Sosyal Medya

Gündem

KADIN DÜŞMANLIĞI SUÇ SAYILACAK MI? İSVİÇRE’DE YENİ YASA TEKLİFİNE MECLİSTEN RET

yazar

Yayınlayan

on

İsviçre’de kadın hakları savunucuları, Anti-Rassizm Ceza Yasası’na “cinsiyet” ibaresinin eklenmesini talep ederek, kadın düşmanlığı ve cinsiyet temelli nefret söylemlerinin cezalandırılmasını hedefliyor. Ancak Federal Meclis’in üst kanadı Ständerat’ın Hukuk Komisyonu, bu değişikliği gereksiz bulduğunu belirterek teklife karşı çıktı.

KADINLAR İÇİN GENİŞ KAPSAMLI DESTEK

Kadın hakları savunucularından oluşan geniş bir ittifak, mevcut yasaya “cinsiyet” ibaresinin eklenmesini talep ediyor. Bu talep, milletvekilleri Kathrin Bertschy (GLP), Lilian Studer (Merkez Parti), Sibel Arslan (Yeşiller) ve Jacqueline de Quattro (FDP) tarafından destekleniyor. Yasa değişikliğiyle kadınlara yönelik nefret söylemleri ve şiddet çağrılarının cezalandırılması hedefleniyor.

Mevcut yasa, yalnızca ırk, etnik köken, din ve cinsel yönelime dayalı nefret söylemleri ve şiddet çağrılarını cezalandırıyor. Ancak kadınlar ve cinsiyet kimliği üzerinden yapılan nefret söylemleri yasal boşluk nedeniyle cezasız kalıyor.

KOMİSYONDAN RED GEREKÇESİ

Ständerat Hukuk Komisyonu, yasa değişikliğine gerek olmadığını belirtti. Komisyon, genişletmenin “adalet sistemine ek yük getireceğini” ve mevcut yasanın yeterli olduğunu savunuyor.

KADIN HAKLARI SAVUNUCULARI TEPKİLİ

Teklifin destekçilerinden SP Milletvekili Min Li Marti, kadın düşmanlığı ve cinsiyet temelli nefret söylemlerinin artış gösterdiğini vurguladı. Marti, “Cinsiyet kimliği temelli ayrımcılık, tıpkı ırkçılık ve homofobi gibi cezalandırılmalı. Mevcut boşluk, nefret söylemlerini ve kadınlara yönelik şiddeti teşvik ediyor,” dedi.

2019 yılında FC Schaffhausen taraftarlarının kadın düşmanı bir pankart açması, yasa değişikliği talebini tetikleyen olaylar arasında yer alıyor. Pankart büyük tepki toplasa da Zürih yargısı, şiddet çağrısı içermediği gerekçesiyle ceza vermedi.

MUHALEFETİN ARGÜMANLARI

SVP’li Milletvekili Nina Fehr Düsel, mevcut düzenlemenin yeterli olduğunu belirterek, “Hedef alınan nefret söylemleri, halihazırda cinsel yönelim ibaresi kapsamında değerlendirilebilir. Yasa genişletilirse ifade özgürlüğü zarar görebilir,” dedi.

Öte yandan, bazı milletvekilleri yasa değişikliğinin ifade özgürlüğünü kısıtlayacağı endişesini dile getirdi.

KADIN İTTİFAKI KARARLI

Teklife dair nihai karar, 16 Aralık’ta Ständerat’ta yapılacak kış oturumunda verilecek. Kadın ittifakının bu konuda mücadeleye devam edeceği belirtiliyor.

TOPLUMUN GÖRÜŞÜ

Kamuoyu bu konuda ikiye bölünmüş durumda. Kimileri yasa değişikliğinin gerekli olduğunu savunurken, kimileri mevcut yasaların yeterli olduğunu düşünüyor.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

İsviçre’de Okullarla İlgili Yeni Öneriler

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de SVP adlı sağ görüşlü parti, okulların durumunun çok kötü olduğunu söylüyor. Parti, eğitim sisteminde büyük değişiklikler yapılmasını istiyor.

SVP’ye göre birçok çocuk okula yeterli Almanca, Fransızca veya İtalyanca bilmeden başlıyor. Bu durum öğretmenleri zorluyor ve eğitim kalitesini düşürüyor. Parti ayrıca okullarda şiddetin arttığını ve disiplinin azaldığını iddia ediyor.

SVP’nin başlıca önerileri şunlar:

📌 Küçük çocuklar için zorunlu dil testi
📌 Dil testini geçemeyen çocuklar için 1 yıl hazırlık sınıfı
📌 2. sınıftan itibaren tekrar not sistemi
📌 Okullarda daha fazla dikte çalışması ve ezber (şiir ezberleme gibi)
📌 Her sınıfta yabancı dilli çocukların oranı en fazla %30

Parti, bazı ailelerin çocuklarına dili öğretmediğini söylüyor ve bu ailelere ceza verilmesini istiyor. Hatta çok ağır durumlarda oturma izninin iptal edilmesi de gündeme gelebilir.

SVP ayrıca mevcut eğitim sistemini eleştiriyor. “Lehrplan 21” adlı eğitim planını çok bürokratik buluyor. Küçük yaşta ikinci yabancı dil öğrenmenin de çocuklar için zor olduğunu ve ana dili öğrenmeyi zorlaştırdığını söylüyor.

Bu öneriler İsviçre’de büyük tartışma yarattı. Bazı kişiler bu fikirleri destekliyor, bazıları ise çok sert ve ayrımcı olduğunu düşünüyor.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Vatandaşlık Kuralları Değişmedi: Komite Kolaylaştırma Teklifine Hayır Dedi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de vatandaşlık almak isteyen birçok kişiyi ilgilendiren önemli bir gelişme yaşandı. Parlamento içindeki Siyasi Kurumlar Komitesi, vatandaşlık kurallarını kolaylaştırmak isteyen “Demokrasi Girişimi”ni reddetti. Oylamada 17 milletvekili hayır, 8 milletvekili evet dedi.

Bu girişim, vatandaşlık kurallarının kantonlar yerine federal hükümet tarafından belirlenmesini istiyordu. Ayrıca İsviçre’de yasal olarak yaşayan kişilerin sadece 5 yıl sonra vatandaşlık başvurusu yapabilmesini öneriyordu. Oturma izninin türü önemli olmayacaktı.

Şu anda ise kurallar daha zor. Bir kişinin vatandaşlık alabilmesi için en az 10 yıl İsviçre’de yaşamış olması, C tipi oturma iznine sahip olması ve yaşadığı kanton ile belediyede birkaç yıl kalması gerekiyor.

Komite üyeleri, 5 yılın çok kısa olduğunu söyledi. Ayrıca insanların İsviçre’deki yaşamı, kuralları ve toplumu yeterince tanımadan vatandaş olmasının doğru olmadığını savundular. Onlara göre vatandaşlık, sadece bir belge değil, aynı zamanda topluma uyum anlamına geliyor.

Komite, girişimin entegrasyon şartlarını zayıflattığını ve bunun uzun vadede sorun yaratabileceğini düşünüyor. Bu yüzden teklifi fazla ileri giden bir adım olarak değerlendirdi.

Buna rağmen komite, insanların günümüzde daha sık şehir ve kanton değiştirdiğini kabul ediyor. Bu nedenle yeni bir öneri sundu: Vatandaşlık için kanton ve belediyede yaşama süresi 2 veya 3 yıla indirilebilir. Ayrıca kantonların daha uzun süre şartı koymaması isteniyor. Bu öneri şimdi Senato’daki komite tarafından incelenecek.

Bazı milletvekilleri ise girişimi destekledi. Onlara göre ülke genelinde aynı kurallar olursa sistem daha şeffaf ve adil olur, insanlar için fırsat eşitliği artar.

İsviçre federal hükümeti de bu girişime karşı çıkıyor. Son kararı ise önümüzdeki dönemde tüm parlamento verecek.

Haberin Devamını Oku

Gündem

İsviçre’de kadın-erkek ücret farkı azalıyor ancak eşitlik için yol uzun

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de kadınlar ile erkekler arasındaki ücret farkının son yıllarda azaldığı, ancak tam anlamıyla ücret eşitliğine ulaşmanın hâlâ uzun zaman alacağı bildirildi.

Federal İstatistik Ofisinin (BFS) yayımladığı son Ücret Yapısı Araştırması’na (LSE) göre, ülkede kadın ve erkek arasındaki ücret farkı 2024 yılında yüzde 8,4 olarak kaydedildi. Bu oran 2022’de yüzde 9,5 seviyesindeydi.

Veriler, ücret farkının özellikle üst düzey pozisyonlarda daha belirgin olduğunu ortaya koydu. Yönetici konumundaki kadınların aylık ortalama geliri 10 bin 77 İsviçre frangı olurken, erkeklerde bu rakam 11 bin 715 franga ulaştı. Böylece kadınlar aleyhine fark yüzde 14 olarak hesaplandı. Yönetici olmayan pozisyonlarda ise ücret farkı yüzde 5,2 düzeyinde kaldı.

Bern Üniversitesi Ekonomi Coğrafyası Profesörü Heike Mayer, ücret farkındaki azalmanın olumlu bir gelişme olduğunu belirterek bu eğilimin süreceğini söyledi. Kadınların eğitim seviyesinin yükseldiğini ve erkeklerin ağırlıkta olduğu meslek alanlarında daha fazla yer almaya başladığını vurgulayan Mayer, üniversitelerde kadın öğrenci oranının yaklaşık yüzde 60’a ulaştığını ifade etti.

Mayer, ücrette cinsiyet farkının tamamen ortadan kalkmasının uzun zaman alacağını belirterek farkın bir bölümünün açıklanamadığını, bir bölümünün ise yapısal nedenlerden kaynaklandığını kaydetti. Uzmanlara göre kadınların sektörlerde ve yönetim kademelerinde yeterince temsil edilmemesi, önyargılar, ayrımcılık ve bakım yükünün büyük ölçüde kadınların üzerinde olması eşitsizliği derinleştiriyor.

İşçi sendikaları da daha sert önlemler çağrısında bulunuyor. Unia Sendikası ekonomistlerinden Noémie Zurlinden, kadınların aynı işi yapmalarına rağmen daha düşük ücret aldığını belirterek şirketleri sorumluluk almaya çağırdı.

Syndicom Sendikası ise açıklanamayan ücret farklarını “ayrımcılık” olarak nitelendirerek eşit işe eşit ücretin temel bir hak olduğunu vurguladı. Sendika sözcüsü Romi Hofer, ücret eşitsizliğinin ne zaman tamamen sona ereceğine dair net bir tarih vermenin mümkün olmadığını, ancak denetim ve yaptırımların şart olduğunu ifade etti.

Haberin Devamını Oku

Trendler