İsviçre
Zürih’teki Otelde Korku Dolu Gece: Rumen Kadının İddiaları Şok Yarattı
Zürih’te bir otelde konaklayan 26 yaşındaki Rumen vatandaşı Mihaela, erkek arkadaşıyla birlikte geç saatlerde otele giriş yaptı. Ancak bu normal bir gece olmayacaktı. Mihaela, gece yarısı duş almak üzereyken odasına izinsiz giren gece resepsiyonistin odada karşılarında durduğunu görünce korku dolu anlar yaşattığını iddia etti. Otel yönetimi, olayla ilgili olarak bir soruşturma başlattığını ve ilgili çalışanı geçici olarak görevden aldığını açıkladı.
Gece Yarısı Gelen Kabus
Mihaela ve erkek arkadaşı, gece yarısından sonra Zürih’teki bir otele giriş yaptılar. Resepsiyonist başlangıçta oldukça nazik ve yardımsever bir izlenim bıraktı. Ancak, sorunlar odaya yerleştikten sonra başladı. Mihaela, ödemeyi nakit yaptıktan sonra resepsiyonistin kendisine fazla para üstü verdiğini öne sürerek, odaya izinsiz bir şekilde girdiğini belirtti. Daha da kötüsü, resepsiyonist, Mihaela’ya uygunsuz teklifler sunarak, onunla flört etmeye çalıştı.
Hijyen Sorunlarıyla Başlayan Rahatsızlık
Odaya yerleşen Mihaela ve erkek arkadaşı, hijyen sorunlarıyla karşılaştılar. Tuvalette fekal maddeye benzeyen bir kalıntı buldular ve yatakta uzun siyah saçlar vardı. Mihaela’nın sarışın olduğunu belirten genç kadın, bu durumun kendilerini oldukça rahatsız ettiğini ifade etti. Yorgun oldukları için bu durumu geçiştirmeye çalışarak duş alıp uyumaya karar verdiler.

Odada Beklenmedik Ziyaret
Mihaela, duş almak üzere banyoda yarı çıplak haldeyken, odada yalnız olmadıklarını fark etti. Erkek arkadaşı banyodan dışarı fırladığında, gece resepsiyonistinin odada olduğunu gördü. Resepsiyonist, yanlış para üstü verdiğini iddia ederek, Mihaela’dan 60 Frank talep etti. Mihaela bu duruma büyük bir şaşkınlıkla karşılık verdi ve resepsiyonistin odalarına izinsiz girmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.
Gece Boyunca Endişe ve Şikayet Süreci
Bu olay sonrasında, Mihaela resepsiyoniste 15 Frank vererek odadan çıkmasını sağladı, ancak gece boyunca endişe içinde uyudu. Ertesi sabah, otel yöneticisine şikayette bulundu. Ancak, yöneticiden aldığı tek yanıt bir özür oldu. Mihaela, İsviçre’nin güvenli bir ülke olarak bilindiğini, ancak bu tür olayların burada bile yaşanabileceğini belirtti.
Otel Yönetiminin Açıklaması ve Önlemler
Otelin genel müdürü, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bir misafirimizin böyle bir deneyim yaşamasından dolayı çok üzgünüm ve içtenlikle özür dilerim. Oda temizliği konusunda yaşanan aksaklıklar kabul edilemez.” Tuvaletteki kalıntılarla ilgili olarak ise, “Bu, fekal madde değildi. Kısa süre önce yapılan bir bakım çalışması sırasında inşaat atığı tuvalete düşmüş olmalı” şeklinde açıklamada bulundu.
Resepsiyonist Geçici Olarak Görevden Alındı
Otel yönetimi, resepsiyonistin odanın kapısını açıp içeri girdiğini kabul ettiğini ve bunun ciddi bir ihlal olduğunu belirtti. Resepsiyonist derhal görevden alındı, ancak maaşı ödenmeye devam edecek. Genel müdür, olayın ciddiyetle incelendiğini ve resepsiyonistin gelecekteki istihdam durumu hakkında dikkatli bir değerlendirme yapılacağını söyledi.
Sonuç ve Otel Yönetiminin Tavrı
Otel yönetimi, resepsiyonistin daha önce hiç şikayet almadığını, bu nedenle olayı titizlikle inceleyerek nihai bir karar vereceklerini ifade etti. Ancak bu olay, otelin itibarı üzerinde önemli bir etki yarattı ve misafirlerin güvenliğine verilen önemin altını çizdi.
#Zürih #OtelSkandalı #Güvenlikİhlali #MüşteriHakları #HijyenSorunu #GeceKorkusu #übernachtungzürich #hotelzürich #schweiz #svizzera #suisse #switzerland #isviçre #haber #avrupa
Dünya
DSÖ veritabanında COVID-19 aşılarıyla ilgili 5,8 milyon bildirim: Uzmanlar uyarıyor, tartışmalar sürüyor
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ/WHO) ilaç ve aşı güvenliğini izlemek için kullandığı “VigiAccess” adlı uluslararası veritabanında, COVID-19 aşılarından sonra bildirilen yaklaşık 5,8 milyon sağlık olayı kaydı bulunuyor.
Bu bildirimler; sinir sistemi şikâyetleri, kalp ritim bozuklukları, bağışıklık sistemi tepkileri, mide-bağırsak sorunları ve üreme sistemiyle ilgili rahatsızlıklar gibi çok farklı başlıklar altında yer alıyor.
Eleştirenler ne diyor?
Bazı bilim insanları ve sivil toplum grupları, bildirilen rakamların gerçeğin yalnızca küçük bir bölümünü yansıttığını savunuyor. Harvard Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışmaya atıf yapan bu çevreler, yaşanan yan etkilerin %1’inden azının resmî sistemlere bildirildiğini ileri sürüyor.
Bu görüşü savunanlar, mevcut sayıların bile “ciddiye alınması gerektiğini”, uzun vadeli etkiler konusunda yeterince şeffaf olunmadığını ve aşı politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini dile getiriyor. Sosyal medyada bazı kullanıcılar ise aşıların piyasadan tamamen çekilmesini talep ediyor.
Sağlık otoriteleri ne diyor?
Dünya Sağlık Örgütü ve birçok ülkenin sağlık kurumu ise VigiAccess’te yer alan kayıtların, aşıların doğrudan yan etki yaptığı anlamına gelmediğini vurguluyor.
Yetkililere göre:
- Veritabanına giren her kayıt, aşıdan sonra yaşanan bir sağlık olayını gösteriyor,
- Ancak bu olayların aşıdan kaynaklandığı bilimsel olarak kanıtlanmış sayılmıyor,
- Sistem esas olarak nadir görülen riskleri erken tespit etmek için kullanılıyor.
DSÖ, COVID-19 aşılarının dünya genelinde milyarlarca doz uygulandığını, ağır hastalık ve ölüm riskini ciddi ölçüde azalttığını ve ciddi yan etkilerin “çok nadir” görüldüğünü belirtiyor.
Kamuoyunda tartışma devam ediyor
Bir yanda yan etkilerin eksik bildirildiğini ve risklerin küçümsendiğini savunanlar, diğer yanda ise aşıların salgınla mücadelede büyük fayda sağladığını vurgulayan sağlık otoriteleri bulunuyor.
Uzmanlar, vatandaşların aşılarla ilgili karar verirken sosyal medyadaki paylaşımlar yerine doktorlara ve resmî sağlık kurumlarının açıklamalarına başvurmaları gerektiğini hatırlatıyor.
Avrupa
İtalyan ünlü avukattan Crans-Montana faciası için 50 milyar avroluk tazminat fonu çağrısı
İsviçre’nin Valais (Wallis) kantonuna bağlı Crans-Montana kayak merkezinde yılbaşı gecesi bir eğlence mekânında çıkan yangında hayatını kaybedenler için, İtalyan ünlü avukat Annamaria Bernardini de Pace, 50 milyar avroluk tazminat fonu oluşturulması çağrısında bulundu.
İsviçre basınında yer alan haberlere göre, 1 Ocak 2026’ya girilen gece bir barda çıkan yangında en az 40 kişi yaşamını yitirdi, 116 kişi ise yaralandı. Yaralılardan bazılarının durumunun ağır olduğu bildirildi.
Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, işletme sahibinin tutuklanarak önleyici gözaltına alındığı açıklandı. Yetkililer, yangının çıkış nedeni ve güvenlik önlemlerinin yeterliliği konusunda incelemelerin sürdüğünü duyurdu.
“Bu sadece ihmal değil”
İtalya’da kamuoyunda tanınan ünlü avukat Bernardini de Pace, “Il Giornale” gazetesine verdiği demeçte, olayın basit bir ihmal olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.
Aşırı kalabalık mekânda yalnızca bir acil çıkış bulunduğunu ve bu kapının da iddiaya göre kilitli olduğunu belirten Bernardini de Pace, bunun “olası kast” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Avukat, “Güvenlikten tasarruf etmek, insanların ölebileceğini bilerek hareket etmek anlamına gelir. Bu bir katliam sorumluluğudur.” değerlendirmesinde bulundu.
Yetkililere de eleştiri
Bernardini de Pace, sorumluluğun yalnızca işletmecilere ait olmadığını belirterek, belediye, kanton yönetimi ve federal makamların da denetim görevini yeterince yerine getirmediğini öne sürdü.
Soruşturmanın geç başlatılmasını da eleştiren ünlü avukat, olaydan sonra delillerin toplanmasında gecikme yaşandığını, ilk tutuklamaların yaklaşık 10 gün sonra gerçekleştiğini kaydetti.
50 milyar avroluk fon talebi
Mağdur ailelerin uzun yıllar sürecek hukuki süreçlerle karşı karşıya kalmaması gerektiğini savunan Bernardini de Pace, devlet ve sorumlu tarafların katkısıyla en az 50 milyar avro tutarında bir tazminat fonu kurulması çağrısında bulundu.
Ulusal yas günü ilan edildi
İsviçre hükümeti, faciada hayatını kaybedenler anısına 9 Ocak 2026 tarihini ulusal yas günü ilan etti. Martigny kentinde resmi anma töreni düzenlendi.
Yetkililer, yangınla ilgili cezai ve idari soruşturmaların çok yönlü şekilde sürdüğünü, kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirileceğini açıkladı.
Avrupa
İngiltere’den İsviçre için seyahat uyarısı
LONDRA – İngiltere Dışişleri Bakanlığı, İsviçre’ye seyahat edecek vatandaşları için güvenlik uyarısı yayımladı. Uyarıda, özellikle büyük şehirlerde artan yankesicilik olaylarına dikkat çekilirken, terör tehdidinin de tamamen göz ardı edilemeyeceği belirtildi.
İngiliz basınında yer alan haberlere göre, ocak ayı başında güncellenen seyahat tavsiyeleri kapsamında İsviçre, “en güvenli ülkeler” kategorisinden çıkarıldı. Aynı uyarı listesinde Almanya, İtalya, Hırvatistan, Portekiz, Estonya ve Finlandiya da yer aldı.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, İsviçre’de genel suç oranının düşük olduğu ancak son dönemde özellikle büyük şehirlerde küçük çaplı hırsızlık vakalarında artış yaşandığı ifade edildi. Açıklamada, “Cenevre Havalimanı ile Cenevre’ye giden ve gelen trenlerde yankesicilik riskinin daha yüksek olduğu” vurgulandı.
Yetkililer ayrıca, ülkede terör saldırısı ihtimalinin tamamen dışlanamayacağını belirterek, turistlerin kalabalık alanlarda dikkatli olmaları tavsiyesinde bulundu.
Dikkat çeken diğer uyarılar
İngiltere Dışişleri Bakanlığı, uyuşturucu bulundurmanın İsviçre’de ağır cezalarla sonuçlanabileceğine işaret ederek, havalimanlarında bagaj kontrollerinin ileri teknoloji sistemlerle yapıldığını hatırlattı.
Kış turizmi nedeniyle her yıl çok sayıda İngiliz vatandaşının İsviçre’ye seyahat ettiğini belirten bakanlık, kayak ve dağ sporları sırasında meydana gelen kazalara da dikkat çekti. Açıklamada, geçmiş yıllarda İsviçre Alpleri’nde kazalar sonucu yaralanan veya hayatını kaybeden İngiliz turistler bulunduğu anımsatılarak, seyahat sigortasının önceden yapılması önerildi.
Bunun yanı sıra Ticino ve St. Gallen kantonlarında yürürlükte olan yüzü tamamen kapatan giysilere yönelik yasak hakkında da bilgi verildi.
Brexit sonrası giriş kuralları
Haberde, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasının ardından seyahat kurallarında yapılan değişikliklere de yer verildi. Buna göre, 2025 yılı başından itibaren İsviçre vatandaşları da dahil olmak üzere Avrupa’dan İngiltere’ye seyahat edecek kişilerin elektronik seyahat izni (ETA) alması gerekiyor. İngiliz makamları, bu sistemin 2026 itibarıyla daha sıkı şekilde denetlendiğini bildirdi.
İngiliz yetkililer, yayımlanan uyarının İsviçre’ye yönelik ani bir güvenlik krizi anlamına gelmediğini, Schengen bölgesindeki birçok ülkeyi kapsayan genel bir güncellemenin parçası olduğunu kaydetti.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


