Gündem
ZORLA EVLİLİK VE KAÇIŞ – İSVİÇRE’YE SIĞINDI VE REDDEDİLDİ
İADE EDİLİRSE NAMUS CİNAYETİ KURBANI OLABİLİR
Cemil Baysal
KADININ GÖLGELERDEKİ MÜCADELESİNE IŞIK TUTAN DOSYA: BEOBACHTER’DEN DOKUNAN BİR HİKÂYE
İsviçre’nin köklü dergilerinden Beobachter, son sayısında derin ve çarpıcı bir hayat hikâyesine yer vererek toplumun görünmeyen yaralarına ışık tuttu. İsviçre’de yaşayan Kürt kökenli bir kadının (İsviçrenin Sesi tarafından kimliği biliniyor) çocukluk travmaları, zorla evlilik, şiddet ve toplumsal baskılarla örülü hayat mücadelesi bu dosyada tüm açıklığıyla anlatılıyor.
Kadının erken yaşta görücü usulüyle evlendirilişi, baskı dolu bir aile yapısında büyümesi ve nihayetinde kendi özgürlüğünü arama çabası, yalnızca bireysel bir dram değil; aynı zamanda göçmen toplumlarda hâlâ süregelen yapısal sorunlara da ayna tutuyor. Dergi, bu hikâyeyi yalnızca bir mağduriyet öyküsü olarak değil, aynı zamanda kadınların dayanıklılığına ve değişim arzusuna dair güçlü bir mesaj olarak sunuyor.
Beobachter’in bu dosyası, İsviçre’deki toplumsal entegrasyon, kadın hakları ve kültürel çatışma konularını birinci ağızdan aktararak dikkat çekici bir toplumsal belge niteliği taşıyor.
Benazir Aslan: Bir Kadının Hayatta Kalma Mücadelesi
Benazir Aslan, geçmişinde yaşadığı zorluklarla ve Türkiye’deki trajik hayatıyla ilgili bir röportajda sesini duyurmak için mücadele ediyor. 18 yaşında, onuncusu olan bir kuzenine zorla evlendirilen Aslan, yıllarca süren şiddet ve tehditlerden kaçmak için Türkiye’den İsviçre’ye sığınmak zorunda kaldı.
Zorla evliliğe, onur cinayeti tehdidine ve şiddete uğramış, ancak İsviçre’deki sığınma başvurusu, bu travmatik geçmişe rağmen reddedildi. İsviçre Göçmenlik Dairesi, Türkiye’nin ona yeterli koruma sağlayabileceğini belirtti, ancak Aslan’a göre bu durum gerçeği yansıtmıyor. Ailesi ve yakın çevresi onu öldürme tehdidiyle aramaya devam etti.
Aslan, haberdeki ifadelerine göre serbest kalmayı ve Türkiye’de güvenli bir yaşam sürmeyi hiç beklemiyor. Kendisine yapılan tehditler ve şiddet sonucu sığınma başvurusu reddedildiğinde büyük bir travma yaşıyor. Benazir’in durumu, birçok benzer durumda olan kadın için endişe verici bir örnek teşkil ediyor. Haberdeki ifadelerde; Türkiye’deki yasal durum ve kadınlara yönelik şiddeti engellemeye yönelik politikaların yetersizliği nedeniyle sığınma başvurularının reddedilmesi, kadınların hayatını tehdit ediyor.
Toplumsal Yansımalar ve Kadın Hakları
İsviçre’de yaşanan bu trajik hikâye, sadece Benazir Aslan’ın yaşadığı dramı anlatmakla kalmıyor; aynı zamanda göçmen kadınların karşılaştığı toplumsal ve hukuki engelleri gözler önüne seriyor. Avrupa’nın gelişmiş ülkelerinin, kadın hakları konusunda ne kadar ileri gitmiş olsa da, özellikle göçmen kadınların sığınma talepleri ve güvenlikleri konusunda hala büyük boşluklar mevcut.
Yaşadığı bunca zorluğa rağmen, kadın hakları ve demokrasisiyle dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olan İsviçre’de sığınma ve koruma arayan bir kadının ne kadar çaresiz kaldığını gösteriyor.
Aslan’ın sığınma başvurusunun reddedilmesi, İsviçre’deki göçmenlik politikasının kadınların yaşadığı şiddeti ve ayrımcılığı doğru şekilde değerlendiremediğini ve bu gibi durumlarla başa çıkmada yetersiz kaldığını ortaya koyuyor.
Kadınların Dayanıklılığına Bir Bakış
Beobachter’in bu dosyası, sadece bir mağduriyetin değil, aynı zamanda bir kadının hayatta kalma ve özgürlüğü için verdiği mücadelenin de öyküsüdür. Benazir Aslan gibi kadınların yaşadığı bu tür zorluklar, toplumsal düzeyde ne kadar derin izler bırakırsa bıraksın, onların dayanıklılığı ve değişim arzusuna duyulan ihtiyaç da her geçen gün daha fazla anlaşılmaktadır.
Aslan’ın yaşadığı zorluklar, sadece Türkiye’deki değil, aynı zamanda İsviçre’deki sistemin de kadınları ve özellikle göçmen kadınları nasıl bir çıkmaza soktuğunu gözler önüne seriyor.
Benazir Aslan takma adlı Kürt kökenli Kadın, İsviçreninsesi sayfasına yaptığı açıklamada, „Benim sesimi kendi adıma duyurma ihtiyacım yok. Ben, Türkiye’deki tüm kadınlar adına seslerini duyurmak istiyorum. Türkiye’de medyaya yansımayan binlerce öldürülmüş kadın var. Biri ’seni öldürürüm‘ diyorsa, bu kişi kafasına koyduğunda bir şekilde gerçekleştiriyor. Hiçbir şekilde kendini veya yasalar onu koruyamıyor,“ dedi.
📌 İsviçreninsesi sayfasında da yer alan bu haberin geniş ve orijinal metni, Tina Berg tarafından Beobachter dergisinde Almanca olarak yayımlandı.
İşte Almanca haberin orijinal metni :
İSVİÇRE’DEKİ KÜRT KADIN: İADE EDİLİRSE NAMUS CİNAYETİ KURBANI OLABİLİR
Yazan: Tina Berg | Kaynak: Beobachter
Benazir Aslan (isim değiştirilmiştir), Türkiye’de zorla evlendirildi, şiddet gördü, tehdit edildi. Şimdi İsviçre’ye sığındı ama iltica başvurusu reddedildi. İsviçre, onu tekrar Türkiye’ye göndermek istiyor. Ancak Türkiye’de onu ölüm bekliyor.
Benazir Aslan ismini kullanmak isteyen bir kadın, kendisini ifade etme fırsatı bulduğu için minnettar. Kendi düşüncelerinin değerli olduğuna inansa da, geçmişte hayatındaki irade genellikle görmezden gelindi. Ancak, bu kez İsviçre’de de durum farklı değil: Zorla evlendirildiği, bir diğer zorla evlendirme teşebbüsü ve onur cinayeti tehdidi altında olmasına rağmen, ona sığınma hakkı verilmiyor ve ülkeden gönderilmek isteniyor.
Zorla Evlilik ve „Onur“ Adına Şiddet
Benazir Aslan, bir tercüman yardımıyla başından geçenleri anlatıyor. Anlatılanlar ve yaşadığı acılar, doğrulaması oldukça zor. Çünkü ortada pek fazla delil yok. Bu sebeple, benzer davalarda çoğu zaman müracaatlar karmaşık hale geliyor. Ancak, bu konuya birazdan daha ayrıntılı değineceğiz.
Benazir Aslan, Türkiye’de Güneydoğu’da büyüdüğünü ve burada zorla evliliklerin ve „onur“ adına şiddetin, diğer bölgelere kıyasla çok daha yaygın olduğunu belirtiyor. 18 yaşında, kabile reisi olan amcası tarafından, 14 yaş büyük kuzeniyle zorla evlendirilmiş.
„Onu evlenirsem, öleceğim“
Altı yıl süren şiddetli evliliğinden, adamın başka bir kadınla evlenmek istemesi üzerine kurtulmuş. Ancak bu bir „mutlu son“ olmamış. Boşandıktan sonra ailesi büyük bir baskı yapmış. Birkaç yıl sonra, amcası onu bir diğer kuzeniyle evlendirmek istemiş.
Benazir Aslan’ın anlattığına göre, „O an, beni öldürmeye karar verdiler.“
Sahte çıplak fotoğrafları ve tehditler
Bir süre sonra, nişanlısı onun sahte çıplak fotoğraflarını çekip ailesine göndermiş. Ailesi, fotoğrafların gerçek olduğuna inanmış ve Benazir’i öldürmeye karar vermişler.
Sonrasında olaylar daha da çığırından çıkmış. Benazir’in kardeşi ona saldırıp, silahını almaya gitmiş. Ancak annesi onu uyarmış ve polise gitmesini söylemiş. Benazir, hiçbir şey almadan evden kaçmış.
„Kaçabilmemin tek nedeni çocuklarımın olmamış olması“
Polis, şikayetini almış ve onu bir sığınma evine götürmüş. Ancak, ev doluydu ve orada kalamamış. Ailesinin onu bulabileceğinden korkmuş. Kısa bir süre annesinin gizli bir arkadaşı tarafından saklanmış. Orada güvende olsa da, evden çıkmasına izin verilmemişti. Sonunda ülkeden kaçmaya karar vermiş.
İsviçre’de Sığınma Başvurusu
Benazir, Serbistan’a kaçıp, İsviçre’ye gelmiş. Haziran 2024’te sığınma başvurusu yapmış ve hikayesini kanıtlamaya çalışmış. Fotoğraflar, videolar, polis raporları ve kardeşi hakkında verilen bir mahkeme kararı gibi belgeler sunmuş. Ancak sadece bir ay sonra karar verilmiş: Başvuru reddedilmiş, geri gönderilmesi uygun görülmüş.
İsviçre Göçmenlik Ofisi’nin Kararı
İsviçre Göçmenlik Ofisi (SEM), kararı, Türkiye’deki işleyen polis ve adalet sistemine dayandırmış. Kardeşi hakkında dava açıldığını belirterek, devletin onu koruyabileceğini savunmuş. Ancak Benazir, kuzeniyle evlenmeye zorlanmış, buna rağmen hiçbir zaman şikayet etmediği için, SEM kararını geçerli bulmuş.
Kadınların Durumu İyileşmiyor
Sabatina İsviçre Derneği, zorla evlilik ve onur cinayeti mağdurlarına yardımcı olan bir kurum. Dernek, Benazir’in hikayesinin inandırıcı olduğuna inandığını belirtiyor. Dernek yetkilisi Sela Esslinger, son bir yıl içinde yedi benzer vakayla karşılaştıklarını söylüyor. Türkiye’deki kurbanlar, zorla evlendirilen, şiddet gören ve aileleri tarafından takip edilen kadınlar.
Türkiye’deki Durum: Kadınlar İçin Tehdit
Sarah Progin-Theuerkauf, Freiburg Üniversitesi’nden profesör, Türkiye’deki kadınlar için tehditlerin arttığını belirtiyor. 2021’de Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çekildi, bu da kadın hakları açısından büyük bir geri adım anlamına geliyor. Türkiye’deki polis ve adalet sisteminin yavaş tepki verdiği ve kadına yönelik şiddetle ilgili yaptırımların zayıfladığı vurgulanıyor.
Yunanistan’a veya Diğer Ülkere Gitmek Zor
Benazir Aslan için Türkiye’ye geri dönüş, bir ölüm cezası gibi. Ailesi, onu bulup öldürmeye kararlı. Başka bir yakın akrabası da ailesi tarafından öldürülmüş. Şu anda İsviçre’de hayatını kurtarmaya çalışırken, belirsizlik içinde yaşıyor.
Benazir, belki de yapabileceği tek şeyin, İsviçre’deki yasalarla ilgili yeni bir çözüm bulmak olduğunu düşünüyor.
#KadınHakları #İltica #ZorlaEvlilik #İsviçre #Türkiye #Beobachter #İsviçreninSesi #NamusCinayeti #sığınma #benazıraslan #isviçrehaberleri
Gündem
Göç Sorunu Var, Ama Çözüm Nüfus Sınırı Değil
Göç Sorunu Var, Ama Çözüm Nüfus Sınırı Değil
İsviçre’de nüfusu 10 milyonla sınırlandırmayı hedefleyen referandumun reddedilmesinin ardından siyasi partilerden peş peşe açıklamalar geldi. Oylama sonucunun açıklanmasının ardından hem referanduma karşı çıkan partiler hem de girişimi destekleyen çevreler değerlendirmelerde bulundu.
Sosyal Demokrat Parti (SP), sonucun halkın göçmen karşıtı politikalara destek vermediğini gösterdiğini belirtti. Parti yetkilileri, ülkede yaşanan konut sıkıntısı, yükselen kira fiyatları ve altyapı üzerindeki baskının gerçek sorunlar olduğunu kabul ederken, bu problemlerin nüfusa üst sınır getirerek çözülemeyeceğini savundu. SP’ye göre çözüm, daha fazla konut üretimi, güçlü kamu yatırımları ve sosyal politikaların geliştirilmesinden geçiyor.
Merkez Parti (Die Mitte) ve Hür Demokrat Parti (FDP) ise İsviçre ekonomisinin nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Parti temsilcileri, sağlık, bakım, teknoloji ve mühendislik sektörlerinde yaşanan personel eksikliğine dikkat çekerek katı göç kısıtlamalarının ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Yapılan açıklamalarda, İsviçre’nin refah seviyesinin korunabilmesi için kontrollü ve ihtiyaç odaklı göç politikalarının önemine işaret edildi.
Yeşiller ile Yeşil Liberaller (GLP) de referandum sonucunu memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı. Her iki parti de artan nüfusun ulaşım, çevre ve şehir planlaması üzerinde baskı oluşturduğunu kabul etmekle birlikte, çözümün göçü durdurmak olmadığını belirtti. Açıklamalarda sürdürülebilir kentleşme, toplu taşıma yatırımları ve çevre dostu büyüme politikalarının ön plana çıkarılması gerektiği vurgulandı.
Referandumun mimarı olan İsviçre Halk Partisi (SVP) ise sonuçtan duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi. Parti yetkilileri, göç kaynaklı sorunların ortadan kalkmadığını ve konut piyasası, ulaşım altyapısı ile kamu hizmetleri üzerindeki baskının önümüzdeki yıllarda daha da artabileceğini savundu. SVP, referandum reddedilmiş olsa da göç konusunun siyasi gündemde kalmaya devam edeceğini açıkladı.
Siyasi gözlemciler ise referandum sonucunun göç konusundaki endişelerin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini belirtiyor. Uzmanlara göre seçmenler, nüfus artışı ve göçün yarattığı baskıları kabul etmekle birlikte, bu sorunların çözümünün nüfusa üst sınır koymak olmadığı yönünde görüş bildirdi. Analistler, sonuçların İsviçre toplumunun göç konusunda daha dengeli ve pragmatik çözümler aradığını gösterdiğini değerlendiriyor.
Referandumun ardından başlayan tartışmaların önümüzdeki dönemde konut politikaları, altyapı yatırımları, iş gücü ihtiyacı ve göç yönetimi başlıkları etrafında devam etmesi bekleniyor.
Gündem
Yanınızda Ne Kadar Eşya Götürebilirsiniz?
Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte milyonlarca gurbetçi Türkiye yolculuğu için hazırlıklara başladı. Ancak bavullar hazırlanırken en çok merak edilen konular arasında gümrük kuralları ve yolcu beraberinde götürülebilecek ürünlere ilişkin limitler yer alıyor. Ticaret Bakanlığı’nın yolcu muafiyetlerine ilişkin düzenlemelerine göre çikolata, kahve, sigara, alkol ve hediyelik eşyalarda belirli muafiyet ve miktar sınırları uygulanıyor.
Çikolata ve Şekerlemede 2 Kilograma Kadar Hak
Türkiye’ye seyahat eden yolcular, kişi başına toplam 2 kilograma kadar çikolata ve şekerleme ürünü götürebiliyor. Bu hak, 1 kilogram çikolata ve 1 kilogram şekerleme şeklinde kullanılabileceği gibi, toplam 2 kilogramı aşmamak şartıyla tek bir ürün grubuna da ayrılabiliyor.
Çay ve Kahvede Sınır Var
Yolcuların beraberinde getirebileceği gıda ürünleri arasında;
- 1 kilogram çay,
- 1 kilogram kahve veya çözünebilir kahve,
yer alıyor.
Hediyelik Eşyada 430 Euro Muafiyet
Ticari amaç taşımayan ve kişisel kullanım ya da hediye niteliği taşıyan eşyalar için kişi başına 430 euroya kadar gümrük muafiyeti uygulanıyor. 15 yaş altındaki yolcular için ise bu sınır 150 euro olarak belirlenmiş durumda.
Limitin aşılması halinde, belirli şartlar çerçevesinde vergi uygulanabiliyor.
Sigara ve Alkollü İçecek Limitleri
18 yaşını dolduran yolcular için uygulanan muafiyetler kapsamında;
- 600 adet sigara (3 karton),
- 100 adet sigarillo,
- 50 adet puro,
- 250 gram kıyılmış tütün,
- 250 gram pipo tütünü,
getirilebiliyor.
Alkollü içeceklerde ise;
- Yüzde 22’nin üzerinde alkol içeren içkilerden 1 litre,
- Yüzde 22’nin altında alkol içeren içkilerden 2 litre
sınırı uygulanıyor.
Elektronik Eşyalarda Adet Sınırı
Yolcuların kişisel kullanım amacıyla;
- 1 televizyon,
- 1 kamera ve 1 fotoğraf makinesi,
- 1 dizüstü veya masaüstü bilgisayar,
- 1 oyun konsolu,
- Mevzuatta belirtilen şartlar dahilinde 1 cep telefonu
getirmesine izin veriliyor.
Yetkililerden Uyarı
Yetkililer, özellikle yaz döneminde artan yolcu yoğunluğu nedeniyle Türkiye’ye seyahat edecek vatandaşların güncel gümrük kurallarını kontrol ederek yola çıkmalarını tavsiye ediyor. Belirlenen limitlerin aşılması durumunda ürünlere el konulması veya ek vergi uygulanması söz konusu olabiliyor.
Ticaret Bakanlığı, yolcuların mağduriyet yaşamamaları için seyahat öncesinde güncel yolcu muafiyetleri listesini incelemelerini öneriyor.
Havalimanlarındaki duty free mağazalarından alışveriş yapan yolcular için de belirli limitler uygulanıyor. Türkiye’ye giriş yapan yolcular kişi başına;
- 3 karton sigara,
- 1 litre yüksek alkollü içki veya 2 litre düşük alkollü içki,
- 600 ml parfüm,
- 5 adet kozmetik veya cilt bakım ürünü,
- 1 kilogram kahve,
- 1 kilogram çay,
- Toplam 2 kilogram çikolata ve şekerleme
satın alabiliyor.
Yetkililer, duty free alışveriş hakları ile genel gümrük muafiyetlerinin farklı uygulamalar olduğunu hatırlatarak, yolcuların hem alışveriş limitlerini hem de yolcu beraberindeki eşya kurallarını dikkate almaları gerektiğini belirtiyor.
Gündem
Seçmenlerin Yüzde 55’i “Hayır” Dedi
İsviçre’de bugün yapılan referandumda, İsviçre Halk Partisi’nin (SVP) öncülük ettiği “10 Milyonluk İsviçre” girişimi seçmenlerden yeterli destek alamadı. İlk projeksiyonlara göre seçmenlerin yaklaşık yüzde 55’i girişime karşı oy kullandı.
Böylece İsviçre nüfusunu 2050 yılına kadar 10 milyonla sınırlandırmayı ve göçü önemli ölçüde azaltmayı hedefleyen öneri halk tarafından reddedilmiş oldu.
Araştırma kuruluşu gfs.bern’e göre sonucun ortaya çıkmasında siyasi merkez ve sol partilerin oluşturduğu geniş “hayır” cephesi etkili oldu. Özellikle Avrupa Birliği ile serbest dolaşım anlaşmasının tehlikeye girebileceği ve Schengen iş birliğinin zarar görebileceği yönündeki endişeler seçmen davranışında belirleyici rol oynadı.
Batı İsviçre’den Güçlü Ret
İlk sonuçlar, Fransızca konuşulan Batı İsviçre kantonlarında girişime desteğin oldukça düşük kaldığını gösteriyor.
- Cenevre ve Vaud kantonlarında yüzde 60’ın üzerinde “hayır” oyu çıktı.
- Neuchâtel’de ret oranı yaklaşık yüzde 67’ye ulaştı.
- Valais kantonu da girişimi yüzde 53 civarında bir oranla reddetti.
Almanca konuşulan bölgelerde ise daha karmaşık bir tablo ortaya çıktı. Uri ve Glarus kantonları girişime destek verirken, Basel ve Zug gibi kantonlarda seçmenler çoğunlukla “hayır” dedi.
Ticino kantonunda ise girişimin kabul edilmesi yönünde oy kullanıldığı görüldü.
Girişim Ne Öngörüyordu?
SVP tarafından hazırlanan girişim, İsviçre nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyonu aşmamasını amaçlıyordu. Bu kapsamda göçün önemli ölçüde sınırlandırılması, iltica ve aile birleşimi yoluyla gelenlerin sayısının azaltılması planlanıyordu.
Girişimin en tartışmalı maddelerinden biri ise son çare olarak Avrupa Birliği ile yürürlükte bulunan kişilerin serbest dolaşımı anlaşmasının feshedilebilmesine olanak tanımasıydı.
Tartışmalar Sürecek
Referandum sonucu girişimin reddedildiğini gösterse de, kampanya süreci boyunca göç, konut sıkıntısı, altyapı yükü ve nüfus artışı konuları İsviçre siyasetinin merkezinde yer aldı.
Uzmanlar, sonuç ne olursa olsun göç ve nüfus politikalarının önümüzdeki yıllarda da İsviçre kamuoyunun en önemli tartışma başlıklarından biri olmaya devam edeceğini belirtiyor.
#İsviçre #Schweiz #Referandum #SVP #Göç #10Milyonİsviçre #HalkOylaması #İsviçreHaberleri #Gündem #Switzerland
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


