Gündem
SINIR KONTROLLERİ SIKILAŞTI: SUÇLULAR YAKALANIYOR, ANCAK YAKALANANLARIN ÇOĞU ALMAN VE AVRUPALI
(Okuma Süresi: 3 dk)
Artan sınır kontrollerinin asıl amacı, uluslararası kriminal suçlular ile kaçak sığınmacıların yakalanmasını sağlamak ve geçişleri denetimleri artırarak önlemekti. Ancak yakalanların çoğu Alman ve Avrupalı. Almanya’nın İsviçre sınırında uyguladığı sıkı kontroller, suçluların yakalanma oranını belirgin şekilde artırdı. Ancak yakalananların çoğu Alman ve Avrupalılar. Ekim 2023’ten bu yana gerçekleştirilen bu kontroller sonucunda, özellikle Alman kökenli suçluların sayısında artış gözlemlendi.
Artan Kontroller ve Suçluların Yakalınması
Almanya’nın sınırda uyguladığı kontrollerin sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 67 oranında bir artışa neden oldu. Ekim 2023 ile Haziran 2024 arasında toplam 889 tutuklama gerçekleşti. Ancak, bu artış ağır suçluların yakalanmasını sağlamış değil.
Kontrollerin etkisiyle, 2023 yılında Almanya’da yaklaşık 142.000 tutuklama yapılmışken, bu sayı günlük ortalama 400’ü buluyor. Fakat, kontrollerin etkisiyle ortaya çıkan veriler, çoğunlukla ödenmemiş para cezalarıyla ilgili olduğunu gösteriyor. En sık rastlanan suçlar arasında sürücü belgesiz araç kullanma, hırsızlık ve dolandırıcılık yer alıyor.
Para Cezaları ve Hapis Cezalarına Dönüşüm
Almanya’da, ödenmeyen para cezalarının hapis cezasına dönüştürülmesi oldukça yaygın. Bu durum, küçük suçlardan dolayı verilen para cezalarının ödenmemesi sonucunda kişilerin hapse girmesine yol açabiliyor. Ayrıca, cezaevinden kaçışlar, uluslararası tutuklama emirleri ve soruşturma tutuklamaları da bu tutuklamaların sebeplerinden biri.
Bölgesel Farklılıklar ve Göçmenlerin Rolü
Sınırda yapılan tutuklamaların büyük kısmının Avrupa kökenli suçlulara ait olduğu tespit edildi. Almanya, Romanya ve Polonya vatandaşları en sık yakalanan kişiler arasında. Göçmenler, özellikle Afganistan, Suriye, Irak ve İran’dan gelenler, bu süreçte çok az bir rol oynuyor.
Gelecek Planları ve Sınır Kontrollerinin Sürekliliği
Almanya Başbakanı Olaf Scholz, sınır kontrollerinin etkin olduğunu belirtiyor ve bu uygulamanın devam etmesini planlıyor. Yeni Schengen sınır düzenlemeleri çerçevesinde, kontrollerin üç yıl süresince devam etmesi öngörülüyor
#SınırKontrolleri #SuçOranı #Almanya #İsviçre #Güvenlik #Tutuklamalar #Göçmenler #Hukuk #SonDakika #SchengenKodu #schweiz #suisse #svizzera #deutschland #Haber #Avrupa
Gündem
İsviçre’de Coop, metal parça riski nedeniyle maydanoz içeren bazı ürünleri geri çağırdı
İsviçre’nin önde gelen perakende zincirlerinden Coop, maydanoz içeren bazı ürünlerinde metal yabancı madde bulunma ihtimali nedeniyle geri çağırma kararı aldı.
Şirketten yapılan açıklamada, söz konusu ürünlerin tüketilmesinin potansiyel sağlık riski oluşturabileceği belirtilerek, tüketicilere ürünleri kullanmamaları çağrısında bulunuldu.
Geri çağırma kapsamına giren ürünler şöyle sıralandı:
- Betty Bossi doğranmış maydanoz (20 gram)
- Freshly Made Protein Salad (325 gram)
- Betty Bossi Salad Protein (325 gram)
- Sarımsaklı kelebek karides (ön paketli)
- Sarımsaklı kuyruklu karides (ön paketli)
- Fırınlık dana rosto (ön paketli)
- – Betty Bossi Petersilie gehackt 20 Gramm
- – Freshly Made Protein Salad 325 Gramm
- – Betty Bossi Salad Protein 325 Gramm
- – Crevetten Butterfly Knoblauch (vorverpackt)
- – Crevetten Knoblauch Tail on (vorverpackt)
- – Sonntagsbraten (vorverpackt)
Açıklamada, söz konusu ürünlerin 28 Ocak 2026 tarihinde Coop süpermarketleri, Coop to go şubeleri, Coop City mağazaları, Coop Pronto ve Jumbo satış noktalarında satışa sunulduğu bildirildi.
Riskin tespit edilmesinin ardından ürünlerin satıştan kaldırıldığı kaydedilen açıklamada, daha önce satın alınan ürünlerin mağazalara iade edilebileceği ve satış bedelinin tüketicilere geri ödeneceği ifade edildi.
Coop yetkilileri, tüketici güvenliğinin öncelik olduğunu vurgulayarak, geri çağırma sürecinin tedbir amacıyla başlatıldığını bildirdi.
Gündem
Crans-Montana’daki yangın faciası soruşturmasında ciddi hatalar zinciri
CENEVRE – İsviçre’nin Valais (Wallis) kantonuna bağlı Crans-Montana’daki ölümcül yangın faciasına ilişkin yürütülen soruşturmada, savcılık makamının yaptığı hataların art arda ortaya çıkması kamuoyunda tepkilere yol açtı.
Valais Başsavcısı Beatrice Pilloud yönetimindeki savcılığın, olayın aydınlatılması sürecinde birçok kritik ihmale imza attığı belirtiliyor. Crans-Montana Belediye Başkanı Nicolas Féraud’nun verdiği son röportajda dile getirdiği yeni ayrıntılar, soruşturmanın sağlıklı yürütülmediği yönündeki eleştirileri daha da güçlendirdi.
Yerel basında yer alan değerlendirmelere göre, soruşturmadaki başlıca sorunlar şu başlıklarda toplanıyor:
Belediye başkanı sorgulanmadı
Belediye Başkanı Féraud, olaydan haftalar sonra yaptığı açıklamada, savcılık tarafından bugüne kadar ifadesine başvurulmadığını söyledi. Oysa facianın yaşandığı barda yangın güvenliği kontrollerinin yeterince yapılıp yapılmadığı konusunda belediyenin sorumluluğu olabileceği ifade ediliyor.
Güvenlik kamerası kayıtları kayboldu
Yangının meydana geldiği “Le Constellation” adlı barın içi ve çevresindeki onlarca güvenlik kamerası görüntüsünün silindiği ortaya çıktı. Savcılığın bu kayıtları zamanında güvence altına almaması “ağır ihmal” olarak nitelendirildi.
Yetki ve tarafsızlık tartışması
Başsavcı Pilloud’un, olaydan sonra kanton ve belediye yetkilileriyle birlikte basın toplantılarına katılması ve yangın alanını belediye başkanıyla birlikte ziyaret etmesi, kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı bulundu. Uzmanlar, hem belediyenin hem de kantonun soruşturmanın muhtemel tarafları arasında olabileceğine dikkat çekiyor.
Bar sahibinin gözaltı süreci tartışmalı
Facianın yaşandığı barın sahibi Jacques Moretti, günlerce serbest kaldıktan sonra 9 Ocak’ta gözaltına alındı, ancak kısa süre sonra 200 bin İsviçre frangı kefaletle serbest bırakıldı. Eleştirmenler, bunun delillerin karartılması riskini artırdığını savunuyor.
Otopsi sürecinde karmaşa
Yangında hayatını kaybeden bazı kurbanlara hiç otopsi yapılmadığı, bazılarının ise geç otopsiye alındığı belirtildi. 17 yaşındaki Trystan Pidoux’nun cenazesinin, son anda otopsi kararı alınması nedeniyle ertelenmesi kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Hukuki usul hataları
Savcılığın, mağdur ailelerin avukatlarının sorgulamalara katılmasını önce engellemeye çalıştığı, ardından da bazı mağdur yakınlarına, kanton yargı kurulunda görev yapan avukatları tavsiye ettiği bildirildi. Bu durum tarafsızlık konusunda soru işaretlerine yol açtı.
İletişim eleştirileri
Savcılık, olaydan kısa süre sonra basına bilgi vermeyi bırakacağını ve sadece yazılı açıklamalar yapacağını duyurdu. Uzmanlar, böylesine ciddi bir olayda şeffaf ve düzenli bilgilendirmenin hayati önemde olduğunu vurguluyor.
Olağanüstü savcı talebi reddedildi
Ulusal ve uluslararası baskılara rağmen, bağımsız bir “olağanüstü savcı” atanması talebinin kanton makamları tarafından reddedilmesi de eleştirilerin odağında. Bu durumun, soruşturmanın güvenilirliğine zarar verdiği ifade ediliyor.
Crans-Montana’daki yangın faciası, İsviçre’de son yılların en ağır olaylarından biri olarak kayıtlara geçmişti. Soruşturmada yaşanan aksaklıklar ise hem mağdur ailelerinin hem de kamuoyunun adalet sürecine olan güvenini zedelemiş durumda.
Gündem
İsviçre hükümeti SVP’nin “sınır güvenliği” girişimini reddetti
İsviçre Federal Hükümeti (Bundesrat), İsviçre Halk Partisi’nin (SVP) sunduğu “İltica suistimaline son verilsin (Sınır güvenliği girişimi)” başlıklı halk oylaması girişimini reddettiğini açıkladı.
Hükümetten cuma günü yapılan yazılı açıklamada, söz konusu girişimin uygulanmasının zor olduğu ve ciddi olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtildi.
Federal Hükümet, girişimin kabul edilmesi halinde yüksek maliyetler ortaya çıkacağını, bunun hem federal yönetim hem de kantonlar ve özellikle sınır bölgeleri üzerinde ağır bir yük oluşturacağını vurguladı.
Açıklamada ayrıca, İsviçre’nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü Schengen ve Dublin anlaşmalarının tehlikeye girebileceğine dikkat çekildi. Bu anlaşmaların sona ermesi durumunda, Avrupa içinde sığınmacıların ikinci kez başka ülkelere yönelmesi anlamına gelen “ikincil göçün” artabileceği, bunun da ülkenin iç güvenliğini zayıflatabileceği ifade edildi.
Federal Hükümet, girişimde yer alan taleplerin “aşırı ve radikal” nitelikte olduğunu belirterek, bu nedenle dolaylı bir karşı öneri ya da doğrudan bir alternatif tasarı hazırlamayı da düşünmediğini bildirdi.
SVP’nin girişimi, İsviçre sınırlarında daha sıkı kontroller yapılmasını ve iltica başvurularına ilişkin uygulamaların köklü biçimde değiştirilmesini öngörüyor. Ancak hükümet, mevcut uluslararası yükümlülükler ve güvenlik iş birliği mekanizmaları göz önünde bulundurulduğunda bu yaklaşımın ülke çıkarlarına hizmet etmeyeceği görüşünde.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


