İsviçre
Basel Bethesda Hastanesi: Mahkeme Anne Ölümünü İnceledi ve „Doğru Kararlar“ Olduğunu Belirtti
İsviçre’nin Basel şehrindeki Bethesda Hastanesi’nde yaşanan trajik bir doğum olayı, mahkeme kararıyla sonuçlandı. Doktorlar ve ebe, mahkeme tarafından suçsuz bulunurken, bir doktorun aldığı bir karar nedeniyle tazminat ödemesine hükmedildi. Detaylar haberimizde.
Basel Bethesda Hastanesi’nde yaşanan trajik bir doğum olayı, anne ölümü ve bebeğin ciddi beyin hasarıyla sonuçlanan bir dizi hukuki sorgulamayı beraberinde getirdi. İşte bu olayın ayrıntılı detayları:
- Olayın Geçmişi: Mart 2014’te, Basel Bethesda Hastanesi’nde bir doğum sırasında ortaya çıkan komplikasyonlar, bir kadının hayatını kaybetmesine ve yeni doğan bebeğin ciddi beyin hasarı yaşamasına yol açtı. Bu dramatik olay, aile ve sağlık profesyonelleri arasında bir dizi soru işaretini beraberinde getirdi.
- Suçlamalar ve İddialar: İki doktor ve bir ebe, fahrlässige Tötung (fahri taksirle öldürme) ve fahrlässige schwere Körperverletzung (fahri taksirle ağır yaralama) suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı. Savcılık, bu sağlık profesyonellerinin doğru kararlar alıp almadığını ve hastaların güvenliğini sağlamak için yeterince çaba gösterip göstermediklerini soruşturdu.
- Hukuki Süreç ve Gecikmeler: Olayın ardından başlayan hukuki süreç, neredeyse on yıl sürdü. Çeşitli tıbbi raporlardaki çelişkiler, mahkemenin karar verme sürecini geciktirdi. Ekim ayında, mahkeme Obergutachten (üst düzey inceleme) talep ederek, tıbbi detayları daha iyi anlamaya çalıştı.
- Obergutachten ve Çelişkili Raporlar: Yapılan üst düzey inceleme, çelişkili tıbbi raporların ışığında sağlık profesyonellerini suçlamalardan büyük ölçüde akladı. İnceleme, doğum sırasındaki her adımın ve alınan her kararın zor bir denge üzerinde olduğunu ortaya koydu.
- Mahkeme Kararı ve Tazminat: Doktorlar ve ebe, mahkeme tarafından suçsuz bulundu. Ancak, sorgulanan kararlar nedeniyle bir doktor, tazminat ödemeye mahkum edildi. Bu, hukuki sürecin tarafları arasındaki bir tür çözüm ve sorumluluğun paylaşılması anlamına geldi.
- Mahkeme Başkanı’nın Duygusal Açıklamaları: Mahkeme Başkanı Roland Strauss, kararın aile için trajik olduğunu belirtti. Bu durumu bir insanlık trajedisi olarak tanımlayarak, kararın tüm taraflar için kayıplarla dolu olduğunu ifade etti.
- Gazeteci Diliyle Yorum ve Sonuç: Bu olay, tıbbi kararların, sorumlulukların ve trajik sonuçların mahkeme sürecinde nasıl ele alındığını gösteriyor. Karar, sağlık profesyonelleri arasındaki bir dizi kararı ve olayın karmaşıklığını yansıtıyor.
İsviçre
Eski Parti Arkadaşlarından Tepki: „Korkunç Eylem Karşısında Derinden Sarsıldım“
İsviçre’nin Aargau kantonunda eski Halk Partisi (SVP) Milletvekili Patrick Frei hakkında hazırlanan ağır cinsel suç iddianamesi, siyaset dünyasında şok etkisi yarattı. Eski vekilin hayat arkadaşını, onun reşit olmayan kızını ve bir kadını daha ilaçla uyutarak istismar ettiği iddialarının basına yansımasının ardından, eski parti arkadaşları sert ve sarsılmış tepkiler verdi.
SVP Aargau Kanton Başkanı ve Ulusal Meclis Üyesi Andreas Glarner, olayla ilgili yaptığı açıklamada, davanın tamamen özel hayata dair bir düzlemde gerçekleştiğini vurgulayarak, „Aile ortamında meydana gelen bu tür vakaları önceden fark etmek ve dolayısıyla önleyici tedbirlerle engellemek maalesef mümkün olmuyor“ dedi. Glarner, Frei’ın artık parti üyesi olmadığını teyit ederken, yöneltilen suçlamaları kınayıp kınamadığına yönelik soruları ise yanıtsız bıraktı.
„Şok İçindeyim ve Nutkum Tutuldu“
Sanık ile aynı bölgeden olan SVP Ulusal Meclis Üyesi Stefanie Heimgartner ise mağdurların basına yansıyan ifadelerinin ardından büyük bir şaşkınlık yaşadığını belirtti. Heimgartner, „Bu korkunç eylem karşısında derinden sarsıldım ve nutkum tutuldu. Kendisini sadece siyasi çalışmalarından tanıyordum; bu tür bir duruma dair en ufak bir belirti veya işaret yoktu“ ifadelerini kullandı.
SVP Aargau Büyük Meclis Grup Başkanı Pascal Furer da benzer bir duruş sergileyerek, Frei’ın gözaltına alınmasının hemen ardından partiden istifa ettiğini hatırlattı. Furer, „Bizim için bu aşamada bir açıklama yapma gereği bulunmuyor. Kaldı ki bu kınanması gereken feci eylemlerin, sanığın o dönem yürüttüğü siyasi makamla hiçbir ilgisi yoktur“ diyerek olayın siyasi boyutundan ziyade adli bir vaka olduğuna dikkat çekti. Frei’ın bağlı olduğu yerel parti teşkilatı SVP Untersiggenthal ise konuyla ilgili sessiz kalmayı tercih etti. Kesinleşmiş bir mahkeme kararı çıkana kadar sanık hakkında suçsuzluk karinesi geçerliliğini koruyor.
KİM, NE TEPKİ GÖSTERDİ?
Andreas Glarner (SVP Kanton Başkanı): „Olay aile ortamında yaşandığı için bunu önceden fark etmek ve engellemek maalesef mümkün değildi.“
Stefanie Heimgartner (SVP Ulusal Meclis Üyesi): „Bu korkunç eylem karşısında derinden sarsıldım ve nutkum tutuldu; kendisinde en ufak bir işaret görmemiştim.“
Pascal Furer (SVP Meclis Grup Başkanı): „Sanık zaten hemen istifa etti; bu kınanması gereken feci eylemlerin siyasi makamıyla hiçbir ilgisi yoktur.“
SVP Untersiggenthal (Yerel Parti Teşkilatı): Konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmamayı ve sessiz kalmayı tercih etti.
İsviçre
Luzern’de TikTok tuzağı: “Sadece video değerlendirecektim, 10 bin 900 frankımı kaybettim”
LUZERN – İsviçre’nin Luzern kantonunda yaşayan 75 yaşındaki bir emekli, TikTok’ta karşısına çıkan “video değerlendirerek para kazan” ilanına inanarak 10 bin 900 İsviçre frangı dolandırıldı. Olay, sosyal medya üzerinden yapılan dolandırıcılıkların ne kadar profesyonel hale geldiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Emekli adam, TikTok’ta gördüğü reklam bağlantısına tıklayarak sisteme kayıt oldu. Kendisinden yalnızca videoları beğenmesi ve ekran görüntüsü göndermesi istendi. Her görev karşılığında hesabına küçük miktarlarda para yatırıldı. İlk ödemelerin gerçekten yapılması, sisteme güvenmesini sağladı.
Yaklaşık üç gün sonra kendisine günlük 354 franka kadar kazanç sağlayacak kalıcı bir iş teklif edildi. Ardından iletişim Telegram uygulamasına taşındı ve kendisine kişisel bir “mentor” atandı. Bu kişi, güven kazandıktan sonra daha fazla gelir elde edebilmesi için kazandığı parayı bir kripto para platformuna yatırmasını önerdi. Ancak bu platformun tamamen sahte olduğu daha sonra ortaya çıktı.
Bir süre sonra hesabında sözde 3 bin 520 frank biriktiği gösterildi. Parasını çekmek istediğinde ise sistem hatası bahanesiyle hesabının dondurulduğu söylendi. Dolandırıcılar, sorunun çözülmesi için önce yaklaşık 6 bin frank, ardından 6 bin 300 frank daha göndermesini istedi. Karşılığında hesabındaki bakiyenin 30 bin frankı aştığı ve tüm paranın serbest bırakılacağı iddia edildi.
Ertesi gün durumdan şüphelenen emekli internette araştırma yaptı ve bunun bilinen bir dolandırıcılık yöntemi olduğunu fark etti. Hemen polise suç duyurusunda bulundu ve bankasını bilgilendirdi. Ancak gönderdiği para çoktan çekilmişti. Toplam zararı 10 bin 900 frank oldu.
Mağdur, “Aslında şüpheci bir insanım. Eşim de bunun dolandırıcılık olabileceğini söylemişti. Ancak sizi öyle ikna ediyorlar ki, farkına varmadan tuzağın içine çekiliyorsunuz.” diyerek benzer tekliflere karşı dikkatli olunması çağrısında bulundu.
İsviçre
SVP’den dikkat çeken öneri: Yurt dışına giden siyasetçiler masraflarını ceplerinden ödesin
İSVİÇRE – İsviçre Halk Partisi (SVP) Ulusal Meclis Üyesi Mike Egger, parlamenterlerin resmi yurt dışı seyahatlerinin artık vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilmemesini istedi. Egger, milletvekillerinin büyük bölümünün yurt dışı gezilerini kendi bütçelerinden karşılaması gerektiğini savunurken, öneri diğer partilerden destek görmedi.
Egger’in parlamentoya sunduğu öneriye göre, resmi görev kapsamındaki bazı zorunlu ziyaretler dışında kalan uluslararası seyahatlerin masrafı siyasetçiler tarafından ödenmeli. SVP’li vekil, özellikle ekonomik sıkıntı yaşayan vatandaşların bulunduğu bir dönemde, parlamenterlerin seyahat giderlerinin kamu bütçesinden karşılanmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Resmi verilere göre, 2025 yılında İsviçreli parlamenterlerin yurt dışı seyahatleri için yaklaşık 1,25 milyon İsviçre frangı harcandı. En yüksek harcama ise dönemin Ulusal Meclis Başkanı Maja Riniker ile Eyaletler Konseyi Başkanı Andrea Caroni adına kaydedildi. İki siyasetçinin resmi ziyaretleri için toplam 330 bin frankın üzerinde kamu kaynağı kullanıldı. Özellikle Riniker’in yoğun yurt dışı programı, son aylarda İsviçre siyasetinde tartışmalara neden olmuştu.
Mike Egger, Avrupa Konseyi veya Dış Politika Komisyonu gibi doğrudan devlet görevleri kapsamında yapılan ziyaretlerin kamu tarafından finanse edilmesini anlayışla karşıladığını söyledi. Ancak Frankofoni, NATO ve benzeri parlamenter delegasyonların gerçekleştirdiği birçok seyahatin İsviçre’ye somut katkı sağlamadığını savunarak, bu tür gezilerin kişisel bütçeden karşılanmasını istedi. Ayrıca Meclis başkanlarının yurt dışı ziyaretlerine de bir üst harcama sınırı getirilmesini önerdi.
Ancak öneri parlamentoda destek bulmuş değil. Merkez Parti (Die Mitte) Milletvekili Gerhard Pfister, parlamenterlerin resmi görev kapsamında yaptıkları uluslararası temasların devlet tarafından finanse edilmesinin doğal olduğunu belirtti. Pfister, İsviçre’nin bu konuda zaten birçok ülkeye kıyasla oldukça sıkı kurallar uyguladığını ve mevcut sistemin yeterince sınırlayıcı olduğunu ifade etti.
Egger’in önerisinin önümüzdeki dönemde parlamentoda tartışılması bekleniyor.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


