Connect with us

İsviçre

İsviçre’de Yeni Yahudi Organizasyonu Gescher Kuruldu

yazar

Published

on

Yeni kurulan bir Yahudi ağı, Gazze Savaşı’nın sertleştirdiği pozisyonlar arasında İsviçre’de köprüler kurmayı hedefliyor. Bu ağ, insani ve liberal değerlere net bir bağlılık çağrısında bulunuyor.

Gazze Savaşı’nın yarattığı kutuplaşma ortamına karşı İsviçre’de yeni bir Yahudi organizasyonu kuruldu. „Gescher“ adı verilen bu ağ, taraflar arasında köprüler kurmayı ve insani ile liberal değerlere sıkı sıkıya bağlı kalmayı hedefliyor. Organizasyon, Hamas terörüne ve antisemitizme karşı durmanın yanı sıra, İsrail rehineleri ve Gazze’deki siviller için de endişe duymanın bir çelişki oluşturmadığını vurguluyor.

Şimdiye kadar, eski SP Federal Konseyi üyesi Ruth Dreifuss gibi tanınmış isimlerin de aralarında bulunduğu 250’den fazla Yahudi, bu çağrıyı imzaladı. Gazze’deki savaş, İsviçre’de de kamuoyunu bölmüş durumda; İsrail yanlısı ve Filistin yanlısı görüşler arasında empati eksikliği sıkça gözlemleniyor. Yeni kurulan bu grup, bu bölünmüşlüğü aşmayı ve her iki taraf arasında köprüler kurmayı amaçlıyor.

Birçok İsviçreli Yahudi, İsrail’de arkadaş ve akrabalarla güçlü bağlar kurmuş durumda ve ülkeye derin bir bağlılık hissediyor. Ancak, herkes İsrail’in politikaları ve Gazze’deki savaş stratejileri konusunda aynı fikirde değil. ETH Zürich’te kalkınma ekonomisti olarak görev yapan Adina Rom, her iki tarafa da empatiyle yaklaşmanın önemine dikkat çekiyor.

“İnsanlığı Kaybetmemek Önemli”

Rom, „Tüm acıya ve korkuya rağmen insanlığı kaybetmemek önemli,“ diyor. „7 Ekim’deki korkunç terör saldırıları ve Gazze’deki sivillerin yaşadığı büyük acılardan aynı anda etkilenmek mümkündür.“

Rom ve diğer İsviçreli Yahudiler, Gescher adıyla bilinen Yahudi Forumu İsviçre ağını kurdu. „Gescher,“ İbranice’de „köprü“ anlamına geliyor. Ağ, Yahudi dergisi Tachles tarafından ilk kez duyurulan bir çağrı başlattı.

250 Kişi Çağrıyı İmzaladı

Çağrı, insani ve liberal değerlere sıkı bağlılığı içeriyor. Hamas terörünü reddetmek, İsrail rehineleri için endişe duymak ve antisemitizmle mücadele etmek ile Gazze’deki sivillerle empati kurmak ve Batı Şeria’daki işgali eleştirmek arasında bir çelişki bulunmadığı belirtiliyor.

Çağrı, 250’den fazla Yahudi tarafından imzalandı. İmzalayanlar arasında eski SP Federal Konseyi üyesi Ruth Dreifuss, Federal Sağlık Dairesi Direktörü Anne Lévy, yazar Esther Girsberger, siyaset bilimi profesörü Laurent Goetschel ve eski Tabipler Birliği başkanı Jacques de Haller gibi tanınmış isimler bulunuyor. Ayrıca, Bern Yahudi Cemaati eş başkanı ve Zürich Liberal Yahudi Cemaati hahamı da çağrıyı destekliyor.

Etkinlikler Planlanıyor

Rom, „Bu çağrı ile açık, saygılı ve çoğulcu bir diyalog ortamı yaratmak istiyoruz. İsviçre’nin barış, insan hakları, özgürlük ve tüm İsrailliler ile Filistinliler için güvenlik isteyen insanları ve organizasyonları desteklemesini umuyoruz.“ diyor. Bu amaçla, hem Yahudi toplumu hem de daha geniş kamuoyuna hitap edecek çeşitli etkinlikler düzenlenmesi planlanıyor.

#GazzeSavaşı #İsviçre #Gescher #İnsanHakları #KöprülerKuruluyor #schweiz #israil #Juden #Yahudi #gazze #filistin #Palestina # Zürich #isviçrehaberleri #savaş

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

İsviçre’de diş hekimi faturalarına dikkat: İncelenen her iki faturadan biri hatalı çıktı

yazar

Published

on

By

ZÜRİH – İsviçre’de diş tedavisi gören hastaların faturalarını dikkatle kontrol etmesi gerektiği ortaya çıktı. Beobachter dergisinin özel haberine göre, incelenen diş hekimi faturalarının neredeyse yarısında yanlış veya fazla ücretlendirme tespit edildi. Uzmanlar, basit bir fatura kontrolünün hastalara binlerce frank tasarruf sağlayabileceğini belirtiyor.

Haberde yer alan bir örnekte, Zug Kantonu’nda yaşayan bir hastadan diş hekimi tarafından 10 bin 910,95 frank talep edildi. Hasta faturaya itiraz ederek dosyayı İsviçre Diş Hekimleri Birliği’nin (SSO) uzlaştırma kuruluna taşıdı. İnceleme sonucunda hem yapılan protez uygulamasında kusur bulunduğu hem de fazla ücret tahsil edildiği belirlendi. Kurul, faturanın 3 bin 216,50 franka düşürülmesine karar verdi. Böylece hasta 7 bin 694 frank tasarruf etti.

46 faturanın 21’i hatalı bulundu

Haberde, Bern Kantonu’nun Langenthal kentinde görev yapan diş hekimi Abbas Hussain tarafından yürütülen bağımsız bir incelemeye de yer verildi. Hussain, internet sitesi üzerinden ücret karşılığında kontrol ettiği 46 diş hekimi faturasını değerlendirdi.

İnceleme sonucunda:

* 21 faturanın hatalı,

* 5 faturanın şüpheli,

* 20 faturanın ise doğru düzenlendiği belirlendi.

Hussain, örnek sayısının sınırlı olması nedeniyle bunun tüm İsviçre’deki diş hekimleri için genelleştirilemeyeceğini vurgulasa da, hastalara maliyet hesaplarını mutlaka kontrol ettirmelerini tavsiye etti. Uzman, “Bir hasta faturasında bir yanlışlık olduğunu düşünüyorsa, çoğu zaman gerçekten de bir sorun vardır.” değerlendirmesinde bulundu.

Teklif kontrolüyle 1.500 frank kazandı

Haberde yer verilen başka bir olayda ise bir hastaya implant tedavisi için önce 7 bin 10 frank, daha sonra indirimle 6 bin 300 frank teklif edildi.

Bağımsız inceleme sonrasında bazı işlem kalemlerinin yanlış hesaplandığı ortaya çıktı. İki farklı diş hekiminin görüşüne göre benzer bir implant tedavisinin normal maliyetinin 4 bin 500 ile 5 bin frank arasında olması gerektiği belirlendi. Bunun üzerine hasta diş hekimini değiştirdi ve tedavisini yaklaşık 5 bin frank karşılığında yaptırdı.

En sık yapılan üç fatura hatası

Uzman Abbas Hussain’e göre diş hekimlerinin en sık yaptığı hatalar şunlar:

* Köprü ve kron tedavisinde ölçü alma ücretinin ikinci kez faturalandırılması. Oysa bu işlem tedavi ücretine zaten dahil.

* CEREC yöntemiyle yapılan tedavilerde malzeme ve laboratuvar ücretlerinin ayrıca eklenmesi. Halbuki bu masraflar da tedavi bedeline dahil.

* Yirmilik diş çekimlerinde “yara pansumanı” ücretinin ayrıca yazılması. Uzmanlara göre bu kalemin ayrıca faturalandırılması kurallara aykırı.

Her bir hata çoğu zaman 20 ila 50 frank arasında ek maliyet oluştursa da, yıllar içinde hastalar için önemli bir maddi yük oluşturabiliyor.

Diş Hekimleri Birliği eleştirileri kabul etmedi

İsviçre Diş Hekimleri Birliği (SSO) ise söz konusu araştırmanın temsil gücünün bulunmadığını savundu. Birlik, İsviçre’de her yıl yaklaşık 4 milyon diş hekimi faturası düzenlendiğini, araştırmanın ise yalnızca 46 faturaya dayandığını hatırlattı.

SSO, diş hekimlerinin doğru ücretlendirme yapması için düzenli eğitimler verildiğini ve faturalandırma konusunda meslek mensuplarına sürekli danışmanlık sağlandığını belirtti. Buna rağmen uzmanlar, özellikle yüksek tutarlı diş tedavilerinde hastaların teklif ve faturaları bağımsız uzmanlara kontrol ettirmesinin önemli maddi tasarruf sağlayabileceğini vurguluyor.

#isviçre#schweiz#diş#zahn#nachrichten

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de emzirme konusunda önemli eksikler var

yazar

Published

on

By

İsviçre’de yapılan yeni bir araştırma, annelerin bebeklerini emzirmesi için gerekli destek ve koşulların yeterli olmadığını ortaya koydu. Araştırma, Zürih Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ZHAW) tarafından gerçekleştirildi.

Emzirme neden önemli?

Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre emzirme, hem bebeklerin hem de annelerin sağlığını koruyan en etkili yöntemlerden biri. Araştırmayı hazırlayan ebelik profesörü Susanne Grylka, emzirilen çocukların daha az hastalandığını, bu nedenle sağlık harcamalarının da düştüğünü belirtiyor. Ayrıca emzirmenin kısa ve uzun vadede birçok hastalığın önlenmesine katkı sağladığını vurguluyor.

İsviçre’de emzirme süresi ne kadar?

2024 yılında yapılan resmi araştırmaya göre, İsviçre’de bebeklerin yüzde 97’si doğumdan hemen sonra emziriliyor. Ancak sadece anne sütüyle beslenme süresi ortalama 17,4 hafta ile sınırlı kalıyor. Bebeklerin yüzde 66’sı ise 5–6 aylık olduğunda ek gıdaya geçiyor. Annelerin yarısından biraz fazlası bebeklerini yalnızca ilk dört ay boyunca sadece anne sütüyle besleyebiliyor.

Uluslararası sıralamada geride

Araştırmada kullanılan uluslararası değerlendirme yöntemine göre İsviçre’nin emzirme dostu ortam puanı 1,1 olarak belirlendi. Bu sonuç, ülkenin diğer birçok ülkeye göre geride kaldığını gösteriyor. Almanya ve Avusturya’nın İsviçre’den daha iyi durumda olduğu ifade ediliyor.

Araştırmacılara göre bunun en önemli nedenlerinden biri, İsviçre’de emzirmeyi destekleyen ulusal bir stratejinin bulunmaması. Ayrıca doğum izninin Almanya gibi ülkelere kıyasla daha kısa olması da annelerin emzirme süresini olumsuz etkiliyor.

Siyasete çağrı

Araştırmayı hazırlayan uzmanlar, İsviçre’de ulusal bir emzirme stratejisinin oluşturulmasını ve doğum izninin uzatılmasını istiyor. Resmi verilere göre çalışan anneler, çalışmayan annelere kıyasla bebeklerini daha kısa süre emziriyor.

Raporda ayrıca emzirme konusunda çalışan sağlık personelinin eğitimine daha fazla yatırım yapılması gerektiği belirtiliyor. Doktorlar, eczacılar ve ailelerle çalışan birçok meslek grubunun emzirme konusunda yeterli eğitim almadığına dikkat çekiliyor. Uzmanlar, bu alandaki eğitimin tüm ilgili sağlık mesleklerinde zorunlu hale getirilmesini öneriyor.

#zürih#isviçre#schweiz#haber#kadın

Continue Reading

İsviçre

Federal Mahkeme’den Tartışmalı “Doktor Sırrı” Kararı: Ölümden Sonra da Tıbbi Dosyalar Gizli Kalacak

yazar

Published

on

By

İsviçre Federal Mahkemesi’nin son kararı, hasta mahremiyeti ile yakınların bilgi edinme hakkı arasındaki dengeyi yeniden tartışmaya açtı. Mahkeme, doktorun meslek sırrının hastanın ölümüyle sona ermeyeceğine hükmederek, vefat eden kişilerin tıbbi kayıtlarına aile bireylerinin veya yakınlarının otomatik olarak erişemeyeceğini net şekilde ortaya koydu.

Karara göre, miras işlemleri, sağlık geçmişinin araştırılması veya olası tıbbi hata şüphesi tek başına dosyaların paylaşılması için yeterli gerekçe sayılmıyor. Federal Mahkeme, hasta ile doktor arasındaki güven ilişkisinin ölüm sonrasında da korunmasının sağlık sisteminin temel ilkelerinden biri olduğunu vurguladı.

Karar özellikle sağlık hukukçuları ve hasta hakları savunucuları tarafından eleştiriliyor. Eleştirilere göre, yakınların olası malpraktis davalarını araştırması zorlaşacak, kalıtsal hastalıkların takibi güçleşecek ve ailelerin sağlık geçmişine ulaşması önemli ölçüde sınırlandırılacak. Muhalif görüş bildiren bazı yargıçlar ise, hayattayken eşlerin sağlık bilgilerine belirli ölçüde erişebilirken ölüm sonrası tamamen bilgi alamamasının hukuki açıdan çelişkili olduğunu savundu.

Bu kararın, İsviçre’de ölüm sonrası tıbbi kayıtların paylaşılmasına ilişkin uygulamaları uzun yıllar etkilemesi bekleniyor. #schweiz#isviçre#haber#suisse

Continue Reading

Trendler