Connect with us

İsviçre

AB, Türkiye’deki Antalya merkezli Southwind Airlines’a uçuş yasağı getirdi

yazar

Published

on

Kısa özet: AB, Türkiye’deki Southwind Airlines’a uçuş yasağı getirdi. Finlandiya’nın şikayeti üzerine yapılan incelemede şirketin Rusya bağlantılı olduğu tespit edildi. Şirketin Türk kökenli görünmesine rağmen kontrol ve sahiplik paylarının Türkiye ile ilişkili olmadığı belirlendi. Bu kararın ardından Berlin, Düsseldorf, Frankfurt, Hamburg, Münih ve Stuttgart’tan uçuşlar durduruldu. Almanya’da uçağı bulunmayan şirket, İsviçre’ye de uçamayacak.

Detay haber:

Avrupa Birliği, Türkiye’nin Antalya merkezli Southwind Airlines şirketine uçuş yasağı getirdi. Bu karar, Finlandiya Ulaştırma Otoritesi’nin şirketin Türk kökenli olduğunu iddia etmesine rağmen aslında Rusya bağlantılı olduğuna dair şikayeti üzerine alındı.

Finlandiya Ulaştırma Otoritesi, Southwind’in Türk şirketi görünmesine rağmen aslında Türkiye’deki kontrol ve sahiplik paylarının olmadığı yönünde bir değerlendirme yaptı. Bu şikayetin AB tarafından dikkate alınmasıyla birlikte uçuş yasağı kararı alındı.

Brüksel’den yapılan resmi açıklamada, Southwind Airlines’ın resmi şirket adı olan Cortex Havacılık ve Turizm Ticaret’e 833/2014 Sayılı Yönetmeliğin 3d maddesi 31 uyarınca yönelik kalkış, uçuş ve iniş yasağı getirildiği bildirildi. Kararın AB’nin Rusya’ya Ukrayna savaşı nedeniyle uyguladığı yaptırımların bir parçası olarak alındığı belirtildi.

Traficom Ulaştırma Otoritesi Başkanı Jarkko Saarimäki, „Şirketin kontrolünün ve sahiplik paylarının Türkiye’yle ilişkili olmadığını tespit ettik“ dedi. Bu kararın ardından Southwind Airlines, Berlin, Düsseldorf, Frankfurt, Hamburg, Münih ve Stuttgart’tan uçamayacak.

Federal Dijital ve Ulaştırma Bakanlığı, şu anda Alman havalimanlarında Southwind’in uçağı varsa bunların kalkışına izin verilmeyeceğini duyurdu. Ancak, şu anda Southwind’in Almanya’da uçağı bulunmuyor.

İsviçre’ye yapılan uçuşlar için de durum pek iç açıcı değil. İsviçre’nin Avrupa hava sahasıyla tamamen çevrili olduğu bilindiği için, Zürih’e yapılan uçuşlar da artık mümkün görünmüyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

Zürih’te özel bir dairede izinsiz estetik işlemler yapan Ukraynalı iki kadın gözaltına alındı.

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Zürih kentinde iki Ukraynalı kadının, gerekli izinler olmadan Botox, hyaluron ve lazer uygulamaları yaptığı tespit edildi. Polis, operasyon kapsamında cihazlara, nakit paraya ve çeşitli ilaçlara el koydu.

Zürih Kanton Polisi’nden yapılan açıklamaya göre, kentte bir özel dairede gerçekleştirilen denetimde şüphelilerin estetik işlemler sunduğu belirlendi. Kadınların bu faaliyetleri gerekli çalışma izinleri olmadan yürüttüğü, ayrıca kanton mevzuatına göre zorunlu olan sertifika ve yetkilere sahip olmadığı ifade edildi.

Açıklamada, söz konusu uygulamaların tıbbi gözetim olmadan gerçekleştirildiği vurgulandı.

Dairede yapılan aramalarda birkaç bin İsviçre frangı nakit para, iki lazer cihazı ile Botox ve hyaluron dahil çeşitli maddeler ele geçirildi. Yetkililer, bazı ürünlerin reçeteye tabi ilaçlar olduğunu ve yasa dışı yollarla ülkeye sokulduğunu bildirdi.

Gözaltına alınan Ukraynalı iki kadın, işlemlerinin ardından savcılığa sevk edilirken, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü kaydedildi.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de sağlık hizmetlerinin finansmanında kantonlara yeni kurallar

yazar

Published

on

By

İsviçre’de sağlık hizmetlerinin finansman sisteminde 2028 yılından itibaren önemli değişiklikler yürürlüğe girecek. Yeni düzenlemeye göre kantonlar, sağlık hizmetleri için ödedikleri payları doğrudan hastane veya bakım kurumlarına değil, merkezi bir yapıya aktaracak. Ödemelerin gecikmesi halinde ise faiz uygulanacak.

Federal Hükümet, ayakta ve yatarak yapılan tedavilerin tek bir sistem altında finanse edilmesini öngören düzenlemeye (EFAS) ilişkin uygulama kurallarını kamuoyunun görüşüne açtı. İstişare süreci 8 Temmuz’a kadar sürecek. Yeni sistemin 1 Ocak 2028’de, ilk aşamada akut tedaviler için yürürlüğe girmesi planlanıyor.

Yeni modele göre kantonlar, temel sağlık sigortasının karşıladığı hizmetlerin en az yüzde 26,9’unu finanse edecek. Kalan en fazla yüzde 73,1’lik kısmı ise sağlık sigortası şirketleri üstlenecek. Ancak kantonlar bu ödemeleri artık doğrudan sağlık hizmeti sunucularına yapmayacak.

Kantonların katkı payları, “KVG Ortak Kurumu” tarafından haftalık olarak gerçek maliyetler üzerinden hesaplanacak ve tahsil edilecek. Toplanan bu kaynak daha sonra sağlık sigortası şirketlerine aktarılacak. Kantonların ödemelerini zamanında yapmaması halinde yıllık yüzde 5 gecikme faizi uygulanacak.

Uzun süreli bakım hizmetleri ise bu sisteme 2032 yılından itibaren dahil edilecek. Bu kapsamda evde bakım hizmeti sunan kuruluşlar ve bağımsız çalışan sağlık personelinin, maliyet ve hizmet kayıtlarını ülke genelinde standart bir yönteme göre tutması gerekecek. Bu uygulama hâlihazırda hastaneler ve bakım evlerinde kullanılıyor.

Ayrıca hastaların bakım ihtiyacının doğru belirlenebilmesi için ülke çapında ortak bir değerlendirme sistemi oluşturulacak. Hastalar ise mevcut uygulamada olduğu gibi bakım masraflarının bir kısmını kendileri karşılamaya devam edecek.

Söz konusu reformun hayata geçirilmesi için çeşitli yönetmeliklerde değişiklik yapılması gerekiyor. EFAS düzenlemesi, Kasım 2024’te yapılan referandumda halk tarafından kabul edilmişti. Reformun temel amacı, hastanede yatış gerektiren tedavileri azaltmak, ayakta tedaviyi artırmak ve böylece sağlık harcamalarını düşürmek olarak öne çıkıyor. Kaynak: Nau

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de iltica süreçlerinde çocukların hakları her zaman yeterince gözetilmiyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’de iltica ve yabancılarla ilgili işlemlerde, çocukların hak ve ihtiyaçlarının her aşamada yeterince dikkate alınmadığı ortaya kondu. Federal Hükümet, Parlamento’ya sunduğu raporda bu eksikliği kabul etti. Ancak mevcut yasaların, çocukların korunması için genel olarak yeterli olduğu görüşünü dile getirdi.

Nau haber sitesine göre; Rapor, Sosyal Demokrat Parti’den (SP/BL) Milletvekili Samira Marti’nin talebi üzerine hazırlandı. Çalışmada, iltica süreçleri özellikle çocuklar açısından incelendi; barınma koşulları, sınır dışı işlemleri ve aile hayatına saygı hakkı çerçevesinde çocukların durumunun nasıl ele alındığı değerlendirildi.

Hazırlanan rapor, bağımsız bir araştırmaya ve farklı kurumlardan temsilcilerin yer aldığı bir çalışma grubunun katkılarına dayanıyor. Bu grupta devlet kurumlarının yanı sıra Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), çeşitli sivil toplum kuruluşları ve çocuk hakları alanında çalışan kurumlar yer aldı.

Raporda öne çıkan eleştirilerden biri, çocukların durumunun her işlem aşamasında sistemli şekilde değerlendirilmemesi oldu. Ayrıca yetkililerle yapılan görüşmelerin her zaman çocuklara uygun biçimde gerçekleştirilmediği de vurgulandı.

Tartışmalar, çocukların daha iyi korunması için yeni yasal düzenlemelere ihtiyaç olup olmadığı ya da mevcut kuralların daha dikkatli uygulanmasının yeterli olup olmayacağı üzerinde yoğunlaştı.

Federal Hükümet ise, uygulamada eksiklikler olduğunu kabul etmekle birlikte, mevcut yasal çerçevenin çocukların korunmasını sağlamak için temelde yeterli olduğunu savundu.

Bu kapsamda yeni bir çalışma grubunun kurulması planlanıyor. Bu grup, uygulamada birlik sağlamak için öneriler geliştirecek; özellikle iltica süreçlerinin çocuklara daha uygun hale getirilmesi, barınma, bakım ve eğitim konularına odaklanacak.

Öte yandan hükümet, çocukların korunması konusunu 2027 İltica Stratejisi’ne de dahil etmeyi hedefliyor. Bu stratejiyle, iltica başvurularının daha hızlı sonuçlandırılması planlanıyor. Süreçlerin kısalması sayesinde, çocukların iltica merkezlerinde daha az süre kalması amaçlanıyor. Kaynak: Nau

Continue Reading

Trendler