Avrupa
Türk Asıllı Emekli Mahkemede: Dolandırıcılık mı, Yanlış Anlama mı?
On yıl boyunca aldığı “denge ödemesi” davasında mahkeme, dil engeline dikkat çekerek beraat kararı verdi
Avusturya’nın Vorarlberg eyaletinde yaşayan 60 yaşındaki Türk asıllı bir emekli, yaklaşık 10 yıl boyunca haksız yere denge ödemesi aldığı iddiasıyla Feldkirch Eyalet Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıktı. Savcılık, sanığın eksik beyanlarla yaklaşık 42 bin euro kamu zararına yol açtığını öne sürerken, mahkeme dosyayı kasıt unsuru bulunmadığı gerekçesiyle değerlendirdi.
Denge Ödemesi (Ausgleichszulage) Nedir?
Avusturya’da denge ödemesi, emekli maaşı asgari geçim düzeyinin altında kalan kişilere devlet tarafından sağlanan tamamlayıcı bir maddi destektir. Bu ödeme, ayrı bir emekli maaşı değil; mevcut geliri asgari yaşam seviyesine tamamlamayı amaçlayan sosyal bir yardımdır.
Denge ödemesi hesaplanırken, kişinin:
- Avusturya’dan aldığı emekli maaşı,
- Yurt dışından aldığı emekli gelirleri (örneğin Türkiye’den),
- Diğer düzenli gelirleri
toplam olarak dikkate alınır. Bu nedenle tüm gelirlerin eksiksiz bildirilmesi zorunludur.
Savcılığın İddiası
İddianameye göre sanık, Avusturya Emeklilik Sigortası Kurumu’na (PVA) yaptığı başvurularda, Türkiye’den aldığı aylık 380 euro tutarındaki emekli gelirini bildirmedi. Bu eksik bilgilendirme nedeniyle, on yıl boyunca hak etmediği miktarda denge ödemesi aldığı ileri sürüldü.
Sanığın Savunması: “Kasıt Yoktu”
Mahkemede suçlamaları reddeden sanık, yaşananları bilinçli bir dolandırıcılık değil, dil kaynaklı bir yanlış anlama olarak tanımladı. Yaklaşık 45 yıldır Avusturya’da yaşadığını, okuma becerisinin iyi ancak yazma ve resmî belgeleri anlama konusunda zorlandığını belirtti.
İlk başvuruyu tercüman yardımıyla yaptığını, sonraki yıllarda ise formları önceki başvurulardan aynı şekilde kopyalayarak doldurduğunu kabul etti. Maddi nedenlerle tercüman kullanmadığını söyleyen sanık, “Türkiye’den aldığım emekli maaşının eşim için yapılan denge ödemesini etkileyeceğini bilseydim, mutlaka bildirirdim” dedi.
Mahkemenin Değerlendirmesi
Dosyada, sanığın ve eşinin sınırlı maddi imkânlarına rağmen haksız alındığı öne sürülen tutarı taksitler hâlinde geri ödemeye başladığı, yurt dışı seyahatlerini düzenli bildirdiği ve yıllar boyunca başka bir usulsüzlüğe karışmadığı da yer aldı.
Karar: Şüpheden Sanık Yararlanır
Mahkeme Başkanı Martin Mitteregger, sanığı şüpheden beraat ettirdi. Kararın gerekçesinde, sanığın yaşam öyküsü ve davranışlarının kötü niyet göstermediğini vurgulayan hâkim, şu ifadeyi kullandı:
“Sorunun temelinde, bu formların Türkçe hazırlanmamış olması yatıyor.”
Kararla birlikte dava sona ererken, dosya dil engellerinin ve karmaşık sosyal yardım sistemlerinin, özellikle göçmen kökenli emekliler açısından nasıl ciddi hukuki sonuçlara yol açabildiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Denge Ödemesi (Ausgleichszulage) Nedir?
Avusturya’da denge ödemesi (Ausgleichszulage), emekli maaşı asgari geçim düzeyinin altında kalan kişilere devlet tarafından sağlanan tamamlayıcı maddi destektir. Amaç, emeklilerin temel yaşam giderlerini karşılayabilmesini sağlamak ve yoksulluğu önlemektir.
Bu ödeme, ayrı bir emekli maaşı değil, mevcut emekli gelirini asgari geçim seviyesine tamamlayan bir sosyal destektir.
Kimler Yararlanabilir?
- Emekli maaşı düşük olan kişiler
- Toplam gelirleri (yurt içi + yurt dışı) belirlenen sınırın altında kalanlar
- Gelir ve mal varlığı durumunu eksiksiz ve doğru bildirenler
Neden Tüm Gelirler Bildirilmek Zorunda?
Denge ödemesi hesaplanırken:
- Avusturya’daki emekli maaşı
- Yurt dışından alınan emekli gelirleri (örneğin Türkiye’den)
- Diğer düzenli gelirler
toplam olarak dikkate alınır.
Bu nedenle, yurt dışından alınan ek bir emekli maaşı bildirilmezse, kişi hak etmediği hâlde daha yüksek destek almış sayılabilir.
Dolandırıcılık Ne Zaman Oluşur?
- Gelirlerin bilinçli ve kasıtlı olarak gizlenmesi
- Yanlış veya eksik beyanla haksız ödeme alınması
durumunda dolandırıcılık suçu gündeme gelebilir.
Ancak mahkemeler, dil engeli, bilgi eksikliği ve kötü niyet olup olmadığını özellikle değerlendirir.
Bu Davada Neden Beraat Verildi?
Mahkeme, sanığın:
- Dil yetersizliği yaşadığını
- Formları tam olarak anlamadığını
- Kötü niyetli davranmadığını
- Zararın geri ödenmesine başladığını
dikkate alarak, durumu kasıtlı dolandırıcılık değil, yanlış anlama olarak değerlendirdi.
Avrupa
Yurtdışında Yaşayan İsviçreliler: Sayı Artıyor, Almanya İkinci Sırada
2025 yılı sonunda yurtdışında yaşayan İsviçre vatandaşlarının sayısı artmaya devam etti. İsviçre Federal İstatistik Ofisi (BFS) verilerine göre toplam sayı yaklaşık 836 bin kişiye ulaştı. Ancak artış hızı önceki yıla kıyasla bir miktar yavaşladı.
Açıklanan verilere göre yurtdışındaki İsviçrelilerin neredeyse yarısı komşu ülkelerde yaşıyor. En büyük topluluk Fransa’da bulunurken, Almanya ikinci sırada yer aldı. Almanya’da yaşayan İsviçreli sayısı 102 bini aşarken, İtalya, Avusturya ve Lihtenştayn diğer önemli komşu ülkeler arasında yer aldı.
BFS, büyüme oranının yüzde 1,4’e gerilediğini ve bu düşüşte bazı ülkelerde ölüm bildirimlerinin daha doğru yapılmasının etkili olduğunu belirtti. Yurtdışında yaşayan İsviçrelilerin yüzde 21’i 18 yaş altındayken, çoğunluğu 18-64 yaş aralığında bulunuyor. 65 yaş ve üzeri nüfusun oranı ise yüzde 24 olarak kaydedildi.
Avrupa hâlâ merkez konumunda
Yurtdışındaki İsviçrelilerin yüzde 64’ü Avrupa’da yaşamaya devam ediyor. Bu da yaklaşık 538 bin kişiye karşılık geliyor. Avrupa dışındaki en büyük topluluk ise Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunuyor. ABD’yi Kanada ve Avustralya takip ediyor.
Kıtalar arasında en hızlı büyüme Asya’da gözlemlendi. Asya’da artış oranı yüzde 3’e ulaşırken, Avrupa’da yüzde 1,5, Kuzey Amerika’da yüzde 1,1 seviyesinde kaldı. Afrika, Okyanusya ve Latin Amerika’da ise daha sınırlı artışlar kaydedildi.
Sınır bölgeleri öne çıkıyor
İsviçrelilerin özellikle sınır bölgelerinde yoğunlaştığı dikkat çekiyor. Fransa’da Haute-Savoie bölgesi en büyük İsviçreli nüfusa ev sahipliği yaparken, Almanya’da Berlin başı çekiyor. Ayrıca Lörrach, Waldshut ve Konstanz gibi sınır bölgeleri de öne çıkıyor.
Türkiye’deki İsviçreliler
Türkiye, İsviçrelilerin yoğun olarak yaşadığı ülkeler arasında üst sıralarda yer almasa da dikkat çeken bir destinasyon olmaya devam ediyor. Türkiye’de yaşayan İsviçreli vatandaşlar genellikle İstanbul, İzmir ve Antalya gibi büyük şehirler ile turistik bölgelerde bulunuyor.
Uzmanlara göre daha uygun yaşam maliyetleri, iklim avantajı ve özellikle emekliler için cazip yaşam koşulları Türkiye’yi tercih edilir kılıyor. Bununla birlikte Türkiye’deki İsviçreli nüfus, Avrupa’daki büyük topluluklara kıyasla hâlâ sınırlı bir paya sahip.
Genel tablo, İsviçrelilerin yurtdışında yaşamaya olan ilgisinin sürdüğünü ancak büyümenin daha dengeli bir seyir izlediğini gösteriyor. Türkiye ise bu dağılım içinde küçük ama potansiyeli olan bir seçenek olarak öne çıkıyor.
Avrupa
TÜRKİYE’NİN DÜNYA KUPASI’NA KATILIMI İSVİÇRE VE ALMAN BASININDA GENİŞ YANKI BULDU
Türkiye’nin Dünya Kupası’na katılmayı garantilemesi, Avrupa basınında dikkat çekici başlıklarla yer aldı. Özellikle İsviçre ve Almanya’nın önde gelen gazeteleri, bu başarıyı farklı üsluplarla değerlendirdi ancak ortak nokta, Türkiye’nin istikrarlı ve kontrollü performansı oldu.
İsviçre basınında Neue Zürcher Zeitung, “Die Türkei kehrt auf die Weltbühne zurück” (Türkiye dünya sahnesine geri dönüyor) başlığıyla gelişmeyi duyurdu. Gazete, Türkiye’nin son yıllarda geçirdiği değişimi ve bu başarının planlı bir sürecin sonucu olduğunu vurguladı. Analizde özellikle takım disiplinine ve oyun organizasyonuna dikkat çekildi.
Tages-Anzeiger ise “Konsequente Türkei belohnt sich mit dem WM-Ticket” (Kararlı Türkiye Dünya Kupası biletiyle ödüllendirildi) başlığını kullandı. Haberde Türkiye’nin istikrarlı performansının altı çizilirken, eleme sürecindeki kritik maçlara da değinildi.
Daha popüler bir dil kullanan Blick, “Zurück im Rampenlicht! Türkei fährt zur WM” (Yeniden sahnede! Türkiye Dünya Kupası’na gidiyor) başlığıyla okuyucularına seslendi. Blick, taraftar coşkusu ve takımın yükselen formuna odaklandı.
Alman basınında Bild, “Geschafft! Türkei sichert sich das WM-Ticket” (Başardı! Türkiye Dünya Kupası biletini aldı) başlığıyla sonucu duyurdu. Gazete, Türkiye’nin özellikle belirleyici maçlardaki performansını ön plana çıkardı.
Daha analitik bir yaklaşım sunan Süddeutsche Zeitung ise “Eine strukturierte Türkei setzt sich durch” (Yapılı/organize Türkiye üstün geldi) başlığını tercih etti. Haberde, Türkiye’nin oyun planına sadık kalmasının ve hata yapmamasının başarıda belirleyici olduğu ifade edildi.
Genel olarak İsviçre ve Alman basını, Türkiye’nin Dünya Kupası’na katılımını hak edilmiş bir başarı olarak değerlendirirken, bunu abartıdan uzak ve analiz temelli bir dille aktardı. Türkiye’nin yeniden büyük turnuvada yer alması, Avrupa futbol dengeleri açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak yorumlandı.
Avrupa
Yine disco, yine yangın: 750 kişi vardı
lmanya’nın Kehl kentinde bir gece kulübünde çıkan yangın, büyük bir faciaya dönüşmeden atlatıldı. Olay sırasında içeride yaklaşık 750 kişi bulunuyordu. Alevler kısa sürede tüm binayı sararken, herkesin zamanında tahliye edilmesi sayesinde ne ölen ne de yaralanan oldu.
Yangının çıkış sebebinin, tıpkı İsviçre’deki Crans-Montana faciasında olduğu gibi, iç mekânda kullanılan maytaplar olduğu düşünülüyor. Görgü tanıklarına göre olay VIP bölümünde başladı. Şişeler servis edilirken tavana sıçrayan kıvılcımlar, kısa sürede tavanın yanmasına neden oldu.
Benzer bir olay 1 Ocak’ta Crans-Montana’da yaşanmış, çıkan yangında 41 kişi hayatını kaybetmiş ve 100’den fazla kişi yaralanmıştı. Ancak Kehl’de sonuç tamamen farklı oldu. Uzmanlara göre bu farkın en büyük nedeni, insanların artık böyle bir tehlikenin farkında olması.
Kulüpte bulunan kişiler yangını fark eder etmez panik yapmak yerine hızla çıkışlara yöneldi. Bir görgü tanığı, “Arkamda acil çıkış olduğunu gördüm ve hiç tereddüt etmeden dışarı koştum” dedi. Crans-Montana’daki görüntülerde ise bazı kişilerin yangın sırasında dans etmeye ve video çekmeye devam ettiği görülmüştü.
Kulüp çalışanlarının hızlı ve doğru müdahalesi de felaketi önledi. Personel üç acil çıkışı hemen açarak insanları dışarı yönlendirdi. DJ’in de mikrofondan herkese dışarı çıkmaları için bağırdığı ve yangın söndürücüyle müdahale ettiği belirtildi.
Ayrıca binanın yapısı da önemli rol oynadı. Kehl’de acil çıkışların kolay ulaşılabilir ve açık olması tahliyeyi hızlandırdı. Crans-Montana’da ise çıkışların yetersiz ve dar olduğu, hatta bir çıkışın engellendiği iddia edilmişti.
Uzmanlar, iki olay arasındaki farkın küçük gibi görünen detaylardan kaynaklandığını vurguluyor. Doğru müdahale, açık çıkışlar ve bilinçli davranışlar yüzlerce kişinin hayatını kurtardı.
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 Jahr agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 Jahr agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 Jahr agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


