Sosyal Medya

Gündem

Düsseldorf’ta Büyük Terör Davası: Ukrayna’dan Savaştan Kaçanların Maskesi Altında Terör Planları

yazar

Yayınlayan

on

Almanya’nın Düsseldorf kentindeki Oberlandesgericht (Yüksek Bölge Mahkemesi) binasında, yüksek güvenlik önlemleri altında gerçekleşen terör davası, ülkenin güvenlik durumunu gündeme getirdi. Mahkemede, yedi tehlikeli terörist sanık, büyük çaplı terör saldırıları planlamak ve gerçekleştirmekle suçlanıyor. Sanıklar Ata A. (28, Türkmen), Nuriddin K. (31, Tacik), Shamshud N. (47, Tacik), Mukhammadshujo A. (21, Tacik), Raboni Z. (28, Tacik), Said S. (32, Tacik) ve Abrorjon K. (30, Kırgız) isimlerinden oluşuyor.

Teröristlerin Ukrayna Kaçakları Maskesi Altındaki Girişleri

Sanıkların, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının başladığı 2022 baharında, savaş mültecisi olarak Almanya’ya girdikleri belirtiliyor. Ancak, bu kişilerin aslında „Khorasan Eyaleti IŞİD“ (ISPK) adlı terör örgütü tarafından Avrupa’ya gönderilmiş bir terör hücresinin üyeleri olduğu öne sürülüyor.

Gizli Terör Faaliyetleri:

  • Sanıkların Almanya’ya giriş yaptıktan sonra, gizlice bir araya geldikleri ve konspiratif bir şekilde faaliyet gösterdikleri ifade ediliyor. Terörist hücresi, Almanya ve Batı Avrupa’da geniş çaplı saldırılar gerçekleştirmek üzere planlama yapmış.

Planlanan Saldırılar ve Hedefler

Sanıkların terör eylemleri için hedefledikleri yerler ve yöntemler oldukça geniş bir yelpazeye yayılmış:

  • Berlin’deki Cami: Saldırganlar, Berlin’deki „Ibn-Rushd-Goethe-Moschee“ye yönelik bir saldırı planladı. Bu cami, liberallerin desteklediği bir yer olarak biliniyor ve caminin yöneticileri bir Rainbow Bayrağı ile poz verdikleri fotoğrafı, teröristlerin Telegram grubunda paylaşmış.
  • Kermes ve Kamu Hedefleri: Köln’de bir kermeste saldırı düzenlemeyi planladılar. Teröristler, kermesin fotoğraflarını çekerek IŞİD parmak işareti yapmışlar. Planlarında, Molotof kokteyli ile saldırılar ve kısmi olarak „kafir“ olarak nitelendirdikleri kişilere yönelik saldırılar da bulunuyor.
  • Kafasını Kesme Planı: Saldırılar arasında, bir kişiyi kamuoyunda infaz etme düşüncesi de yer alıyor. Bu, teröristlerin, korku salma amacıyla gerçekleştirmeyi düşündüğü eylemlerden biri.

Uluslararası Bağlantılar ve Finansal Destek

Sanıkların, terörist faaliyetler için uluslararası bağlantıları ve para transferleri ile ilişkili olduğu ortaya çıktı:

  • Uluslararası Bağlantılar: Terörist grubun, Hollanda, Avusturya ve Fransa’da da IŞİD bağlantılı kişilere sahip olduğu ve bu ülkelerde de saldırılar düzenleme planları yaptığı belirtiliyor. Ayrıca, bu kişilerin Türkiye ve Suriye’deki IŞİD üyelerine para transferleri gerçekleştirdikleri ifade ediliyor.
  • Para Toplama: Berlin’deki bir camide 3200 Amerikan Doları toplandığı ve bu paranın IŞİD üyelerine gönderildiği iddia ediliyor.

Gözaltı ve Yargılama Süreci

  • Gözaltı: Sanıklar, Temmuz 2023’te Almanya Federal Polisi’nin (GSG 9) düzenlediği operasyonla yakalandı ve o zamandan beri tutuklular. Yargılanma süreci, Düsseldorf’taki Oberlandesgericht’te devam ediyor.
  • Yaşam Alanları: Yakalandıklarında, sanıkların Ennepetal, Gelsenkirchen, Warendorf, Gladbeck, Düsseldorf ve Bornheim gibi çeşitli şehirlerde yaşadığı, bazılarının sığınmacı barınaklarında bulunduğu belirtiliyor.

Güvenlik Önlemleri ve Önceki Saldırılar

  • Köln Katedrali ve Viyana’daki Stephansdom: Sanıkların, Kölner Dom ve Viyana’daki Stephansdom gibi önemli yerlerde saldırılar planladığı ve bu yerlerin, saldırı tehdidi nedeniyle ağır silahlarla korunduğu bildiriliyor.
  • Moskova’daki Saldırı: ISPK’nın, 22 Mart 2024’te Moskova’daki „Crocus City Hall“ müzik salonuna düzenlediği terör saldırısında 140’tan fazla kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor. Bu saldırının da aynı grubun eylemlerinden biri olduğu düşünülüyor.

Sonuç olarak, Düsseldorf’taki bu dava, uluslararası terörizmin boyutlarını ve Avrupa’daki güvenlik risklerini ortaya koyuyor. Terörle mücadelede uluslararası iş birliği ve yüksek güvenlik önlemlerinin önemini vurgulayan bu dava, Avrupa’da güvenliğin sağlanması açısından kritik bir öneme sahip.

#DüsseldorfTerörDavası #Ukrayna #TerörSaldırıları #GüvenlikTehdidi #IŞİD #Terörizm #AlmanyaGüvenlik #UluslararasıTerör #TerörleMücadele #GSG9Operasyonu #Avrupa #deutschland

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aargau’da 15 Yaşındaki Eritreli Genç Kızın Vatandaşlık Başvurusu “Zil Şakası” Gerekçesiyle Reddedildi, Mahkeme Kararı Bozdu

yazar

Yayınlayan

on

By

AARGAU – İsviçre’nin Aargau kantonunda, 15 yaşındayken yaptığı bir “zil şakası” ve küçük çaplı mala zarar verme olayı nedeniyle vatandaşlık başvurusu reddedilen Eritre kökenli genç kızın itirazı kabul edildi. Aargau İdare Mahkemesi, ret kararını “hukuka aykırı ve keyfi” bularak iptal etti.

Mahkemenin 19 Ocak 2026 tarihli ve 9 Şubat’ta kamuoyuna açıklanan kararına göre, kanton meclisinin vatandaşlık komisyonu, başvuruyu yalnızca genç yaşta işlenen bir kabahate dayandırarak reddetti. Komisyon, başvuru sahibinin vatandaşlık süreci devam ederken bir fiil nedeniyle yaptırıma tabi tutulmasını gerekçe göstererek kanton vatandaşlık yasasına atıfta bulundu.

Dosyaya göre Eritreli genç kız, 15 yaşındayken bir grup gençle birlikte bir evin cephesine yumurta atmış ve zil şakası yapmıştı. Bu olay nedeniyle Aargau Gençlik Savcılığı tarafından hakkında “mala zarar verme ve uygunsuz davranış” kapsamında uyarı kararı verilmişti. Mahkeme, söz konusu yaptırımın en hafif tedbir niteliğinde olduğuna ve sonrasında başvuru sahibinin herhangi bir olumsuz davranışının bulunmadığına dikkat çekti.

Başvuru sahibi, henüz dokuz aylıkken ailesiyle birlikte İsviçre’ye gelmiş, eğitim hayatını ülkede tamamlamış ve yerel makamlar tarafından entegrasyonu olumlu değerlendirilmişti. İkamet ettiği belediye, vatandaşlık talebini destekleyerek dosyayı kanton makamlarına iletmişti.

İdare Mahkemesi kararında, bir fiil nedeniyle verilen yaptırımın vatandaşlığı otomatik olarak engellemeyeceğini vurguladı. Mahkeme, vatandaşlık komisyonunun yalnızca tek bir olaya dayanarak karar verdiğini, oysa başvuru sahibinin fiilinin niteliği, yaşı, kusur derecesi ve sonraki davranışlarının bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kararda ayrıca kamu düzenine uyum kriterinin diğer entegrasyon unsurlarıyla birlikte ele alınması gerektiği ifade edildi. Mahkeme, başvuru sahibinin genel entegrasyon durumunun yeterince incelenmediğine hükmetti.

Bu gerekçelerle mahkeme, ret kararını hukuka aykırı ve keyfi buldu. Federal düzeydeki onayın alınması şartıyla, başvuru sahibine kanton ve belediye vatandaşlığı verilmesine karar verildi.

Haberin Devamını Oku

Gündem

İsviçre’de Demografik Değişim Emlak Piyasasını Etkileyecek: 10 Kantonda Değer Kaybı Riski

yazar

Yayınlayan

on

By

BERN – İsviçre’de konut piyasasının önümüzdeki yıllarda demografik değişim nedeniyle önemli bir dönüşüm yaşayabileceği bildirildi. Yeni bir araştırmaya göre, özellikle 10 kantonda gayrimenkul değerlerinde belirgin düşüş riski bulunuyor.

Karşılaştırma platformu Moneypark tarafından yayımlanan analizde, düşük nüfus artışı ve sınırlı göç alan bölgelerde konut talebinin zayıflayacağı öngörüldü. Uzmanlar, İsviçre’nin 10 milyon nüfusa ulaşması halinde dahi bazı kantonlarda konut talebinin gerileyebileceğini belirtti.

Son yıllarda ülke genelinde konut arzının daraldığı ve boş konut oranlarının arka arkaya beş yıldır düştüğü kaydedildi. Nüfus artışının özellikle göç kaynaklı olduğu ve bunun konut talebini canlı tuttuğu ifade edildi. Ancak doğum oranlarının azalması ve toplumun hızla yaşlanmasının, emlak piyasasında bölgesel dengesizliklere yol açabileceği vurgulandı.

Analize göre, Ticino, Bern, Neuchâtel, Jura, Appenzell Ausserrhoden, Nidwalden, Obwalden, Graubünden, Glarus ve Schaffhausen kantonları “riskli bölgeler” arasında yer alıyor. Bu kantonlarda nüfus artışının büyük ölçüde 65 yaş üstü grupta gerçekleştiği, bu grubun ise konut değiştirme eğiliminin düşük olduğu belirtildi.

Moneypark Üst Yöneticisi Lukas Vogt, çalışma çağındaki nüfusun azalmasının potansiyel alıcı ve kiracı sayısını düşürdüğünü, bunun da işlem hacmini ve fiyat artışını sınırladığını ifade etti. Bazı kantonlarda satış sürelerinin uzadığı ve fiyat indirimlerinin daha sık görüldüğü kaydedildi.

Öte yandan Zürih, Vaud, Luzern, Cenevre, Thurgau, Aargau, St. Gallen, Valais, Freiburg, Zug ve Basel-Stadt kantonlarında ise konut talebinin artmaya devam edeceği öngörüldü. Bu bölgelerin gelecekteki nüfus artışının büyük bölümünü karşılaması bekleniyor.

Uzmanlar, özellikle riskli kantonlardaki mülk sahiplerinin demografik gelişmeleri dikkate alarak yatırım kararlarını gözden geçirmesi gerektiğini belirtiyor.

Haberin Devamını Oku

Gündem

11 Kantonda 161 Hırsızlık: Polis, Kosovalı Şebekeyi Çökertti

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de 11 kantonda gerçekleştirilen 161 ayrı hırsızlık olayının aydınlatıldığı, Kosova uyruklu 6 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi. Şüphelilerin yaklaşık 600 bin franklık nakit para ele geçirdiği, toplam maddi zararın ise 705 bin franka ulaştığı açıklandı.

Luzern Polisi’nden yapılan açıklamaya göre, soruşturma Eylül 2025’te Hochdorf belediyesinde iş yerlerine yönelik art arda gerçekleşen hırsızlık olaylarının ardından başlatıldı. Polis ekipleri, yürütülen operasyon kapsamında şüpheli kişileri yakalayarak araçlarında çalıntı olduğu değerlendirilen malzemeler ile hırsızlıkta kullanılan ekipmanlara el koydu.

Savcılık ve Luzern Polisi’nin yürüttüğü kapsamlı soruşturma sonucunda, gözaltına alınan kişilerin ülke genelinde faaliyet gösteren bir suç şebekesinin parçası olduğu tespit edildi. Yaşları 26 ile 57 arasında değişen ve Kosova vatandaşı olduğu belirtilen 6 zanlının, farklı zamanlarda ve değişen gruplar halinde en az 11 kantonda 161 hırsızlık olayına karıştığı ifade edildi.

Şüphelilerin özellikle ticari işletmeleri hedef aldığı, çoğunlukla nakit para çaldıkları belirtildi. Olaylarda yaklaşık 590 bin frank değerinde para ve mal varlığının çalındığı, iş yerlerinde oluşan toplam maddi hasarın ise 705 bin frank civarında olduğu kaydedildi.

Soruşturmanın, Luzern Savcılığı’na bağlı Özel Suçlar Birimi tarafından sürdürüldüğü bildirildi. Yetkililer, zanlılar hakkında yürütülen adli sürecin devam ettiğini ve kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını hatırlatarak, tüm şüpheliler için masumiyet karinesinin geçerli olduğunu vurguladı.

Haberin Devamını Oku
Reklam

Trendler