Sosyal Medya

Gündem

BIONTECH’E KARŞI AÇILAN AŞI DAVASI REDDEDİLDİ

yazar

Yayınlayan

on

Hamburg Eyalet Mahkemesi, bir doktorun Corona aşısı üreticisi Biontech’e açtığı davayı reddetti. Doktor, aşı nedeniyle sağlık sorunları yaşadığına inanıyordu.

Üç Corona aşısı olduktan sonra ağrı ve yorgunluk şikayetinde bulunan doktor, Biontech’ten tazminat talep etti. Ancak mahkeme, davayı reddetti. Hakim, davacının, Comirnaty adlı aşının belirtilen sağlık sorunlarını oluşturduğuna dair yeterli tıbbi belge sunmadığını belirtti. Sunulan belgeler eksikti ve sağlık sorunlarına ilişkin açıklamalar yeterince ikna edici değildi.

Biontech, suçlamaların ardından davanın reddedilmesini talep etti ve davacının kanıt yükü taşıdığını vurguladı.

Ağrılar, Yorgunluk ve Şikayetler

Hamburg’daki doktor, üç doz Corona aşısı sonrası göğüs ağrısı, uzuv şişlikleri, aşırı yorgunluk, uyku sorunları gibi şikayetlerden dolayı Biontech’i dava etmişti. Ayrıca aşılamanın kendi yaş grubu için hiçbir tehdit oluşturmadığını ve aşının faydasının yeterince kanıtlanmadığını iddia etti. Buna ek olarak, grip ilaçları, çinko ve D vitamini gibi etkili alternatif tedavi yöntemlerinin bulunduğunu savundu. Doktor, aşının insan DNA’sını değiştirebileceğine dair endişeler de dile getirdi.

150.000 Euro Tazminat Talebi ve Mahkeme Masrafları

Doktor, 150.000 Euro tutarında bir tazminat talep etmişti. Ayrıca, tedavi, ilaç ve yol masrafları için harcadığı yaklaşık 4.600 Euro’luk bir geri ödeme de talep etti. Mahkeme kararı henüz kesinleşmedi; doktorun, karara karşı bir ay içinde temyiz başvurusu yapma hakkı bulunuyor. Ancak şu an için davanın masraflarını ödemek zorunda kalacak.

Benzer Davalar ve Hamburg’un Öncülüğü

Almanya genelinde şu ana kadar yaklaşık 100 benzer dava görüldü. Hamburg, başlangıçta bu tür davalar için öncü şehir olarak görülüyordu, ancak bir itiraz başvurusu nedeniyle ilk duruşma ertelenmişti. O tarihten sonra, diğer mahkemelerde de benzer davalar reddedilmişti ve Hamburg’un öncülük konumu kaybolmuş oldu.

Mart ayında Hamburg’da Biontech’e karşı açılan başka bir dava da benzer gerekçelerle reddedilmişti.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Crans-Montana’daki yangın faciası soruşturmasında ciddi hatalar zinciri

yazar

Yayınlayan

on

By

CENEVRE – İsviçre’nin Valais (Wallis) kantonuna bağlı Crans-Montana’daki ölümcül yangın faciasına ilişkin yürütülen soruşturmada, savcılık makamının yaptığı hataların art arda ortaya çıkması kamuoyunda tepkilere yol açtı.

Valais Başsavcısı Beatrice Pilloud yönetimindeki savcılığın, olayın aydınlatılması sürecinde birçok kritik ihmale imza attığı belirtiliyor. Crans-Montana Belediye Başkanı Nicolas Féraud’nun verdiği son röportajda dile getirdiği yeni ayrıntılar, soruşturmanın sağlıklı yürütülmediği yönündeki eleştirileri daha da güçlendirdi.

Yerel basında yer alan değerlendirmelere göre, soruşturmadaki başlıca sorunlar şu başlıklarda toplanıyor:

Belediye başkanı sorgulanmadı
Belediye Başkanı Féraud, olaydan haftalar sonra yaptığı açıklamada, savcılık tarafından bugüne kadar ifadesine başvurulmadığını söyledi. Oysa facianın yaşandığı barda yangın güvenliği kontrollerinin yeterince yapılıp yapılmadığı konusunda belediyenin sorumluluğu olabileceği ifade ediliyor.

Güvenlik kamerası kayıtları kayboldu
Yangının meydana geldiği “Le Constellation” adlı barın içi ve çevresindeki onlarca güvenlik kamerası görüntüsünün silindiği ortaya çıktı. Savcılığın bu kayıtları zamanında güvence altına almaması “ağır ihmal” olarak nitelendirildi.

Yetki ve tarafsızlık tartışması
Başsavcı Pilloud’un, olaydan sonra kanton ve belediye yetkilileriyle birlikte basın toplantılarına katılması ve yangın alanını belediye başkanıyla birlikte ziyaret etmesi, kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı bulundu. Uzmanlar, hem belediyenin hem de kantonun soruşturmanın muhtemel tarafları arasında olabileceğine dikkat çekiyor.

Bar sahibinin gözaltı süreci tartışmalı
Facianın yaşandığı barın sahibi Jacques Moretti, günlerce serbest kaldıktan sonra 9 Ocak’ta gözaltına alındı, ancak kısa süre sonra 200 bin İsviçre frangı kefaletle serbest bırakıldı. Eleştirmenler, bunun delillerin karartılması riskini artırdığını savunuyor.

Otopsi sürecinde karmaşa
Yangında hayatını kaybeden bazı kurbanlara hiç otopsi yapılmadığı, bazılarının ise geç otopsiye alındığı belirtildi. 17 yaşındaki Trystan Pidoux’nun cenazesinin, son anda otopsi kararı alınması nedeniyle ertelenmesi kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Hukuki usul hataları
Savcılığın, mağdur ailelerin avukatlarının sorgulamalara katılmasını önce engellemeye çalıştığı, ardından da bazı mağdur yakınlarına, kanton yargı kurulunda görev yapan avukatları tavsiye ettiği bildirildi. Bu durum tarafsızlık konusunda soru işaretlerine yol açtı.

İletişim eleştirileri
Savcılık, olaydan kısa süre sonra basına bilgi vermeyi bırakacağını ve sadece yazılı açıklamalar yapacağını duyurdu. Uzmanlar, böylesine ciddi bir olayda şeffaf ve düzenli bilgilendirmenin hayati önemde olduğunu vurguluyor.

Olağanüstü savcı talebi reddedildi
Ulusal ve uluslararası baskılara rağmen, bağımsız bir “olağanüstü savcı” atanması talebinin kanton makamları tarafından reddedilmesi de eleştirilerin odağında. Bu durumun, soruşturmanın güvenilirliğine zarar verdiği ifade ediliyor.

Crans-Montana’daki yangın faciası, İsviçre’de son yılların en ağır olaylarından biri olarak kayıtlara geçmişti. Soruşturmada yaşanan aksaklıklar ise hem mağdur ailelerinin hem de kamuoyunun adalet sürecine olan güvenini zedelemiş durumda.

Haberin Devamını Oku

Gündem

İsviçre hükümeti SVP’nin “sınır güvenliği” girişimini reddetti

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Federal Hükümeti (Bundesrat), İsviçre Halk Partisi’nin (SVP) sunduğu “İltica suistimaline son verilsin (Sınır güvenliği girişimi)” başlıklı halk oylaması girişimini reddettiğini açıkladı.

Hükümetten cuma günü yapılan yazılı açıklamada, söz konusu girişimin uygulanmasının zor olduğu ve ciddi olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtildi.

Federal Hükümet, girişimin kabul edilmesi halinde yüksek maliyetler ortaya çıkacağını, bunun hem federal yönetim hem de kantonlar ve özellikle sınır bölgeleri üzerinde ağır bir yük oluşturacağını vurguladı.

Açıklamada ayrıca, İsviçre’nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü Schengen ve Dublin anlaşmalarının tehlikeye girebileceğine dikkat çekildi. Bu anlaşmaların sona ermesi durumunda, Avrupa içinde sığınmacıların ikinci kez başka ülkelere yönelmesi anlamına gelen “ikincil göçün” artabileceği, bunun da ülkenin iç güvenliğini zayıflatabileceği ifade edildi.

Federal Hükümet, girişimde yer alan taleplerin “aşırı ve radikal” nitelikte olduğunu belirterek, bu nedenle dolaylı bir karşı öneri ya da doğrudan bir alternatif tasarı hazırlamayı da düşünmediğini bildirdi.

SVP’nin girişimi, İsviçre sınırlarında daha sıkı kontroller yapılmasını ve iltica başvurularına ilişkin uygulamaların köklü biçimde değiştirilmesini öngörüyor. Ancak hükümet, mevcut uluslararası yükümlülükler ve güvenlik iş birliği mekanizmaları göz önünde bulundurulduğunda bu yaklaşımın ülke çıkarlarına hizmet etmeyeceği görüşünde.

Haberin Devamını Oku

Gündem

İsviçre hükümeti tütün reklamlarına daha sıkı kurallar getiriyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Federal Hükümeti (Bundesrat), cuma günü yapılan toplantıda tütün ürünleri ve elektronik sigaralara yönelik reklamların daha da sınırlandırılmasını öngören yeni önlemleri açıkladı.

Hükümetten yapılan açıklamada, reklam, satış teşviki ve sponsorluk alanlarında ek kısıtlamalar getirileceği, bu adımlarla özellikle çocuklar ve gençlerin korunmasının hedeflendiği belirtildi.

Basında reklama yasak

Yeni düzenlemeyle birlikte basında tütün reklamları genel olarak yasaklanacak. Ancak okuyucu kitlesinin yüzde 98’ini yetişkinlerin oluşturduğu ve büyük ölçüde abonelik yoluyla satılan yayınlar bu kapsamın dışında tutulacak.

Ayrıca tütün ürünlerinin satış noktalarında reklam yapılması da yasaklanacak.

Etkinlikler ve internet reklamlarına ek sınırlamalar

İnternet ortamında da yeni kısıtlamalar uygulanacak. Buna göre, yaş kontrolü bulunmayan internet sitelerinde tütün ürünleri ve elektronik sigaraların reklamına izin verilmeyecek.

Reşit olmayanların katılabildiği etkinliklerde tütün ürünleri sponsorluğu da zorlaştırılacak. Sponsorluk yapılabilmesi için, reklamların etkinlik alanında çocuklar ve gençler tarafından görülmemesi veya erişilememesinin garanti altına alınması gerekecek.

Yeni düzenlemeler 2027’de yürürlüğe girecek

İsviçre’de halihazırda tütün ürünleri ve elektronik sigaraların reşit olmayanlara satışı yasak durumda bulunuyor. Ayrıca 2024’ten bu yana çeşitli reklam kısıtlamaları da uygulanıyor.

Federal Hükümet, mevcut yasa değişikliğiyle halk oylamasıyla kabul edilen “Çocuklar ve gençler için tütün reklamsız bir ortam” girişimini hayata geçirmeyi amaçlıyor.

Tasarı, ilgili tarafların görüş bildireceği istişare (vernehmlassung) sürecine gönderilecek. Hükümet, yeni kuralların 2027 yılı başında yürürlüğe girmesini öngörüyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler