Connect with us

Avrupa

CORONA AŞISINDAN ZARAR GÖRENLERİN HAKLARI ZAMAN AŞIMINA MI UĞRADI?

yazar

Published

on

Corona aşılarından zarar gördüğünü iddia edenlerin tazminat taleplerini gerçekleştirebilmeleri için belirlenen yasal süre, birçok kişi için sona ermiş olabilir. Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) milletvekili Jessica Tatti, bu konuda hükümeti ve aşı üreticilerini eleştirerek, mağdurların haklarını kullanamadan zaman aşımına uğramalarının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Yan Etki İddiaları ve Hükümetin Tavrı

Jessica Tatti, Biontech-Pfizer’in „Comirnaty“ adlı Corona aşısıyla ilgili bazı araştırmalara dikkat çekti. Bu araştırmalara göre, belirli aşı partilerinde DNA kontaminasyonu olduğu ve bu durumun insan sağlığı üzerinde uzun vadeli zararlara yol açabileceği iddia ediliyor. Ancak Alman hükümeti, Paul-Ehrlich Enstitüsü’nün değerlendirmesine dayanarak, bu iddiaların bilimsel olarak yeterince kanıtlanmadığını ifade etti ve aşıların güvenli olduğunu yineledi.

Zaman Aşımı Süresi ve Tartışmalar

Alman hukukuna göre tazminat taleplerinde zaman aşımı süresi genellikle üç yıl olarak belirlenmiştir. Bu, 2021 yılına kadar aşılanan kişilerin zarar gördüğüne dair taleplerini 2024 yılının sonuna kadar iletmeleri gerektiği anlamına geliyor. Jessica Tatti, bu sürenin çok kısa tutulduğunu ve Paul-Ehrlich Enstitüsü’nün aşı yan etkileriyle ilgili geniş bir listeyi ancak Kasım 2024’te yayımlayarak mağdurları harekete geçmek için yeterli zaman bırakmadığını iddia etti.

Tazminat ve Hukuki Sorumluluk

Alman hükümeti, Infektionsschutzgesetz (Enfeksiyon Koruma Yasası) kapsamında aşı mağdurlarına tazminat ödemeyi taahhüt etse de, Avrupa Birliği’nin aşı üreticileriyle yaptığı sözleşmeler, üreticileri yasal sorumluluktan büyük ölçüde muaf tutuyor. Bu durum, mağdurların zararlarının karşılanması konusundaki adalet arayışlarını zorlaştırıyor.

Untersuchungsausschuss “Araştırma Komisyonu“ Talebi

Jessica Tatti, Corona aşılarının olası yan etkileri ve aşı süreçlerindeki şeffaflığın yetersiz olduğu gerekçesiyle Almanya Federal Meclisi’nde bir araştırma komisyonu (Untersuchungsausschuss) kurulmasını talep etti. Bu komisyonun, özellikle aşılama süreçlerinde kullanılan yöntemlerin, yan etki iddialarının ve hükümetin bu süreçteki tutumunun detaylı şekilde incelenmesini sağlaması amaçlanıyordu.

Ancak, bu tür bir komisyonun kurulabilmesi için Meclis’te mevcut 733 milletvekilinden en az dörtte birinin, yani 184 milletvekilinin desteği gerekiyor. Tatti’nin bu talebi yeterli siyasi destek bulamadığı için hayata geçirilemedi.

Tatti, bu durumu eleştirerek, mağdurların haklarının yeterince korunmadığını ve hükümetin şeffaflıktan uzak bir yaklaşım sergilediğini ifade etti. Araştırma komisyonu talebi, aşılama süreçlerinde olası ihmallerin ve zarar gören kişilerin mağduriyetlerinin daha açık bir şekilde ortaya konulmasını hedefliyordu.

Özetle:

Corona aşılarından zarar gördüğünü düşünenlerin yasal haklarını korumaları için hızla harekete geçmeleri gerekiyor. Bununla birlikte, konuya dair bilimsel araştırmaların daha geniş çaplı ve bağımsız olarak yürütülmesi, mağduriyetlerin tam olarak ortaya konulabilmesi açısından kritik bir öneme sahip.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Avrupa

Almanya-İsviçre sınırında 3 şüpheli tutuklandı: Bodensee çevresinde gasp ve tecavüz suçlaması

yazar

Published

on

By

KONSTANZ – Almanya’nın Baden-Württemberg eyaleti ile İsviçre sınırındaki Bodensee (Konstanz Gölü) çevresinde üç kadına yönelik gasp ve bir vakada tecavüz suçlamasıyla 3 kişi tutuklandı.

Konstanz ve Thurgau savcılıkları ile Konstanz Emniyeti tarafından yapılan ortak açıklamada, şüphelilerin son haftalarda Stockach, Singen ve İsviçre’nin Kreuzlingen kentinde üç kadına saldırdığı belirtildi.

Şüpheliler gözaltına alındı

Açıklamaya göre, şüphelilerden ikisinin 19 ve 20 yaşlarında olduğu ve Konstanz bölgesinde yaşadığı, üçüncü şüphelinin ise 21 yaşında olup Almanya’nın Ludwigshafen kentinden geldiği bildirildi.

Polis ekipleri tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, şüpheliler geçen hafta cuma günü özel harekât ekiplerince gözaltına alındı.

Evlerde delil bulundu

Şüphelilerin Konstanz bölgesindeki evlerinde yapılan aramalarda çeşitli delillere el konuldu. Yetkililer, delillerin içeriğine ilişkin detay paylaşmadı.

Tecavüz iddiası

Olaylardan birinde şüpheliler hakkında tecavüz suçlaması da bulunduğu belirtildi.

Sınır ötesi geçişler soruşturmayı zorlaştırıyor

Yetkililer, Almanya-İsviçre sınır hattında şüphelilerin kısa sürede sınırı geçebilmesinin suçların aydınlatılmasını zorlaştırdığını belirtiyor.

Şüphelilerin sınır hattını kullanarak suçun ardından kısa süre içinde başka bir ülkeye geçebildiği, bazı vakalarda dakikalar içinde ülke değiştirilmesinin güvenlik birimlerinin müdahalesini güçleştirdiği ifade ediliyor.

Soruşturma sürüyor

Şüphelilerin farklı cezaevlerinde tutuklu bulunduğu, Almanya ve İsviçre makamlarının yürüttüğü sınır ötesi soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Continue Reading

Avrupa

Tirol’de Türk aileye ırkçı saldırı: Kapılarına domuz başı bırakıldı

yazar

Published

on

By

Avusturya’nın Tirol eyaletinde bir Türk aileye yönelik ırkçı saldırı tepkiye yol açtı. Hall in Tirol kentinde kimliği henüz belirlenemeyen kişiler, Ramazan ayında bir ailenin kapısının önüne pişirilmiş domuz başı bırakarak hakaret içeren bir not koydu.

Yerel basında yer alan haberlere göre olay, 12 Mart gecesi meydana geldi. Saldırganlar, domuz başının yanına “Mutlu Ramazan maymunlar” (Almanca: „Happy Ramadan ihr Affen“) ifadelerinin yer aldığı bir not bıraktı. Eylemin ailenin dini ve etnik kimliğini hedef aldığı belirtildi.

Aile tedirgin

Olayın ardından ailenin tedirginlik yaşadığı bildirildi. Avusturya Demokratik İşçiler Federasyonu (ADİF) yetkilileri, ailenin yeni saldırılar yaşanabileceğinden endişe ettiğini açıkladı.

Federasyon sözcüsü Ossi, yerel basına yaptığı açıklamada özellikle çocukların olaydan etkilendiğini belirterek, “Aile yeni ırkçı saldırılar olabileceğinden endişe ediyor. Çocuklar da korkmuş durumda.” dedi.

Ossi, nefret suçlarının önlenmesi ve faillerin cezalandırılması için yetkililere çağrıda bulundu.

Siyasi tepki

Olay, bazı siyasi isimlerin de tepkisine neden oldu. Eyalet parlamentosu üyesi Zeliha Arslan, yaşananları “sarsıcı ve utanç verici” olarak nitelendirerek, bu tür eylemlerin toplumda korku yaratmayı amaçladığını ifade etti.

Antimüslüman saldırılara dikkat çekildi

İslam Dini Cemaati ise benzer saldırıların artabileceği uyarısında bulundu. Antimüslüman ırkçılığını izleyen kuruluşlar, Müslümanlara yönelik olayların sayısında artış görüldüğünü belirtiyor.

Uzmanlara göre dini bayramlar veya Müslümanlarla ilgili gündemlerin bazı kişiler tarafından provokasyon amacıyla kullanılabildiği ifade ediliyor. Bazı mağdurların ise korku veya umutsuzluk nedeniyle olayları polise bildirmediği belirtiliyor.

Polis soruşturma başlattı

Ailenin 12 Mart’ta polise başvurmak istediği ancak ilk aşamada bazı bürokratik işlemlerle karşılaştığı bildirildi. Aileye fotoğrafları e-posta yoluyla iletmeleri gerektiği söylendi.

Polis daha sonra olayın kendilerine bildirildiğini doğrulayarak, saldırıyla ilgili inceleme başlatıldığını açıkladı.

Öte yandan Hall in Tirol kentinde ırkçılığa karşı bir gösteri düzenlenmesinin planlandığı bildirildi.

Continue Reading

Avrupa

ALMANYA’DA İSVİÇRE ÇIKIŞLI BMW’LER GÜMRÜĞE TAKILDI

yazar

Published

on

By

Almanya’da gümrük ekipleri, İsviçre’den ülkeye giriş yapan üç sürücüyü araç ithalatına ilişkin gerekli gümrük işlemlerini yapmadıkları gerekçesiyle durdurdu. Olayda sürücülerden toplam binlerce avro tutarında ithalat vergisi tahsil edilirken, haklarında vergi kaçakçılığı şüphesiyle işlem başlatıldı.

Almanya’nın Sigmarszell kenti yakınlarında A96 otoyolunda gerçekleştirilen denetimde, Bulgaristan vatandaşı üç kişi İsviçre’den Almanya’ya getirdikleri üç BMW marka araçla gümrük ekipleri tarafından kontrol edildi.

Ulm Ana Gümrük Dairesi tarafından yapılan açıklamaya göre, sürücüler araçların ithalatına ilişkin herhangi bir gümrük beyannamesi veya vergilendirme belgesi sunamadı. Bunun üzerine gümrük yetkilileri araçların değerini inceleyerek gerekli ithalat vergilerini hesapladı.

Yetkililer, araçlardan birinin BMW X5 olduğunu ve sürücünün aracın fiyatına ilişkin faturayı “daha sonra temin edeceğini” söylediğini belirtti. Sürücü daha sonra telefonunda 3 bin İsviçre frangı değerinde el yazısıyla değiştirilmiş bir satış belgesi gösterdi. Ancak gümrük ekiplerinin yaptığı değerlendirmede aracın değerinin en az 10 bin İsviçre frangı olduğu tespit edildi. Bunun üzerine 39 yaşındaki sürücü 3 bin 600 avro gümrük vergisi ve ithalat KDV’si ödemek zorunda kaldı.

Kontrolde durdurulan 19 yaşındaki diğer sürücü ise kullandığı BMW 6 serisi araç için faturada yazan 13 bin frankı ödemediğini iddia etti ve “gerçek fiyatı gösteren başka bir belge” sunabileceğini söyledi. Gümrük yetkilileri bu teklifi kabul etmezken, sürücüden 4 bin 400 avro ithalat vergisi tahsil edildi.

Üçüncü araç sürücüsü olan 45 yaşındaki kişi ise yüksek kilometreli BMW X5 için sunduğu 3 bin franklık faturanın kabul edilmesi nedeniyle daha düşük bir ödeme yaptı. Buna rağmen sürücüden 1.000 avro gümrük vergisi ve KDV alındı.

Alman gümrük makamları, üç sürücü hakkında ithalat vergisi kaçakçılığı şüphesiyle soruşturma başlatıldığını bildirdi. Yetkililer, İsviçre’den Almanya’ya araç getirilmesi durumunda gerekli gümrük işlemlerinin yapılmaması halinde sürücülerin vergi kaçakçılığı suçlamasıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.

Continue Reading
Advertisement

Trendler