Connect with us

İsviçre

Hayranlar Konser ve Tiyatro Bilet Fiyatları Nedeniyle Yurt Dışına Gidiyor

yazar

Published

on

İsviçre’deki konser, tiyatro ve benzer etkinliklerde en ucuz sıradan biletlerin fiyatlarının 60-80 frank arasında başlaması, giderek zorlaşan ekonomik koşullar altında halkın tepkisine neden oluyor. Bunun son örneği Taylor Swift Konseri.

Taylor Swift: Zürih’teki Yüksek Bilet Fiyatları Hayranları Viyana’ya Yönlendiriyor

Taylor Swift’in Eras Turu için Zürih’teki astronomik bilet fiyatları, yerel hayranları Viyana’daki konserlere yöneltiyor.

Yüksek Maliyetler İsviçre’de Baskı Yaratıyor

Meltem A*, Taylor Swift’in Zürih’teki Eras Turu için bilet fiyatlarının Avrupa genelinde zirvede olduğunu vurguluyor. İsviçre’de en uygun biletler yaklaşık 168 İsviçre Frangı civarında iken, diğer Avrupa ülkelerinde bu fiyatlar neredeyse yarı yarıya daha düşük seviyelerde bulunabiliyor. Örneğin Varşova, Polonya’da biletlerin dört kat daha ucuz olduğu biliniyor.

Bu durumun arkasındaki ana sebep, stadyum kirası ve maaşlar gibi yüksek üretim maliyetleri. Meltem A., „Bunun sadece biletlerle sınırlı kalmadığını düşündüğümüzde, bu durum adeta bir tür sömürü gibi hissettiriyor. Kuaför, kostüm, yeme içme gibi diğer harcamalar da eklenince, hayranlar için ciddi bir mali yük oluşturuyor,“ diyor.

Viyana’dan Biletler Almak İçin Akın Ediyorlar

28 yaşındaki Meltem A., biletlerini almaya karar verirken tercihinin Viyana’dan yana olduğunu belirtiyor. „Zürih yerine herhangi bir yerde bilet alabilirdim, ama kesinlikle İsviçre’de değil,“ diyor. Avusturya’nın Ernst-Happel Stadyumu’nun büyüklüğü ve ülkenin nispeten küçük nüfusu nedeniyle Viyana’yı tercih ettiğini açıklıyor.

Bu kararının doğru olduğunu gösteren ilk satış verileri de ortada. Meltem ve arkadaşları, kişi başı 99 Euro (95 Frank) olan toplam 12 bilet satın alarak, sahneye oldukça yakın yerlerde izleme şansı yakaladılar. „Bu fırsatı kaçırmamak için hemen harekete geçtik,“ diyor.

Viyana’da Daha Ekonomik Bir Eğlence Deneyimi

Viyana’da manikür 25 Euro (23 Frank) iken, Zürih’te bu fiyat 75 Frank’a kadar çıkabiliyor. Fön çektirmek 50 Euro (47 Frank) iken, Zürih’te bu fiyat 100 Frank’a kadar yükseliyor. Giyim alışverişi ise Viyana’da %25 daha ucuzken, yeme içme masrafları ise %50 daha ekonomik.

Viyana’da toplu taşıma araçlarıyla konsere gidip gelmek ücretsizken, Zürih’te bu konuda ekstra maliyetlerle karşılaşmak gerekebiliyor. Stadyumda ücretsiz su sunulması da Avusturya’da ek avantajlar arasında.

Tek Sorun: Otel Fiyatları

Otel fiyatları ise her iki şehirde de Taylor Swift’in konser tarihlerine göre önemli ölçüde değişiklik gösteriyor. Zürih’te konser günlerinde otel fiyatları normalden daha yüksek seyrederken, Viyana’da bu artış daha ılımlı kalıyor. Meltem, Viyana’da ücretsiz konaklama imkanına sahip olduğunu belirterek, uçuş maliyetine rağmen toplamda Zürih’e kıyasla önemli tasarruflar yaptığını ifade ediyor.

„Ücretsiz konaklama imkanım olmasaydı, belki de bu seyahate cesaret edemezdim,“ diyor. „Ancak Viyana’daki izleyicilerin daha rahat olacağını düşünüyorum. Avusturyalılar biraz daha rahat, bu da ayakta bilet sahipleri için önemli bir avantaj.“

Meltem A. adı redaksiyon tarafından değiştirilmiştir.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

Gstaad’da Modern Kölelik Skandalı: Sırp kadın İşçiler Madonna’nın Şalesinde mi Çalıştırıldı?

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin dünyaca ünlü lüks tatil beldesi Gstaad, ışıltılı kış turizminin ardındaki karanlık bir sömürü skandalıyla sarsılıyor. Aralarında dünya yıldızı Madonna’nın da bulunduğu zengin müşterilere hizmet veren bir temizlik şebekesinin, Sırbistan uyruklu kadınları “modern kölelik” şartlarında çalıştırdığı ortaya çıktı.

Thun Bölge Mahkemesi’nde görülen davada; Sırp bir çift ve kızları, memleketlerinden getirdikleri yaklaşık 40 kadını insan ticareti yoluyla sömürmek ve insanlık dışı koşullarda çalıştırmakla suçlanıyor. 2019 yılında patlak veren skandalda, mağdur kadınların çaresizliğinden faydalanılarak kurulan “temizlik imparatorluğu” mercek altında.

Sırbistan’dan “Lüks Yaşam” Vaadiyle Getirildiler

İddianameye göre sanıklar, kendi hemşerileri olan Sırp kadınları İsviçre’de yüksek kazanç vaadiyle kandırarak Gstaad’a getirdi. Ancak kadınlar vardıklarında tam bir kabusla karşılaştı:

• Açlık Sınırında Ücret: Kadınlara aylık sadece 1500 Frank ödendi. Bu rakam İsviçre standartlarının çok altında olup saatlik yaklaşık 5,50 Frank’a denk geliyor.

• Haftada 7 Gün Mesai: Mağdurların haftanın her günü, günde 16 saate kadar dinlenmeksizin çalıştırıldığı belirtiliyor.

• Tehdit ve Baskı: Hareket özgürlükleri kısıtlanan kadınların, kötü koşullara itiraz ettiklerinde sınır dışı edilmekle veya ailelerine zarar verilmekle tehdit edildiği iddia ediliyor.

“Popun Kraliçesi” de Müşteriler Arasındaydı

Davanın en dikkat çeken anı ise sanık koltuğundaki kızın ifadesi oldu. Müşteri portföylerinin genişliğini anlatırken Madonna’nın da bu kadınlardan hizmet aldığını söyledi.

Sanık, “Madonna sadece birçok ünlüden biriydi. Bu kadınlar starlarla çalıştıkları için yüksek bahşişler alıyordu ve hallerinden memnundu” diyerek suçlamaları reddetti.

Madonna’nın Haberi Var mıydı?

Hukukçular ve uzmanlar, Madonna’nın bu sömürü düzeninden haberdar olmasının pek mümkün olmadığını belirtiyor. Ünlü yıldızın Gstaad’da mülkü olmadığı, konakladığı lüks şaleleri kiraladığı biliniyor. Bu nedenle temizlik personelinin, şale sahipleri veya aracılar tarafından sağlandığı ve Madonna’nın çalışanların hangi şartlarda çalıştırıldığını bilmediği tahmin ediliyor.

İsviçre basınında yer alan bilgilere göre mağdur kadınların bazıları:
• Pasaportlarına el konulduğunu,
• Sürekli baskı altında tutulduklarını,
• Çalışmayı bırakmaları halinde tehdit edildiklerini anlattı.

Savcılık, olayın organize insan ticareti ve sistematik emek sömürüsü boyutunda olduğunu değerlendiriyor. Sanıklar ise tüm suçlamaları reddediyor.

Adalet 16 Haziran’da Tecelli Edecek

Sırbistanlı kadınların uğradığı bu organize sömürünün davasında kararın 16 Haziran’da açıklanması bekleniyor. İsviçre kamuoyu, lüksün merkezindeki bu “modern kölelik” dosyasından çıkacak cezayı merakla bekliyor.

İsviçre’nin Sesi | +41 Haber

#isviçre #schweiz #gstaad #madonna #serbia #humantrafficking #modernslavery #switzerland

Continue Reading

Avrupa

Fransa’dan İsviçre’ye İşsizlik Maaşı Baskısı:Milyarlarca Franklık Fatura Kapıda

yazar

Published

on

By

İsviçre ile Fransa arasında sınır ötesi çalışanların işsizlik ödenekleri konusunda yeni bir kriz kapıda. Paris yönetimi, Avrupa Birliği’nin hazırladığı yeni düzenlemenin İsviçre tarafından da uygulanması için Bern üzerindeki baskıyı artırmaya hazırlanıyor.

Fransa Çalışma Bakanı Jean-Pierre Farandou, Paris Ulusal Meclisi’nde yaptığı açıklamada mevcut sistem nedeniyle Fransa’nın yılda yaklaşık 860 milyon Euro (790 milyon Frank) kaybettiğini söyledi.

Yeni AB reformuna göre gelecekte işsiz kalan sınır çalışanlarının maaşını artık kişinin yaşadığı ülke değil, çalıştığı ülke ödeyecek.

Bu değişiklik özellikle İsviçre’yi doğrudan etkiliyor. Çünkü her gün binlerce Fransız vatandaşı çalışmak için İsviçre’ye gidip geliyor.

Mevcut sistemde:
• İsviçre’de çalışıp Fransa’da yaşayan bir kişi işsiz kaldığında ödemeyi Fransa yapıyor.
• İsviçre ise bu maliyetin yalnızca bir kısmını geri ödüyor.

Yeni düzenleme yürürlüğe girerse işsizlik maaşlarının tamamından İsviçre sorumlu olacak.

İsviçre Ekonomi Sekreterliği (SECO) verilerine göre:
• Sınır çalışanlarının İsviçre’ye ödediği işsizlik primi yaklaşık 600 milyon Frank,
• İsviçre’nin komşu ülkelere yaptığı geri ödeme ise 283,3 milyon Frank seviyesinde.

Bu nedenle mevcut sistem İsviçre’ye yılda yaklaşık 300 milyon Frank net avantaj sağlıyor. Ancak reformun kabul edilmesi halinde bu tablonun tersine dönmesi ve İsviçre’nin yılda 300 ila 600 milyon Frank arasında ek maliyetle karşılaşması bekleniyor.

Fransa Çalışma Bakanı Farandou ise konuyla ilgili oldukça net konuştu:
“Avrupa Birliği ve biz bizzat İsviçre üzerinde baskı kuracağız.”

Şu anda yalnızca Fransa’da, daha önce İsviçre’de çalışmış 27 bin 500 kişi işsizlik maaşı alıyor.

Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu ve AB üyesi ülkelerin onayı gerekiyor. Bern yönetimi ise reformun İsviçre sosyal güvenlik sistemine büyük yük getirmesinden endişe ediyor.

İsviçre’nin Sesi | +41 Haber

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de her gün iki çiftlik kapanıyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’de tarım sektörü giderek küçülüyor. Federal İstatistik Ofisi’nin (BFS) yayımladığı 2025 yapısal araştırmasına göre ülkede geçen yıl 805 tarım işletmesi faaliyetini durdurdu. Bu rakam, her gün ortalama iki çiftliğin kapandığı anlamına geliyor.

Verilere göre İsviçre’de aktif tarım işletmesi sayısı bir yıl içinde yüzde 1,7 azalarak 46 bin 270’e düştü. Uzmanlar, küçük aile çiftliklerinin ekonomik baskılar altında ayakta kalmakta zorlandığını belirtiyor.

Çiftlikler azalıyor, büyüklükleri artıyor

Araştırma, İsviçre tarımının aynı anda hem küçüldüğünü hem de büyüdüğünü ortaya koyuyor. Çiftlik sayısı azalırken kalan işletmeler daha büyük alanları işletmeye başladı. Kapanan küçük çiftliklerin arazileri çoğu zaman büyük işletmelere devrediliyor.

Tarım sektöründeki bu dönüşümün başlıca nedenleri arasında artan maliyetler, düşük gelirler, bürokratik yükler ve gençlerin çiftçiliğe ilgisinin azalması gösteriliyor.

Çiftçilerin yaşı yükseliyor

Rapordaki en dikkat çekici noktalardan biri de çiftlik yöneticilerinin yaş ortalaması oldu. İşletme sahiplerinin yaklaşık yüzde 42’si önümüzdeki 10 yıl içinde çiftliklerini devretme yaşına ulaşacak.

Ancak birçok bölgede çiftlikleri devralacak yeni nesil bulunamıyor. Uzmanlara göre gençler, ağır çalışma koşulları ve düşük kazanç nedeniyle tarım sektörüne mesafeli yaklaşıyor.

Organik tarımda da değişim

İsviçre’de organik tarım alanları büyümeye devam etse de organik işletme sayısında uzun yıllardan sonra ilk kez düşüş kaydedildi. Bu durum, sektörde daha büyük ölçekli organik işletmelerin öne çıkmaya başladığı şeklinde yorumlanıyor.

Son 25 yılda büyük düşüş

2000 yılında İsviçre’de yaklaşık 70 bin tarım işletmesi bulunuyordu. Bugün ise bu sayı 46 bin seviyesine kadar geriledi. Böylece son 25 yılda ülkedeki çiftliklerin yaklaşık üçte biri kapanmış oldu.

Tarım örgütleri, gerekli önlemler alınmazsa küçük aile çiftliklerinin geleceğinin daha da tehlikeye gireceği uyarısında bulunuyor.

Continue Reading
Advertisement

Trendler