Sosyal Medya

Yaşam

Spontan Telefon Aramaları Neden Stres Kaynağı Haline Geldi?

yazar

Yayınlayan

on

elefonla iletişim kültürü köklü bir dönüşüm yaşıyor. Özellikle genç kuşaklar için ani gelen aramalar artık samimi bir jestten çok, rahatsız edici ve stres verici bir deneyim olarak algılanıyor. İsviçre’nin önde gelen yayın organlarından Blick, uzman görüşlerine dayanarak bu değişimin nedenlerini masaya yatırdı.

Yazılı İletişim Yükselişte

Bugün birçok insan, iletişimi telefonla anlık sürdürmek yerine mesajlaşma uygulamaları üzerinden yürütmeyi tercih ediyor. Bunun en önemli nedeni, yazılı iletişimin zamansal esneklik sağlaması. Kişi, mesajı gördüğü anda değil, uygun olduğunda yanıt verebiliyor. Böylece, spontane bir telefon konuşmasının beraberinde getirdiği “hemen cevap verme zorunluluğu” ortadan kalkıyor.

Gençler Telefonu Daha Çok Erteliyor

Araştırmalar, özellikle 30 yaş altı kuşakların telefon görüşmelerinden kaçındığını gösteriyor. Almanya’da yapılan Bitkom araştırmasına göre, 16-29 yaş grubunun yüzde 44’ü gerekli aramaları bile “telefon etme korkusu” nedeniyle ertelediğini belirtiyor. Bu oran toplumun genelinde üçte bire yakın.

Neden Stres Kaynağı?

Uzmanlara göre bu rahatsızlığın birkaç nedeni var:

  • Baskı: Telefon görüşmeleri hızlı tepki gerektiriyor; düşünmeye ve sözleri tartmaya zaman bırakmıyor.
  • Belirsizlik: Bilinmeyen numaralardan gelen aramalar, spam ya da dolandırıcılık endişesi yaratıyor.
  • Kontrol Kaybı: Mesajlaşmada iletişim kişinin elinde olurken, telefon araması konuşmayı karşı tarafın inisiyatifine bırakıyor.

Yeni Telefon Kültürü

Artık birçok kişi telefonla aramadan önce kısa bir mesaj atmayı tercih ediyor: “Uygunsan seni arayabilir miyim?” Böylece aramanın spontane değil, karşılıklı onayla gerçekleşmesi sağlanıyor.

Uzmanlar, telefonun tamamen hayatımızdan çıkmayacağını vurguluyor. Ancak yeni iletişim kültürü, daha çok yazılı kanallar üzerine inşa ediliyor. Gençler için telefonla aramak yerine “önce yazmak”, modern nezaket kuralı haline gelmiş durumda.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

İsviçre’de 1 Şubat İtibarıyla Yeni Düzenlemeler Yürürlüğe Girdi

yazar

Yayınlayan

on

By

Bern – İsviçre’de 1 Şubat 2026 itibarıyla birçok alanda yeni düzenlemeler yürürlüğe girdi. Değişiklikler; tüketicilerden sürücülere, öğrencilerden kan bağışçılarına kadar geniş bir kesimi ilgilendiriyor.

Yeni düzenlemeler kapsamında süt fiyatlarında düşüş, kan bağışı kriterlerinde gevşeme, Kanton Jura’da okullarda cep telefonu yasağı ve eski otoyol vinyetinin geçerliliğini yitirmesi öne çıkıyor.

Süt fiyatı düştü
Şubat ayı itibarıyla mandıra sütü için belirlenen A-referans fiyatı kilogram başına 4 rappen düşürülerek 78 rappene indirildi. Yetkililer, iç piyasada arz fazlası ve küresel süt fiyatlarındaki gerilemenin bu kararda etkili olduğunu belirtti. Perakendeciler, indirimin tüketicilere yansıtılacağını ve kampanyalar düzenleneceğini açıkladı.

Kan bağışı kriterleri gevşetildi
İsviçre’de kan bağışıyla ilgili kurallar da 1 Şubat’tan itibaren esnetildi. Buna göre, daha önce kan transfüzyonu geçirmiş kişiler için ülke ayrımı olmaksızın 4 aylık bekleme süresi uygulanacak.
1980’li ve 1990’lı yıllarda uzun süre Birleşik Krallık’ta bulunmuş kişiler ile İsviçre’de belirli tıbbi müdahaleler geçirenler de yeniden kan bağışında bulunabilecek. Kurallar, geçmişte Creutzfeldt-Jakob hastalığı riskine karşı uygulanmıştı.

Lynx (vaşak) yakalama ve yerleştirme çalışmaları
Yetkililer, Jura bölgesinde vaşak yakalama çalışmalarına başladı. Geçen yıl yaşanan hatalı av olaylarının ardından, Graubünden kantonuna iki yeni vaşağın yerleştirilmesi planlandı. Çalışmalar Federal Çevre Dairesi’nin onayıyla ve bilimsel kuruluşların gözetiminde yürütülüyor.

Jura’da okullarda cep telefonu yasağı
Jura Kantonunda 1 Şubat’tan itibaren okullarda özel cep telefonları ve akıllı saatlerin kullanımı yasaklandı. Öğrenciler yalnızca okullar tarafından sağlanan dijital cihazları kullanabilecek. Benzer uygulamalar daha önce Wallis ve Aargau kantonlarında da hayata geçirilmişti.

Yetkililer, söz konusu düzenlemelerin toplumun farklı kesimlerini doğrudan etkilediğini ve uygulamaların yakından izleneceğini bildirdi.

Haberin Devamını Oku

Avrupa

Paris’te Estetik Operasyon Skandalı: Milyarder Penis Büyütme Ameliyatında Hayatını Kaybetti

yazar

Yayınlayan

on

By

PARİS — Belçika–İsrail asıllı milyarder ve elmas tüccarı Ehud Arye Laniado, Fransa’nın başkenti Paris’te estetik amaçlı penis büyütme ameliyatı sırasında kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi. Olay 2019 yılı mart ayında gerçekleşmiş olup son duruşmada sorumlu doktorlara ceza verildi.

Laniado’nun penis büyütme işlemi için özel bir klinikte aldığı enjeksiyon sırasında rahatsızlık hissettiği ve kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği belirtildi. Ölümünün ardından yürütülen soruşturma kapsamında operasyonu planlayan cerrah Guy H. ile birlikte ameliyata giren asistan doktorlara ertelenmiş hapis cezaları verildi. Her iki doktor da ömür boyu meslekten men edildi.

Paris mahkemesi, Guy H.’ye 15 ay ertelenmiş hapis cezası ve 50 bin euro para cezası, asistan doktorlara ise 12 ay ertelenmiş hapis ve 20 bin euro para cezası verdi. Ayrıca her iki doktorun da tıbbi uygulama yapması kalıcı olarak yasaklandı.

Soruşturma sırasında Laniado’nun odasında yasaklı performans artırıcı maddeler ve ereksiyon tedavisi için kullanılan ilaçlar bulunduğu, bu maddelerin kalp krizi riskini artırmış olabileceği kaydedildi. Ayrıca ameliyatta görev alan asistanlardan birinin Fransa’da resmi tıp kayıtlarının olmadığı belirlendi.

Ehud Arye Laniado, elmas sektöründe tanınmış bir iş insanı olarak biliniyordu ve Omega Diamonds firmasıyla uluslararası alanda faaliyet gösteriyordu.

Haberin Devamını Oku

İsviçre

Ocak Ayında Boşanma Başvuruları Artıyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de her yıl birçok evli çift boşanıyor. Uzmanlara göre evliliklerin yaklaşık yüzde 40’ı boşanmayla bitiyor. Avukatlar, özellikle ocak ayında boşanma ile ilgili çok fazla telefon ve randevu aldıklarını söylüyor.

Avukat Andrea Hodel, birçok çiftin aralık ayında zaten ayrılmaya karar verdiğini anlatıyor. Ancak çoğu kişi, yılbaşı ve aile yemekleri sırasında tartışma çıkmaması için bekliyor. Bu yüzden ilk adımı genelde yeni yılın başında atıyorlar.

Hodel şöyle diyor:
“Çiftler, Noel döneminde kavga etmek istemiyor. Tatiller bittikten sonra bize başvuruyorlar.”

Uzmanlara göre ocak ayı “boşanma ayı” olarak bilinse de, bu başvurular hemen boşanma anlamına gelmiyor. Çünkü dava açmak zaman alıyor. Belgeler hazırlanıyor ve mahkemeye başvuru yapılıyor.

Boşanmanın nedenleri çok farklı olabiliyor:

  • İş ve çocuklar yüzünden çok yorgunluk
  • Para sorunları
  • Eşler arasında sevginin azalması
  • Kültürel farklar, özellikle uluslararası evliliklerde

Son yıllarda farklı ülkelerden insanların evlenmesi arttı. Ancak uzmanlar, kültür farklarının bazen evliliği zorlaştırdığını söylüyor. Bazı eşler kendi ülkelerine dönmek istiyor, bu da sorunlara yol açabiliyor.

Araştırmalara göre boşanma sonrası kadınlar maddi olarak daha çok zarar görüyor. Özellikle çocuklu annelerin geliri büyük oranda düşüyor.

Avukatlar, yaz tatili ve yılbaşı dışında yıl boyunca boşanma başvurularının çok olduğunu da ekliyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler