Connect with us

İsviçre

Zürich Belediyesi, Vatandaşlık Başvuru Ücretlerini Düşürüyor

yazar

Published

on

Cemil Baysal

Zürich’te Vatandaşlık isteyenler artık başvuruları için daha az ödeme yapacaklar: Belediye Meclisi ücreti 500 İsviçre Frangı olarak belirlemeyi ve istisna kurallarını genişletmeyi planlıyor.

Zürih Şehri, bugüne kadar yurtdışında doğan kişiler için doğum yerine bakılmaksızın 1200 İsviçre Frangı, İsviçre’de doğan yabancılar için ise 500 İsviçre Frangı ücret talep etmişti.

2023 Temmuz ayında Kanton’da vatandaşlık başvuru süreçleri genellikle formalize edildi ve standart hale getirildi. Bu durum, Belediye Meclisi’nin yerel ücretleri gözden geçirmesine neden oldu.

Meclis, İsviçre’de veya yurtdışında doğan göçmenler için nerede doğduğuna bakılmaksızın uygun ve tek bir ücret olarak 750 İsviçre Frangı’nı belirledi. 25 yaşın altındaki gençler ve genç yetişkinler ise şimdi olduğu gibi ücret ödemeyecekler.

Ücret Miktarı Tartışması

SP, Yeşiller ve AL’den oluşan bir çoğunluk, SVP, FDP, GLP ve EVP/Mitte’nin isteğine karşın, Pazartesi akşamı vatandaşlık ücretini 500 İsviçre Frangı’na kadar indirmeyi kabul etti. AL, fiyatın daha da düşürülmesini ve 200 İsviçre Frangı’lık bir toplu ücret talebini getirdi, ancak yeterli destek bulamadı.

Sabine Koch (FDP), daha önce yapılan bir saatlik tartışmada, 750 İsviçre Frangı’nın maliyeti karşıladığını ve tamamen adil olduğunu belirtti. Dahafazla bir indirim durumunda zarar edileceğini belirtti – yaklaşık yarım milyon İsviçre Frangının eksik olacağını vurguladı.

Bu yüzden Ann-Catherin Nabholz (GLP), bu durumu „İndirim Tartışması“ olarak nitelendirdi ve bunu anlamadığını dile getirdi. Stefan Urech (SVP) ise, İsviçre vatandaşlığının maliyetinin karşılanmadığını ancak desteklenmesi gerektiğini söyledi. „Bedava olanın değeri yoktur,“ dedi.

Maya Kägi Götz (SP), vatandaşlığın teşvik edilmesi gerektiğini savundu, ve sağlam bir demokrasinin temeli olduğunu dile getirdi. Götz’e göre, demokratik süreçlere katılımın teşvik edilmesi, toplumun güçlenmesine ve çeşitliliğin desteklenmesine yardımcı olur.

Urs Riklin (Yeşiller) ise, vatandaşlık için gereken mali engellerin azaltılması gerektiğini belirtti. Ona göre, herkesin demokratik haklarını kullanabilmesi ve toplumsal katılımı sağlayabilmesi için ekonomik engellerin en aza indirilmesi önemlidir.

Meclis, vatandaşlık ücretlerine ilişkin tartışmalarda, geliri düşük ve prim indirimleri alan kişilere mali yardım sağlanması ve ücret muafiyeti uygulanması konusunda çoğunluk kararı aldı. Bu, daha geniş bir toplum kesiminin demokratik süreçlere katılmasını teşvik etmeyi amaçlıyor.

Değişikliklerin ardından Vatandaşlık İşlemleri Ücretleri Yönetmeliği, Redaksiyon Komisyonu’na gönderildi. Meclis, konuyla ilgili nihai oylamayı bir sonraki toplantısında gerçekleştirecek.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

İsviçre’de Yasal Boşluk: Cinsel Saldırı ve Tecavüz Vakalarında Yeni Düzenleme Gündemde

yazar

Published

on

By

Fransa’da büyük yankı uyandıran Gisèle Pelicot davası, İsviçre’deki yasal bir boşluğu yeniden gündeme taşıdı. Federal Hükümet, cinsel saldırı ve tecavüz vakalarında mağdurların daha kapsamlı korunması için yasa değişikliği hazırlığında.

Mevcut uygulamada, saldırı sırasında bayıltılan ya da bilinci kapalı olan mağdurlar, diğer mağdurlar gibi tazminat ve destekten yararlanamıyor. Bunun nedeni, İsviçre’de yürürlükte olan Kaza Sigortası Yasası’nın (UVG), bilinç kaybı yaşanan durumları kapsam dışı bırakması.

Uzmanlara göre bu durum ciddi bir adaletsizlik yaratıyor. Her yıl polis tarafından kayda geçen cinsel saldırı ve tecavüz vakalarının bir kısmı, mevcut yasa kapsamında “kaza” sayılmadığı için sigorta tarafından karşılanmıyor. Yeşiller Partisi’nden Vaud kantonu milletvekili Léonore Porchet, bu durumu “şok edici ve kabul edilemez” sözleriyle değerlendirdi.

Tartışmaların odağında, özellikle “k.o. damlası” olarak bilinen GHB maddesi yer alıyor. Bu madde, failler tarafından mağdurları bayıltmak ve savunmasız bırakmak için sıkça kullanılıyor.

Federal Hükümet’in sunduğu yasa değişikliği teklifi, cinsel saldırıların tüm sağlık sonuçlarının hukuken “kaza” olarak kabul edilmesini öngörüyor. Böylece mağdurların tedavi masrafları, günlük ödenekleri ve diğer sağlık giderleri sigorta kapsamına alınabilecek.

Yetkililer, düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde her yıl 40 ila 150 ek vakanın daha resmi olarak tanınabileceğini belirtiyor.

Yasa tasarısına ilişkin görüş süreci 27 Haziran’a kadar devam edecek. Nihai karar ise parlamentonun değerlendirmesinin ardından verilecek.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de En Çok Konuşulan Dil Almanca: Nüfusun %62’si Almanca Konuşuyor

yazar

Published

on

By

🇨🇭 İsviçre’de Dil Çeşitliliği: 4 Resmi Dil, Çok Kültürlü Yapı

İsviçre, sahip olduğu çok dilli yapısıyla Avrupa’nın en dikkat çeken ülkelerinden biri olmaya devam ediyor. Ülkede dört resmi dil bulunurken, bu durum hem kültürel çeşitliliği hem de toplumsal yapıyı doğrudan etkiliyor.

Verilere göre İsviçre’de en yaygın konuşulan dil yüzde 62 oranıyla Almanca. Özellikle ülkenin orta ve doğu bölgelerinde yoğun olarak kullanılan Almanca, günlük hayatın büyük bölümünü oluşturuyor.

Fransızca ise yaklaşık yüzde 23’lük oranla ikinci sırada yer alıyor. Batı İsviçre’de, özellikle Cenevre ve Lozan gibi şehirlerde Fransızca hakim dil konumunda.

Ülkenin güneyinde yer alan Ticino kantonunda konuşulan İtalyanca ise nüfusun yaklaşık yüzde 8’i tarafından kullanılıyor.

İsviçre’nin en az konuşulan resmi dili ise Romanşça. Graubünden kantonunda konuşulan bu dil, nüfusun yüzde 1’inden az bir kesimine hitap ediyor.

🌍 Tek Bir Ulusal Dil Yok

İsviçre’de dikkat çeken bir diğer unsur ise tek bir ulusal dilin bulunmaması. Ülkede resmi işlemler birden fazla dilde yürütülürken, eğitim sisteminde de ikinci bir ulusal dil öğrenimi teşvik ediliyor.

Ayrıca İsviçre’de yaşayanların büyük bir kısmı birden fazla dil konuşabiliyor. İngilizce de yaygın olarak kullanılan diller arasında yer alıyor.

📊 Çok Dillilik Güç Katıyor

Uzmanlara göre İsviçre’nin çok dilli yapısı, ülkeye hem kültürel zenginlik hem de uluslararası alanda avantaj sağlıyor. Farklı dil ve kültürlerin bir arada yaşaması, İsviçre’yi Avrupa’nın en özgün ülkelerinden biri haline getiriyor.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Okullarda Telefon Yasağı Artıyor: Öğretmenler Temkinli

yazar

Published

on

By

İsviçre’de giderek daha fazla kanton, okullarda cep telefonu kullanımını yasaklama kararı alıyor. Ancak uzmanlar ve öğretmenler, bu yasakların ne kadar etkili olduğu konusunda ikiye bölünmüş durumda.

Araştırmalara göre, İsviçre’de çocukların dijital cihazlarla tanışma yaşı oldukça erken. İlkokula başlayan her beş çocuktan biri kendi akıllı telefonuna sahipken, bu oran ilkokulun sonunda yüzde 80’e, ortaokul düzeyinde ise neredeyse yüzde 99’a ulaşıyor. Bu veriler, Çocuk Koruma Vakfı’nın James Araştırması’na dayanıyor.

Ülkede eğitim sistemi federal yapıya sahip olduğu için, telefon kullanımıyla ilgili kurallar kantonlara, belediyelere ve okullara göre değişiklik gösteriyor. Ancak genel eğilim, telefonların okul hayatından tamamen çıkarılması yönünde ilerliyor.

Örneğin Ticino kantonunda telefon yasağı genişletilerek tüm zorunlu eğitim kademelerinde uygulanmaya başlandı. Nidwalden, Aargau ve Valais kantonları da 2025/26 eğitim yılından itibaren özel elektronik cihazların kullanımını yasakladı. Bu yasaklar yalnızca ders saatlerini değil, teneffüsleri ve okul etkinliklerini de kapsıyor. İstisnalar ise sadece eğitim amaçlı kullanım veya sağlık durumlarıyla sınırlı tutuluyor.

Kamuoyunda yapılan anketler, telefon yasağına güçlü destek olduğunu gösteriyor. 2024 yılında yapılan bir araştırmada katılımcıların yüzde 80’den fazlası bu uygulamayı desteklediğini belirtti.

Ancak öğretmenlerin yaklaşımı daha temkinli. İsviçre Öğretmenler Birliği, genel bir yasağın tek başına çözüm olmayabileceğini savunuyor. Uzmanlara göre, öğrencilerle birlikte belirlenen kurallar daha kalıcı ve etkili sonuçlar doğurabiliyor.

Uygulamada bazı zorluklar da ortaya çıkıyor. Örneğin Aargau kantonunda bir okulda uygulanan yasak sonrası öğrenciler, teneffüslerde ödeme yapmak için kullandıkları dijital sistemleri kullanamaz hale geldi. Bu nedenle okul kantininde dijital ödeme yöntemleri kaldırıldı.

Uzmanlar, sorunun yalnızca cihazlar olmadığını vurguluyor. Dijital platformların sonsuz içerik akışları, algoritmalar ve “beğeni” sistemleriyle bağımlılık yarattığına dikkat çekiliyor. Eğitimciler, kalıcı çözümün yasaklardan çok bilinçli kullanım ve dijital eğitimden geçtiğini belirtiyor.

Continue Reading

Trendler