Sosyal Medya

Turizm

Turist Rehberlerinde Yabancı Dil Şartı Kalkarsa, Türk Turizmi Zarar Görür

yazar

Yayınlayan

on

DEVA Partisi İzmir Milletvekili ve Kültür, Sanat ve Turizm Politikaları Koordinatörü Seda Kaya Ösen, Turist Rehberliği Meslek Kanunu’nda yapılan değişikliği değerlendirdi. Yabancı dil bilme şartının kaldırılmasıyla arkeoloji ve sanat tarihi bölümü mezunlarına turist rehberliği yapma hakkı tanınmasının, turizm sektörüne ve mesleğe zarar verebileceğini vurguladı.

Ösen, “Türkiye’ye yıllık 100 milyon turist gelirse, mevcut turist rehberleriyle birlikte bahsettiğimiz alandaki mezunlarımızın büyük çoğunluğuna iş kapısı sağlamış olursunuz. Ancak turist talebi ortaya çıkmadan arzı büyütürseniz, negatif rehber enflasyonu yaratırsınız” dedi.

TUREB’e kayıtlı 13 bin 609 Turist Rehberi olduğunu belirten Ösen, her yıl binlerce turist rehberliği mezunu verilirken, bu alandaki işsiz mezunların doldurulması durumunun kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Ösen, “Siz turizm talebini arttırmadığınız sürece bulmaya çalıştığınız çözüm kendisini yeni bir soruna bırakacaktır” ifadelerini kullandı.

Ösen, “2024 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesini görüştüğümüz Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Sayın Bakan Ersoy tarafından turizm sektörünün en ciddi sorunları arasında eğitimli personel eksikliği ve turist başına düşen gelirin düşük olduğu tespiti yapılmıştı. Eğitimli personel eksikliği sorundur diyenler, yeni kanunun madde gerekçelerinde, dil bilmiyor olmanın mağduriyet yarattığını söylüyor” diye ekledi.

“Eğitimi ve Liyakati Turizmden Çıkarırsanız, Etkin Turizm Bekleyemezsiniz”

Ösen, “Türkiye’de turizmin güçlü ve zayıf yönlerini analiz ederken, eğitimsiz personelle sezonsuz 12 aylık turizm hedefi hayaldir derken, siz eğitimi ve liyakati turizmden çıkarıyorsunuz. Dil bilme şartının kaldırıldığı liyakatsiz bir turizm sektörü ne kadar etkin çalışır? Ne kadar yüksek gelirli turisti ülkeye çekebilir? Ne kadar akılcı ve evrenseldir, soruyorum sizlere?” açıklamalarında bulundu.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Turizm

Schengen Vizesi Başvurularında Reddedilme Oranları Yükseliyor: Türk Vatandaşları İçin Zorlu Süreç

yazar

Yayınlayan

on

By

2023 yılı Schengen vizesi başvurularında, Türk vatandaşlarının karşılaştığı zorluklar artarak devam ediyor. Başvuru süreçleri uzarken, reddedilme oranları da dikkate değer bir şekilde yükseldi. Schengen vize başvurularına dair veriler, bazı ülkelerin ve konsoloslukların başvuruları reddetme oranlarının oldukça yüksek olduğunu gösteriyor.

En Çok Red Veren Ülkeler ve Konsolosluklar

  1. Danimarka: Ankara Konsolosluğu, yapılan Schengen vize taleplerinin %39.4’ünü reddediyor ve bu oranla başı çekiyor.
  2. Yunanistan: Yunanistan Ankara Konsolosluğu %38.5 oranında reddetme oranıyla ikinci sırada.
  3. Litvanya: %35.8 oranında reddetme oranı ile üçüncü sırada yer alıyor.

En Az Red Veren Ülkeler ve Konsolosluklar

  1. İspanya: İstanbul Konsolosluğu, sadece %3.9 oranında red veriyor ve en düşük red oranına sahip.
  2. Portekiz: Ankara Konsolosluğu %6.9 red oranıyla ikinci sırada.
  3. Yunanistan: İzmir Konsolosluğu %7.2 red oranıyla en az red verenler arasında.

Yıllara Göre Reddedilme Oranları

2022 ve 2023 yılları arasında Schengen vizesi başvurularında red oranlarının nasıl değiştiğini görmek de önemli. Özellikle bazı konsolosluklarda bu oranlar önemli artış göstermiştir:

  • İtalya Ankara Konsolosluğu: 2022’de %7.14 iken 2023’te %12.7.
  • Lüksemburg Ankara Konsolosluğu: 2022’de %7.60 iken 2023’te %14.7.
  • Çekya Ankara Konsolosluğu: 2022’de %9.27 iken 2023’te %13.6.
  • Yunanistan Ankara Konsolosluğu: 2022’de %9.65 iken 2023’te %38.5.

Analiz

Bu veriler, bazı ülkelerin ve konsoloslukların Schengen vizesi başvurularını reddetme oranlarının oldukça yüksek olduğunu ve bu sürecin Türk vatandaşları için gittikçe zorlaştığını göstermektedir. Özellikle Danimarka, Yunanistan ve Litvanya gibi ülkelerin konsolosluklarının yüksek red oranları dikkat çekerken, İspanya ve Portekiz gibi ülkelerin konsoloslukları daha düşük red oranları ile başvuru sahiplerine daha olumlu bir yaklaşım sergiliyor.

Bu farklılıklar, başvuru sahiplerinin başvurularını yaparken dikkat etmeleri gereken önemli bir husus olarak öne çıkmaktadır. Özellikle düşük red oranına sahip konsolosluklar tercih edilebilirken, yüksek red oranına sahip konsolosluklardan başvuru yapmak daha riskli olabilir. Bu bilgiler, Türk vatandaşlarının Schengen vizesi başvurularında daha bilinçli tercihler yapmalarına yardımcı olabilir.


Detaylı Veriler ve İstatistikler

  • Danimarka Ankara Konsolosluğu: %39.4 red oranı
  • Yunanistan Ankara Konsolosluğu: %38.5 red oranı
  • Litvanya Konsolosluğu: %35.8 red oranı
  • İspanya İstanbul Konsolosluğu: %3.9 red oranı
  • Portekiz Ankara Konsolosluğu: %6.9 red oranı
  • Yunanistan İzmir Konsolosluğu: %7.2 red oranı

Yıllara göre artış gösteren red oranları, vize başvuru sürecinde karşılaşılan zorlukların artışını açıkça ortaya koymaktadır. Türk vatandaşlarının vize başvurularında dikkat etmeleri gereken bu veriler, Schengen bölgesine seyahat planlayanlar için önemli bir rehber niteliğindedir.

Haberin Devamını Oku

Turizm

Gece Bu Sahillere Girişin Cezası 387 Bin TL

yazar

Yayınlayan

on

By

Nesli tehlike altında olan deniz kaplumbağalarının Akdeniz’de yuvalama yaptığı İztuzu, Patara ve Çıralı gibi kumsallara saat 20.00’den sabah 08.00’e kadar giriş yasaklandı. Eylül sonuna kadar sürecek bu yasakları ihlal edenlere 387 bin 141 TL idari para cezası uygulanacak.

Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) nesli tehlike altındaki türler listesindeki caretta caretta ve chelonia mydas türü deniz kaplumbağalarının Akdeniz sahillerindeki yuvalama dönemi başladı. 

Her yıl nisan sonu veya mayıs ayında başlayan süreç, erişkin kaplumbağaların kumsallara çıkıp yumurta bırakması, temmuz ortasından itibaren de yuvalardan yavruların çıkışı ve denize ulaşması şeklinde eylül ayı sonuna kadar devam ediyor.Play Video

TÜRKİYE’DE 20 DENİZ KAPLUMBAĞASI YUVALAMA KUMSALI BULUNUYOR

Türkiye’de 9’u Antalya’da olmak üzere, Muğla, Mersin, Adana ve Hatay illerinde 20 deniz kaplumbağası yuvalama kumsalı bulunuyor. 

Doğa Koruma Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü ile Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki bu kumsalların tamamında, yuvalama ve yavru çıkış dönemi olan mayıs-eylül ayları arasında geceleri sahile girişler yasak. 

Ayrıca bu sahillere araçla giriş, çadır kurmak, kamp yapmak, ateş veya mangal yakmak gibi faaliyetler de tamamen yasak. Bu yasakları ihlal edenlere ise idari para cezaları veriliyor. Bu ceza miktarı 2024 yılı için 387 bin 141 TL olarak belirlendi. 

GECE KAPLUMBAĞALARIN, GÜNDÜZ TURİSTLERİN

Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da ilk yuva Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’nin (DEKAMER) sorumluluğundaki Dalyan İztuzu plajında 23 Nisan günü gerçekleşti. 

DEKAMER Başkanı Prof. Dr. Yakup Kaska, 23 Nisan’da ilk yuvanın oluştuğu İztuzu kumsalında şu anki yuva sayısının 50’yi aştığını belirterek, kumsalın gündüzleri yerli yabancı turistlere, geceleri de deniz kaplumbağalarının kullanımına ait olduğunu söyledi. 

Kumsala giriş yasağının saat 20.00’de başlayıp sabah 08.00’e kadar sürdüğünü açıklayan Prof. Dr. Kaska, bu konudaki tüm uyarı tabelalarıyla gelen yerli ve yabancı turistlere yönelik bilgilendirme yapıldığını söyledi. 

KORUMA SAYESİNDE REKOR KIRILDI 

Kaş ilçesi sınırlarındaki Patara kumsalındaki Deniz Kaplumbağaları Koruma ve İzleme Projesi ise Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından Pamukkale Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Eyüp Başkale başkanlığında yürütülüyor. 

Bu yıl 15 Mayıs’tan itibaren Patara kumsalında da gece sahile girişler yasaklandı. Koruma çalışmalarının önemi sayesinde geçen yıl 524 yuva ve 30 binden fazla yavru ile rekor kırıldığını belirten Prof. Dr. Eyüp Başkale, “Kumsal günün 24 saati gözlem altında. Carettaların hem ergin bireyleri hem de yuvaları ve yavruları kumsalda çalışan 20 civarındaki gönüllü arkadaşımızla koruma altına alınıyor. Kumsalda belirli noktalara yerleştirdiğimiz fotokapanlarla anlık verileri görebiliyoruz” dedi.

YUVA VE YAVRU ÇIKIŞI GECELERİ 

Gece saatlerinde yuvalayan deniz kaplumbağalarının, kumsalda herhangi bir tehdit unsuru olduğunda yuva yapmadan denize geri döndüğüne dikkati çeken Prof. Dr. Başkale, “Yavru çıkışları da gece saatlerinde gerçekleşir. Bu nedenle plaj, hem Özel Çevre Koruma alanı olması hem de kaplumbağaların yuvalama zamanı olan akşam saatlerinde tamamen kullanıma kapatılarak koruma altına alınmaktadır. Böylece hem anne kaplumbağaların tehdit edici bir unsur olmadan rahatça yuvalamalarını, hem de yavruların güvenle denize ulaşmaları sağlanmaktadır” diye konuştu.

KUMSAL GİRİŞ NOKTALARINA MOBESE KAMERALARI YERLEŞTİRİLDİ 

Yuvalama sezonunda kumsalda ışık yakmanın kaplumbağaların yönlerini kaybetmelerine, ışığa yönelerek denize ulaşamamalarına sebep olduğuna işaret eden Prof. Dr. Başkale, şunları söyledi:

“Yuvalama kumsallarını kullanırken çukur kazmamalı, rastgele şemsiye çakmamalı ve plaj eşyalarımızı kullanırken yuvaları da göz önünde bulundurmalıyız. Kumsala her türlü araç ile giriş kesinlikle yasaktır. 

Farkında olmadan yuvaların üzerinden geçebilir ve yumurta ve yavruların ölümüne sebep olabilir. Bu kapsamda kumsal giriş noktalarına mobese kameraları yerleştirildi. Kaçak girişlerin tespit edilmesi ve gerekli uyarıların yapılması daha da kolaylaştı. 

Her yıl bilgilendirme seminerleri, yüz yüze görüşmeler ve eğitim çalışmaları kumsalı kullanan yerel halk ile yerli ve yabancı turistlerin kaplumbağalara ilgisini artırdı. Ancak bilgilendirilmesi ve doğaya farkındalığının artırılması gereken daha çok insan var.” 

ÇIRALI’DA UYARICI TABELALAR HAZIRLANDI

İztuzu ve Patara kumsalında olduğu gibi Çıralı sahilinde de Kemer Kaymakamlığı, Kemer Belediyesi, DKMP’nin desteğiyle her yıl koruma çalışmaları yürüten Ulupınar Çevre Koruma Kooperatifi’nce kumsala gelen yerli ve yabancı turistlere yönelik uyarı tabelaları asıldı. DKMP Genel Müdürlüğü’ne ait ‘Lütfen kurallara uyalım’ ibareli tabelalarda yasaklar şöyle açıklanıyor: 

“Her türlü motorlu araç girişi yasaktır. Çadır kurmak ve gecelemek yasaktır. Ateş yakmak ve mangal yapmak yasaktır. Gece 21.30-05.30 arası kumsala çıkmak yasaktır. Deniz kaplumbağalarına dokunmayın ve yavruları elinize almayın. 

Kumu kazmayın, kum almayın ve kendinizi kuma gömmeyin. Çıralı kumsalı, Tarım ve Orman Bakanlığı ‘Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi hükümlerine tabidir. Yukarıdaki kurallara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanır.”  

‘YUVALAR KAFESLERLE KORUMA ALTINA ALINIYOR’

Ulupınar Çevre Koruma Kooperatifi Başkanı Habib Altınkaya, Çıralı kumsalında yuvalama sezonunun başladığını, yuva sayısının 7’ye çıktığını belirterek, “Yuvalar kafeslerle koruma altına alınıyor. Bu yıl da akşam 21.30’dan sabah 05.30’a kadar sahile insan girişi yasaklarımız başladı. Ayrıca çadır kurmak, kamp yapmak, araçla giriş, ateş veya mangal yapmak gibi zarar verici tüm faaliyetler sahilimizde yasak. Beldemize tatile gelecek tüm yerli ve yabancı misafirlerimizin dikkatli ve bu konularda hassas davranmasını bekliyoruz. Gönüllülerimizin de bu konulardaki çalışmalarına destek vermelerini temenni ediyoruz” diye konuştu. 

Haberin Devamını Oku

Turizm

Kapadokya’nın Gölgesindeki Sorun: Turistler Çöpleri Seyrediyor

yazar

Yayınlayan

on

By

Kapadokya, Türkiye’nin gözbebeği turizm merkezlerinden biri olarak UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Miras Listesi’nde yer alıyor. Ancak son zamanlarda, bu eşsiz güzelliklerin gölgesinde kalan bir sorun var: çevreye atılan molozlar ve çöpler.

Kapadokya’nın vadilerine ve peribacalarının arasına savruk bir şekilde dökülen molozlar ve çöpler, özellikle bölgeyi ziyaret eden yerli ve yabancı turistler için rahatsız edici bir manzara oluşturuyor. Turizm faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgede, sıcak hava balonlarından kuş bakışı izleyen turistlerin yanı sıra vadilerde yürüyüş yapanlar da bu manzarayla karşılaşıyor.

Kapadokya Alan Başkanlığı, turizm faaliyetleri konusunda ciddi denetimler uygularken, çevreye atılan çöpler ve molozlar konusunda sessiz kalmakla suçlanıyor. Birçok turizmci, bölgeye gelen ziyaretçilerin en büyük şikayetinin çevreye atılan pislikler olduğunu belirtiyor. Her gün bölgede yeni moloz yığınlarıyla karşılaşılıyor ve vadilerde binlerce çöp poşeti görülüyor.

Turizmciler, Kapadokya’nın doğal güzelliklerinin korunması gerektiğini ve çevreye atılan çöplerin bu mirası tehdit ettiğini vurguluyor. Bölgedeki çirkin yapılaşmalara karşı müdahale eden yetkililerin, çevre kirliliği konusunda da aynı hassasiyeti göstermesi gerektiği dile getiriliyor.

Kapadokya’nın doğal vadilerine atılan çöplerin, bölgenin dünya mirası olan eşsiz güzelliklerini yok ettiğine dikkat çekiliyor. Turistlerin bölgeye sadece balonla binmekle kalmayıp aynı zamanda fotoğraf çekmek ve eşsiz manzaraları görmek için geldikleri belirtiliyor. Ancak fotoğraf karelerinde yerlerde çöp poşetleri ve molozların olması, turistlerin hayal ettikleri manzaranın çok uzağında bir gerçeklik yaratıyor.

Kapadokya’nın dünya mirası ve milli park statüsünde olduğu hatırlatılarak, bölgenin korunması ve temiz tutulması gerektiği vurgulanıyor. Çevre kirliliğine karşı alınacak tedbirlerin ve denetimlerin artırılması çağrısı yapılıyor, çünkü her çöp atılan yer, bu benzersiz güzelliklerin bir parçasını kaybetmek anlamına geliyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler