çıkmak için 29,8 milyar Euro harcadı. Bu rakam, bir önceki yıl olan 2022’de 28 milyar Euro idi. 2024 yılı bütçesinde ise bu harcamalar için 26,9 milyar Euro ayrılmış durumda.

Yıllık Harcamalar ve Artış Oranları (Milyar Euro)

YılHarcama (Milyar Euro)
201618,7
201721,4
201823,2
201925,0
202026,5
202127,6
202228,0
202329,8
2024*26,9
Toplam216,5

*2024 yılı planlanan bütçe

Yıllık Harcamalar ve Artış Oranları

2016 yılında, dönemin Birlik Partisi (CDU/CSU) Fraksiyon Başkanı Volker Kauder, „Mültecilere yardım edildiği için kimsenin hakkı yenmeyecek. Hiçbir yerde kesinti yapılmadı.“ demişti. Ancak artan maliyetler, bu açıklamayı geçersiz kılıyor. Çünkü bu harcamalar, bütçenin diğer alanlarında eksikliklere neden oluyor.

Federal Hükümetin Destekleri

Federal Hükümet, eyaletleri ve belediyeleri desteklemek amacıyla milyarlarca Euro’luk ödemeler yapıyor. Bu harcamalar, yıllık olarak yayınlanan „Federal Hükümetin Eyaletler ve Belediyeler İçin Mülteci ve Entegrasyon Maliyetlerine Yönelik Destek Önlemleri Raporu“na dayanıyor. Raporlar, Federal Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanıyor ve kamuya açık olarak yayınlanıyor.

2023 Yılı Harcama Kategorileri (Milyar Euro)

KategoriHarcama (Milyar Euro)
Göç Nedenlerinin Azaltılması9,8
Kabul, Barınma ve Kayıt İşlemleri1,3
Entegrasyon Hizmetleri3,0
Sosyal Transfer Ödemeleri11,8
Eyaletler ve Belediyelerin Desteklenmesi3,9
Toplam29,8

Mülteci Harcamalarının Kategorileri

2023 yılında, mülteci harcamaları beş ana kategoriye ayrıldı:

  • Göç Nedenlerinin Azaltılması: 9,8 milyar Euro
  • Kabul, Barınma ve Kayıt İşlemleri: 1,3 milyar Euro
  • Entegrasyon Hizmetleri: 3 milyar Euro
  • Sosyal Transfer Ödemeleri: 11,8 milyar Euro
  • Eyaletler ve Belediyelerin Desteklenmesi: 3,9 milyar Euro

Eyaletlerin Harcamaları

Federal hükümetin harcamalarına ek olarak, eyaletlerin de milyarlarca Euro’luk harcamaları bulunuyor. Örneğin, 2022 yılında eyaletler, Asylbewerberleistungsgesetz (Mülteci Yardım Yasası) kapsamında 6,5 milyar Euro harcadı. 2021 yılında bu rakam 4,3 milyar Euro, 2020 yılında ise yaklaşık 4,2 milyar Euro idi. Bu nedenle, eyaletlerin harcamaları, federal hükümetin sağladığı desteklerin çok üzerinde.

Gelecekteki Harcamalar

2025 yılına ait mülteci harcamaları henüz belirlenmedi. Federal Maliye Bakanlığı, 2025 yılı mali raporunun yakında yayınlanacağını ve bakanlığın internet sitesinde erişime açılacağını belirtti. Ancak, mevcut veriler ışığında, toplam mülteci harcamalarının 216 milyar Euro’yu aşacağı tahmin ediliyor.

Bu veriler ışığında, mülteci krizinin Almanya’ya maliyetinin ne denli yüksek olduğu bir kez daha gözler önüne seriliyor. Bu harcamalar, federal bütçede ciddi bir yük oluştururken, aynı zamanda eyaletlerin de finansal olarak zorlanmasına neden oluyor.

Grafik ve Tablolar

  • Yıllık Harcamalar Grafiği: Yıllara göre mülteci krizine yapılan harcamaların artışını gösteriyor.
  • Harcama Kategorileri Grafiği: 2023 yılına ait mülteci harcamalarının farklı kategorilere göre dağılımını sunuyor.
  • Toplam Harcama Tablosu: 2016-2024 yılları arasındaki toplam harcamaları içeriyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Dünya

İsrail’den ölüm cezası kararı, İsviçre’den eleştiri

yazar

Published

on

By

İsrail Parlamentosu (Knesset), idam cezasını yeniden uygulanabilir hale getirme kararı aldı. Bu karar uluslararası alanda tepki çekti. İsviçre Dışişleri Bakanlığı’ndan Büyükelçi Tim Enderlin, kararı “üzüntü verici” ve “geriye doğru bir adım” olarak değerlendirdi.

⚖️ Ne Oldu?

İsrail Parlamentosu, yaklaşık 60 yıldır uygulanmayan ölüm cezasını yeniden gündeme alan bir karar aldı.

Bu karar:

  • Ölüm cezasının kapsamını genişletiyor
  • İsrail’in yıllardır uyguladığı fiili moratoryumu (uygulamama durumu) sona erdirebilir

Ancak yasa henüz tamamen kesinleşmiş değil:

  • İsrail içinde hâlâ tartışılıyor
  • Mahkemeler, sivil toplum ve bazı siyasi gruplar karara karşı çıkıyor

🇨🇭 İsviçre Ne Diyor?

İsviçre Dışişleri’nden Tim Enderlin:

👉 Kararı “büyük bir üzüntüyle” karşıladıklarını söyledi
👉 Ölüm cezasının genişletilmesini “geri adım” olarak nitelendirdi

İsviçre:

  • 2023’ten beri bu konuda İsrail ile diplomatik temas kurduğunu açıkladı
  • Hem Bern’de hem Tel Aviv’de girişimlerde bulundu

⚠️ İnsan Hakları ve Ayrımcılık Endişesi

İsviçre’nin en önemli kaygılarından biri:

  • Ölüm cezasının fiilen sadece Filistinlilere uygulanabileceği iddiası

Enderlin bu konuda:

  • Durumun henüz net olmadığını
  • Ancak eğer böyle bir ayrımcılık varsa bunun
    👉 uluslararası insan hakları anlaşmalarına aykırı olacağını söyledi

İsviçre ayrıca İsrail’e:
👉 “Uluslararası yükümlülüklerine uyması gerektiğini” hatırlattı

🌍 Küresel Perspektif

  • Dünyada ülkelerin yaklaşık 3’te 2’si ölüm cezasını kaldırdı ya da uygulamıyor
  • Ancak bazı ülkelerde (özellikle İran ve Suudi Arabistan’da) idamlar artıyor

İsviçre’ye göre:
👉 Genel eğilim olumlu olsa da bazı bölgelerde kötüleşme var

📌 Genel Değerlendirme

Bu gelişme:

  • İsrail’de önemli bir hukuki ve siyasi değişim anlamına geliyor
  • Uluslararası alanda insan hakları tartışmalarını yeniden alevlendirdi

İsviçre ise net bir şekilde:
👉 “İdam cezası her durumda yanlıştır ve kaldırılmalıdır” görüşünü sürdürüyor

Continue Reading

Dünya

İran Savaşı Küresel Ekonomiyi Sarsıyor: “Son 50 Yılın En Büyük Şoku” mu?

yazar

Published

on

By

Orta Doğu’da devam eden İran savaşı, küresel ekonomi üzerindeki etkileriyle yeniden gündemde. Harvard Üniversitesi ekonomisti Kenneth Rogoff, savaşın dünya ekonomisi için son 50 yılın en büyük büyüme ve fiyat şoku olabileceğini belirtti.

📊 Öne çıkanlar

  • Küresel petrol arzı savaş nedeniyle %11–15 oranında azaldı
  • Brent petrol fiyatı varil başına 107 doların üzerine çıktı
  • İsviçre ekonomisinin büyümesinde 2027’ye kadar %0,6 düşüş bekleniyor

⚠️ Petrol arzındaki daralma endişe yaratıyor

Uzmanlara göre İran savaşı, küresel petrol arzında ciddi bir daralmaya yol açtı. Bu oran, 1970’lerdeki petrol krizinden bile daha yüksek seviyelere işaret ediyor. O dönemde arz kaybı %7–8 civarındaydı ve dünya genelinde yüksek enflasyon ile ekonomik daralma yaşanmıştı.

🏛️ “Şok büyük, ancak tablo farklı”

Raiffeisen Başekonomisti Fredy Hasenmaile, mevcut enerji şokunun büyüklüğünü kabul etmekle birlikte, günümüz koşullarının 1970’lerden farklı olduğuna dikkat çekti. Batı ülkelerinin enerji bağımlılığının azalması ve savaş öncesi petrol arz fazlası, etkilerin sınırlanabileceğine işaret ediyor.

Hasenmaile, Rogoff’un değerlendirmelerini “fazla karamsar” bulsa da mevcut petrol fiyatlarının ekonomi için ciddi bir şok oluşturduğunu vurguladı.

🇨🇭 İsviçre ekonomisi nasıl etkileniyor?

ETH Zürich bünyesindeki KOF Konjonktür Araştırma Merkezi’ne göre, petrol fiyatlarının yüksek kalması halinde İsviçre ekonomisinin büyümesi 2027 yılına kadar %0,6 daha düşük gerçekleşebilir.

İsviçre açısından en önemli riskler:

  • Yüksek enerji maliyetleri
  • Artan enflasyon baskısı
  • Faiz artışı ihtimali
  • Güçlenen İsviçre Frangı nedeniyle ihracatın zorlaşması

🏭 Özellikle bazı sektörler risk altında

Savaşın etkileri özellikle şu alanlarda hissediliyor:

  • Sanayi ve teknoloji sektörü: Zaten krizden çıkan sektör için yeni darbe
  • Enerji yoğun sektörler: Kağıt, metal üretimi ve gıda üretimi
  • Turizm ve lüks tüketim: Talep düşüşü riski

🌐 Küresel görünüm

Uzmanlar, savaşın uzaması halinde enflasyonun birçok ülkede yeniden yükselişe geçebileceğini belirtiyor. Bu durum, merkez bankalarını faiz artırmaya zorlayabilir.

Buna rağmen mevcut değerlendirmelere göre, İsviçre ve küresel ekonomi için kısa vadede bir resesyon beklentisi bulunmuyor.

Continue Reading

Dünya

Dünyada sadece 13 ülkede hava güvenli: İsviçre listede yok

yazar

Published

on

By

Yeni yayımlanan bir rapora göre, dünya genelinde hava kirliliği ciddi boyutlara ulaştı. Sadece 13 ülkede hava kalitesi güvenli seviyede bulunurken, İsviçre bu ülkeler arasında yer almadı.

İsviçre merkezli hava kalitesi ölçüm şirketi IQAir’in hazırladığı “Dünya Hava Kalitesi Raporu”, 143 ülkedeki 9 binden fazla şehrin verilerini analiz etti. Sonuçlara göre 130 ülke, Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği ince partikül (PM2,5) sınır değerini aşıyor.

Hava kalitesi kötüleşiyor

Rapora göre dünya genelinde hava kalitesi giderek kötüleşiyor. Şehirlerin yalnızca yüzde 14’ü Dünya Sağlık Örgütü’nün standartlarını karşılayabiliyor. Bu oran bir önceki yıl yüzde 17 seviyesindeydi. Uzmanlara göre orman yangınları ve iklim değişikliği, hava kirliliğini artıran başlıca nedenler arasında yer alıyor.

En temiz havaya sahip ülkeler arasında Fransız Polinezyası, Porto Riko, İzlanda, Avustralya ve Estonya bulunuyor. Buna karşılık en kirli hava Pakistan, Bangladeş ve Tacikistan gibi ülkelerde ölçüldü.

İsviçre’de durum kötüleşti

Rapora göre İsviçre’de hava kalitesi son bir yılda yüzde 30’dan fazla kötüleşti. PM2,5 seviyesi 7,3’ten 9,7 mikrograma yükselerek, Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği sınırın neredeyse iki katına çıktı.

Bu artışta, Kuzey Amerika’daki orman yangınlarından gelen duman ile Afrika’dan taşınan Sahra tozunun etkili olduğu belirtildi.

İsviçre, 143 ülke arasında hava kirliliği sıralamasında 98’inci sıraya geriledi. Ülkenin hava kalitesi hâlâ bazı Avrupa ülkelerinden daha iyi olsa da, Rusya, Almanya ve Fas’ın gerisinde kaldı.

En kirli şehirler Liestal ve Chiasso

Raporda İsviçre’deki şehirler de ayrı ayrı incelendi. Buna göre en kirli havaya sahip şehirler Liestal (BL) ve Chiasso (TI) oldu. Her iki şehirde de PM2,5 değeri 13,5 mikrogram olarak ölçüldü.

En temiz hava ise Ticino kantonundaki Gambarogno’da kaydedildi. Burada PM2,5 seviyesi 4,7 mikrogram olarak belirlendi.

Uzmanlar, hava kirliliğinin Avrupa’da her yıl yüz binlerce insanın ölümüne neden olduğunu hatırlatarak, acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.

Continue Reading
Advertisement

Trendler