Connect with us

İsviçre

Aşırı Sağcı Martin Sellner Durduruldu mu Kovuldu mu?

yazar

Published

on

Cemil Baysal

Avusturyalı aşırı sağcı Martin Sellner, İsviçre’deki „Genç Hareket“ adlı bir grupla bir toplantıya katılmak üzere Koblenz AG’ye gitti. Ancak, Kantonspolizei Aargau tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, etkinliğin kamu güvenliği için bir tehdit oluşturduğuna karar verildi ve Martin Sellner’a kantonu terk etmesi için uyarıldı.

Kantonspolizei Aargau, Martin Sellner’in durdurulduğunu ancak kovulmadığını belirtti. Diğer kişilerin ise herhangi bir önlemle karşılaşmadığını vurguladı.

Zürih Kanton Polisi ise Hagenbuch ZH’deki durumu izlediğini ancak Martin Sellner’in katılımı hakkında bilgi vermedi. İsviçre’ye girişine dair herhangi bir yasağın olup olmadığı ise belirsizliğini koruyor.

Aargau Halk Partisi SVP – Genç SVP, Martin Sellner’e destek verirken, onun kovulmasını „demokrasimiz ve düşünce özgürlüğümüz için kara bir gün“ olarak nitelendirdi. Ancak, Martin Sellner’e yönelik bir giriş yasağının olup olmadığı net bir şekilde açıklanmadı.

Ünlü aşırı sağcı Martin Sellner, geçtiğimiz Cumartesi günü sağcı grubu „Genç Hareket“ in daveti üzerine İsviçre’ye gitti. Ancak, Zürih Kanton Polisi, Sellner için bir giriş yasağı talep etmişti ve bu yasağın durumu son ana kadar belirsizliğini korudu. Sellner, sınırları bir şişme botla geçerek Bodensee üzerinde bir video çekti, bu sırada Akdeniz’deki mülteciler ve İsviçre güvenlik yetkilileri hakkında alaycı sözler sarf etti. Ancak, bu videonun gerçekten Cumartesi günü çekilip çekilmediği henüz doğrulanmadı.

Sellner’ın hedefi, Aargau kantonundaki Tegerfelden’de bir etkinlikti. Ancak, konuşması başlamadan kısa bir süre önce Aargau Kanton Polisi tarafından alıkonuldu ve yaklaşık üç saat boyunca polis nezaretinde tutuldu.

Polis, etkinliğin içeriğini öğrendikten sonra mekan kiracısının sözleşmeyi feshettiğini belirtti. Organizatörlerin etkinliği sonlandırması istendi ancak bu talep dikkate alınmadı.

Bu nedenle, Sellner „kamu güvenliğinin sağlanması ve karşı taraftan insanlarla karşılaşmanın önlenmesi“ amacıyla kanton sınırlarından uzaklaştırıldı. Aynı zamanda, polisin, siyasi rakiplerin gelmesini engellediği belirtildi.

Aargau Genç SVP, Sellner’a hızla destek verdi ve polis müdahalesini „demokrasi ve ifade özgürlüğü için kara bir gün“ olarak nitelendirdi. „Massvoll“ hareketinin başkanı Nicolas Rimoldi de öfkesini dile getirdi. Bu eylem, İsviçre sınırlarının ötesinde dikkat çekti; hatta teknoloji gurusu ve Tesla CEO’su Elon Musk da bu eylemin yasallığını sorguladı.

Sellner, geçici gözaltının ardından polis karakolunu terk etmesine izin verildiğini ve şimdi polis eskortuyla Zürih’e götürüldüğünü paylaştı.

Martin Sellner’den neden çekiniliyor?

Martin Sellner, aşırı sağcı ve aşırı milliyetçi görüşleriyle tanınan bir figür. Özellikle önceki neonazi görüşlerini açıkça dile getirmesi ve aşırı sağcı gruplarla ilişkili olması nedeniyle tartışmalara neden olmuştu. Ayrıca, toplumda ayrıştırıcı ve ırkçılıkla ilişkilendirilen görüşleri savunması, bazı kesimler tarafından rahatsızlık ve endişe yaratmakta. Bu nedenle, onun etkinlikleri ve toplantıları, kamu güvenliği açısından potansiyel bir tehdit olarak algılanabiliyor ve yetkililer tarafından yakından izleniyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

Winterthur’da Aşk Dolandırıcılığı Operasyonu: Türk Vatandaşı ve Bir Kadın Suçüstü Yakalandı

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Winterthur kentinde ortaya çıkarılan “romance scam” (aşk dolandırıcılığı) olayında, biri Türk vatandaşı olmak üzere iki kişi gözaltına alındı.

Winterthur Şehir Polisi’nin açıklamasına göre, 79 yaşındaki İsviçreli bir emekli, yılın başında Romanya kökenli iki kadınla tanıştı. Kadınların yaşlı adamı evinde ziyaret ettiği, kısa sürede aralarında dostane ve romantik bir ilişki oluştuğu belirtildi.

İddiaya göre kadınlar, tanışıklık süreci boyunca:

  • ipotek borcu,
  • annenin ameliyat masrafları,
  • noter giderleri gibi gerekçelerle sürekli maddi sıkıntılar yaşadıklarını anlattı.

Yaşlı adamın ise çeşitli buluşmalarda toplam 40 bin franktan fazla para verdiği açıklandı.

Bir süre sonra dolandırıldığından şüphelenen mağdur, durumu Winterthur polisine bildirdi. Polis tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 24 Nisan 2026 tarihinde 29 yaşındaki Alman-Rumen çifte vatandaş kadın ile 36 yaşındaki Türk vatandaşı, yeni bir para teslimatı sırasında suçüstü yakalandı.

Şüphelilerin, mağdurdan 6 bin 500 frank daha almak üzere oldukları sırada gözaltına alındığı belirtildi. Olayla ilgili “birden fazla dolandırıcılık” suçlamasıyla soruşturma başlatılırken, zanlılar savcılığa sevk edildi.

Polis vatandaşları uyardı

Winterthur Şehir Polisi, son dönemde artan aşk dolandırıcılığı vakalarına karşı vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulundu.

Polisin uyarıları arasında şunlar yer aldı:

  • Hızlı gelişen romantik ilişkilere karşı temkinli olun,
  • Yeni tanışılan kişilere para göndermeyin,
  • Maddi yardım taleplerini sorgulayın,
  • Şüpheli durumlarda erken aşamada polise başvurun.

Yetkililer, dolandırıcıların çoğu zaman sosyal medya veya arkadaşlık platformları üzerinden duygusal bağ kurarak mağdurları maddi açıdan istismar ettiğini belirtti.

Continue Reading

İsviçre

Türkiye’den İsviçre’ye Uzanan Zorlu Yolculuk: Mona Sonunda Ailesine Kavuştu

yazar

Published

on

By

Türkiye’den sahiplenilen “Mona” adlı köpeğin İsviçre’ye uzanan yolculuğu, aylar süren zorlu bir sürecin ardından mutlu sonla tamamlandı.

Olayın özeti şöyle:

  • Mona Türkiye’den İsviçre’ye getirildi.
  • Basel Havalimanı’nda çip sorunu nedeniyle geri gönderildi.
  • Daha sonra yapılan kontrollerde çipin aslında mevcut olduğu ortaya çıktı.
  • Darja L. tekrar işlem yaptı, yeniden seyahat etti ve ek masraflar ödedi.
  • Aylar süren sürecin ardından Mona’nın İsviçre’ye girişine izin verildi.

Zürih kantonunda yaşayan Darja L. ve kızı, Türkiye’de tatil sırasında tanıştıkları yaklaşık iki yaşındaki melez cins köpek Mona’yı sahiplenmeye karar verdi. Gerekli resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından Mona Şubat ayında İsviçre’ye getirildi.

Ancak Basel Havalimanı’nda yaşanan teknik bir sorun nedeniyle yetkililer köpeğin kimlik çipini okuyamadı. Çipin mevcut olduğu daha sonra doğrulansa da Mona’nın yeniden Türkiye’ye gönderilmesine karar verildi.

Bu süreç Darja L.’ye hem maddi hem de manevi açıdan büyük yük getirdi. Köpeğini yeniden İsviçre’ye getirebilmek için tekrar Türkiye’ye gitmek zorunda kalan kadın, veteriner, konaklama ve ulaşım masraflarıyla birlikte yaklaşık 2 bin frank ek ödeme yaptı.

Aile yaşananlara tepki gösterirken, tüm resmi işlemleri eksiksiz tamamladıklarını ve sorunun kendilerinden kaynaklanmadığını savundu.

Olay kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Çok sayıda okuyucu ve hayvansever, sosyal medya üzerinden aileye destek verdi. Bazı kullanıcılar İsviçre makamlarını gereksiz bürokrasiyle suçlarken, prosedür hatalarının bedelinin hayvan sahiplerine ödetilmemesi gerektiğini dile getirdi.

Okuyuculardan Christoph Bader ise şu sözlerle tepki gösterdi:

“Her köpek sevgi dolu bir yuvayı hak ediyor. Gereksiz bürokrasi ve yetkililerin yetersizliği hayvan kurtarmayı zorlaştırıyor.”

İsviçre Federal Gıda Güvenliği ve Veterinerlik Dairesi’nin (BLV) masrafları karşılamayı reddetmesi de tartışmaları büyüttü.

Aylar süren mücadelenin ardından Mona’nın sonunda yeni ailesine kavuştuğu ve şu anda İsviçre’de yaşamını sürdürdüğü belirtildi.

Continue Reading

Avrupa

İSVİÇRE HÜKÜMETİNDEN RUSYA ALARMI: “İSVİÇRE TEKNOLOJİSİ SAVAŞTA KULLANILIYOR OLABİLİR”

yazar

Published

on

By

İsviçre Federal Hükümeti ve İsviçre İstihbarat Servisi’nin (NDB) yayımladığı yeni güvenlik raporu dikkat çekti. Rapora göre Rusya, Batı yaptırımlarına rağmen savaş sanayisi için gerekli bazı teknolojilere hâlâ ulaşabiliyor ve bu süreçte İsviçre bağlantılı ürünler de rol oynuyor.

Federal Hükümet, Rusya’yı “Avrupa’nın güvenliği, istikrarı ve barışı için en büyük tehdit” olarak tanımladı. Raporda Moskova’nın yalnızca askeri yöntemlerle değil; siber saldırılar, casusluk, sabotaj, propaganda ve dezenformasyon gibi yöntemlerle de Batı’ya karşı “hibrit savaş” yürüttüğü belirtildi.

Yetkililere göre Rusya, yaptırımları aşmak için karmaşık tedarik ağları kullanıyor. İsviçre’de üretilen ya da İsviçre teknolojisi içeren bazı ürünler önce üçüncü ülkelere gönderiliyor, ardından farklı ticaret zincirleri üzerinden Rusya’ya ulaştırılıyor.

Raporda özellikle:
• mikroçipler,
• hassas makineler,
• laboratuvar ekipmanları,
• mikro teknoloji ürünleri
gibi ürünlerin Rus savaş sanayisi açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulandı.

Bazı İsviçre bağlantılı parçaların Rus drone sistemlerinde tespit edildiği de ifade edildi.

En büyük sorunlardan biri ise “dual-use” yani hem sivil hem askeri amaçla kullanılabilen ürünler. Günlük hayatta sıradan görünen birçok teknolojik ürünün savaş sistemlerinde de kullanılabilmesi denetimi zorlaştırıyor.

Federal Hükümet ayrıca İsviçre’nin Batılı ülkelerden baskı görebileceği uyarısında bulundu. Raporda, İsviçre’nin teknoloji kaçakçılığına karşı yeterince sert önlem almaması halinde:
• bazı şirketlere yaptırım uygulanabileceği,
• araştırma projelerinden dışlanabileceği,
• siyasi ve ekonomik baskının artabileceği
belirtildi.

Uzmanlara göre yayımlanan bu rapor, İsviçre’nin tarafsızlık politikası ile Batı’nın güvenlik beklentileri arasında giderek daha hassas bir denge oluştuğunu gösteriyor.

Continue Reading
Advertisement

Trendler