İsviçre
İsviçre’de Binlerce Kişiye Ulaşan Garip Kayıtlı Sesli Aramaların Arkasındaki Sır
İsviçre’de Artan Sahte Polis Aramaları: Siber Suçluların Yeni Taktiği
Son haftalarda, İsviçre’nin dört bir yanındaki vatandaşlar, iddia edilen polis kurumları adına yapılan tuhaf kayıtlı sesli aramaların artmasıyla mücadele ediyor. Bu olaylar, suçluların hedeflerini nasıl belirlediği ve korunmak için alınabilecek önlemler konusunda bilinçlenmenin önemini vurguluyor.
İsviçre’de yaşayan birçok kişi, sahte polislerin binlerce insanı rahatsız ettiği belirtilen kayıtlı sesli aramalarla karşı karşıya. Artık insanlar değil, arayanlar „makine“ler ve bu durum, suçluların hileli işlerini yoğunlaştırmasına imkan tanıyor. Federal Siber Güvenlik Ofisi, son haftalarda yaşanan bu saldırı dalgasının tüm rekorları kırdığını bildiriyor.
Güncel Telefon Dolandırıcılığı Nasıl İşliyor?
İsviçre’de Artan Dolandırıcılık: Sahte Polis Aramalarıyla İlgili Uyarılar

Son zamanlarda bir cep telefonu numarası, çoğunlukla İngilizce konuşan bir bilgisayar sesi tarafından aranıyor gibi görünüyor. Bu kişi, arayanın polis, Interpol veya Europol’den olduğuna inandırılmaya çalışılıyor. Sözde polis araması, kişisel banka hesap bilgilerinin suçlarla ilişkilendirildiğini veya kişinin SwissID veya kredi kartıyla sahtekarlık yapıldığının tespit edildiğini iddia ediyor. Böylece, bir tutuklama emri çıkarıldığı ve acilen polisle iletişime geçilmesi gerektiği gibi bir hava yaratılıyor.
Bu dolandırıcılık yönteminin çeşitli varyasyonları mevcut. 2022’de Almanca konuşulan ülkelerde dolaşmaya başladılar, ancak bu kadar yaygın değillerdi. Ortak noktaları, bir kayıt bandından daha fazla bilgi almak için telefon üzerinde „1“ tuşuna basılması istenilen bir bilgisayar sesi tarafından aranmamızdır. Daha sonra, örneğin Interpol veya Europol personeli gibi davranan bir dolandırıcıyla iletişim kuruluyor.
Dolandırıcılar Ne Amaçlıyor?
Zürih Kanton Polisi, sahte polis memurlarının „hünerli iletişim taktikleriyle, hatta tutuklama tehdidiyle, hassas verileri, para ve değerli eşyaları ele geçirmeye çalıştığını“ uyarıyor. Kurbanlar, sahte polisler tarafından bilgisayarlarına veya akıllı telefonlarına erişim sağlamak için E-Banking yoluyla para göndermeleri ve uzak erişim yazılımı yüklemeleri isteniyor. Bu yazılımın yardımıyla, kurbanların cihazları uzaktan kontrol edilebilir ve gerektiğinde online bankacılığa erişilebilir hale geliyor.
Dolandırıcılar, bazı durumlarda, Apple veya Google gibi şirketlerin kartlarından satın alınan ve aktifleştirme kodlarının gönderilmesini talep ediyorlar.
Bu Dolandırılan Aramalardan Ne Kadar Kişi Etkileniyor?
İsviçre’nin SRF 1 Radyosu’nun Tüketici Dergisi „Espresso“ya göre, son haftalarda kayıtlı sesli arama yöntemiyle onlarca kişi parasını kaybetmiş. 2023 yazından bu yana, Federal Siber Güvenlik Ofisi’ne sahte polis departmanlarından gelen bildiriler artmış durumda. Son üç haftada bu fenomenle ilgili bildirimler neredeyse üç kat arttı ve bu, başvuru merkezinin kurulduğu günden bu yana kaydedilen en yüksek bildiri girişinden sorumlu, diyor BACS.
Son zamanlarda, Federal Siber Güvenlik Ofisi’ne haftalık olarak binlerce sahte kurum çağrısı bildirildi. Bildirilen vakalar, gerçek sahte aramaların sadece bir kesimi oluşturuyor. Muhtemelen yüz binlerce kişi bu aramaları alıyor.
Dolandırıcılar, girişimlerini arttırırken, bu tekrarlanan rahatsızlık verici bir durum olabilir. Ancak, BACS’te belirtilene göre, yüksek bildiri girişi sadece negatif değil. Bu, halkın büyük çoğunluğunun dolandırıcılığı hızlıca tanıdığı ve aramayı hemen kesildiği konusunda duyarlı olduğunu gösterebilir. BACS, dolandırıcıların, dolayısıyla „yeterli potansiyel kurban üretebilmek için daha fazla arama yapmak zorunda kalacaklarını“ belirtiyor.
„1“ Tuşuna Basma Numarası Taktiği
Geçmiş yıllarda, potansiyel kurbanlar kendilerini doğrudan Microsoft çalışanları gibi gösteren dolandırıcılar tarafından aranıyordu. Bilgisayarlarının enfekte olduğu iddia ediliyordu. BACS, „Çünkü çoğu aranan kişi dolandırıcılığı hemen anladığı için ya hemen kapatılıyor ya da dolandırıcılar, bu tür dolandırıcı aramaları hakkında öfkeli insanlarla karşılaşıyorlardı“ diye yazıyor. Dolayısıyla suçlular, „daha etkili bir varyant bulmuşlar“.
Federal Siber Güvenlik Ofisi, dolandırıcıların bu yeni taktiğini şöyle açıklıyor:
„Artık geçerli bir insan tarafından değil, bir makine tarafından aranıyor. Bu, tüm gün boyunca rastgele İsviçre telefon numaralarını deniyor. Numara geçersizse, hemen bir sonrakine geçer, geçerli bir numara bulduğunda ise kayıt bandı oynatılır ve kurban, daha fazla bilgi almak için ‚1‘ tuşuna basması istenir. Ancak ‚1‘ tuşuna basıldıktan sonra aranan kişi dolandırıcı ile bağlantı kurulur. Ve işte, ‚1‘ tuşuna basılmasının nedeni de burada gizlidir: Yalnızca hikayeyi kısmen bile olsa inananlar, dolandırıcılarla bağlantı kurulur.“
Dolandırıcılar, bu şekilde, otomatik olarak, başlangıçta hiçbir şüpheye kapılmayan ve „1“ tuşuna basanları ikna etmeleri gerekenleri elemiş oluyorlar. Bu tabii ki küçük bir azınlık, bu da suçlular için gereken çabayı büyük ölçüde azaltıyor.
Numaramı Dolandırıcılar Nasıl Buluyor?
Onlar için numaranızı bilmek gerekmiyor. Dolandırıcılar, otomatik olarak İsviçre cep telefonu numaralarını arayan yazılımlardan yararlanıyorlar. BACS, „Pratikte, bir günde İsviçre’deki neredeyse her numarayı arayabilir“ diyor.
Dolandırıcılar İsviçre Cep Telefonu Numaralarını Nasıl Kullanabiliyor?
Cyber suçluları, aramaları için internet telefonunu kullanıyor ve bu sayede numaralarını sahtekarlık yapabiliyorlar. Bu, aranana herhangi bir telefon numarasını gösterebilir – İsviçre cep telefonu numaraları da dahil. Bu, arayanın cevap verme veya geri arama yapma olasılığını artırır.
Neden Cep Telefonu Numaraları Engellenmiyor?
Bu mümkün değil çünkü gösterilen cep telefonu numaraları sahte. Engelleme durumunda, arayanlarla hiçbir ilgisi olmayan gerçek telefon hatları da engellenir.
BACS, „Söz konusu olan numaranın bir kişiye ait olması ve bu kişinin aramayla hiçbir ilgisinin olmaması nedeniyle, numara kolayca engellenemez“ diyor .
Dolandırıcılar, 5. maddede açıklandığı gibi, istedikleri İsviçre cep telefonu numaralarını sahtekarlık yapabilirler. Bazı durumlarda, gösterilen numara bir İsviçreli cep telefonu kullanıcısına aittir, diğer durumlarda ise kimseye ait değildir. Dolayısıyla Swisscom ve diğerleri, bu numaraları engelleyemezler, çünkü bu şekilde ilgili olmayan kişilerin numaralarını da engellemiş olurlar.
Numaranın sahibi, numarasının kötüye kullanıldığını, öfkeli kişilerden gelen geri aramaları aldığında fark eder.
İsviçre
Nurdan Eriş’ten Haluk Levent İddiası: “2018’de Evlendik, Servetimi Kaybettim”
Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan Nurdan Eriş, Haluk Levent ile İsviçre’de evlendiklerini ve yıllar içinde yaptığı para transferleri nedeniyle servetini kaybettiğini öne sürdü. Aynı dosyada ifade veren Sevda Kurt da kendisine evlilik vaadinde bulunulduğunu iddia etti.
Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Nurdan Eriş’in sulh ceza hâkimliğinde verdiği ifadenin ayrıntıları kamuoyuna yansıdı. Eriş, Haluk Levent ile 2016 yılında İsviçre’de tanıştıklarını, yaklaşık iki yıl süren ilişkinin ardından 2018’de evlendiklerini iddia etti.
Uzun yıllar İsviçre’de ticari faaliyetlerde bulunduğunu belirten Eriş, 2018 yılında şirketini yaklaşık 30 milyon İsviçre frangına sattığını söyledi. Elde ettiği gelirden, Haluk Levent’in yönlendirmesiyle farklı kişi ve hesaplara yüksek tutarlarda para gönderdiğini öne süren Eriş, transferlerin önemli bir bölümünün doğrudan Levent’e değil, onun belirttiği kişilere yapıldığını savundu.
Eriş, Levent’in zaman zaman borçları bulunduğunu, çeşitli kişilerden baskı gördüğünü söyleyerek kendisinden maddi destek istediğini iddia etti. Pandemi döneminde Ahbap’ın çalışmalarına da bağış yaptığını anlatan Eriş, yaşanan süreç sonunda ekonomik açıdan büyük kayba uğradığını belirterek, “Her şeyimi kaybettim. Boşanma kararı aldım” ifadelerini kullandı.
Dosyada ifadesi bulunan 51 yaşındaki Sevda Kurt’un da yaklaşık 20 yıl ABD’de yaşadıktan sonra Türkiye’ye kesin dönüş yaptığı belirtildi. Kurt, Haluk Levent’in kendisine “Biz seninle evlenip çocuk yapacağız” diyerek evlilik vaadinde bulunduğunu ve bu süreçte kendisinden para aldığını öne sürdü. Levent’in evli olduğunu gözaltı sürecinden kısa süre önce öğrendiğini iddia eden Kurt, toplam 230 bin dolar ve 9,4 milyon lira alacaklı olduğunu savundu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Ahbap Derneği’nin mali işlemleri, para transferleri ve hesap hareketleri inceleniyor. Haluk Levent ise emniyet ve savcılık ifadelerinde, derneğin mal varlığını kişisel çıkarları için kullandığı yönündeki suçlamaları reddetti.
#haluklevent#ahbap#isviçre#sondakika#haber

İsviçre
50 Yıllık Efsane: Montreux Caz Festivali Dünya Yıldızlarını Aynı Sahnede Buluşturdu
MONTREUX – İsviçre’nin dünyaca ünlü Montreux Caz Festivali, 2016 yılında 50. kuruluş yıl dönümünü görkemli etkinliklerle kutladı. 1-16 Temmuz tarihleri arasında Cenevre Gölü kıyısında düzenlenen festival, iki hafta boyunca on binlerce müzikseveri ağırlarken, dünyanın dört bir yanından gelen sanatçılar unutulmaz performanslara imza attı.
1967 yılında Claude Nobs tarafından yalnızca bir caz festivali olarak kurulan organizasyon, yarım asır içinde rock, pop, soul, blues, elektronik müzik ve dünya müziğini de kapsayan dev bir uluslararası kültür etkinliğine dönüştü. Bugün Montreux, Avrupa’nın en prestijli müzik festivalleri arasında gösteriliyor.
Festivalin en çok konuşulan konserlerinden biri İngiliz rock grubu Muse oldu. Güçlü sahne performansı, etkileyici ışık gösterileri ve hit parçalarıyla binlerce izleyiciyi büyüleyen grup, 50. yıl kutlamalarının simge konserlerinden birine imza attı.
Kutlamaların odak noktasında ise festivalle uzun yıllardır yakın bağları bulunan efsane müzisyen ve yapımcı Quincy Jones vardı. Onun onuruna düzenlenen özel gecelerde A$AP Ferg, elektronik müziğin önemli isimlerinden Flume ve Fransız synth-pop grubu M83 sahne aldı. Bu özel konserler uluslararası platformlarda yayımlanarak festivalin küresel prestijini bir kez daha gözler önüne serdi.
50. yıl programında ayrıca caz, rock ve pop dünyasının birçok seçkin sanatçısı da izleyiciyle buluştu. Farklı müzik türlerini aynı çatı altında buluşturan festival, genç yeteneklere de uluslararası sahnede kendilerini gösterme fırsatı sundu.
Eşsiz Cenevre Gölü manzarası, tarihi atmosferi ve yüksek organizasyon kalitesiyle öne çıkan Montreux Caz Festivali, yalnızca konserlerden ibaret bir etkinlik değil; İsviçre’nin kültürel kimliğini dünyaya tanıtan önemli bir marka olarak kabul ediliyor. Yarım asırlık geçmişini büyük bir coşkuyla kutlayan festival, müzik tarihindeki yerini bir kez daha sağlamlaştırırken, gelecek nesiller için de ilham kaynağı olmayı sürdürüyor.
İsviçre
Lord Byron Chillon Şatosu’na 200 Yıl Sonra Yeniden Döndü: Tarih ve Edebiyat Aynı Çatıda Buluştu
MONTREUX / İSVİÇRE – İsviçre’nin Cenevre Gölü kıyısında yer alan ve ülkenin en önemli tarihi yapılarından biri kabul edilen Chillon Şatosu (Château de Chillon), 2016 yazında edebiyat dünyasının unutulmaz isimlerinden Lord Byron anısına düzenlenen özel sergiyle uluslararası ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. “1816–2016 Byron is Back!” (Byron Geri Döndü) başlıklı etkinlik, ünlü İngiliz şairin şatoda kaleme aldığı “Chillon Mahkûmu” (The Prisoner of Chillon) adlı eserinin 200. yılı dolayısıyla hayata geçirildi.
Temmuz ayı boyunca düzenlenen sergi, Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden gelen edebiyat tutkunlarını, tarih meraklılarını ve kültür gezginlerini Chillon Şatosu’nda buluşturdu. Ziyaretçiler, Byron’un İsviçre seyahati sırasında yaşadığı ilham sürecini anlatan arşiv belgelerini, tarihi objeleri, el yazmaları, multimedya sunumlarını ve döneme ait özel koleksiyonları yakından inceleme fırsatı buldu.
1816 yılında Cenevre Gölü kıyısına gelen Lord Byron, Chillon Şatosu’nun zindanlarında yıllarca hapsedilen Cenevreli din adamı François Bonivard’ın dramatik yaşam öyküsünden etkilenerek dünya edebiyatının klasikleri arasında yer alan “Chillon Mahkûmu” şiirini kaleme aldı. Eser, kısa sürede Avrupa’da büyük yankı uyandırırken Chillon Şatosu’nu da uluslararası bir edebiyat simgesine dönüştürdü.
Bugün her yıl yüz binlerce kişinin ziyaret ettiği Chillon Şatosu, yalnızca Orta Çağ mimarisiyle değil, Victor Hugo’dan Jean-Jacques Rousseau’ya kadar birçok önemli yazara ilham veren kültürel mirasıyla da öne çıkıyor. Byron’un 200. yılı anısına düzenlenen bu özel sergi ise İsviçre’nin kültürel zenginliğini ve dünya edebiyatındaki yerini bir kez daha gözler önüne serdi.
#İsviçre#ChillonŞatosu#ChateauDeChillon#LordByron#ByronIsBack
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


