Connect with us

İsviçre

İtalyan Vatandaşları Uzun Bekleme Sürelerine İsyan Ediyor

yazar

Published

on

İsviçre’deki İtalyan Konsolosluklarındaki Kaos: İtalyan Vatandaşları Uzun Bekleme Sürelerine İsyan Ediyor

Haber Cemil Baysal. – İsviçre’de yaşayan İtalyan kökenli vatandaşlar, İsviçre’deki İtalyan konsolosluklarında yaşanan uzun bekleme süreleri nedeniyle şikayetçi. „20min“ gazetesinden Thomas Sennhauser’ın kaleme aldığı bir makale, memnuniyetsiz ziyaretcilerin Google’daki kötü değerlendirmelere kadar uzanan sorunları gün yüzüne çıkarıyor. İtalyan ve İtalyan kökenli İsviçreliler, İsviçre’deki İtalyan konsolosluklarında yaşanan uzun bekleme süreleri nedeniyle şikayetçi. „20min“ gazetesinden Thomas Sennhauser’ın bir haberine göre, memnuniyetsiz vatandaşlardan Google’daki kötü değerlendirmelere kadar uzanan sorunları gün yüzüne çıkarıyor.

Uzun Bekleme Süreleri ve Çaresizlik

Bergdietikon AG’den çifte vatandaş Alexandra Novello, „İtalyan olarak utanıyorum. Bu kabul edilemez koşullar değil“ diyor. İki aydır çocukları için pasaport başvurusu yapmaya çalıştığını belirterek her gün online porta girdiğini ancak boşuna bir randevu alamadığını ifade ediyor. Özellikle Basel İtalyan Konsolosluğu’nda uzun bekleme süreleri gerekiyor. Riniken AG’den İtalo-Svayzer Morena Rodriguez, „İtalyan olmaktan gurur duyuyorum, ancak bu böyle devam ederse İtalyan vatandaşlığımı bırakırım“ diyor. Rodriguez, Basel konsolosluğunun Google değerlendirmesinde kötü bir puan aldığına dikkat çekiyor. Bu durum sadece tek bir İtalyan vatandaşı ile sınırlı değil. Google incelemelerinde, Konsolosluk’tan randevu bekleyen diğer memnuniyetsiz İtalyan ve İtalyan Kökenli İsviçrelilerin şikayetleri de ortaya çıkıyor.

İtalyan konsolosluklarının temel amacı, İsviçre’de yaşayan 650.000’den fazla İtalyan ve İtalyan kökenli İsviçreliye yardımcı olmak. Yeni pasaportlar, resmi formların doldurulması veya kimlik kartlarının yeniden uzatılması gibi konularda yardıma ihtiyaçları olabilir. Riniken’den 47 yaşındaki bir İtalyan-İsviçre Vatandaşı Morena Rodriguez’in hayal kırıklığı belirgin: „İtalyan olmaktan gurur duyuyorum, ancak bu böyle devam ederse İtalyan vatandaşlığımı bırakırım.“ Randevu almak için telefonla bir çalışanla iletişim kurmak zaman alıcı ve sabır gerektiriyor. İnternet üzerinden yapılan başvurular da bir çözüm sunmuyor. Bergdietikon AG’den Alexandra Novello, „İki aydır çocukları için pasaport almaya çalışıyorum. Her gün çevrimiçi portalı kontrol ediyorum ancak randevu alamıyorum“ diyor. İtalyan-İsviçreli vatandaşların deneyimleri anlayışsızlık ve öfke ile işaretlenmiş. Konsolosluk Google değerlendirmeleri bunu gösteriyor.

Google Değerlendirmeleri: Konsoloslukların Zayıf Performansı

Basel’deki konsolosluk, beş üzerinden sadece 1,7 puan alarak kötü bir performans sergiliyor. Zürih konsolosluğu da 2,7 puanla pek tatmin edici değil. Müşteriler, uzun bekleme sürelerini bildiriyor ve alaycı bir soru soruyor: „Kimliğimi yenilemek için gerçekten İtalya’ya gitmem mi gerekiyor?“ Basel İtalyan Konsolosu Benedetta Romagnoli, mevcut durumun „mükemmel olmadığını“ kabul ediyor.

Konsolosluk Yetkilisinin Açıklamaları

İtalyan Konsolosluk Yetkilileri Google’daki kötü eleştirilerin rahatsızlığını anlıyor, ancak bunun nedenini de belirtiyor: „Şu anda beş kantonu kapsayan bölgemizde yalnızca 13 çalışan görev yapıyor ve bunlar 100.000’den fazla İtalyan vatandaşı ile ilgilenmek zorunda.“ Romagnoli, göreve başlamasının üzerinden yedi ay geçmiş olmasına rağmen durumun önemli ölçüde düzeldiğini belirtiyor: „Altı ay önce Online – çevrimiçi randevu sisteminin kurulması, müşterilerin 2022’deki dokuz aylık ortalama bekleme süresini 2023’te beş aya düşürmeye büyük katkı sağladı.“ Geçen yıl konsolosluk tarafından aylık olarak verilen pasaport sayısı ayrıca %32,3 arttı.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İsviçreli olduğu yazılan Winterthur’daki Saldırganın Türkiye Kökenli Olduğu Ortaya Çıktı

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Winterthur kentindeki tren istasyonunda gerçekleşen bıçaklı saldırının ardından zanlının geçmişine ilişkin yeni bilgiler ortaya çıktı. Polis ve ilk haberlerde İsviçreli olarak duyurulan 31 yaşındaki saldırganın, Türkiye kökenli bir İsviçre vatandaşı olduğu belirtildi.

Araştırmalara göre zanlının, daha sonra kapatılan An’Nur Camii çevresindeki bir “gençlik grubuyla” bağlantılı olduğu ifade edildi. Söz konusu cami, geçmişte radikal söylemler nedeniyle İsviçre gündemine gelmiş ve kapatılmıştı.

Araştırmalara göre, zanlının herhangi bir Türk derneği ya da başka bir camiyle bağlantısının bulunmadığını bildirdi.

Görgü tanıklarının aktardığına göre saldırgan olay sırasında defalarca “Allahu Akbar” (“Allah en büyüktür”) diye bağırdı. İsviçre basınında yer alan haberlerde, zanlının kapatılan An’Nur Camii çevresindeki gençlik grubuyla ilişkili olduğu öne sürüldü. Aynı cami daha önce, bir imamın gayrimüslimlere ve kendi görüşüne uymayan kişilere yönelik şiddet içerikli söylemleri nedeniyle ülke gündemine gelmişti.

An’Nur Camii, uzun süre İsviçre basınında, Suriye’ye giderek IŞİD’e katılan bazı gençlerle bağlantılı olduğu iddialarıyla yer aldı. Bazı haberlerde, cami çevresinde radikalleşen gençlerin daha sonra IŞİD saflarına katıldığı öne sürüldü.

Edinilen bilgilere göre saldırganın, üyelerinin bir kısmı daha sonra yargılanıp mahkûm edilen radikal gençlik grubunun içinde yer aldığı belirtildi. Zanlıya radikal içerikli videolar ve ilahiler gönderildiği, ayrıca kendisinin de İslamcı propaganda yaptığı ve çevresindekileri cihada teşvik etmeye çalıştığı iddia edildi.

Psikiyatrik Tedavi Görmüştü

Yetkililere göre saldırgan, aynı zamanda psikolojik sorunlar yaşayan biri olarak biliniyordu. Bir süre psikiyatri kliniğinde tedavi gördüğü belirtilirken, hangi gerekçeyle tedavi altına alındığı ve neden taburcu edildiği konusunda resmi açıklama yapılmadı.

Ailesinin Türkiye kökenli olduğu belirtilen zanlının, bir dönem Türkiye’de yaşadığı da öğrenildi. Ayrıca iki erkek kardeşinin de geçmişte yürütülen soruşturmalarda radikalleşme şüphesiyle güvenlik birimlerinin dikkatini çektiği ifade edildi.

Winterthur’daki saldırının ardından güvenlik makamlarının, olayın olası radikal motivasyon boyutunu detaylı şekilde araştırdığı bildirildi.

Olay sonrası İsviçre’de güvenlik ve entegrasyon politikaları yeniden tartışma konusu olurken, özellikle radikalleşme riski taşıyan gençlerin erken tespiti ve takibi konusunda yetkililere yönelik eleştiriler arttı. Kamuoyunda, geçmişte güvenlik birimlerinin radarına giren kişilerin neden yeterince izlenmediği sorusu gündeme geldi.

#schweiz #winterthur #suisse #isviçre #haber

Continue Reading

Gündem

Winterthur’daki Bıçaklı Saldırı İsviçre’de Yeni Tartışmaları Alevlendirdi

yazar

Published

on

By

Winterthur’daki Bıçaklı Saldırı İsviçre’de Yeni Tartışmaları Alevlendirdi
“Allahu Ekber” diye bağırdığı iddia edilen saldırganın 31 yaşında İsviçre vatandaşı olduğu açıklandı.

İsviçre’nin Winterthur kentinde perşembe sabahı yaşanan bıçaklı saldırı ülke gündemine oturdu. Tren istasyonu yakınında gerçekleşen olayda bir kişi çevredeki vatandaşlara bıçakla saldırdı. Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edilirken, saldırgan kısa sürede gözaltına alındı.

Zürih Kanton Polisi’nin açıklamasına göre saldırıyı gerçekleştiren kişinin 31 yaşında İsviçre vatandaşı olduğu belirtildi. Saldırıda üç kişinin yaralandığı, yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu açıklandı.

Görgü tanıklarının iddiasına göre saldırgan olay sırasında “Allahu Ekber” diye bağırdı. Ancak yetkililer olayın terör bağlantısı olup olmadığının henüz netleşmediğini ve soruşturmanın devam ettiğini duyurdu.

Olayın ardından sosyal medyada çok sayıda yorum yapılırken, özellikle yaklaşan referandum süreci öncesinde yaşanan bu tür olayların toplumdaki gerilimi artırdığı yönünde değerlendirmeler dikkat çekti.

Bazı kullanıcılar, bu tür eylemlerin doğrudan Müslüman toplumun imajına zarar verdiğini savunurken, “Gerçekten İslam’ı savunan bir kişi böyle bir saldırının Müslümanlara zarar vereceğini bilmiyor mu?” yorumları yapıldı.

Özellikle göç, güvenlik ve entegrasyon tartışmalarının yoğun olduğu bir dönemde yaşanan saldırının, sağ partilerin ve göç karşıtı çevrelerin söylemlerini güçlendireceği yönünde görüşler öne çıktı. Sosyal medyada bazı kullanıcılar olayın zamanlamasına dikkat çekerek, “Bu tür eylemlerden en çok kim fayda sağlıyor buna bakmak gerekir” ifadelerini kullandı.

Bazı yorumcular ise olayın görüntülerine dikkat çekerek, “Ne hikmetse ortalıkta koşturan adamın ‘Allahu Ekber’ diye bağırdığı duyuluyor ve o an kamera kaydı hazır şekilde çekiliyor” yorumlarında bulundu. Bu nedenle olayın sosyal medya ve siyasi tartışmalar açısından hızla büyüdüğünü savunan kullanıcılar da oldu.

Sosyal medyada yapılan bazı değerlendirmelerde, olayın göç ve güvenlik tartışmalarını yeniden alevlendirdiği, özellikle referandum süreci öncesinde göç karşıtı siyasi çevrelerin bu olayı kendi söylemleri için kullanabileceği yönünde yorumlar yapıldı. Bazı kullanıcılar, “Alın işte desteklediğiniz göç politikalarının sonucu” şeklindeki söylemlerin yeniden gündeme taşınacağını savundu.

Yetkililer ise soruşturmanın çok yönlü sürdüğünü ve olayın tüm bağlantılarının araştırıldığını açıkladı. #schweiz#isviçre#suisse#isviçre#winterthur

Continue Reading

Gündem

Anketlerde Denge Değişti: İsviçre’de “10 Milyonluk Nüfus” Referandumunda Hayır Oyları Öne Geçti

yazar

Published

on

By

Anketlerde Denge Değişti: İsviçre’de “10 Milyonluk Nüfus” Referandumunda Hayır Oyları Öne Geçti

İsviçre’de 14 Haziran’da yapılacak referandum öncesi kamuoyunun nabzını tutan yeni anket sonuçları yayımlandı. YouGov İsviçre tarafından hazırlanan son “Stimmungsbarometer” (eğilim barometresi) araştırmasına göre, SVP’nin (İsviçre Halk Partisi) desteklediği “10 Milyonluk İsviçre Olmasın” girişimine karşı çıkanların oranı ilk kez öne geçti.

Ankete göre seçmenlerin yüzde 51’i girişime “hayır” oyu vermeyi planlarken, yüzde 43’ü destekliyor. Böylece önceki ankete kıyasla “hayır” cephesinin desteği yaklaşık 5 puan arttı. Uzmanlar, özellikle ekonomi ve iş gücü konusundaki endişelerin seçmen davranışını etkilediğini belirtiyor.

Referandumdaki “hayır” oyunun anlamı, İsviçre nüfusunun gelecekte 10 milyonu aşmasına karşı kesin bir sınır konulmaması gerektiğini savunmak anlamına geliyor. Yani “hayır” diyenler, ülkenin nüfusunun ekonomik ihtiyaçlar doğrultusunda artabileceğini ve katı nüfus sınırlamalarının gerekli olmadığını düşünüyor.

Buna karşılık referanduma “evet” diyerek SVP’nin girişimini destekleyenler ise, İsviçre nüfusunun 10 milyonu geçmemesi gerektiğini savunuyor. Bu kesim, göçün ve nüfus artışının sınırlandırılması gerektiğini, altyapı, konut, trafik ve sosyal sistem üzerindeki baskının artık kontrol altına alınması gerektiğini dile getiriyor.

SVP, özellikle son yıllarda artan göçün ülkenin yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini savunurken; karşı çıkan çevreler ise İsviçre ekonomisinin yabancı iş gücüne ihtiyaç duyduğunu ve sert sınırlamaların sağlık, teknoloji ve hizmet sektörlerinde ciddi personel açığı yaratabileceğini belirtiyor.

Anket sonuçlarında dikkat çeken bir diğer unsur ise kamuoyunda kullanılan söylemler oldu. Referanduma karşı çıkan çevreler girişimi “SVP Kaos İnisiyatifi” olarak adlandırırken, destekçiler bunun ülkenin geleceği için gerekli bir önlem olduğunu savunuyor.

Öte yandan aynı gün oylanacak olan Zivildienstgesetz (Sivil Hizmet Yasası) değişikliği konusunda ise tablo hâlâ netleşmiş değil. Ankete göre seçmenlerin yüzde 44’ü yasa değişikliğine karşı çıkarken, yüzde 40 destek veriyor. Yaklaşık yüzde 16’lık kesim ise hâlâ kararsız durumda.

İsviçre’de referandum kampanyalarının son haftalarında kamuoyu eğilimlerinin hızlı şekilde değişebildiğine dikkat çekilirken, YouGov gelecek hafta son bir eğilim anketi daha yayımlayacağını duyurdu. İsviçre halkı 14 Haziran’da sandık başına giderek her iki konuda da nihai kararını verecek.

Continue Reading

Trendler