Gündem
İSVİÇRELİLER ŞEHİRLERİ TERK EDİYOR – NEDENLERİ NELER?
İsviçre, son yıllarda şehirlerinde yaşayan İsviçreli sayısının azaldığına dair çarpıcı verilerle karşı karşıya. Federal İstatistik Ofisi’nin verilerine göre, Zürih, Lozan gibi büyük şehirlerde artış gözlemlenirken, diğer büyük şehirlerde İsviçreli nüfusun azaldığı belirleniyor. Peki, bu göç olgusunun ardındaki nedenler neler? Şimdi, bu konuyu beş farklı şehir üzerinden inceleyelim.
İsviçrelilerin Şehirlerden Göç Etmesinin Sebepleri
- Yüksek Kira Fiyatları: Birçok şehirde artan kira fiyatları, İsviçrelilerin şehir merkezlerinden çevredeki bölgelere göç etmesine yol açıyor. Özellikle Basel ve Cenevre’de bu durum belirgin. Şehirlerin çevresindeki yerleşim alanları, daha uygun fiyatlı konutlar sunarak İsviçre vatandaşlarını çekiyor.
- Ekonomik Fırsatlar: Zürich gibi büyük ekonomik merkezler, iş olanakları ve kariyer fırsatları sayesinde İsviçrelileri kendine çekerken, daha küçük ekonomik yapıya sahip şehirler genç nüfusu kaybediyor. St. Gallen, özellikle 20-29 yaş arasındaki nüfusta bu kaybı yaşıyor.
- Nüfus Artışı ve Demografik Dönüşüm: Birçok şehirde İsviçre vatandaşlarının sayısının azalmasına karşın, genel nüfus artıyor. Özellikle göçmenler ve yabancı kökenliler şehir merkezlerinde yaşamayı tercih ediyor.
- Belediye Politikaları: Zürich ve Winterthur gibi şehirlerde belediyeler, uygun fiyatlı konut projeleri ve sosyal konut uygulamaları ile İsviçrelilerin şehirde kalmasını sağlıyor. Özellikle Zürich, sosyal konut politikasıyla dikkat çekiyor.
İSVEÇRE’NİN NÜFUS DİNAMİKLERİ
İsviçre’nin genel nüfusu, doğum fazlası ve vatandaşlık alımları sayesinde sürekli bir artış gösteriyor. 2010 yılında 6,2 milyon olan İsviçreli nüfus, 2023 itibarıyla 6,5 milyon’un üzerine çıkmış durumda. Ancak, bu artışın büyük şehirlerin merkezinde daha fazla yaşanmasına rağmen, bazı şehirlerde ciddi bir düşüş kaydediliyor. Örneğin, Cenevre, Basel, Luzern, St. Gallen ve Lugano gibi şehirler, yıllar içerisinde İsviçreli nüfusun azalmasıyla dikkat çekiyor.
CENEVRE’DEKİ DURUM
Cenevre, 2019’dan beri İsviçreli nüfusun sürekli azaldığı bir şehir. Bu durum, ekonomik faktörler ve yüksek yaşam maliyetleriyle bağlantılı. İş olanakları bulmakta zorluk çeken genç nüfus, diğer kantonlara göç ederken, özellikle ailelerin de şehir dışına çıkışları hız kazanıyor.
BASEL VE ST. GALLEN’DEKİ EĞİLİMLER
Basel, 2020 yılından itibaren 20-29 yaş grubundaki İsviçreli sayısında belirgin bir azalma görüyor. Bu durum, gençlerin aileleriyle birlikte şehir dışına taşınmalarından kaynaklanıyor. Ancak, Basel-Stadt kantonunda özellikle 64 yaş üstü nüfusta bir artış kaydediliyor. St. Gallen’de de benzer bir durum yaşanıyor; 20-29 yaş aralığında kayıplar gözlemlenirken, yaşlı nüfus artış göstermekte. Gençlerin büyük şehirlerdeki cazibe merkezlerine yönelmesi, St. Gallen’in konut sorunları ve ekonomik rekabet gücünün zayıflığıyla birleşince, bu göçü tetikliyor.
LUZERN’DE YAŞANAN DEĞİŞİKLİKLER
Luzern’de, 2021-2023 döneminde İsviçreli nüfusta bir azalma meydana geldi. Ancak şehir başkanı Beat Züsli, bu durumu önemli bir sorun olarak görmüyor. Şehirdeki yüksek yaşam standartları ve çocuk dostu ortam, bazı aileler için cazibe oluştursa da, 20-29 yaş grubunda yaşanan düşüş dikkat çekiyor. Ekonomik koşulların, gençlerin şehirden ayrılmasında etkili olduğu ifade ediliyor.
ZÜRİH’İN ÇEKİCİLİĞİ
Zürih, 2013-2023 yılları arasında hemen hemen tüm yaş gruplarında İsviçreli sayısında artış gösterdi. Özellikle 20 yaş altındaki nüfusun %22,3 oranında büyümesi, şehrin eğitim kurumları ve iş olanaklarıyla ilişkilendiriliyor. ETH Zürih ve diğer üniversiteler, gençleri şehre çeken faktörler arasında yer alıyor. Ancak, yüksek kiralar ve yaşam maliyetleri, daha yaşlı nüfusu olumsuz etkiliyor.
WINTERTHUR’DAKİ GELİŞMELER
Winterthur, aileler için cazip bir şehir olarak biliniyor. Buradaki 15 yaş altı nüfus oranı, ülke ortalamasından daha yüksek. Ancak, şehirde 20-29 yaş grubunda bir azalma söz konusu. Bu durum, şehirlerin daha yaşlı ve çocuklu bir nüfusa yöneldiğini gösteriyor.
SONUÇ
Sonuç olarak, İsviçre’de şehirler arasında yaşanan bu farklılıklar, yüksek kira fiyatları ve sınırlı konut olanakları gibi ekonomik faktörlerin yanı sıra, gençlerin kariyer fırsatları için büyük şehirlere yönelmesiyle bağlantılı. Şehir yöneticilerinin bu durumu dikkate alarak, genç nüfusu çekmek için daha cazip koşullar oluşturması gerekecek. Aksi takdirde, şehirlerin dinamikleri ve kültürel çeşitliliği zarar görebilir.
#İsviçre #Nüfus #Zürih #Cenevre #Göç #schweiz #schwiiz #switzerland #isviçreninsesi #suisse #svizra #svizzera
Gündem
Zürih’te Gizli Çekim İddiası Tepki Yarattı: Kadınları Gizlice Görüntülediği Öne Sürülen Adam Olay Yerinden Kaçtı
Teknolojinin gelişmesi ve yüksek çözünürlüklü cep telefonu kameralarının yaygınlaşmasıyla birlikte kamusal alanlarda gizlice görüntü alınması konusu son yıllarda giderek daha fazla tartışılıyor. Özellikle plajlar, parklar ve yüzme alanlarında insanların haberi olmadan fotoğraf ya da video çekilip çekilmediği çoğu zaman anlaşılamıyor. Zürih’te yaşanan son olay ise bu tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
İsviçre’nin Zürih kentinde yaz aylarının en yoğun açık yüzme alanlarından biri olan Werdinsel’de yaşanan olay kamuoyunda tepkiye neden oldu. İddiaya göre orta yaşlı bir erkek, bölgede güneşlenen, yüzen ve kıyafet değiştiren kadınları cep telefonuyla gizlice görüntüledi.
20 Minuten gazetesinin haberine göre olay cumartesi akşamı meydana geldi. Bölgede bulunan 25 yaşındaki bir kadın gazeteci, şüpheli kişinin çevredeki kadınları sistematik şekilde telefon kamerasıyla kayda aldığını fark ettiğini söyledi. Gazeteci, adamın özellikle kıyafet değiştiren ve üstünü değiştirdiği sırada kısa süreliğine üstsüz kalan kadınlara kamerayı yakınlaştırarak çekim yaptığını iddia etti.
Durumu fark eden gazeteci daha sonra şüpheliyi durdurarak doğrudan yüzleşti. Habere göre adam, görüntü çektiğini kabul ederek özür diledi ve yaptığının yanlış olduğunu bildiğini söyledi. Ancak telefonundaki görüntüleri tamamen silmeyi reddetti.
Kadın gazetecinin aktardığına göre şüphelinin telefon galerisinde çok sayıda kadın fotoğrafı ve videosu bulunuyordu. Şüpheli ilk aşamada bazı dosyaları sildi ancak görüntüleri telefonun çöp kutusundan kalıcı olarak kaldırmayı kabul etmedi. Tartışmanın ardından ise olay yerinden hızla uzaklaştı.
Gazeteci, şüphelinin davranışlarının kendisini ciddi şekilde rahatsız ettiğini belirterek, adamın gergin tavırlarının telefonda daha fazla gizli görüntü bulunabileceği endişesi yarattığını ifade etti.
Zürih Şehir Polisi olayın mevcut aşamada doğrudan ceza hukuku kapsamında değil, daha çok kişilik hakları ve özel hayatın korunması çerçevesinde değerlendirilebileceğini açıkladı.
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan hukukçu Martin Gärtl ise gizlice görüntülenen kişilerin kişilik haklarının ihlal edilmiş olabileceğini ve mağdurların hukuki koruma talep etme hakkına sahip olduğunu söyledi.
Özellikle yaz aylarında binlerce kişinin ziyaret ettiği Werdinsel’de yaşanan olay sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı. Birçok kullanıcı, kamusal alanlarda gizli görüntü alma olaylarına karşı daha caydırıcı düzenlemeler ve denetimler yapılması gerektiğini savundu.
Gündem
Winterthur Saldırganının Babası Blick’e Konuştu: “Oğlum Terörist Değil, Ciddi Psikolojik Sorunlar Yaşıyordu”
sviçre’nin Winterthur kentinde üç kişinin yaralandığı bıçaklı saldırının ardından saldırgan Nesip Dedeler’in babası Ayhan Dedeler ilk kez konuştu. İsviçre’nin Blick gazetesine açıklamalarda bulunan baba Dedeler, oğlunun uzun yıllardır psikolojik sorunlarla mücadele ettiğini belirterek, olayın yalnızca terör boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
31 yaşındaki Nesip Dedeler, perşembe sabahı Winterthur Tren Garı yakınında üç kişiye bıçakla saldırmış, olay sırasında “Allahu Ekber” diye bağırdığı iddia edilmişti. Olayın ardından Zürih Güvenlik Direktörü Mario Fehr saldırıyı “terör eylemi” olarak nitelendirmiş, saldırganın geçmişte radikal çevrelerle bağlantıları bulunduğunu açıklamıştı.
Olay sırasında Türkiye’de bulunan ve Blick gazetesine konuşan Ayhan Dedeler ise oğlunun “terörist” olarak tanımlanmasına karşı çıktı. “Oğlum terörist değil, psikolojik olarak hasta ve yardıma ihtiyacı olan bir insan” diyen baba, ailesinin yıllardır oğlunun tedavi görmesi için çaba gösterdiğini söyledi.
Baba Dedeler, oğlunun geçmişte Winterthur’daki An’Nur Camii çevresinde bulunduğunu ve bu dönemde radikal görüşlerden etkilendiğini kabul etti. Aynı çevrelerle ilişki kuran diğer iki oğlunun zamanla bu düşüncelerden uzaklaştığını belirten baba, Nesip’in ise hayatını düzene sokmakta zorlandığını ifade etti.
Ailesinin desteğine rağmen uzun yıllardır işsiz olduğunu belirten Ayhan Dedeler, oğlunun sosyal hayattan büyük ölçüde koptuğunu anlattı. “Ne bir işi vardı ne de düzenli bir sosyal çevresi. Yıllardır içine kapanık bir yaşam sürüyordu” dedi.
Baba ayrıca son günlerde oğlunun psikolojik durumunun belirgin şekilde kötüleştiğini öne sürerek, saldırıdan önce psikiyatri kliniğine yatırılmasını olumlu karşıladığını ancak kısa süre sonra taburcu edilmesini anlayamadığını söyledi.
Saldırıda yaralanan kişilere geçmiş olsun dileklerini ileten Ayhan Dedeler, “En büyük temennim yaralıların tamamen iyileşmesi” ifadelerini kullandı.
Winterthur’daki saldırıyla ilgili soruşturma sürerken, İsviçreli yetkililer olayın hem terör bağlantısı hem de saldırganın psikolojik geçmişi açısından çok yönlü olarak incelendiğini açıkladı.

Gündem
İsviçreli olduğu yazılan Winterthur’daki Saldırganın Türkiye Kökenli Olduğu Ortaya Çıktı
İsviçre’nin Winterthur kentindeki tren istasyonunda gerçekleşen bıçaklı saldırının ardından zanlının geçmişine ilişkin yeni bilgiler ortaya çıktı. Polis ve ilk haberlerde İsviçreli olarak duyurulan 31 yaşındaki saldırganın, Türkiye kökenli bir İsviçre vatandaşı olduğu belirtildi.
Araştırmalara göre zanlının, daha sonra kapatılan An’Nur Camii çevresindeki bir “gençlik grubuyla” bağlantılı olduğu ifade edildi. Söz konusu cami, geçmişte radikal söylemler nedeniyle İsviçre gündemine gelmiş ve kapatılmıştı.
Araştırmalara göre, zanlının herhangi bir Türk derneği ya da başka bir camiyle bağlantısının bulunmadığını bildirdi.
Görgü tanıklarının aktardığına göre saldırgan olay sırasında defalarca “Allahu Akbar” (“Allah en büyüktür”) diye bağırdı. İsviçre basınında yer alan haberlerde, zanlının kapatılan An’Nur Camii çevresindeki gençlik grubuyla ilişkili olduğu öne sürüldü. Aynı cami daha önce, bir imamın gayrimüslimlere ve kendi görüşüne uymayan kişilere yönelik şiddet içerikli söylemleri nedeniyle ülke gündemine gelmişti.
An’Nur Camii, uzun süre İsviçre basınında, Suriye’ye giderek IŞİD’e katılan bazı gençlerle bağlantılı olduğu iddialarıyla yer aldı. Bazı haberlerde, cami çevresinde radikalleşen gençlerin daha sonra IŞİD saflarına katıldığı öne sürüldü.
Edinilen bilgilere göre saldırganın, üyelerinin bir kısmı daha sonra yargılanıp mahkûm edilen radikal gençlik grubunun içinde yer aldığı belirtildi. Zanlıya radikal içerikli videolar ve ilahiler gönderildiği, ayrıca kendisinin de İslamcı propaganda yaptığı ve çevresindekileri cihada teşvik etmeye çalıştığı iddia edildi.
Psikiyatrik Tedavi Görmüştü
Yetkililere göre saldırgan, aynı zamanda psikolojik sorunlar yaşayan biri olarak biliniyordu. Bir süre psikiyatri kliniğinde tedavi gördüğü belirtilirken, hangi gerekçeyle tedavi altına alındığı ve neden taburcu edildiği konusunda resmi açıklama yapılmadı.
Ailesinin Türkiye kökenli olduğu belirtilen zanlının, bir dönem Türkiye’de yaşadığı da öğrenildi. Ayrıca iki erkek kardeşinin de geçmişte yürütülen soruşturmalarda radikalleşme şüphesiyle güvenlik birimlerinin dikkatini çektiği ifade edildi.
Winterthur’daki saldırının ardından güvenlik makamlarının, olayın olası radikal motivasyon boyutunu detaylı şekilde araştırdığı bildirildi.
Olay sonrası İsviçre’de güvenlik ve entegrasyon politikaları yeniden tartışma konusu olurken, özellikle radikalleşme riski taşıyan gençlerin erken tespiti ve takibi konusunda yetkililere yönelik eleştiriler arttı. Kamuoyunda, geçmişte güvenlik birimlerinin radarına giren kişilerin neden yeterince izlenmediği sorusu gündeme geldi.
#schweiz #winterthur #suisse #isviçre #haber
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


