İsviçre
İSVİÇRE’DE HAPİSHANELER AŞIRI DOLU
Son yıllarda İsviçre’de artan suç oranları nedeniyle birçok hapishane aşırı doluluk yaşamakta. Ancak, yalnızca yeni hapishaneler inşa etmek sorunu çözmeye yetmiyor.
Önemli Gelişmeler
- İsviçre hapishanelerindeki aşırı doluluk, hem mahkumlar hem de personel üzerinde büyük bir yük oluşturuyor.
- Suç oranlarının artması nedeniyle yeni hapishaneler yapılması gerekiyor.
- Almanca konuşan İsviçre kantonları, hapishane kapasite sorununu çözmek için birlikte çalışıyor.
- Bir uzman, sorunun kısmen „ev yapımı“ yani „kendi yarattığımız bir sorun“, „kendi içimizde oluşan bir problem“ olduğunu söylüyor.
Artan Suç Oranı ve Hapishanelerdeki Aşırı Doluluk
İsviçre’deki suç oranı giderek artıyor, gözaltı ve tutukluluk süreleri uzuyor. Bu durum, hapishanelerdeki durumu da olumsuz etkiliyor. Birçok hapishane, kapasitesinin çok üzerinde doluluk yaşıyor. En fazla sorun yaşanan bölge ise Bern kantonu.
Bern’deki Bölgesel Hapishane, 126 kişilik kapasiteye sahipken, şu an 150 kişi barındırıyor. Bu durum, tutuklamaların artmasıyla birlikte daha da kötüleşmiş durumda. Solothurn kantonunda da benzer bir tablo var. Solothurn’daki cezaevlerinde, geçtiğimiz yıl ortalama doluluk oranı %109’du.
Diğer Kantonalarda Durum Ne?
Bern ve Solothurn gibi bölgelerde ciddi aşırı doluluk yaşanırken, Zürich, Basel-Landschaft, Aargau, St. Gallen, Luzern ve Graubünden gibi diğer Almanca konuşan kantonlarda hapishaneler %90 ile %100 kapasite arasında çalışıyor.
Artan Kriminalite ve Sertleşen Ceza Politikaları
Suç oranlarındaki artışa ek olarak, ceza sistemindeki sertleşme de hapishanelerdeki yoğunluğa katkı sağlıyor. Kriminalite uzmanı Dirk Baier, suç oranlarındaki artışın yanı sıra, cezaların daha sıkı uygulanmasının da önemli bir etken olduğunu belirtiyor.
Pandemi döneminde sadece gerçekten gerekli olan cezalar uygulanırken, şu anda daha fazla kişiye ceza verilmeye başlanmış ve özellikle kısa süreli hapis cezalarındaki artış dikkat çekiyor.
Aşırı Doluluğun Getirdiği Sorunlar
Hapishanelerdeki aşırı doluluk, hijyen koşullarının kötüleşmesine ve personel üzerindeki baskının artmasına neden oluyor. Daha fazla mahkum, sınırlı alanlarda bir arada bulunmak zorunda kaldığı için, enfeksiyon riski ve hastalıklar da artıyor. Ayrıca, mahkumlara yönelik rehabilitasyon programları ve anlamlı etkinlikler sınırlı kalıyor.
Bern’deki Ceza İnfaz Kurumu’ndan Olivier Aebischer, aşırı doluluğun hem mahkumlar hem de personel için ek bir yük oluşturduğunu, iş yükünün arttığını ve sınırlı alanların daha fazla çatışmaya yol açtığını belirtiyor.
Personel İçin Artan Güvenlik Riskleri
Personel için de güvenlik riskleri yükseliyor. Daha fazla mahkum, personel üzerindeki saldırı ve çatışma olasılıklarını artırıyor. Bu durum, iş tatmini üzerinde olumsuz etkiler yaratırken, daha az kontrol olanağı ve kaynak eksiklikleri de sorunları büyütüyor.
Yeni Hapishaneler ve Çözüm Arayışları
Bern ve Solothurn kantonları, bu sorunu çözmek için çeşitli önlemler almayı planlıyor. Bern, eski iş alanlarını kısa süreli cezalar için hapishane odalarına dönüştürürken, personel takviyesi yapıyor. Uzun vadede ise yeni bir hapishane inşa edilmesi hedefleniyor. Solothurn da 2029’a kadar yeni bir merkezi hapishane açmayı planlıyor.
Bazı kantonlar, hapishane kapasitesini artırmak için konteynerler, çoklu yerleştirmeler veya ek odaların hücre olarak kullanılmasını öneriyor.
Alternatif Çözümler: Elektronik Gözetimli Ev Hapsi ve Toplum Hizmeti
Bern, daha hızlı yargı süreçlerinin ve elektronik gözetimli ev hapsi gibi alternatif cezaların bu sorunu hafifletebileceğini belirtiyor. Bu tür cezaların kullanımı, hapishane kapasitesindeki baskıyı bir nebze azaltabilir.
Sonuç
İsviçre’deki hapishane aşırı doluluk sorununu çözmek için çeşitli stratejiler uygulanmakta. Ancak, artan suç oranları ve sert cezalandırma politikaları, bu sorunu daha da derinleştiriyor. Hem kısa vadeli önlemler hem de uzun vadeli hapishane projeleri, çözüm arayışını sürdürmekte.
İsviçre
İSVİÇRE’DE SOSYAL SİGORTALARIN 2026 RAPORU YAYIMLANDI: AHV, IV, İŞSİZLİK VE SAĞLIK SİGORTASI MERCEK ALTINDA
Haber: Cemil Baysal instagram tiktok
İsviçre Federal Sosyal Sigortalar Dairesi (BSV), ülkenin sosyal güvenlik sistemini değerlendiren 2026 yılı istatistiklerini ve yıllık değerlendirme notunu yayımladı. AHV emeklilik sigortası, IV maluliyet sigortası, işsizlik sigortası, mesleki emeklilik ve sağlık sigortası gibi alanları kapsayan yayınlar, sosyal güvenlik sisteminin mali yapısını ve uzun vadeli gelişimini incelemek için önemli bir kaynak oluşturuyor.
Cemil Baysal | – İsviçre’nin Sesi
BERN – 5 Kasım 2026
İsviçre’de milyonlarca çalışanı, emekliyi, aileyi ve sosyal sigorta sisteminden yararlanan kişiyi ilgilendiren yeni istatistikler yayımlandı.
Federal Sosyal Sigortalar Dairesi (BSV), 5 Kasım 2026 tarihinde İsviçre Sosyal Sigorta İstatistikleri 2026 (Schweizerische Sozialversicherungsstatistik – SVS 2026) ile ATSG Yıllık Notu 2026 adlı iki yayını kamuoyuna sundu.
Bu yayınlar, İsviçre’de sosyal güvenlik sisteminin nasıl finanse edildiğini, farklı sigorta kollarının nasıl geliştiğini ve sistemin uzun vadeli değerlendirilmesinde hangi göstergelerin kullanıldığını anlamak açısından önem taşıyor.
Ancak ilk olarak önemli bir ayrım yapılması gerekiyor.
Yeni raporun yayımlanması, emekli aylıklarına yeni zam yapıldığı, sosyal sigorta primlerinin değiştirildiği veya yeni bir yardım hakkı getirildiği anlamına gelmiyor.
BSV’nin duyurusu, sosyal sigorta sistemine ilişkin istatistiksel ve idari raporların yayımlanmasıyla ilgili.
İSVİÇRE’NİN SOSYAL SİGORTA SİSTEMİ HANGİ ALANLARI KAPSIYOR?
İsviçre’de sosyal güvenlik sistemi tek bir sigortadan oluşmuyor.
Çalışanların, emeklilerin, işsizlerin, sağlık sorunları bulunan kişilerin ve ailelerin farklı ihtiyaçları için ayrı sigorta mekanizmaları bulunuyor.
2026 sosyal sigorta istatistikleri şu alanları kapsıyor:
- AHV: Yaşlılık ve geride kalan yakınlar sigortası.
- IV: Maluliyet sigortası.
- EL: Tamamlayıcı yardımlar.
- BV/BVG: Mesleki emeklilik ve Pensionskasse sistemi.
- KV: Sağlık sigortası.
- UV: Kaza sigortası.
- EO: Gelir kaybı tazminatı.
- ALV: İşsizlik sigortası.
- FamZ: Aile yardımları.
- ÜL: Belirli koşullarda yaşlı işsizlere yönelik geçiş yardımları.
Bu sistemlerin her birinin farklı finansman kaynakları, hak kazanma koşulları ve ödeme mekanizmaları bulunuyor.
Dolayısıyla sosyal sigortaların mali durumunu değerlendirirken bütün sigorta kollarını aynı yapıda düşünmemek gerekiyor.
AHV: EMEKLİLİK SİSTEMİNİN TEMELİ
AHV, İsviçre’nin birinci sütun emeklilik sisteminin temelini oluşturuyor.
Çalışma hayatı boyunca ödenen primler ve sistemin diğer finansman kaynakları, yaşlılık aylıkları ile geride kalan yakınlara yönelik belirli ödemelerin finansmanında kullanılıyor.
AHV’nin uzun vadeli mali yapısı, İsviçre’de nüfusun yaşlanması ve emeklilik dönemindeki kişi sayısının değişmesi nedeniyle yakından takip ediliyor.
Sosyal sigorta istatistikleri, AHV’nin gelir ve giderlerinin yıllar içindeki gelişimini değerlendirmek için veri sağlıyor.
Bu bilgiler yalnızca mevcut emeklileri değil, bugün çalışan ve gelecekte emekli olacak kişileri de ilgilendiriyor.
Ancak istatistiksel bir raporun yayımlanması, AHV aylıklarında otomatik bir değişiklik yaratmıyor.
Emekli aylıklarına ilişkin düzenlemeler kendi yasal süreçleri çerçevesinde belirleniyor.
IV: MALULEN EMEKLİLİK SİGORTASININ MALİ YAPISI
IV, hastalık veya kaza nedeniyle çalışma ve kazanç kapasitesi azalan kişilerin mesleki hayata katılımını destekleyen ve belirli koşullarda aylık sağlayan sosyal sigorta sistemi.
IV’nin finansmanı, ödenen aylıklar ve mesleki uyum hizmetleri, sosyal sigorta sisteminin önemli başlıkları arasında.
BSV’nin yayımladığı istatistikler, IV sisteminin uzun dönemli gelişiminin incelenmesine yardımcı oluyor.
Burada 4 Kasım 2026 tarihinde açıklanan IV reformuyla yeni sosyal sigorta raporunun birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.
Federal Konseyin IV reformu kapsamında prim artışı ve bazı aylık koşullarında değişiklik önerileri bulunuyor.
Ancak bu öneriler henüz istişare aşamasında.
SVS 2026 raporu, IV reformunun kabul edildiğini veya yeni kuralların yürürlüğe girdiğini gösteren bir karar değil.
İŞSİZLİK SİGORTASI: ÇALIŞANLAR İÇİN GELİR GÜVENCESİ
İsviçre’de işsizlik sigortası (ALV), gerekli koşulları karşılayan çalışanlara iş kaybı döneminde belirli bir süre gelir desteği sağlayan sistem.
Sigorta, çalışanlar ve işverenler tarafından ödenen primler başta olmak üzere ilgili finansman mekanizmalarıyla yürütülüyor.
İşsizlik sigortasının gelirleri ve giderleri, iş piyasasındaki gelişmelerle yakından ilişkili.
İşsizlik dönemlerinde ödenen yardımların toplamı ve sigortanın mali dengesi değişebiliyor.
Sosyal sigorta istatistikleri, ALV’nin uzun vadeli mali gelişimini değerlendirmek için kullanılıyor.
Ancak burada bir başka önemli ayrım bulunuyor.
SECO tarafından açıklanan aylık işsizlik istatistikleri ile BSV’nin sosyal sigorta mali istatistikleri aynı şey değil.
SECO’nun Ekim 2026 verileri, kayıtlı işsiz ve iş arayan sayılarını gösteriyor.
BSV’nin sosyal sigorta istatistikleri ise işsizlik sigortasının da aralarında bulunduğu sistemlerin finansal gelişimini inceleyen daha geniş bir yayın.
PENSIONSKASSE: İKİNCİ SÜTUN EMEKLİLİK BİRİKİMLERİ
İsviçre’de mesleki emeklilik sistemi, Pensionskasse veya BVG olarak biliniyor.
Bu sistem, AHV’den ayrı olarak çalışanların ve işverenlerin katkılarıyla oluşan mesleki emeklilik güvencesini kapsıyor.
Pensionskasse birikimleri, kişinin çalışma geçmişine, ücretine, yaşına, sigorta planına ve diğer koşullara bağlı olarak değişiyor.
Sosyal sigorta istatistiklerinde mesleki emeklilik sisteminin mali büyüklüğü ve uzun vadeli gelişimi de değerlendiriliyor.
Bu veriler, ikinci sütun emeklilik sisteminin İsviçre sosyal güvenliği içindeki yerini anlamak açısından önemli.
Ancak kişinin kendi Pensionskasse hesabındaki güncel birikimi, genel sosyal sigorta istatistiklerinden öğrenilemiyor.
Bireysel emeklilik birikimleri ile ülke genelindeki mesleki emeklilik istatistikleri farklı konular.
SAĞLIK SİGORTASI: AİLELERİN YAKINDAN TAKİP ETTİĞİ ALAN
İsviçre’de zorunlu sağlık sigortası, ülkede yaşayan kişilerin önemli düzenli giderlerinden birini oluşturuyor.
Sağlık sigortasının finansmanı, sağlık hizmetlerinin maliyetleri ve sigorta sisteminin gelişimi, sosyal güvenlik tartışmalarında önemli yer tutuyor.
Sosyal sigorta istatistikleri, sağlık sigortası sisteminin mali büyüklüğünü ve yıllar içindeki değişimini değerlendirmek için kullanılabiliyor.
Ancak sağlık sigortası primlerinin belirlenmesi ayrı bir süreç.
Bu nedenle SVS 2026’nın yayımlanması, sağlık sigortası primlerinde yeni bir artış veya indirim kararı alındığı anlamına gelmiyor.
KAZA SİGORTASI VE GELİR KAYBI TAZMİNATI
İsviçre sosyal güvenlik sisteminde kaza sigortası (UV) ve gelir kaybı tazminatı (EO) da önemli yer tutuyor.
Kaza sigortası, ilgili koşullar kapsamında iş kazaları, meslek hastalıkları ve belirli durumlarda iş dışı kazalar için güvence sağlıyor.
Gelir kaybı tazminatı ise yasal koşullara bağlı olarak askerlik ve benzeri hizmetler ile belirli aile izinleri sırasında gelir desteği sunabiliyor.
Bu sistemler de sosyal sigorta istatistiklerinde yer alan ayrı sigorta kolları arasında.
AİLE YARDIMLARI VE TAMAMLAYICI ÖDEMELER
İsviçre’de çocuklu aileler için aile yardımları önemli bir destek mekanizması.
Aile yardımlarının kapsamı ve miktarı, ilgili federal ve kantonal düzenlemelere göre değişebiliyor.
Tamamlayıcı yardımlar (EL) ise AHV veya IV kapsamında belirli koşulları karşılayan ve gelirleri temel yaşam giderlerini karşılamaya yetmeyen kişilere yönelik bir sistem.
Bu yardımların finansmanı ve yararlanıcılarına ilişkin istatistikler, sosyal güvenlik sisteminin değerlendirilmesinde önem taşıyor.
ATSG YILLIK NOTU 2026 NEDİR?
BSV’nin 5 Kasım’da yayımladığı ikinci belge, ATSG Yıllık Notu 2026.
ATSG, İsviçre’de sosyal sigortaların genel hukuki çerçevesini düzenleyen federal kanunun kısaltması.
Bu kanun, farklı sosyal sigorta kollarında uygulanan ortak usul ve ilkeler açısından önem taşıyor.
ATSG Yıllık Notu, sosyal sigortaların uygulanmasına ilişkin yıllık raporlama çerçevesinde hazırlanıyor.
SVS istatistik yayını ile ATSG Yıllık Notu birbirini tamamlayan ancak aynı içerikte olmayan iki ayrı belge.
Birincisi sosyal sigortaların mali ve istatistiksel gelişimine odaklanırken ikincisi sosyal sigorta uygulamalarına ilişkin yıllık değerlendirme niteliği taşıyor.
RAPORLAR ÇALIŞANLAR VE EMEKLİLER AÇISINDAN NEDEN ÖNEMLİ?
İsviçre’de çalışanların maaşlarından çeşitli sosyal sigorta primleri kesiliyor.
İşverenler de belirli sigorta kollarının finansmanına katkıda bulunuyor.
Emeklilik, işsizlik, maluliyet, kaza veya aileyle ilgili belirli durumlarda bu sigorta sistemleri kişilere güvence sağlayabiliyor.
Bu nedenle sosyal sigortaların mali yapısının izlenmesi, yalnızca kamu kurumları açısından değil, sigortalı kişiler açısından da önemli.
Uzun vadeli istatistikler, sosyal güvenlik sisteminin hangi alanlarda büyüdüğünü ve hangi alanlarda finansman ihtiyacının değiştiğini anlamaya yardımcı oluyor.
Ancak bu tür raporlardan hareketle gelecekte mutlaka prim artışı yapılacağı veya belirli yardımların azaltılacağı sonucu çıkarılamaz.
Bu kararlar, ilgili mevzuat ve siyasi süreçler çerçevesinde ayrıca alınır.
İSVİÇRE’DE YAŞAYAN TÜRK VATANDAŞLARINI NASIL İLGİLENDİRİYOR?
İsviçre’de yaşayan Türk vatandaşları da çalışma, sigortalılık ve hak kazanma koşullarına göre çeşitli sosyal sigorta sistemlerinin kapsamına giriyor.
Bu nedenle AHV, IV, Pensionskasse, işsizlik sigortası ve sağlık sigortasına ilişkin gelişmeler Türk toplumunu da yakından ilgilendiriyor.
Özellikle çalışanların maaş bordrolarındaki sosyal sigorta kesintilerini anlamaları, emeklilik haklarını takip etmeleri ve ihtiyaç duyduklarında ilgili sigorta sistemlerinin koşullarını bilmeleri önem taşıyor.
Sosyal sigorta istatistikleri ise bu sistemlerin ülke genelindeki durumuna ilişkin daha geniş bir bakış sunuyor.
SIK SORULAN SORULAR
İsviçre Sosyal Sigorta İstatistikleri 2026 ne zaman yayımlandı?
Federal Sosyal Sigortalar Dairesi tarafından 5 Kasım 2026 tarihinde yayımlandı.
Rapor hangi sigortaları kapsıyor?
AHV, IV, tamamlayıcı yardımlar, mesleki emeklilik, sağlık sigortası, kaza sigortası, gelir kaybı tazminatı, işsizlik sigortası, aile yardımları ve belirli geçiş yardımları gibi alanları kapsıyor.
AHV ile IV arasındaki fark nedir?
AHV temel olarak yaşlılık ve geride kalan yakınlar sigortasıdır. IV ise sağlık sorunları nedeniyle çalışma ve kazanç kapasitesi azalan kişilerin mesleki entegrasyonunu ve belirli koşullarda gelir güvencesini destekler.
İşsizlik sigortasının finansmanı nasıl işliyor?
ALV, çalışan ve işveren primleri başta olmak üzere ilgili yasal finansman mekanizmalarıyla yürütülüyor.
Pensionskasse birikimleri raporda yer alıyor mu?
Mesleki emeklilik sistemine ilişkin genel istatistikler yer alıyor. Ancak rapor kişilerin bireysel hesap bakiyelerini göstermiyor.
Rapor emekli aylıklarına yeni zam getiriyor mu?
Hayır. Bu yayın istatistiksel raporlama niteliğinde. Yeni bir aylık artışı kararı değil.
Sağlık sigortası primleri bu raporla değişiyor mu?
Hayır. Sağlık sigortası primleri ayrı süreçlerde belirleniyor.
ATSG Yıllık Notu neyi anlatıyor?
Sosyal sigortaların uygulanmasına ilişkin yıllık raporlama ve değerlendirme çerçevesinde hazırlanıyor.
SONUÇ: SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN GENEL TABLOSU
İsviçre Federal Sosyal Sigortalar Dairesinin yayımladığı 2026 istatistikleri, ülkenin sosyal güvenlik sistemini bütüncül biçimde değerlendirmek için önemli bir kaynak oluşturuyor.
AHV emeklilik sistemi, IV maluliyet sigortası, Pensionskasse, işsizlik sigortası ve sağlık sigortası gibi farklı alanların birlikte incelenmesi, sosyal güvenliğin İsviçre ekonomisi ve toplumundaki yerini anlamaya yardımcı oluyor.
Çalışanlar ve emekliler açısından önemli olan, kendi sigorta haklarını takip ederken ülke genelindeki gelişmeleri de doğru bilgilerle değerlendirmek.
5 Kasım’da yayımlanan raporlar, yeni bir sosyal sigorta reformu kararı değil; mevcut sistemlerin gelişimini değerlendiren resmî yayınlardır.
Cemil Baysal
| İsviçre’nin Sesi – +41 Haber
Kaynak: İsviçre Federal Sosyal Sigortalar Dairesi (BSV), 5 Kasım 2026 tarihli Schweizerische Sozialversicherungsstatistik SVS 2026 ve ATSG-Jahresnotiz 2026 yayın duyuruları.
İsviçre
İSVİÇRE’DE EVDE YAKININA BAKANLAR İÇİN YENİ KURALLAR HAZIRLANIYOR: ÜCRETLİ AİLE BAKIMI VE SPITEX SİSTEMİ GÜNDEMDE
Haber: Cemil Baysal instagram tiktok
İsviçre Federal Konseyi, hasta, yaşlı veya bakıma muhtaç aile bireylerine evde bakım sağlayan kişilerin ücretlendirilmesine ilişkin yeni düzenleme hazırlığı başlattı. Spitex kuruluşları aracılığıyla verilen aile bakım hizmetlerinde kalite, ücretlendirme, denetim ve sağlık sigortasının karşıladığı giderler yeniden ele alınacak. Düzenleme taslağının 2027 ilkbaharında görüşe sunulması planlanıyor.
Cemil Baysal | – İsviçre’nin Sesi
BERN – 4 Kasım 2026
İsviçre’de yaşlı, hasta veya bakıma muhtaç yakınlarına evlerinde bakım sağlayan aile bireylerini ilgilendiren önemli bir düzenleme hazırlığı başladı.
Federal Konsey, 4 Kasım 2026 tarihinde ücretli aile bakımı uygulamasının koşullarını daha açık biçimde belirlemek amacıyla yeni kurallar hazırlanacağını duyurdu.
Özellikle Spitex olarak bilinen evde bakım kuruluşları üzerinden istihdam edilen aile üyelerinin sunduğu hizmetler, bu düzenleme hazırlığının merkezinde yer alıyor.
Hükümetin üzerinde durduğu başlıca konular arasında bakım hizmetinin kalitesi, sağlık sigortası tarafından karşılanan giderlerin uygunluğu, aile üyelerine yapılan ödemelerin koşulları ve bakım kuruluşlarının sorumlulukları bulunuyor.
Yeni kurallar henüz yürürlüğe girmedi. Federal Konseyin açıkladığı süreç, düzenleme hazırlığı aşamasında.
İSVİÇRE’DE ÜCRETLİ AİLE BAKIMI NASIL İŞLİYOR?
İsviçre’de evde bakıma ihtiyaç duyan kişilere profesyonel bakım kuruluşları tarafından hizmet sunulabiliyor.
Spitex sistemi, hastaların ve yaşlıların mümkün olduğunca kendi evlerinde yaşamaya devam edebilmesini destekleyen önemli hizmet alanlarından biri.
Bazı durumlarda bakım ihtiyacı bulunan kişinin eşi, çocuğu veya başka bir aile üyesi de bakım hizmetinin belirli bölümlerini üstlenebiliyor.
Bu aile bireyleri, gerekli koşulların sağlanması hâlinde yetkili bir evde bakım kuruluşu tarafından istihdam edilebiliyor.
Böylece aile üyesinin sunduğu ve sağlık sigortası kapsamında karşılanabilen bakım hizmetleri, ilgili kuruluş üzerinden kayıt altına alınabiliyor.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor.
Bir aile üyesinin evde yakınlarına yardım etmesi, kendiliğinden sağlık sigortasından ücret alma hakkı doğurmuyor.
Ücretli bakım hizmetinin kapsamı; bakım ihtiyacının değerlendirilmesine, sunulan hizmetin niteliğine, ilgili kuruluşun koşullarına ve geçerli sağlık sigortası kurallarına bağlı.
NEDEN YENİ DÜZENLEME HAZIRLANIYOR?
Federal Hükümetin gündemindeki temel konu, aile üyeleri tarafından verilen ücretli bakım hizmetlerinin açık ve denetlenebilir koşullarda sunulması.
Evde bakım hizmetleri, İsviçre sağlık sisteminin önemli bir parçası.
Nüfusun yaşlanması ve bakım ihtiyaçlarının değişmesi, evde bakım hizmetlerinin organizasyonunu ve finansmanını daha da önemli hâle getiriyor.
Aile bireylerinin bakım sürecine katılması, bakım ihtiyacı bulunan kişilerin tanıdıkları bir ortamda destek almasını sağlayabiliyor.
Bununla birlikte sağlık sigortası tarafından finanse edilen hizmetlerde hangi bakım faaliyetlerinin gerekli olduğu, bu hizmetlerin nasıl belgelendiği ve ücretlendirmelerin nasıl yapıldığı da önem taşıyor.
Yeni düzenleme hazırlığı, bu alanlarda daha belirgin kurallar oluşturmayı hedefliyor.
BAKIM KALİTESİ ÖN PLANDA
Planlanan düzenlemenin önemli başlıklarından biri, bakım hizmetlerinin kalitesinin güvence altına alınması.
Aile üyesinin bakım veren kişi olarak çalışması durumunda, hizmetin bakım ihtiyacına uygun olması gerekiyor.
Bakımın hangi faaliyetleri kapsadığı, bu faaliyetlerin nasıl değerlendirildiği ve hizmetin hangi koşullarda sunulduğu önem taşıyor.
Bu çerçevede bakım kuruluşlarının aile üyelerine sağladığı yönlendirme, eğitim ve mesleki gözetim gibi konuların da değerlendirilmesi bekleniyor.
Amaç, bakım hizmeti alan kişilerin güvenliğini ve hizmet kalitesini korurken uygulama koşullarını daha açık hâle getirmek.
SAĞLIK SİGORTASI HANGİ BAKIM HİZMETLERİNİ KARŞILAYABİLİYOR?
İsviçre’de zorunlu sağlık sigortası, yasal koşulları karşılayan belirli bakım hizmetlerinin giderlerine katkıda bulunuyor.
Ancak evde yapılan bütün işler sağlık sigortası kapsamında değil.
Örneğin bakım ihtiyacının değerlendirilmesi, belirli tıbbi bakım faaliyetleri ve temel bakım hizmetleri, koşulları karşılamaları hâlinde sigorta kapsamında değerlendirilebiliyor.
Buna karşılık genel ev işleri, alışveriş veya günlük aile yardımlarının tamamı otomatik olarak sağlık sigortası tarafından ödenmiyor.
Bu ayrım, ücretli aile bakımında da büyük önem taşıyor.
Hangi faaliyetlerin sigorta kapsamında olduğu, ilgili mevzuata ve kişinin bakım ihtiyacına göre belirleniyor.
SPITEX KURULUŞLARININ SORUMLULUKLARI NELER?
Yetkili evde bakım kuruluşları, sundukları hizmetlerin uygun şekilde organize edilmesinden ve ilgili koşullara uyulmasından sorumlu.
Aile üyelerinin istihdam edildiği modellerde de kuruluşun sorumluluğu devam ediyor.
Bu sorumluluklar arasında bakım ihtiyacının uygun şekilde değerlendirilmesi, hizmetlerin belgelenmesi, gerekli mesleki gözetimin sağlanması ve sağlık sigortasına bildirilen faaliyetlerin kurallara uygun olması yer alıyor.
Yeni düzenleme hazırlığında özellikle bu sorumlulukların nasıl uygulanacağı ve denetleneceği üzerinde duruluyor.
AİLE ÜYELERİNE YAPILAN ÖDEMELER NASIL BELİRLENİYOR?
Ücretli aile bakımında ödeme koşulları, bakım veren kişinin istihdam edildiği kuruluşun çalışma modeli ve ilgili hukuki düzenlemeler çerçevesinde belirleniyor.
Sağlık sigortasının bir bakım hizmeti için kuruluşa ödediği tutarla aile üyesinin çalışan olarak aldığı ücret aynı şey değil.
Bu nedenle bakım hizmetinin finansmanı, kuruluşun idari giderleri ve çalışan ücretleri birbirinden ayrı değerlendirilmesi gereken konular.
Yeni düzenleme hazırlığının amaçlarından biri de ücretlendirme ve finansman ilişkilerinin daha açık biçimde düzenlenmesi.
Henüz yeni bir genel ücret tarifesi açıklanmış değil.
YENİ DÜZENLEME NE ZAMAN GELECEK?
Federal Konseyin açıkladığı takvime göre düzenleme taslağının 2027 ilkbaharında görüşe sunulması planlanıyor.
Bu aşamada ilgili kurumların, kuruluşların ve diğer paydaşların görüşleri değerlendirilebilecek.
Ardından nihai düzenlemenin kapsamı ve uygulama takvimi netleşecek.
Dolayısıyla 4 Kasım 2026 tarihli açıklama, aile bakımına ilişkin bütün kuralların hemen değiştiği anlamına gelmiyor.
İSVİÇRE’DE YAŞAYAN AİLELER AÇISINDAN ÖNEMİ
İsviçre’de yaşayan Türk vatandaşları ve diğer aileler açısından evde bakım sistemi önemli bir konu.
Özellikle yaşlı anne veya babasına, eşine ya da sağlık sorunları bulunan bir yakınına destek veren kişiler, profesyonel bakım hizmetleri ile aile içinde verilen bakım arasındaki farkları bilmek istiyor.
Ücretli aile bakımı modeli, bazı aileler için bakımın organizasyonunda bir seçenek oluşturabiliyor.
Ancak herkesin aynı koşullarda bu sistemden yararlanabileceği söylenemez.
Bakım ihtiyacı, ilgili hizmetlerin niteliği ve bakım kuruluşlarının koşulları belirleyici.
Bu nedenle yeni düzenleme hazırlığı, bakım hizmeti alanları, aile bireyleri ve Spitex kuruluşları açısından yakından takip edilecek.
SIK SORULAN SORULAR
Aile üyeleri İsviçre’de yakınlarına bakım vererek ücret alabiliyor mu?
Belirli koşullarda evet. Aile üyesi, yetkili bir bakım kuruluşu tarafından istihdam edildiğinde ve sunulan hizmetler ilgili koşulları karşıladığında ücretli bakım modeli uygulanabiliyor.
Her aile üyesi otomatik olarak ücret alabilir mi?
Hayır. Bakım ihtiyacının ve hizmetin niteliğinin değerlendirilmesi, kuruluşun koşulları ve ilgili mevzuat belirleyici.
Spitex kuruluşları hangi sorumlulukları taşıyor?
Bakım hizmetlerinin uygun şekilde organize edilmesi, belgelenmesi, kalitesinin gözetilmesi ve ilgili sigorta kurallarına uyulması temel sorumluluklar arasında.
Sağlık sigortası evde yapılan bütün işleri karşılıyor mu?
Hayır. Zorunlu sağlık sigortasının karşıladığı bakım hizmetleri ile genel ev işleri ve aile yardımları arasında ayrım bulunuyor.
Yeni düzenlemede hangi alanlar ele alınacak?
Bakım kalitesi, hizmetlerin gerekliliği, maliyetlerin uygunluğu, ücretlendirme ve bakım kuruluşlarının sorumlulukları öne çıkıyor.
Yeni kurallar yürürlüğe girdi mi?
Hayır. Düzenleme taslağının 2027 ilkbaharında görüşe sunulması planlanıyor.
SONUÇ: AİLE BAKIMINDA DAHA AÇIK KURALLAR HEDEFLENİYOR
İsviçre Federal Konseyinin yeni düzenleme hazırlığı, aile üyeleri tarafından sunulan ücretli evde bakım hizmetlerinin kalite ve finansman koşullarını yeniden ele alıyor.
Bu süreçte temel hedef, bakım ihtiyacı bulunan kişilerin uygun hizmet almasını sağlamak ve sağlık sigortası üzerinden finanse edilen bakım faaliyetlerini daha açık kurallara bağlamak.
Nihai düzenlemenin ayrıntıları ise 2027 yılında hazırlanacak taslak ve devamındaki karar süreciyle netleşecek.
Cemil Baysal
| İsviçre’nin Sesi – +41 Haber
Kaynak: İsviçre Federal Konseyi ve Federal Sağlık Dairesi (BAG), 4 Kasım 2026 tarihli ücretli aile bakımı ve Spitex düzenleme hazırlığına ilişkin açıklama.
Genel
İSVİÇRE’DE İŞSİZ SAYISI 141 BİNİ AŞTI: 230 BİN KİŞİ İŞ ARIYOR!
Haber: Cemil Baysal instagram tiktok
İSVİÇRE’DE İŞSİZ SAYISI 141 BİNİ AŞTI: 230 BİN KİŞİ İŞ ARIYOR!
SECO’nun Ekim 2026 verilerine göre İsviçre’de kayıtlı işsiz sayısı 141.015’e yükselirken, iş arayanların toplamı 230.001’e ulaştı. Özellikle 50 yaş üzerindeki çalışanlarda yıllık artış dikkat çekiyor. Bölgesel istihdam merkezlerine bildirilen açık iş pozisyonları ise bir ayda 3.737 azaldı. Peki, rakamlar ne anlama geliyor, hangi yaş grupları daha fazla etkileniyor ve işini kaybedenler hangi haklardan yararlanabiliyor?
Cemil Baysal | İsviçre’nin Sesi
BERN – 5 Kasım 2026
İsviçre’de iş piyasasına ilişkin son veriler açıklandı. İsviçre Devlet Ekonomi Sekreterliği (SECO) tarafından yayımlanan Ekim 2026 işsizlik istatistikleri, kayıtlı işsiz sayısının hem bir önceki aya hem de geçen yılın aynı dönemine göre arttığını gösterdi.
Ekim ayı sonunda İsviçre genelindeki bölgesel istihdam merkezlerine (RAV/ORP) kayıtlı 141.015 kişi işsiz bulunuyordu. Resmî işsizlik oranı ise yüzde 3,0 seviyesinde gerçekleşti.
Ancak iş piyasasının genel görünümünü anlamak için yalnızca işsizlik oranına bakmak yeterli değil. Çünkü iş arayanların toplam sayısı 230 bini aşarken, açık iş pozisyonlarının sayısında da aylık düşüş yaşandı.
Bu gelişmeler, İsviçre’de çalışanları, iş değiştirmeyi düşünenleri ve yeni iş arayanları yakından ilgilendiriyor.
İŞSİZ SAYISI BİR AYDA 535, BİR YILDA 5.803 KİŞİ ARTTI
SECO verilerine göre Ekim 2026 sonunda kayıtlı işsiz sayısı 141.015 olarak belirlendi.
Bu rakam:
- Eylül 2026’ya göre 535 kişi daha fazla.
- Ekim 2025’e göre 5.803 kişi daha fazla.
- Resmî işsizlik oranı ise yüzde 3,0.
İşsiz sayısının bir yıl öncesine göre yükselmesi, iş piyasasında bazı çalışan gruplarının daha fazla baskı altında bulunduğunu gösteriyor.
Bununla birlikte işsizlik oranının tek başına bütün iş piyasasını açıklamadığını vurgulamak gerekiyor. İş arayanların sayısı, yaş gruplarındaki değişimler ve işverenlerin bildirdiği açık pozisyonlar birlikte değerlendirildiğinde daha kapsamlı bir tablo ortaya çıkıyor.
MEVSİMSEL ETKİLERDEN ARINDIRILMIŞ İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 3,1
İsviçre’de bazı sektörlerde istihdam yılın dönemlerine göre değişiklik gösterebiliyor.
Özellikle turizm, inşaat ve mevsimsel faaliyetlerin yoğun olduğu alanlarda işgücü ihtiyacı dönemsel olarak artabiliyor veya azalabiliyor.
Bu nedenle SECO, normal işsizlik oranının yanı sıra mevsimsel etkilerden arındırılmış verileri de yayımlıyor.
Ekim 2026’da mevsimsel etkilerden arındırılmış kayıtlı işsiz sayısı 145.949, buna karşılık gelen işsizlik oranı ise yüzde 3,1 olarak hesaplandı.
Bu iki oran arasındaki fark, kullanılan istatistiksel hesaplama yönteminden kaynaklanıyor.
230 BİN KİŞİ İŞ ARIYOR: 141 BİN İŞSİZLE ARASINDAKİ FARK NE?
Ekim ayının en dikkat çekici göstergelerinden biri, RAV/ORP merkezlerine kayıtlı toplam iş arayan sayısının 230.001 kişiye ulaşması oldu.
Kayıtlı iş arayanların sayısı:
- Bir önceki aya göre 2.409 kişi arttı.
- Bir yıl öncesine göre 10.305 kişi arttı.
- Kayıtlı iş arayan oranı yüzde 4,9 oldu.
Burada önemli bir ayrım bulunuyor.
Kayıtlı işsizler, RAV/ORP merkezlerine kayıtlı, çalışmayan ve iş arayan kişileri ifade ediyor.
Kayıtlı iş arayanlar ise daha geniş bir grubu kapsıyor. Bu grupta kayıtlı işsizlerin yanı sıra belirli istihdam veya eğitim programlarına katılan ya da geçici olarak çalışırken iş aramaya devam eden kişiler de bulunabiliyor.
Dolayısıyla 230.001 kişinin tamamı işsiz değil.
Bu nedenle “İsviçre’de 230 bin işsiz var” şeklinde bir değerlendirme istatistiksel açıdan doğru olmaz.
Doğru ifade, 141.015 kayıtlı işsiz ve toplam 230.001 kayıtlı iş arayan bulunduğu yönündedir.
50 YAŞ ÜZERİNDE İŞSİZLİK ARTIYOR
İşsizlik verilerinde özellikle 50–64 yaş grubundaki gelişmeler dikkat çekiyor.
SECO’nun Ekim 2026 istatistiklerine göre bu yaş grubunda 38.721 kişi işsiz olarak kayıtlıydı.
Bu sayı:
- Bir önceki aya göre 239 kişi arttı.
- Bir yıl öncesine göre 1.752 kişi arttı.
50 yaş üzerindeki çalışanlar açısından iş kaybı, bazı durumlarda yeni iş bulma süresinin uzaması anlamına gelebiliyor.
Uzun yıllara dayanan mesleki deneyim önemli bir avantaj olsa da bazı sektörlerde dijital beceriler, yeni teknolojilere uyum ve değişen iş tanımları işe alım süreçlerinde belirleyici olabiliyor.
Ancak bütün sektörlerde veya bütün 50 yaş üzeri çalışanlarda aynı durumun yaşandığını söylemek mümkün değil.
İş bulma olanakları kişinin mesleğine, niteliklerine, bulunduğu bölgeye ve iş piyasasındaki talebe göre değişiyor.
GENÇ İŞSİZ SAYISI AYLIK BAZDA GERİLEDİ
15–24 yaş grubundaki kayıtlı işsiz sayısı Ekim 2026’da 13.667 kişi oldu.
Bu sayı eylül ayına göre 679 kişi azaldı.
Ancak geçen yılın aynı dönemine göre 197 kişilik artış bulunuyor.
Bu durum, genç işsizliğinde aylık bir iyileşme yaşanmasına rağmen yıllık karşılaştırmada işsiz sayısının hâlâ daha yüksek olduğunu gösteriyor.
Gençler açısından meslek eğitimi, staj olanakları, ilk iş deneyimi ve mesleki yeterlilikler iş piyasasına girişte önemli rol oynuyor.
AÇIK İŞ POZİSYONLARI BİR AYDA 3.737 AZALDI
İş piyasasının bir diğer önemli göstergesi, işverenlerin RAV merkezlerine bildirdiği açık iş pozisyonları.
Ekim 2026 sonunda bildirilen açık iş sayısı 40.462 oldu.
Bu rakam:
- Eylül ayına göre 3.737 pozisyon daha az.
- Ekim 2025’e göre 5.467 pozisyon daha fazla.
Aylık düşüş, bildirilen iş pozisyonlarında azalma yaşandığını ortaya koyuyor.
Ancak yıllık karşılaştırmada açık pozisyon sayısının daha yüksek olması, işverenlerin personel arayışının devam ettiğini gösteriyor.
Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta, RAV merkezlerine bildirilen pozisyonların İsviçre’deki bütün açık işlerin toplamını temsil etmemesi.
Şirketler, farklı internet platformları ve doğrudan işe alım yöntemleri üzerinden de personel arayabiliyor.
İŞİNİ KAYBEDENLER RAV’A NE ZAMAN BAŞVURMALI?
İsviçre’de işini kaybeden veya iş sözleşmesinin sona ereceği kesinleşen kişilerin RAV/ORP süreçlerini geciktirmemesi önem taşıyor.
RAV, iş arayanların kayıt yaptırdığı ve iş piyasasına yeniden katılmak için destek alabildiği bölgesel istihdam merkezidir.
İşsizliğin başlayacağı belli olduğunda kişi, iş arama yükümlülüklerini yerine getirmeye başlamalı ve kayıt işlemlerini zamanında tamamlamalıdır.
İşsizlik ödeneği talep edecek kişiler açısından kayıt ve başvuru tarihlerinin önemi bulunuyor.
İş sözleşmesinin bitmesini bekleyerek iş aramaya başlamak, bazı durumlarda işsizlik sigortası bakımından sorun yaratabilir.
Bu nedenle işini kaybetme riski bulunan çalışanların süreci erkenden takip etmesi gerekiyor.
RAV MERKEZLERİ HANGİ HİZMETLERİ SUNUYOR?
RAV merkezleri yalnızca işsiz kişilerin kaydını tutmuyor.
İş arayanlara, durumlarına göre çeşitli hizmetler de sunulabiliyor.
Bunlar arasında mesleki danışmanlık, iş arama sürecinin planlanması, uygun açık pozisyonlara yönlendirme, iş başvurularının değerlendirilmesi ve belirli eğitim veya iş piyasası programları bulunuyor.
Sunulan destekler, kişinin çalışma geçmişine, mesleki durumuna ve ilgili programların koşullarına göre değişebiliyor.
RAV’a kayıt yaptırmak, otomatik olarak işsizlik ödeneği alınacağı anlamına da gelmiyor.
İşsizlik ödeneğine ilişkin mali haklar, ilgili işsizlik sigortası kasası tarafından yasal koşullar çerçevesinde değerlendiriliyor.
İŞSİZLİK PARASI ALMAK İÇİN HANGİ ŞARTLAR GEREKİYOR?
İsviçre’de işsizlik ödeneği alabilmek için belirli sigorta ve başvuru koşullarının karşılanması gerekiyor.
Genel kural olarak kişinin, ilgili iki yıllık değerlendirme döneminde en az 12 ay işsizlik sigortasına tabi çalışmış olması aranıyor.
Bununla birlikte kanunda bazı istisnalar ve prim ödeme şartından muafiyet durumları da bulunuyor.
İşsizlik ödeneğinin miktarı ve süresi; önceki sigortalı kazanca, yaşa, aile yükümlülüklerine, prim ödeme süresine ve diğer yasal koşullara göre belirleniyor.
Genel uygulamada günlük işsizlik ödeneği, hesaplamaya esas sigortalı kazancın yüzde 70’i veya belirli koşullarda yüzde 80’i üzerinden hesaplanıyor.
Bu oranlar, herkesin son maaşının aynı yüzdesini doğrudan alacağı anlamına gelmiyor. Sigortalı kazanç sınırları, bekleme günleri ve diğer kurallar uygulanabiliyor.
İŞ ARAYANLARIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ NELER?
İşsizlik sigortasından yararlanmak isteyen kişilerin yalnızca başvuru yapması yeterli değil.
İş arama çabalarını belgelemeleri, RAV tarafından verilen randevulara katılmaları, uygun iş tekliflerini değerlendirmeleri ve kendilerinden istenen bilgileri zamanında sunmaları gerekiyor.
Başvuru sayısı ve iş arama faaliyetlerinin kapsamı, kişinin durumuna ve RAV tarafından belirlenen yükümlülüklere göre değişebiliyor.
Yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, işsizlik ödeneğinde geçici kesintilere veya başka yaptırımlara yol açabiliyor.
Bu nedenle iş arayanların RAV danışmanlarıyla düzenli iletişim kurması ve başvurularına ilişkin kayıtları saklaması önem taşıyor.
İSVİÇRE’DE ÇALIŞAN TÜRK VATANDAŞLARI İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
İsviçre’de yaşayan Türk vatandaşları ve diğer yabancı çalışanlar açısından iş piyasasındaki gelişmeler, özellikle iş değişikliği ve iş arama süreçlerinde önem taşıyor.
Uzun yıllardır aynı işyerinde çalışan kişiler, iş kaybı yaşadıklarında RAV sisteminin nasıl işlediğini yeterince bilmiyor olabilir.
Bu nedenle işsizlik sigortası haklarının, kayıt sürelerinin ve iş arama yükümlülüklerinin önceden öğrenilmesi yararlı olacaktır.
Özellikle 50 yaş üzerindeki çalışanların mesleki deneyimlerini güncel iş piyasası ihtiyaçlarıyla birleştirebilecekleri eğitim ve danışmanlık olanaklarını değerlendirmesi önem taşıyor.
SIK SORULAN SORULAR
İsviçre’de kaç kişi işsiz?
Ekim 2026 sonunda RAV/ORP merkezlerine kayıtlı işsiz sayısı 141.015 kişi olarak açıklandı.
İsviçre’de işsizlik oranı kaç?
Resmî işsizlik oranı yüzde 3,0, mevsimsel etkilerden arındırılmış oran ise yüzde 3,1 olarak hesaplandı.
230 bin kişi işsiz mi?
Hayır. 230.001 kişi, RAV/ORP merkezlerine kayıtlı toplam iş arayan sayısını ifade ediyor. Bu grup, kayıtlı işsizlerden daha geniş.
İşsizlik en çok hangi yaş grubunda arttı?
Bu haberde incelenen yaş grupları arasında 50–64 yaş grubundaki yıllık artış dikkat çekiyor. Bu grupta işsiz sayısı bir yılda 1.752 kişi yükseldi.
Genç işsizliği arttı mı?
15–24 yaş grubunda işsiz sayısı eylül ayına göre 679 kişi azaldı. Ancak bir yıl öncesine göre 197 kişi daha yüksek.
İsviçre’de kaç açık iş pozisyonu bulunuyor?
Ekim 2026 sonunda RAV merkezlerine bildirilen 40.462 açık iş pozisyonu bulunuyordu. Bu sayı, ülkedeki bütün açık işleri kapsamıyor.
RAV’a başvuran herkes işsizlik parası alabilir mi?
Hayır. İşsizlik ödeneği alabilmek için sigorta, prim ödeme, iş arama ve diğer yasal koşulların karşılanması gerekiyor.
İşini kaybedenler ne yapmalı?
İş arama faaliyetlerine zamanında başlamalı, RAV kayıtlarını geciktirmemeli ve işsizlik sigortası başvurularını ilgili kurallara göre tamamlamalıdır.
SONUÇ: İŞ PİYASASINDAKİ GELİŞMELER YAKINDAN İZLENMELİ
İsviçre’de Ekim 2026 verileri, kayıtlı işsiz sayısının 141 bini, kayıtlı iş arayanların ise 230 bini aştığını ortaya koyuyor.
Özellikle 50 yaş üzerindeki işsizlerin sayısındaki yıllık artış ve açık iş pozisyonlarındaki aylık gerileme dikkat çekiyor.
Buna karşılık genç işsizliğinde aylık düşüş yaşanması ve açık iş pozisyonlarının geçen yılın üzerinde kalması, iş piyasasındaki gelişmelerin tek bir göstergeyle açıklanamayacağını gösteriyor.
İşini kaybedenler veya iş değiştirmeyi planlayanlar için en önemli konuların başında ise zamanında RAV kaydı, işsizlik sigortası haklarının bilinmesi ve aktif iş arama süreci geliyor.
Cemil Baysal
| İsviçre’nin Sesi – +41 Haber
Kaynak ve bilgi notu: İsviçre Devlet Ekonomi Sekreterliği (SECO), Ekim 2026 kayıtlı işsizlik ve iş arayan istatistikleri, 5 Kasım 2026. İşsizlik sigortası ve RAV süreçlerine ilişkin genel açıklamalar, İsviçre işsizlik sigortası mevzuatı ve SECO uygulama çerçevesi esas alınarak hazırlanmıştır.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi3 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi3 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre3 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam3 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


