Sosyal Medya

Gündem

İSRAİL-BOYKOT KARARI JUSO İLE SİG’İ KARŞI KARŞIYA GETİRDİ

yazar

Yayınlayan

on

Juso’nun BDS kararına sert tepki
Okuma süresi: 4 dakika

İsviçre Sosyalist Gençlik Örgütü (Juso), İsrail’i boykot etmeyi savunan ve bazı kesimlerce antisemitik olarak nitelendirilen “Boycott, Divestment, Sanctions” (BDS) hareketine destek kararı aldı. Bu karar, İsviçre İsrailitler Cemiyeti Federasyonu’ndan (SIG) sert eleştiriler aldı. SIG Genel Sekreteri Jonathan Kreutner, Juso’nun kararını “naif” ve “tarihi gerçekleri göz ardı eden” bir yaklaşım olarak değerlendirdi.

“Tarihi bağlamı görmezden geliyorlar”

Juso’nun BDS hareketine destek vermesi, İsrail’in apartheid uyguladığını ve Gazze’de soykırım işlediğini iddia eden hareketin antisemitik çizgiler taşıdığı gerekçesiyle tepki topladı. Kreutner, bu hareketin Yahudilere yönelik tarihi boykotları çağrıştırdığını belirterek, “Bu yöntemler, Nazi döneminde Yahudilere karşı uygulanan boykotlara benziyor. Hareket, antisemitik bir kökene sahip ve İsrail’in meşruiyetini tamamen reddediyor” dedi.

Juso’nun açıklaması

Juso Başkanı Mirjam Hostetmann, hareketin İsrail’in savaş ekonomisine zarar vermek için önemli bir araç olduğunu savunarak, kararlarını savundu. Hostetmann, “İsrail hükümetinin politikalarına karşı bir duruş sergilemek meşrudur. BDS, İsrail’in işgalci politikalarına karşı kullanılabilecek en barışçıl yöntemlerden biridir” ifadelerini kullandı.

SIG’in tutumu

SIG ise BDS’nin temelinde Yahudi düşmanlığı olduğunu ve İsrail’in varoluş hakkını hedef aldığını savunuyor. Kreutner, “İsrail’e yönelik bu boykot hareketi, Yahudi devletinin tamamen ortadan kaldırılmasını hedefleyen bir hareket olarak tarihe karşı kör bir yaklaşımı temsil ediyor” dedi. Kreutner, Juso’nun bu kararı alırken partinin antisemitizmle ilgili resmi duruşuna ters düştüğünü de vurguladı.

SP’nin sessizliği

Juso’nun aldığı bu karar, ana partisi Sosyal Demokrat Parti’nin (SP) kendi antisemitizm karşıtı kararlarına da aykırı bulunuyor. SP’nin bu konuda sessiz kalması, kamuoyunda daha fazla tartışmaya yol açarken, partinin içindeki bazı isimlerin de bu karara karşı çıktığı öğrenildi.

Sonuç olarak, İsviçre’de BDS hareketi üzerinden başlayan tartışma, siyaset sahnesinde farklı kesimlerin bakış açılarını çarpıştırmaya devam ediyor.

#BDS #Juso #Antisemitizm #İsviçre #schweiz #suisse #svizzera #isviçrehaberleri #schweiztürkei #isviçretürkiye #switzerland #Швейцарія #Szwajcaria #Švica #Zvicra #Švicarska #Швајцарска #Швейцария #isviçredeyasam #isvicre #isviçredehayat #isviçredetürkler

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aargau’da 15 Yaşındaki Eritreli Genç Kızın Vatandaşlık Başvurusu “Zil Şakası” Gerekçesiyle Reddedildi, Mahkeme Kararı Bozdu

yazar

Yayınlayan

on

By

AARGAU – İsviçre’nin Aargau kantonunda, 15 yaşındayken yaptığı bir “zil şakası” ve küçük çaplı mala zarar verme olayı nedeniyle vatandaşlık başvurusu reddedilen Eritre kökenli genç kızın itirazı kabul edildi. Aargau İdare Mahkemesi, ret kararını “hukuka aykırı ve keyfi” bularak iptal etti.

Mahkemenin 19 Ocak 2026 tarihli ve 9 Şubat’ta kamuoyuna açıklanan kararına göre, kanton meclisinin vatandaşlık komisyonu, başvuruyu yalnızca genç yaşta işlenen bir kabahate dayandırarak reddetti. Komisyon, başvuru sahibinin vatandaşlık süreci devam ederken bir fiil nedeniyle yaptırıma tabi tutulmasını gerekçe göstererek kanton vatandaşlık yasasına atıfta bulundu.

Dosyaya göre Eritreli genç kız, 15 yaşındayken bir grup gençle birlikte bir evin cephesine yumurta atmış ve zil şakası yapmıştı. Bu olay nedeniyle Aargau Gençlik Savcılığı tarafından hakkında “mala zarar verme ve uygunsuz davranış” kapsamında uyarı kararı verilmişti. Mahkeme, söz konusu yaptırımın en hafif tedbir niteliğinde olduğuna ve sonrasında başvuru sahibinin herhangi bir olumsuz davranışının bulunmadığına dikkat çekti.

Başvuru sahibi, henüz dokuz aylıkken ailesiyle birlikte İsviçre’ye gelmiş, eğitim hayatını ülkede tamamlamış ve yerel makamlar tarafından entegrasyonu olumlu değerlendirilmişti. İkamet ettiği belediye, vatandaşlık talebini destekleyerek dosyayı kanton makamlarına iletmişti.

İdare Mahkemesi kararında, bir fiil nedeniyle verilen yaptırımın vatandaşlığı otomatik olarak engellemeyeceğini vurguladı. Mahkeme, vatandaşlık komisyonunun yalnızca tek bir olaya dayanarak karar verdiğini, oysa başvuru sahibinin fiilinin niteliği, yaşı, kusur derecesi ve sonraki davranışlarının bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kararda ayrıca kamu düzenine uyum kriterinin diğer entegrasyon unsurlarıyla birlikte ele alınması gerektiği ifade edildi. Mahkeme, başvuru sahibinin genel entegrasyon durumunun yeterince incelenmediğine hükmetti.

Bu gerekçelerle mahkeme, ret kararını hukuka aykırı ve keyfi buldu. Federal düzeydeki onayın alınması şartıyla, başvuru sahibine kanton ve belediye vatandaşlığı verilmesine karar verildi.

Haberin Devamını Oku

Gündem

İsviçre’de Demografik Değişim Emlak Piyasasını Etkileyecek: 10 Kantonda Değer Kaybı Riski

yazar

Yayınlayan

on

By

BERN – İsviçre’de konut piyasasının önümüzdeki yıllarda demografik değişim nedeniyle önemli bir dönüşüm yaşayabileceği bildirildi. Yeni bir araştırmaya göre, özellikle 10 kantonda gayrimenkul değerlerinde belirgin düşüş riski bulunuyor.

Karşılaştırma platformu Moneypark tarafından yayımlanan analizde, düşük nüfus artışı ve sınırlı göç alan bölgelerde konut talebinin zayıflayacağı öngörüldü. Uzmanlar, İsviçre’nin 10 milyon nüfusa ulaşması halinde dahi bazı kantonlarda konut talebinin gerileyebileceğini belirtti.

Son yıllarda ülke genelinde konut arzının daraldığı ve boş konut oranlarının arka arkaya beş yıldır düştüğü kaydedildi. Nüfus artışının özellikle göç kaynaklı olduğu ve bunun konut talebini canlı tuttuğu ifade edildi. Ancak doğum oranlarının azalması ve toplumun hızla yaşlanmasının, emlak piyasasında bölgesel dengesizliklere yol açabileceği vurgulandı.

Analize göre, Ticino, Bern, Neuchâtel, Jura, Appenzell Ausserrhoden, Nidwalden, Obwalden, Graubünden, Glarus ve Schaffhausen kantonları “riskli bölgeler” arasında yer alıyor. Bu kantonlarda nüfus artışının büyük ölçüde 65 yaş üstü grupta gerçekleştiği, bu grubun ise konut değiştirme eğiliminin düşük olduğu belirtildi.

Moneypark Üst Yöneticisi Lukas Vogt, çalışma çağındaki nüfusun azalmasının potansiyel alıcı ve kiracı sayısını düşürdüğünü, bunun da işlem hacmini ve fiyat artışını sınırladığını ifade etti. Bazı kantonlarda satış sürelerinin uzadığı ve fiyat indirimlerinin daha sık görüldüğü kaydedildi.

Öte yandan Zürih, Vaud, Luzern, Cenevre, Thurgau, Aargau, St. Gallen, Valais, Freiburg, Zug ve Basel-Stadt kantonlarında ise konut talebinin artmaya devam edeceği öngörüldü. Bu bölgelerin gelecekteki nüfus artışının büyük bölümünü karşılaması bekleniyor.

Uzmanlar, özellikle riskli kantonlardaki mülk sahiplerinin demografik gelişmeleri dikkate alarak yatırım kararlarını gözden geçirmesi gerektiğini belirtiyor.

Haberin Devamını Oku

Gündem

11 Kantonda 161 Hırsızlık: Polis, Kosovalı Şebekeyi Çökertti

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de 11 kantonda gerçekleştirilen 161 ayrı hırsızlık olayının aydınlatıldığı, Kosova uyruklu 6 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi. Şüphelilerin yaklaşık 600 bin franklık nakit para ele geçirdiği, toplam maddi zararın ise 705 bin franka ulaştığı açıklandı.

Luzern Polisi’nden yapılan açıklamaya göre, soruşturma Eylül 2025’te Hochdorf belediyesinde iş yerlerine yönelik art arda gerçekleşen hırsızlık olaylarının ardından başlatıldı. Polis ekipleri, yürütülen operasyon kapsamında şüpheli kişileri yakalayarak araçlarında çalıntı olduğu değerlendirilen malzemeler ile hırsızlıkta kullanılan ekipmanlara el koydu.

Savcılık ve Luzern Polisi’nin yürüttüğü kapsamlı soruşturma sonucunda, gözaltına alınan kişilerin ülke genelinde faaliyet gösteren bir suç şebekesinin parçası olduğu tespit edildi. Yaşları 26 ile 57 arasında değişen ve Kosova vatandaşı olduğu belirtilen 6 zanlının, farklı zamanlarda ve değişen gruplar halinde en az 11 kantonda 161 hırsızlık olayına karıştığı ifade edildi.

Şüphelilerin özellikle ticari işletmeleri hedef aldığı, çoğunlukla nakit para çaldıkları belirtildi. Olaylarda yaklaşık 590 bin frank değerinde para ve mal varlığının çalındığı, iş yerlerinde oluşan toplam maddi hasarın ise 705 bin frank civarında olduğu kaydedildi.

Soruşturmanın, Luzern Savcılığı’na bağlı Özel Suçlar Birimi tarafından sürdürüldüğü bildirildi. Yetkililer, zanlılar hakkında yürütülen adli sürecin devam ettiğini ve kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını hatırlatarak, tüm şüpheliler için masumiyet karinesinin geçerli olduğunu vurguladı.

Haberin Devamını Oku
Reklam

Trendler