Türkiye
20 YILDA ÇEYREK ALTININ GERİ ÖDEMESİ
28 TL’DEN 7 BİN TL’YE, 28 FRANK’TAN 139 FRANK’A
📅 6Temmuz 2025 | Haber: Cemil Baysal
⏱️ Okuma süresi : 2 dakika
Bir düğünde 2005’te takılan bir çeyrek altın, 20 yıl sonra aynı ailelerin çocuklarının düğününde “iade-i takı” geleneğiyle geri takılıyor. Yalnızca nezaket jesti gibi görünen bu alışveriş, iki nesil arasındaki ekonomik uçurumu gözler önüne seriyor.
| Yıl | Çeyrek Altın (TL) | 1 CHF (TL) | Çeyrek Altın (CHF) |
|---|---|---|---|
| 15 Temmuz 2005 | 28,71 | 1,03 | ≈ 27,9 |
| 4 Temmuz 2025 | 7 005 | 50,25 | ≈ 139,4 |
📈 Ne Değişti?
- TL bazında değer 244 kat arttı.
- Frank bazında yaklaşık 5 kat yükseldi: 27,9 Fr. → 139,4 Fr.
- 2005’te 1 Frank ≈ 1 TL’ydi; bugün 1 Frank 50 TL’yi aştı.
🎁 “Takı”nın Gerçek Bedeli
2005’te çocuğu evlenen ve çocuğuna bir çeyrek altın takılan baba, o gün çantasında sadece 28 Frank(yaklaşık 28 TL) eksiltti.
2025’te aynı ailenin çocuğu, o jesti iade etmek istiyor. Aynı çeyrek altın için bu kez tam 139 Frank (≈ 7 000 TL) cebinden çıkıyor.
Aradaki 111 Frank (≈ 5 500 TL) fark, altının enflasyona karşı dayanıklılığını – aynı zamanda Türk Lirası’nın alım gücündeki erimeyi – çıplak biçimde ortaya koyuyor.
💸 Kimin Cebi Yandı?
- 2005’teki davetli, bugünün rakamlarıyla 28 Frank’lık altın takmıştı.
- 2025’te aynı jesti yapan davetli, 139 Frank ödemek zorunda.
- Gelenek, iki kuşak arasında beş katlık maddi yük yaratmış durumda.
🧠 Uzman Yorumu
Finans analistleri, “iade-i takı”nın salt bir nezaket göstergesi olmadığını vurguluyor:
- Altının “enflasyona karşı kalkan” oluşu, uzun vadede kazananın altın sahibi olduğunu kanıtlıyor.
- Öte yandan güncel fiyatlar, altınla borçlanmayı ve düğün masraflarını tarihte görülmemiş ölçüde pahalı kılıyor.
💬 Sonuç
Geleneksel takı kültürü, kültürel bağları güçlendirmeye devam ederken, artan maliyetler aile bütçeleri üzerinde ciddi baskı yaratıyor. Bugün çeyrek altın takmak, artık sadece bir jest değil; geçmişle bugünün ekonomik makasının da simgesi.

Gündem
Papa’nın Türkiye Ziyareti: İsviçre ve Dünya Basınında Geniş Yankı – Türkiye’de Yorumlar İkiye Bölündü
Papa XIV. Leo’nun Türkiye ziyareti, yalnızca diplomatik ve dini gündemi değil, aynı zamanda Türkiye’deki iç tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Ziyaret, Avrupa’nın birçok ülkesinde olduğu gibi İsviçre Almanca basınında da “tarihi, diplomatik ve sembolik bir buluşma” olarak geniş yer bulurken, Türkiye’de iktidar ve muhalefet yanlısı çevreler arasında yorumlar sert biçimde ayrıştı.
Türkiye’de Tartışma: Aynı Ziyaret, İki Farklı Yorum
Papa’nın Ankara ve İstanbul temaslarını yakından izleyen Türk yorumcuların değerlendirmeleri belirgin biçimde ikiye bölündü.
İktidar yanlısı yorumcular, ziyaretin “Türkiye’nin uluslararası rolünü güçlendiren stratejik bir adım” olduğunu savunarak hükümetin diplomatik yaklaşımını destekledi. Bu çevreler, geçmişte olduğu gibi “iktidarın her konuda bir bildiği vardır” çizgisinde, ziyaretle ilgili eleştirileri yersiz bulduklarını ifade etti.
Öte yandan muhalif yorumcular, iktidara yakın çevrelerin çelişkili tepkilerine dikkat çekerek eleştirilerini sertleştirdi.
Muhaliflere göre, “Aynı kesim iki hafta sonra çam ağaçlarına, yılbaşı kutlamalarına, alkol tüketimine tepki gösterip ‘din elden gidiyor’ diye haykırıyor; ancak Papa’nın ayinlere katılması ve ziyaret sırasında yapılan dini ritüellere tek laf etmiyor.”
Bu durum, muhalif yorumcular tarafından “tutarsızlık ve siyasi konjonktüre göre şekillenen dini hassasiyetler” şeklinde değerlendirildi.
İsviçre Almanca Basını: ‘Dini Sembolizm ve Diplomatik Mesaj Bir Arada’
Ziyareti yakından takip eden İsviçre’nin önde gelen Almanca medya kuruluşları, haberlere özellikle diplomatik tonun hâkim olduğunu vurgulayarak yer verdi.
- Neue Zürcher Zeitung (NZZ), ziyareti “Hristiyanlık tarihindeki önemli bir dönüm noktasının anılması ve Türkiye’nin bölgesel arabuluculuk rolünün altının çizilmesi” olarak değerlendirdi.
- Tages-Anzeiger, Papa’nın barış ve diyalog mesajlarının, Orta Doğu’daki gerilimlerin arttığı bir dönemde Türkiye’den verilmesinin dikkat çekici olduğunu yazdı.
- SRF (İsviçre Radyo ve Televizyon Kurumu), ziyareti “dini olduğu kadar jeopolitik mesajlar içeren” bir adım olarak tanımladı ve Türkiye’nin hem İslam dünyası hem de Batı ile ilişkilerinde sembolik değeri yüksek bir temas olduğunu aktardı.
İsviçre basını ayrıca Türkiye’deki iç tartışmalara da değinerek, ziyaretin “iç politikada yeni bir kutuplaşma başlığına dönüştüğü” yorumunu yaptı.
Dünya Basını: ‘Barış Çığlığı’ ve ‘Stratejik Bir Ziyaret’
Ziyaret, uluslararası medya organlarında da geniş yankı buldu.
- Reuters, Papa’nın çatışmalarla sarsılan bölgelerde “şiddetin kutsal değerler adına meşrulaştırılmasına karşı güçlü bir mesaj verdiğini” yazdı.
- Associated Press (AP), Türkiye’nin hem Müslüman dünyasıyla hem de Batılı kurumlarla ilişkilerindeki “köprü rolü” vurgusuna dikkat çekti.
- Al Jazeera, ziyareti “Hristiyanlık tarihinde 1700 yıl önce İznik’te toplanan konsilin anılması açısından sembolik” olarak değerlendirdi.
- Avrupa’nın birçok gazetesinde ziyaret, “dinler arası diyaloğa verilen destek”, “Türkiye’nin jeopolitik konumu” ve “Papa’nın barış mesajının zamanı” açısından manşetlerde yer aldı.
Sonuç: Diplomasi ve Sembolizmin Birleştiği Ziyaret
Papa XIV. Leo’nun Türkiye ziyareti, küresel ölçekte “barış, karşılıklı anlayış ve dini hoşgörü” vurgusuyla yankı buldu. İsviçre Almanca basını, ziyareti hem dini hem diplomatik bir dönüm noktası olarak nitelerken; Türkiye’de ziyaretin iç politika üzerinden okunduğu ve yorumların sert biçimde kutuplaştığı görülüyor.
Avrupa
Altaylı’nın Tutukluluğunun Devamı Kararı Yabancı Basında Geniş Yankı Buldu
Gazeteci Fatih Altaylı hakkında verilen tutukluluğun devamı kararı, uluslararası medyada geniş yer buldu. Batılı ajansların çoğu, kararı “Türkiye’de eleştirel seslere yönelik baskının yeni örneği” olarak nitelendirdi.
Dünyanın önde gelen ajanslarından Reuters, kararın ardından yayımladığı haberde Altaylı’nın dört yılı aşan hapis cezasının temyiz süreci boyunca tutuklu kalacağını hatırlatarak, bunun “Türkiye’de muhalif gazeteciler üzerindeki baskıların sürdüğüne işaret ettiği” değerlendirmesine yer verdi. Haberde, Altaylı’nın hükümete yönelik eleştirilerinin uzun süredir iktidar yanlısı çevreler tarafından hedef gösterildiği not edildi.
Associated Press (AP) ise kararı “basın özgürlüğüne yönelik yeni bir gerilim” başlığıyla duyurdu. Haber, Altaylı’nın YouTube üzerinden yaptığı açıklamalar nedeniyle cezalandırılmasının “uluslararası gazetecilik örgütlerinin tepkisini çektiğini” vurguladı. AP ayrıca, kararın Türkiye’nin ifade özgürlüğü siciline ilişkin eleştirileri yeniden gündeme taşıdığına dikkat çekti.
Orta Doğu merkezli i24NEWS, Altaylı’nın cezasını “Erdoğan’ı tehdit ettiği gerekçesiyle dört yıl hapis” başlığıyla aktardı. Haberde, kararın ardından sosyal medyada yükselen “siyasi yargı” eleştirilerine yer verildi ve Altaylı’nın yıllardır Türkiye’de hem iktidara hem de muhalefete yönelttiği eleştirilerle tanındığı belirtildi.
Basın özgürlüğü konusunda faaliyet gösteren European Federation of Journalists (EFJ) ve çeşitli uluslararası örgütler de karara ilişkin sert açıklamalarda bulundu. EFJ’nin açıklamasında, Altaylı’nın tutukluluğunun devamının “Türkiye’de eleştirel gazeteciliğe karşı sistematik baskının bir parçası” olduğu ifade edildi. Açıklama, gazetecinin serbest bırakılması için çağrıyla son buldu.
Yabancı basındaki analizlerde ortak nokta, Altaylı kararının Türkiye’de medya özgürlüğü alanında yaşanan gerilemenin devamı olarak görülmesi. Özellikle seçim sürecine girilen bir dönemde, bağımsız gazetecilerin cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalmasının “ülkedeki demokratik iklimi zayıflattığı” yorumları öne çıkıyor.
Altaylı’nın avukatları, kararın hukuki değil siyasi olduğunu savunurken; uluslararası basında yer alan değerlendirmeler, davanın Türkiye’nin dış algısı açısından da yakından takip edildiğini ortaya koyuyor.
Turizm
Türkiye’ye Gelen Turist Sayısında On Aylık Düşüş
Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2025 yılının ekim ayı ile yılın ilk on ayına ilişkin ziyaretçi istatistiklerini açıkladı. Resmî verilere göre Türkiye, Ocak–Ekim döneminde toplam 55 milyon 676 bin ziyaretçi ağırladı.
Aynı dönemde yabancı turist sayısı yüzde 0,12 düşerek 47 milyon 252 bine geriledi. Türkiye’ye gelen ziyaretçilerin 8 milyon 423 binini ise yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları oluşturdu.
Ekim ayında artış var
Ekim ayında tablo kısmen toparlanma gösterdi. Bu ay Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,32 artarak 5 milyon 683 bine ulaştı.
Ekim ayının lideri Almanya
Ekimde Türkiye’ye en çok ziyaretçi gönderen ülke 983 bin kişiyle Almanya oldu. Almanya’yı
- 865 bin ziyaretçiyle Rusya,
- 510 bin ziyaretçiyle İngiltere (Birleşik Krallık),
- 272 bin ziyaretçiyle Bulgaristan,
- 268 bin ziyaretçiyle İran takip etti.
On aylık dönemin zirvesinde Rusya var
Yılın ilk on ayında Türkiye’ye en çok ziyaretçi gönderen ülke 6 milyon 391 bin kişiyle Rusya oldu. Rusya’yı:
- 6 milyon 201 bin ziyaretçiyle Almanya,
- 4 milyon 52 bin ziyaretçiyle İngiltere,
- 2 milyon 552 bin ziyaretçiyle İran,
- 2 milyon 310 bin ziyaretçiyle Bulgaristan izledi.
Bakanlık verileri, ekim ayında artış yaşansa da yıl genelinde yabancı ziyaretçi sayısının sınırlı bir düşüş gösterdiğini ortaya koydu.
-
Gündem12 ay önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


