Connect with us

İsviçre

Cassis: „Çin, Rusya’nın Katılmaması Nedeniyle Gelmek İstemiyor“

yazar

Published

on

Federal Konsey, Bürgenstock’taki Ukrayna Savaşı Barış Konferansı’nın hazırlık ve güvenlik önlemlerine dair bilgi verdi. Konferansa 90 farklı ülkeden ve uluslararası örgütlerden temsilcilerin katılması bekleniyor.

Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, Çin’in, Rusya’nın katılmaması nedeniyle Barış Konferansına katılmak istemediğini açıkladı. Cassis, konferansın önemli bir diplomatik girişim olduğunu vurgulayarak, katılımcı ülkelerin barışa olan katkılarının değerli olduğunu belirtti.

Barış konferansı, Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesi ve kalıcı barışın sağlanması amacıyla düzenleniyor. Cassis, konferansın başarılı geçmesi için yoğun hazırlıkların sürdüğünü ve tüm güvenlik önlemlerinin alındığını ifade etti.

Federal Konsey, konferansın uluslararası toplumun dikkatini çektiğini ve birçok ülkenin katılım göstereceğini belirtti. Ancak, Rusya’nın yokluğunun bazı ülkelerin katılımını etkilediği görülüyor.

Cassis, barış konferansının önemine değinerek, „Barış için herkesin katkısı önemli. Çin’in katılımını bekliyoruz ve bu konuda diplomatik çabalarımızı sürdüreceğiz.“ dedi.

Katılımcıların yarısından fazlası Avrupa veya Kuzey Amerika ülkelerinden olacak. Örneğin, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Şansölyesi Olaf Scholz, ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris ve AB Konseyi Başkanı Ursula von der Leyen gibi önemli isimler katılımlarını teyit etti.

Savunma Bakanı Viola Amherd’in açıklamasına göre, katılımcı ülkelerin yarısı devlet başkanları düzeyinde temsil edilecek. Diğer yarısı ise bakan düzeyinde temsilciler gönderecek.

Türkiye de katılıyor

Amherd, bir soru üzerine, Türkiye’nin konferansa katılımını onayladığını belirterek, Brezilya ve Güney Afrika’dan henüz resmi teyit alınmadığını kaydetti.

Rusya neden katılmıyor?

Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis’in açıklamasına göre, Rusya Federasyonu’nu zirveye katılmaya ikna etme çabaları sonuçsuz kaldı. Ayrıca, Çin de katılmayacak; Çin Halk Cumhuriyeti, katılımını Rusya’nın katılımına bağlı kıldığını belirtti. Ukrayna ise Rusya ile aynı masada oturmak istemediğini net bir şekilde ifade etti.

Cassis, Bürgenstock’taki barış zirvesinin, sürdürülebilir bir barış sürecinin ilk adımı olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Sürdürülebilir bir barış süreci, tüm ilgili aktörlerin katılımını gerektiriyor. Zirvenin sonunda, bu sürecin bir sonraki adımı ilan edilecek.

Mayıs ayı sonunda Federal Konsey, konferansı korumak için ordunun destekleyici bir güvenlik operasyonunu onayladı. Federal Başkan Viola Amherd’in açıklamasına göre, bu görevde 4000 kadar asker yer alacak.

Eski Japon Başbakan: İsviçre’deki Ukrayna konferansında barış inşa edilemez

Eski Japonya Başbakanı Yukio Hatoyama, İsviçre’de planlanan Ukrayna’da barış konulu konferansın, yalnızca tek bir tarafı temsil ettiğinin altını çizerken, bu konferansın barışla ilgisi olmadığına vurgu yaptı.

İsviçre’nin ev sahipliğinde 15-16 Haziran’da yapılacak ‘Rusyasız’ barış konferansını Sputnik’e değerlendiren Hatoyama, çatışmanın sadece bir tarafının temsil edildiği bir konferansın barışçıl olmadığını belirtirken, “Eğer bu bir barış konferansı ise, ilgili her iki ülke de konferansa katılmadığı sürece barış inşa edilemez. Dolayısıyla bu sadece bir destek grubunun etkinliğidir. Barışın inşasına yol açmayacağı gibi, tam tersine çatışmanın uzamasına neden olabilir” ifadelerini kullandı.

Önemli olanın hem Ukrayna hem de Rusya’nın ciddi bir şekilde yer alacağı bir tartışma platformunun oluşturulması ve çatışmaların bir an önce durdurulması için çaba sarf edilmesi olduğunun altını çizen eski Japonya Başbakanı, demecini, “Konferansta Rusya yok, Çin yok. Sadece bir tarafın olduğu bir barış konferansı gerçek anlamda barışçıl değil” diye sonlandırdı.

Konferansın maliyetinin yüzde 80’ini federal hükümet karşılayacak. Toplam maliyetin 10 ila 15 milyon İsviçre Frangı arasında olması bekleniyor.

Özetle

  • Barış Zirvesi: Bürgenstock’ta Ukrayna Savaşı’na ilişkin barış zirvesi düzenlenecek.
  • Katılımcılar: 90 farklı ülkeden temsilciler, çoğunluğu Avrupa ve Kuzey Amerika’dan.
  • Önemli İsimler: Emmanuel Macron, Olaf Scholz, Kamala Harris, Ursula von der Leyen.
  • Rusya ve Çin: Rusya katılmayacak, Çin de katılımını Rusya’nın katılımına bağladı.
  • Ukrayna’nın Tutumu: Ukrayna, Rusya ile aynı masada oturmak istemediğini belirtti.
  • Güvenlik: 4000 asker güvenlik sağlayacak.
  • Maliyet: Federal hükümet, toplam maliyetin yüzde 80’ini karşılayacak, toplam maliyet 10-15 milyon İsviçre Frangı.
Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

Nurdan Eriş’ten Haluk Levent İddiası: “2018’de Evlendik, Servetimi Kaybettim”

yazar

Published

on

By

Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan Nurdan Eriş, Haluk Levent ile İsviçre’de evlendiklerini ve yıllar içinde yaptığı para transferleri nedeniyle servetini kaybettiğini öne sürdü. Aynı dosyada ifade veren Sevda Kurt da kendisine evlilik vaadinde bulunulduğunu iddia etti.

Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Nurdan Eriş’in sulh ceza hâkimliğinde verdiği ifadenin ayrıntıları kamuoyuna yansıdı. Eriş, Haluk Levent ile 2016 yılında İsviçre’de tanıştıklarını, yaklaşık iki yıl süren ilişkinin ardından 2018’de evlendiklerini iddia etti.

Uzun yıllar İsviçre’de ticari faaliyetlerde bulunduğunu belirten Eriş, 2018 yılında şirketini yaklaşık 30 milyon İsviçre frangına sattığını söyledi. Elde ettiği gelirden, Haluk Levent’in yönlendirmesiyle farklı kişi ve hesaplara yüksek tutarlarda para gönderdiğini öne süren Eriş, transferlerin önemli bir bölümünün doğrudan Levent’e değil, onun belirttiği kişilere yapıldığını savundu.

Eriş, Levent’in zaman zaman borçları bulunduğunu, çeşitli kişilerden baskı gördüğünü söyleyerek kendisinden maddi destek istediğini iddia etti. Pandemi döneminde Ahbap’ın çalışmalarına da bağış yaptığını anlatan Eriş, yaşanan süreç sonunda ekonomik açıdan büyük kayba uğradığını belirterek, “Her şeyimi kaybettim. Boşanma kararı aldım” ifadelerini kullandı.

Dosyada ifadesi bulunan 51 yaşındaki Sevda Kurt’un da yaklaşık 20 yıl ABD’de yaşadıktan sonra Türkiye’ye kesin dönüş yaptığı belirtildi. Kurt, Haluk Levent’in kendisine “Biz seninle evlenip çocuk yapacağız” diyerek evlilik vaadinde bulunduğunu ve bu süreçte kendisinden para aldığını öne sürdü. Levent’in evli olduğunu gözaltı sürecinden kısa süre önce öğrendiğini iddia eden Kurt, toplam 230 bin dolar ve 9,4 milyon lira alacaklı olduğunu savundu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Ahbap Derneği’nin mali işlemleri, para transferleri ve hesap hareketleri inceleniyor. Haluk Levent ise emniyet ve savcılık ifadelerinde, derneğin mal varlığını kişisel çıkarları için kullandığı yönündeki suçlamaları reddetti.

#haluklevent#ahbap#isviçre#sondakika#haber

Continue Reading

İsviçre

50 Yıllık Efsane: Montreux Caz Festivali Dünya Yıldızlarını Aynı Sahnede Buluşturdu

yazar

Published

on

By

MONTREUX – İsviçre’nin dünyaca ünlü Montreux Caz Festivali, 2016 yılında 50. kuruluş yıl dönümünü görkemli etkinliklerle kutladı. 1-16 Temmuz tarihleri arasında Cenevre Gölü kıyısında düzenlenen festival, iki hafta boyunca on binlerce müzikseveri ağırlarken, dünyanın dört bir yanından gelen sanatçılar unutulmaz performanslara imza attı.

1967 yılında Claude Nobs tarafından yalnızca bir caz festivali olarak kurulan organizasyon, yarım asır içinde rock, pop, soul, blues, elektronik müzik ve dünya müziğini de kapsayan dev bir uluslararası kültür etkinliğine dönüştü. Bugün Montreux, Avrupa’nın en prestijli müzik festivalleri arasında gösteriliyor.

Festivalin en çok konuşulan konserlerinden biri İngiliz rock grubu Muse oldu. Güçlü sahne performansı, etkileyici ışık gösterileri ve hit parçalarıyla binlerce izleyiciyi büyüleyen grup, 50. yıl kutlamalarının simge konserlerinden birine imza attı.

Kutlamaların odak noktasında ise festivalle uzun yıllardır yakın bağları bulunan efsane müzisyen ve yapımcı Quincy Jones vardı. Onun onuruna düzenlenen özel gecelerde A$AP Ferg, elektronik müziğin önemli isimlerinden Flume ve Fransız synth-pop grubu M83 sahne aldı. Bu özel konserler uluslararası platformlarda yayımlanarak festivalin küresel prestijini bir kez daha gözler önüne serdi.

50. yıl programında ayrıca caz, rock ve pop dünyasının birçok seçkin sanatçısı da izleyiciyle buluştu. Farklı müzik türlerini aynı çatı altında buluşturan festival, genç yeteneklere de uluslararası sahnede kendilerini gösterme fırsatı sundu.

Eşsiz Cenevre Gölü manzarası, tarihi atmosferi ve yüksek organizasyon kalitesiyle öne çıkan Montreux Caz Festivali, yalnızca konserlerden ibaret bir etkinlik değil; İsviçre’nin kültürel kimliğini dünyaya tanıtan önemli bir marka olarak kabul ediliyor. Yarım asırlık geçmişini büyük bir coşkuyla kutlayan festival, müzik tarihindeki yerini bir kez daha sağlamlaştırırken, gelecek nesiller için de ilham kaynağı olmayı sürdürüyor.

#Montreux#MontreuxJazzFestival#İsviçre#Muse

Continue Reading

İsviçre

Lord Byron Chillon Şatosu’na 200 Yıl Sonra Yeniden Döndü: Tarih ve Edebiyat Aynı Çatıda Buluştu

yazar

Published

on

By

MONTREUX / İSVİÇRE – İsviçre’nin Cenevre Gölü kıyısında yer alan ve ülkenin en önemli tarihi yapılarından biri kabul edilen Chillon Şatosu (Château de Chillon), 2016 yazında edebiyat dünyasının unutulmaz isimlerinden Lord Byron anısına düzenlenen özel sergiyle uluslararası ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. “1816–2016 Byron is Back!” (Byron Geri Döndü) başlıklı etkinlik, ünlü İngiliz şairin şatoda kaleme aldığı “Chillon Mahkûmu” (The Prisoner of Chillon) adlı eserinin 200. yılı dolayısıyla hayata geçirildi.

Temmuz ayı boyunca düzenlenen sergi, Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden gelen edebiyat tutkunlarını, tarih meraklılarını ve kültür gezginlerini Chillon Şatosu’nda buluşturdu. Ziyaretçiler, Byron’un İsviçre seyahati sırasında yaşadığı ilham sürecini anlatan arşiv belgelerini, tarihi objeleri, el yazmaları, multimedya sunumlarını ve döneme ait özel koleksiyonları yakından inceleme fırsatı buldu.

1816 yılında Cenevre Gölü kıyısına gelen Lord Byron, Chillon Şatosu’nun zindanlarında yıllarca hapsedilen Cenevreli din adamı François Bonivard’ın dramatik yaşam öyküsünden etkilenerek dünya edebiyatının klasikleri arasında yer alan “Chillon Mahkûmu” şiirini kaleme aldı. Eser, kısa sürede Avrupa’da büyük yankı uyandırırken Chillon Şatosu’nu da uluslararası bir edebiyat simgesine dönüştürdü.

Bugün her yıl yüz binlerce kişinin ziyaret ettiği Chillon Şatosu, yalnızca Orta Çağ mimarisiyle değil, Victor Hugo’dan Jean-Jacques Rousseau’ya kadar birçok önemli yazara ilham veren kültürel mirasıyla da öne çıkıyor. Byron’un 200. yılı anısına düzenlenen bu özel sergi ise İsviçre’nin kültürel zenginliğini ve dünya edebiyatındaki yerini bir kez daha gözler önüne serdi.

#İsviçre#ChillonŞatosu#ChateauDeChillon#LordByron#ByronIsBack

Continue Reading

Trendler