İsviçre
Yahudi-Ortodoks Bıçaklanması: SVP, saldırganın vatandaşlığının geri alınmasını öneriyor
Cemil Baysal
SVP, Zürich’teki Yahudi-Ortodoks Vatandaşa Yapılan Bıçaklı Saldırı Sonrasında 15 yaşındaki Saldırganın Vatandaşlığının Geri Alınmasını Sorguluyor
Zürich SVP (İsviçre Halk Partisi), şehirdeki bir Yahudi-Ortodoks vatandaşa yönelik bıçakla saldırı olayı üzerine harekete geçti. Çarşamba günü yapılan açıklamada, SVP üyeleri, saldırının toplumda geniş bir dehşet dalgasına neden olduğunu ve her taraftan haklı olarak kınandığını belirtti.
„İthal Şiddet“ İfadesiyle Öne Çıkan Talepler
Saldırıyı „İthal Şiddet“ başlığı altında değerlendiren SVP kanton meclisi üyeleri, olayın, uzun bir süredir görülen bir gelişmenin geçici bir doruk noktası olduğunu savundu. SVP, hükümetten saldırganın kimliği ve olaya ilişkin detaylar hakkında daha fazla bilgi talep ediyor.
Hükümete Yöneltilen Sorular
SVP yetkilileri, hükümete, tutuklanan genç şahsın vatandaşlık sürecinin ne zaman ve nerede başladığını, bu süreçte entegrasyonunun nasıl değerlendirildiğini sormakta. Ayrıca, vatandaşlık başvuru sürecinde, potansiyel şiddet eğilimli veya aşırılıkçı bireylerin elemine edilmesi için daha iyi bir düzenleme olup olmadığını sorgulamakta.
Vatandaşlık Hakkının Geri Alınması ve Sertleştirilmiş Ceza Hukuku Talepleri
SVP, hükümetten, saldırganın vatandaşlık hakkının nasıl geri alınabileceği ve mevcut engellerin kaldırılması için yapılacak adımlar hakkında bilgi istiyor. Güvenlik direktörü Mario Fehr’in de bu hafta içinde talep ettiği gibi, SVP, vatandaşlığın geri alınması ve daha sert bir gençlik ceza hukuku uygulanmasını talep etmekte.
Göç İdaresi Sekreteryası’ndan Bilgiler
İsviçre Göç İdaresi Sekreteryası’nın belirttiğine göre, İsviçre vatandaşlığı, ancak ciddi durumlarda, örneğin mahkum bir savaş suçlusu veya terörist durumunda, geri alınabilir.
İsviçre’de, çift vatandaşlık sahibi bireylerin İsviçre vatandaşlığının geri alınma prosedürü yalnızca belirli koşullar altında uygulanabilir. İsviçre Göç ve Vatandaşlık İşleri Genel Sekreterliği’nin resmi web sitesinde yer alan bilgiler, bu prosedürün uygulanabilmesi için ilgili kişinin davranışlarının İsviçre’nin çıkarlarına veya itibarına „ciddi derecede zararlı“ olması gerektiğini belirtiyor.
Vatandaşlığın çekilmesi, sadece olağanüstü durumlarda düşünülebilecek bir adımdır. Özellikle bir kişi savaş suçlarına karışmış veya terörle suçlanmışsa, vatandaşlık çekilme prosedürü gündeme gelebilir. Bu tür durumlar, İsviçre’nin ulusal güvenliğine ve toplumun genel güvenliğine ciddi tehditler oluşturabilecek nitelikte olmalıdır.
İsviçre’nin vatandaşlığı geri alma politikası, ülkenin temel değerlerini ve hukuki standartlarını güvence altına alma hedefini taşımaktadır. Bu politika, özellikle çifte vatandaşlık sahibi bireylerin davranışlarını dikkatlice inceleyerek, vatandaşlığın çekilmesini sadece ciddi durumlar karşısında uygulamayı amaçlamaktadır. Bu süreç, İsviçre’nin toplumunu ve uluslararası itibarını koruma çabalarının önemli bir unsuru olarak öne çıkmaktadır.
Gündem
Kreuzlingen TG Sınır Kapısında 270 Kilo Kaçak Baklava Yakalandı
İsviçre’nin Kreuzlingen (TG) sınır kapısında yapılan denetimde, bir Türk vatandaşının aracında yüksek miktarda gümrüğe beyan edilmemiş baklava ele geçirildi. Olay, İsviçre Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Ofisi’nin (BAZG) dikkat çeken son operasyonlarından biri olarak kayda geçti.
17 Mart tarihinde gerçekleştirilen kontrolde, İsviçre plakalı bir araç ülkeye giriş yaptıktan kısa süre sonra durduruldu. Araçta yapılan incelemede, 44 yaşındaki Türk sürücünün yanında çoğunluğu baklava olmak üzere toplam 270 kilogram Türk tatlısı taşıdığı tespit edildi.
Sürücü, yetkililere el yazısıyla hazırlanmış ve yaklaşık 1700 euro (1563 İsviçre frangı) değerinde bir fatura ibraz etti. Tatlıların İsviçre’de düzenlenecek bir etkinlik için getirildiğini beyan etti. Ancak araçta ayrıca Ocak 2026 tarihli ve 840 euro (772 frank) tutarında başka bir fatura daha bulundu.
Yapılan hesaplamalar sonucunda, gümrüğe beyan edilmeyen ürünlerin toplam değerinin yaklaşık 2540 euro (2335 İsviçre frangı) olduğu belirlendi. Sürücü, eksik ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin yanı sıra birkaç yüz frank tutarında para cezasına çarptırıldı.
Yetkililer, işlemlerin tamamlanmasının ardından sürücünün taşıdığı ürünlerle birlikte yoluna devam etmesine izin verildiğini açıkladı.
İsviçre
İsviçre’de Twint için kamu modeli tartışması gündemde
İsviçre’de yaygın kullanılan mobil ödeme sistemi Twint, artan kullanım oranı ve ücret politikaları nedeniyle siyasi tartışmaların odağına yerleşti. 2025 yılında yaklaşık 901 milyon işlemin gerçekleştirildiği platformun 6 milyondan fazla aktif kullanıcıya ulaştığı bildirildi.
Twint’in hissedarları arasında UBS, Raiffeisen, PostFinance, Zürih Kantonal Bankası (ZKB) ve Banque Cantonale Vaudoise’nin yanı sıra finansal altyapı sağlayıcıları SIX ve Worldline yer alıyor. Sistemin özel sektör tarafından işletilmesine rağmen, dijital ödeme hizmetlerinin kamusal niteliği tartışma konusu olmaya başladı.
Cenevre kantonundan Sosyal Demokrat Partili (SP) Senatör Carlo Sommaruga, Federal Hükümet’e sunduğu önergeyle Twint’in kamu kontrolüne alınmasına yönelik bir strateji hazırlanmasını talep etti. Sommaruga, İsviçre Merkez Bankası’nın (SNB) nakit parayı kamu hizmeti olarak ücretsiz sunmasını örnek göstererek, dijital ödeme altyapısının da benzer şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler, Twint’in uyguladığı işlem ücretlerinin düşük tutarlı ödemelerde maliyet baskısı oluşturduğunu belirtiyor. İşletmeler, büyük perakende zincirlerinin daha düşük komisyon oranlarıyla işlem yapabildiğini, bunun da rekabet açısından eşitsizlik yarattığını savunuyor.
Söz konusu öneride, Twint’in kamu hizmeti kapsamına alınarak daha düşük maliyetli ve erişilebilir bir ödeme sistemi haline getirilmesi öngörülüyor. Uluslararası örnekler arasında İsveç, Norveç ve Singapur’da kamu ile finans sektörü iş birliğiyle geliştirilen dijital ödeme altyapıları gösteriliyor.
Öte yandan, öneri siyasi çevrelerde farklı görüşlere yol açtı. Merkez sağ partilerden bazı temsilciler, Twint’in mevcut yapısıyla başarılı bir özel sektör girişimi olduğunu ve devlet müdahalesinin piyasa dinamiklerini olumsuz etkileyebileceğini dile getiriyor.
Twint’e ilişkin tartışmaların önümüzdeki dönemde Federal Meclis gündeminde daha geniş kapsamlı şekilde ele alınması bekleniyor.
Gündem
ADD’den İsviçre’de Çanakkale Zaferi Anma Etkinliği
İsviçre Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) tarafından, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü kapsamında 29 Mart 2026 Pazar günü bir anma etkinliği düzenlendi.
Zürih’e bağlı Dübendorf’ta bulunan Restaurant Hecht Saal’de gerçekleştirilen program saat 14.00’te başladı.
Programa Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosu Fazlı Çorman katıldı. Etkinlikte konuşmacı olarak yer alan tarihçi ve araştırmacı yazar Ali Arslan, günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yaptı.
Programda, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitler anıldı. Etkinliğe yoğun katılım gerçekleşti.






-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 Jahr agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 Jahr agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 Jahr agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


