Sosyal Medya

İsviçre

Kadınlar, Cinsel Tacizden Nasıl Korunduklarını Anlatıyor

yazar

Yayınlayan

on

Kadınlar, cinsel tacizden korunmak için anahtarlar, bisiklet şortu ve dolambaçlı yollar gibi çeşitli yöntemler kullanıyor. Bu yazıda, kadınlar bu stratejilerini ve neden bu yöntemleri tercih ettiklerini paylaşıyorlar.

Kadınların anonimliğini korumak için bu makalede isimlerini değiştiriyoruz, yaşlarını veya mesleklerini belirtmemeyi tercih ediyoruz. Bu haberde İsviçreninsesi’ne yazan ve sorularımızı yanıtlayan kadınların isimlerini gizli tutmak için sembolik isimler ve görseller kullanıyoruz.

Bir cadde üzerinde yürürken arkandan bir ıslık sesi duymak, yabancı bir erkeğin rızanız dışında bedeninize dokunması – pek çok kadın kamusal alanda cinsel taciz yaşadı ve yaşamaya devam ediyor. Yasalar çıkarılıyor, katılaştırılıyor, ancak bu önlemler bazı erkekleri caydırmada yeterli olmuyor. Her kadının bu fiziki ve sözlü saldırılara karşı geliştirdiği farklı yöntemler var…

Akşamları Zürih Langstrasse’deki bir restoran ya da kafede oturmak, Bahnhofstrasse’nin arka sokaklarında dolaşmak veya İstanbul Beyoğlu’nda gece tek başına dışarıdayken eve dönmek – bu anlar, birçok kadın için dikkatle düşünülmüş planlar gerektirir. Pek çok kadın, evlerine güvenli bir şekilde dönebilmek için ayrıntılı stratejiler geliştiriyor ve bu stratejilere sadık kalıyor.

İsviçreninsesi’ne yazan ve sorularımızı yanıtlayan kadınların isimlerini gizli tutmak için sembolik isimler kullanıyoruz.

Geç saatlerde güvenli bir şekilde eve dönmek için sıkça taksi kullanmak en iyi çözüm olabilir.

Winterthur’dan Ayşe: ”Kulağıma Kulaklık Takıyorum Müzik Dinliyormuş Numarası Yapıyorum”

Ayşe, aktif bir sporcu olarak sık sık koşuya çıkıyor. Ancak, koşu rotasını belirlerken sadece zindelik ve zamanını değil, aynı zamanda güvenliğini de ön planda tutuyor. Ayşe, gün ışığında koşmanın önemini çok iyi biliyor ve rotasını her zaman kalabalık bölgelerden geçecek şekilde planlıyor. Bu strateji sayesinde uzun süre yalnız kalmaktan kaçınıyor.

Kulaklık, Ayşe’nin vazgeçilmezlerinden biri. Ancak kulağında kulaklık olmasına rağmen müzik dinlemiyor; böylece dışarıdan müzik dinlediği sanılıyor ve erkekler ona laf atmaktan çekiniyor.

Ayşe, kulaklık takma numarasını günlük hayatında da sıkça kullanıyor. Bu sayede daha mesafeli görünüyor ve daha az insan onunla konuşmaya çalışıyor. Çevresindeki sesleri duyabilmek ve yaklaşan tehlikeleri fark edebilmek için müzik dinlememeyi tercih ediyor. “Dikkatli olmak her zaman daha iyidir,” diyor Ayşe, güvenliğini her zaman ön planda tutarak. Ayşe gibi bu numarayı kullanan birçok kadın var.

İstanbul’da Yaşayan Havva, ”Elbise Altıma İnce Bisiklet Şortu Giyiyorum”

Havva, yaz aylarının başında iki çift sıkı bisiklet şortu almış: biri beyaz, diğeri siyah. Giyeceği kıyafete göre seçim yaparken, ince ve esnek kumaşlı bu şortlar elbisesinin altında neredeyse görünmez şekilde duruyor. “Olası bir şey olması durumunda en azından altımda bir koruma hissiyatı olduğunu bilmek beni rahatlatıyor,” diyor Havva. Özellikle bu şortlar, örneğin bir pazar tezgahında veya metroda, tramvayda kalabalık bir ortamda olası dokunmalara veya tacizlere karşı bir önlem olarak seçilmiş. Havva, bisiklet şortlarını, hava ne kadar sıcak olursa olsun, artık “en azından koruma sağlamak amacıyla giyiyorum ve bu durumdan dolayı kendimi iyi güvende hissediyorum,” diyor.

Havva bazen ayna karşısında, kendisine yöneltilen cinsiyetçi sözlere karşı sadece başını çevirip sessizce uzaklaşmak yerine nasıl cesurca karşılık verebileceğini çalışıyor. Geçenlerde biri ona arkasından “Hey, göğüslerin çok seksi!” diye seslendiğinde, ayna karşısında artık bu tür durumlarda ne yapması gerektiğini biliyor: “Seninki de fena değilmiş.”

“Bir erkeğin ona “Özür dilerim, senin poponu dokunmadan geçemedim.” şeklindeki cinsiyetçi saldırısına karşı Havva’nın net bir cevabı var. Havva yüksek sesle şöyle der: “Sanırım senin gibi bir göt herife hiç kimsenin dokunmadığı için olabilir mi?”

Kadınlar Güvenliği İçin İnisiyatif Alıyor: Zürih’ten Türkan’ın Hikayesi

”O günden Beri karanlıktan Korkuyorum”

Türkan, genellikle gittiği yerlerden ya geç geliyor ya da gecikiyor. Ancak, geç kalmasının sebebi sadece park yeri bulmakla sınırlı değil. Şehir merkezinde uygun bir park yeri bulabilmek için uzun süre araştırma yapmak zorunda kalıyor. Geceleri aracına döneceğini biliyorsa, her zaman iyi aydınlatılmış ve kadınlar için ayrılan otopark alanlarını tercih ediyor. Yaya olarak gitmeyi seçse bile dar sokaklardan, ıssız yollardan ve karanlık sokaklardan kaçınıyor.

“Tüm bu önlemlerime rağmen, bazen gecikiyorum. Ancak, bu, yaşadığım olaylarla karşılaştırıldığında ne ki?” diyor Türkan.

Diğer olaylar neydi şeklindeki sorumuza sesi titreyerek cevap veriyor: “Nisan ayında bir akşam, eve dönerken bir adam tarafından durdurulup duvara itildim. Etraf karanlık, sokak lambasının ışığı ise çok uzaktaydı. Adam kulağıma, ‘Sen çok seksi bir şeysin, ben de seni arzuluyorum’ diye fısıldadı. Adamın ağzı alkol kokuyordu. ‘O an sadece düşündüm: Şimdi tecavüze uğrayacaksın. Şimdi, şimdi, şimdi…’ Her şey bitti dedim. Neyse ki, adam bir an vazgeçti ve gecenin içinde kayboldu. Geriye kalan sadece korku ve Türkan’ın günlük yaşamını kısıtlayan uzun yolculuklar olmuş.

Daha önce sonbaharı ve kışı seviyormuş, noel zamanını çok seviyormuş. Şimdi, “Artık sadece ‘Eyvah, saat yine 17:00 olacak, hava kararacak’ diyorum ve ”akşamın olmasından, havanın kararmasından korkuyorum” diyor.


Kanton Schwyz Wollerau’dan Melda’nın Güvenlik Tedbiri: Cep Telefonu Her Zaman Yanında

Melda, genellikle evden çıkarken cep telefonunu yanında taşımayı tercih ediyor. Ancak aslında telefonu evde bırakmayı daha çok istiyor. Onun için cep telefonu, sadece iletişim aracı veya dikkat dağıtıcı bir araç değil, aynı zamanda güvenlik için kritik bir öneme sahip.

Özellikle tek başına dışarıda olduğunda, Melda, nerede olduğunu ve ne yaptığını en azından bir kişiye bildirebilmek için telefonunu kullanıyor. Bu yüzden telefonunun şarjının dolu olmasına dikkat etmek, onun için hayati bir önem taşıyor. Ancak bazen bu durumun yorucu ve sinir bozucu olabildiğini ifade ediyor.

Melda, “Aslında özgürlüğü seviyorum, yani telefonsuz dolaşmayı,” diyor. Ancak, birisi onu takip ettiğinde veya eve dönüş yolunda veya arkadaşlarının yanına giderken telefonla iletişim kurabilmenin daha güvenli olduğunu belirtiyor.

Melda’nın gözünde, cep telefonu hem bir güvenlik kalkanı hem de bir iletişim aracı olarak önemini koruyor.

Luzern’de Yaşayan Deniz’in Güvenlik Tedbirleri: Anahtar Silah Gibi

Deniz’in Güvenlik Tedbirleri: Anahtar Silah Gibi

Geç saatlerde yalnız başına eve dönerken, Deniz her zaman elinde bir anahtar tutar. Küçük yaşlardan beri annesinden öğrendiği bu önlem, onun için bir güvenlik kalkanı gibi işlev görüyor.

Ancak bir gece, eve dönüş yolunda değil, büyük bir süpermarkette alışveriş yaparken başına gelmişti. Raflarda dolaşan bir müşteri, Deniz’i takip etti, sonunda arkasına geçip kollarını ve göğsünü taciz etti. Deniz, adamın elini sert bir şekilde ittikten sonra, onu bırakmasını söyledi. Ancak mağaza çalışanları ve diğer müşteriler olaya sessiz kaldı. Deniz, son çare olarak anahtarını alıp adamın eline vurdu. Adam, “Seni fahişe ve saldırgan kadın!” diye bağırdı ve hızla oradan uzaklaştı. Deniz, ”Annenin öğütleri işe yarıyor.” diyor.

Deniz’in annesi, kızının son zamanlarda bir erkek arkadaşının gölde pedalo sürme davetini reddetmesinin sebebini açıkladı: “Güvenli bir yerde buluşun, mümkünse kalabalık ortamları tercih edin. Eğer bir sorun olursa, size yardımcı olabilecek insanlar yakınınızda olur.” Deniz annesinin bu öğütlerini hep dikkate alıp kurallarını hiç ihlam etmiyormuş.

Göz Temasından Kaçış ve Tren ve Tramvaylardaki Boş Vagonlar: Zürih Dietion’dan Aylin’in Hikayesi

Aylin, sokakta yürürken göz temasını genellikle karşılaştığı erkeklerle kesiyor. Bu basit önlem, istenmeyen dikkatleri çekmekten kaçınmasına yardımcı oluyor. Aylin, “Göz göze gelirsem, bazıları durup konuşmaya başlıyor ve ben sohbet etmek istemediğimi belirtsem bile dinlemiyorlar. Bu alışkanlığı kazandım, artık zor değil ama bir yandan da üzücü,” diyor.

Özellikle akşamları toplu taşıma ile seyahat ederken, Aylin dikkatli olmaya özen gösteriyor. Kadınların veya ailelerin bulunduğu bölgelere oturmayı tercih ediyor. “Tren ve tramvay yolculuklarında boş ve erkeklerin yoğun olduğu vagonlardan kaçınıyorum. Kendimi herhangi bir tehlikeye atmamam gerektiğini düşünüyorum,” şeklinde konuşuyor.

Alkolün etkisi altında olan durumlarda, birçok erkek oturduğu koltuğun yan tarafına ya da karşısına bir kadının gelmesini bir davet olarak algılayabiliyor. Aylin, bu tür durumlarla sık sık karşılaştığını belirtiyor. “Sohbet etmek istemediğimi söylediğimde, bazen çok agresif tepkiler alıyorum. ‘Kibirli, kendini beğenmiş, arogant kadın’ gibi suçlamalar yapılıyor veya isteğim dikkate alınmıyor ve konuşma devam ediyor,” diyor. Aylin ardından kalkar ve gider. Trende sık sık tuvalete gider, çünkü orada kapıyı kilitleyebildiğini söylüyor. Otobüste ve tramvayda bazen şoförün yanına kadar gider. Aylin, “Ve her seferinde, bisiklet yerine otobüsü tercih ettiğim için aptal olduğumu düşünüyorum.”

Aylin, günlük hayatında aldığı bu tedbirlerin ve yaşadığı deneyimlerin ona daha güvenli hissettirdiğini ifade ediyor.

Yalnız başına dışarıda olanlar genellikle erkek gruplarından uzak duruyor. Çoğu zaman, erkeklerin yoğun olduğu alanlardan kaçınmak için yolunu değiştiriyorlar, güvenliklerini sağlamak adına basit bir önlem olarak.

Görülenleri Söylemek: Zürih Glattbrugg’ta yaşayan Esra’nın Seyahat Hikayesi

Esra, genellikle kısa mesafelerde bisiklet kullanmayı tercih eden bir kadın. Ancak ara sıra yurtdışına çıkıp farklı şehirleri keşfetmeyi de seviyor. Uzun yolculuklar öncesinde ise masrafları ve beraberinde getirebileceği zorlukları göz önünde bulundurarak karar veriyor. “Uzun mesafe seyahatleri pahalı ve bazen rahatsız edici olabiliyor,” diyor.

Geçtiğimiz günlerde Flixbus ile yaptığı bir gece seyahati deneyimi hala tazeliğini koruyor. Otobüste diğer yolcuların uyuduğu bir anda, omuzlarına bir elin kaydığını hissetti. “Birisi parmakla bana dokunduğunda, şoka uğradım,” diye açıklıyor Esra. İndiğinde, yanında oturan bir erkek yolcunun yaşadığı olayı fark ettiğini ve durumdan dolayı üzgün olduğunu belirttiğini aktarıyor. Bu olay, Esra’ya gördüklerini paylaşmanın ve toplumsal farkındalığı artırmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. “Bazen bir durumu değiştiremeyebiliriz ama gördüklerimizi anlatmak önemli,” diyor Esra. “Bu şekilde başkalarına yardımcı olabiliriz.”

Esra’nın yaşadığı bu olay, seyahat sırasında karşılaşılan güvenlik zorluklarını ve buna karşı nasıl tepki verilebileceğini gözler önüne seriyor. Görülenleri paylaşmanın, toplumda daha güvenli bir ortam yaratmak adına önemli bir adım olduğunu vurguluyor.

Esra, henüz on iki yaşındayken tren yolculuğunda ilk kez birinin elini dizine koyduğunu hissetmiş. Trenin dolu olmasına rağmen diğer yolcuların ne olduğunu görmelerine rağmen hiçbiri bir şey söylememiş. Bu tür durumlar Esra için birkaç kez tekrarlanmış. Başlangıçta donup kalsa da zamanla ayağa kalkmaya veya “Lütfen dur!” demeye başlayabilmiş.

Esra, “Anlamadığım şey, biri trende sesli rahatsızlık verdiğinde insanların nasıl tepki gösterdiği. Müzik dinleyen birine kızıp kalkabiliyorlar ama açıkça cinsel saldırıya şahit olduklarında neden gözlerini kaçırıyorlar? Yardım istediğimde hemen birinin yardım edeceğini bilsem her şey daha güzel olacak. Ama maalesef öyle değil. Ya da insanlar ne olup bittiğini görüp kendi başlarına müdahale etse veya bir kadının yardım istemesine gerek kalmadan o kişiye dersini verse.”

Kadınların anonimliğini korumak için bu makalede isimlerini, yaşlarını veya mesleklerini belirtmemeyi tercih ediyoruz.

#CinselTacizeKarşıStratejiler #KadınGüvenliği #ToplumsalFarkındalık #KadınHakları #KadınGücü #cinseltaciz #sexuelleübergriff #schweiz #isviçre #isviçredehayat #kadınlar #Frauen #vergewaltigung #stopgewalt # suisse #svizzera #

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İsviçre

Limmat Nehri ve Bölgesinin Tarihi ve Kültürel Önemi: İsviçre’nin Saklı Hazinesi

yazar

Yayınlayan

on

By

Limmat Nehri ve Limmat Bölgesi, İsviçre’nin önemli doğal ve kültürel varlıklarından biridir. İşte bu bölgenin tarihçesi ve özellikleri hakkında ayrıntılı bilgiler:

Limmat Nehri’nin Tarihçesi ve Özellikleri

Limmat Nehri:

  • Kaynağı ve Uzunluğu: Limmat Nehri, İsviçre’deki Zürih Gölü’nden doğar ve Aare Nehri’ne dökülür. Nehrin toplam uzunluğu yaklaşık 140 kilometredir.
  • Coğrafi Konum: Limmat Nehri, Zürih Kantonu’ndan başlayarak Aargau Kantonu’na kadar uzanır. Bu bölge, tarih boyunca önemli bir ticaret ve ulaşım koridoru olmuştur.

Tarihçesi:

  • Antik Dönemler: Roma İmparatorluğu döneminde, Limmat Nehri çevresi stratejik bir öneme sahipti. Bölgede yerleşim ve ticaret faaliyetleri yoğundu. Zürih’teki Lindenhof tepesinde Roma kalıntıları bulunmaktadır.
  • Ortaçağ: Ortaçağ boyunca, Limmat Nehri çevresindeki şehirler ve kasabalar büyüdü ve gelişti. Zürih, bu dönemde önemli bir ticaret merkezi haline geldi.
  • Modern Dönem: Limmat Nehri, endüstriyel devrimle birlikte ekonomik faaliyetlerin merkezinde yer aldı. Nehir boyunca fabrikalar ve sanayi tesisleri kuruldu.

Limmat Bölgesi’nin Özellikleri

Doğal Güzellikler:

  • Peyzaj: Limmat Nehri ve çevresi, doğal güzellikleri ve manzaralarıyla ünlüdür. Nehir boyunca yürüyüş ve bisiklet yolları, doğa severler için popülerdir.
  • Rekreasyon Alanları: Limmat Nehri’nin çevresi, yüzme, balık tutma ve kano gibi çeşitli rekreasyon aktiviteleri için uygundur.

Kültürel ve Tarihi Değerler:

  • Zürih: Limmat Nehri’nin doğduğu Zürih, İsviçre’nin en büyük şehirlerinden biridir ve tarihi, kültürel ve ekonomik açıdan büyük öneme sahiptir. Şehirdeki eski binalar, kiliseler ve müzeler, bölgenin zengin tarihini yansıtır.
  • Lindenhof: Zürih’teki Lindenhof tepesi, Roma döneminden kalma kalıntıları ve muhteşem şehir manzarası ile ünlüdür.
  • Küçük Kasabalar ve Köyler: Limmat Nehri boyunca, tarihi ve kültürel açıdan zengin küçük kasabalar ve köyler bulunur. Bu yerleşim yerleri, geleneksel İsviçre mimarisini ve yaşam tarzını gözler önüne serer.

Ekonomik Önemi:

  • Ticaret ve Sanayi: Limmat Bölgesi, tarih boyunca ticaret ve sanayi faaliyetlerinin merkezi olmuştur. Günümüzde de ekonomik açıdan önemli bir bölgedir.
  • Turizm: Doğal ve kültürel zenginlikleriyle Limmat Bölgesi, turizm açısından da büyük bir çekim merkezidir. Bölgeye gelen turistler, nehir boyunca çeşitli aktiviteler yapma fırsatı bulur.

Özet

Limmat Nehri ve Limmat Bölgesi, İsviçre’nin tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerini barındıran önemli bir bölgedir. Nehir boyunca uzanan bu bölge, antik çağlardan günümüze kadar ticaret, ulaşım ve sanayi faaliyetlerinin merkezi olmuştur. Doğal güzellikleri, kültürel değerleri ve ekonomik önemiyle Limmat Bölgesi, İsviçre’nin en dikkat çekici bölgelerinden biridir.

#LimmatNehri #LimmatBölgesi #İsviçreTarihi #Zürih #DoğalGüzellikler #KültürelMiras #TarihVeKültür #İsviçreTurizmi #isviçre #isviçrehaberleri #Limmat #Zürich #zürih #zürichsee

Haberin Devamını Oku

İsviçre

Winterthur: İsviçre’nin Kalbindeki Kültürel Hazineler Şehri

yazar

Yayınlayan

on

By

Winterthur, İsviçre’nin Zürih kantonunda yer alan ve ülkenin en büyük altıncı şehri olan bir şehirdir. Winterthur’un kuruluş hikayesi, oluşumu ve tarihi hakkında bilgiler şu şekilde:

Kuruluş Hikayesi ve Oluşumu

Winterthur, ilk olarak Roma İmparatorluğu döneminde “Vitudurum” adıyla bilinen bir yerleşim yeri olarak ortaya çıkmıştır. Roma döneminde stratejik bir öneme sahip olan bu bölge, Roma İmparatorluğu’nun kuzey sınırlarını korumak için kullanılmıştır. Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden sonra bölge, Cermen kabilelerinin kontrolüne geçmiştir.

Orta Çağ’da, Winterthur bölgesi, Habsburg Hanedanı’nın etkisi altına girmiştir. Şehir, 1264 yılında Habsburglar tarafından kurulmuştur ve hızla gelişerek önemli bir ticaret merkezi haline gelmiştir. Bu dönemde, şehirde birçok kilise, manastır ve sur inşa edilmiştir.

Tarihi

Winterthur’un tarihi, çeşitli dönemlerde farklı siyasi ve ekonomik değişimlerle şekillenmiştir. Orta Çağ boyunca şehir, Almanya’nın güneyindeki ticaret yollarının kesişim noktasında bulunuyordu ve bu nedenle önemli bir ticaret merkeziydi. Şehir, Habsburg Hanedanı’nın kontrolünde kaldı ve 1415 yılında İsviçre Konfederasyonu’na katıldı.

  1. ve 19. yüzyıllarda, sanayi devrimi ile birlikte Winterthur, sanayileşmenin önemli merkezlerinden biri haline geldi. Özellikle tekstil ve mühendislik alanlarında büyük bir gelişim gösterdi. Bu dönemde, şehirde birçok fabrika ve sanayi tesisi kuruldu.
  2. yüzyılda, Winterthur, kültürel ve eğitim alanında da önemli bir merkez haline geldi. Şehirde birçok müze, sanat galerisi ve üniversite bulunmaktadır. Winterthur, aynı zamanda yeşil alanları ve parkları ile de ünlüdür.

Kültürel ve Tarihi Miras

Winterthur, tarihi ve kültürel mirası ile de dikkat çekmektedir. Şehirde bulunan önemli yapılar ve müzeler şunlardır:

  • Winterthur Sanat Müzesi (Kunstmuseum Winterthur): Modern ve çağdaş sanat koleksiyonlarıyla ünlüdür.
  • Technorama: İsviçre Teknoloji ve Bilim Merkezi, interaktif sergileriyle ziyaretçileri bilgilendirir ve eğlendirir.
  • Eski Şehir (Altstadt): Orta Çağ’dan kalma sokakları ve tarihi binaları ile dikkat çeker.

Winterthur’un tarihi ve kültürel zenginlikleri, şehri ziyaret edenler için unutulmaz bir deneyim sunmaktadır. Şehrin tarihini ve kültürünü yansıtan bu miras, Winterthur’u İsviçre’nin önemli şehirlerinden biri yapmaktadır.

Winterthur’da yıl boyunca birçok yerel etkinlik ve festival düzenlenmektedir. Bu etkinlikler, şehrin kültürel zenginliğini ve topluluk ruhunu yansıtır. İşte Winterthur’da öne çıkan bazı yerel etkinlikler:

1. Albani Festivali

Albani Festivali, Winterthur’da düzenlenen en büyük ve en popüler festivallerden biridir. Her yıl Temmuz ayında düzenlenen bu festival, şehir merkezinde gerçekleşir ve üç gün boyunca devam eder. Festival boyunca çeşitli müzik konserleri, dans gösterileri, sokak performansları ve çocuklar için etkinlikler düzenlenir. Ayrıca, yerel yiyecek ve içecek stantları da festivale katılanlara hizmet verir.

2. Winterthurer Musikfestwochen

Winterthurer Musikfestwochen, Ağustos ayında düzenlenen ve iki hafta süren bir müzik festivalidir. Festivalde, çeşitli müzik türlerinde performans sergileyen yerel ve uluslararası sanatçılar yer alır. Konserler genellikle açık havada, özellikle eski şehir merkezinde kurulan sahnelerde gerçekleştirilir. Festival, müzik severler için unutulmaz bir deneyim sunar.

3. Internationale Kurzfilmtage Winterthur

Kasım ayında düzenlenen Internationale Kurzfilmtage Winterthur, uluslararası bir kısa film festivalidir. Festival, kısa film yapımcılarını, sinema tutkunlarını ve film eleştirmenlerini bir araya getirir. Yarışma kategorileri, gösterimler ve atölye çalışmaları gibi çeşitli etkinlikler ile film dünyasına dair kapsamlı bir deneyim sunar.

4. Winterthur Noël (Christmas Market)

Aralık ayında düzenlenen Winterthur Noël, şehir merkezinde kurulan geleneksel bir Noel pazarını içerir. Pazarda, el yapımı hediyelik eşyalar, yerel yiyecekler ve içecekler satılır. Noel atmosferi, ışıklandırmalar ve süslemeler ile desteklenir. Ayrıca, çocuklar için çeşitli etkinlikler ve atölyeler de düzenlenir.

5. Winterthurer Fasnacht (Karnaval)

Winterthurer Fasnacht, Şubat veya Mart aylarında düzenlenen geleneksel bir karnaval etkinliğidir. Karnaval boyunca renkli kostümler giyen insanlar, şehirde geçit törenleri yapar. Müzik, dans ve sokak partileri ile kutlanan bu etkinlik, yerel halkın ve ziyaretçilerin büyük ilgisini çeker.

6. Steinberggasse Festivali

Steinberggasse Festivali, Haziran ayında düzenlenen ve bir hafta süren bir etkinliktir. Şehir merkezindeki Steinberggasse caddesinde gerçekleşen festival, çeşitli müzik konserleri, tiyatro gösterileri, el sanatları pazarları ve yiyecek stantları içerir.

7. Afropfingsten

Afropfingsten, Mayıs veya Haziran aylarında düzenlenen ve Afrika kültürünü kutlayan bir festivaldir. Festivalde Afrika müziği, dans gösterileri, sanat sergileri ve yerel Afrika mutfağına ait lezzetler sunulur. Bu etkinlik, kültürel çeşitliliği ve karşılıklı anlayışı teşvik etmeyi amaçlar.

Winterthur’da düzenlenen bu etkinlikler, şehrin dinamik ve canlı bir kültürel atmosfere sahip olduğunu göstermektedir. Bu festivaller, hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin bir araya gelip eğlenmesini ve kültürel deneyimler yaşamasını sağlar.

#Winterthur #İsviçre #KültürVeSanat #GeziWinterthur #ŞehirKeşfi #TarihiMiras #SanatınBaşkenti #YılBoyuncaEtkinlikler #Doğaİleİçiçe #WinterthurGözAt #İsviçrehaberleri #isviçredeşehirler #kesfet #zürih #albanifest

Haberin Devamını Oku

İsviçre

İsviçre’nin Sesi Halkın Sesi – Kendi Haberinin Kendi Muhabiri Ol

yazar

Yayınlayan

on

By

Tatil Fotoğraflarını veya Videonu Çek ve WhatsApp’tan Bize Gönder!

Binlerce vatandaş, yıllık tatilini geçirmek üzere anavatanına veya dünyanın farklı ülkelerine seyahat ediyor. Kimi tatilini köyünde, kimi Türkiye’nin Bodrum, Marmaris, Kuşadası, Antalya, Alanya gibi tatil beldelerinde geçiriyor.

Gördüğünüz ilginç veya dikkat çekici anları bizimle paylaşın:

  • Tatil beldenizden, köyünüzden, yörenizin meşhur bir yerinden gördüğünüzü başkalarıyla paylaşmak istedğiniz yerlerden, sevdiklerinizle buluşma anlarından, tatil keyfi, denizde keyif, eleştiri, tepki, alışverişlerde fiyatlarla ilgili,
  • Yolculuk esnasında havalimanından, sahillerden, eğlence mekanlarından veya karayolundan her türlü görüntüyü ister konuşarak yorumlayarak, ister sadece görüntü veya fotoğraf çekerek bize ulaştırın.

Gönderinizde isminizin yayınlanmasını istemiyor ve anonim kalmak istiyorsanız bunu belirtmeyi unutmayın. Gönderilerinizde fotoğraflara konuya dair kısa bilgiler ekleyin ve videoları ister yorumlayarak konuşun, ister yorumsuz çekip gönderin. Konuya dair kısaca bilgi eklemeyi unutmayın.

Olumlu ya da olumsuz her türlü eleştirinizi, paylaşımlarınızı ve mutluluk anlarınızı bekliyoruz.

Gönderilerinizi video veya fotoğraf olarak WhatsApp’tan şu numaraya ulaştırabilirsiniz: +41 78 899 79 29

Sizden gelen paylaşımlar, tatil deneyimlerinizi ve anılarınızı herkesle paylaşmamıza yardımcı olacak. Şimdiden teşekkürler!

#İsviçreninSesi #HalkınSesi #TatilPaylaşımları #WhatsAppGönderileri #TatilAnıları #Keşfet #Keşfetedüş #Tatil #Marmaris #Bodrum #Antalya #Alanya #Schweiz #Deutschland #Almanya #İsviçre #Haber #Türkiye #Türkei #Ferien #Urlaub #Reisen #Flughafen #Airport #Kuşadası #Belek #Denizli #Pamukkale #Kapadokya #amatör #gezi #muhabir #fotografcı #isviçre #isviçretürkleri #AlmanyaTürkleri

Haberin Devamını Oku

Trendler