Sosyal Medya

Gündem

“Öğretmenin Öğrenciye Tampon Takma Müdahalesi: Okul Neden Suç Duyurusunda Bulunmadı?”

yazar

Yayınlayan

on

St. Gallen’de bir öğretmen, kız öğrencilerin özel hayatına “ağır bir müdahalede bulunduğu” gerekçesiyle görevden alındı. Ancak okul, olayla ilgili suç duyurusunda bulunmama kararı aldı. Şimdi Çocuk Koruma Merkezi, neden böyle bir tavsiye verdiğini açıklıyor.

Olayın Özeti

Tessin’de düzenlenen bir yaz kampı sırasında üç kız öğrenci, regl oldukları için yüzmeye katılamayacaklarını söyledi. Bunun üzerine öğretmen, kızlara baskı uyguladı ve iddiaya göre 13 yaşındaki bir kıza bizzat kendi eliyle tampon yerleştirdi.
(Resimde sembolik bir görsel yer almaktadır.)

Önemli Noktalar:

  • St. Gallen’deki öğretmen, okul kampında yaşanan bu olayın ardından görevinden uzaklaştırıldı.
  • Okul, olayla ilgili suç duyurusunda bulunmadı. Bu karar, St. Gallen Çocuk Koruma Merkezi’nin tavsiyesiyle alındı.
  • Merkez, neden böyle bir öneride bulunduğunu kamuoyuna açıkladı.

Çocuk Koruma Merkezi’nin Açıklaması

Olay, hafta sonunda İsviçre basınında geniş yankı uyandırdı. İlk olarak Tagblatt gazetesi tarafından duyuruldu.
St. Gallen Şehir Eğitim ve Serbest Zaman Dairesi, Çocuk Koruma Merkezi’nin tavsiyesi üzerine öğretmeni derhal işten çıkarmamayı ve cezai suç duyurusunda bulunmamayı tercih etti.

Merkezden Andreas Heim şöyle açıklıyor:

“Eğer yasal olarak zorunlu bir suç duyurusu yükümlülüğü yoksa, çocukların ve gençlerin isteği dikkate alınmalıdır. Onların rızasına karşı yapılan bir suç duyurusu, ikinci bir sınır ihlali anlamına gelir.”

Heim, her vakayı dikkatle değerlendirdiklerini, gerekli durumlarda çocuk koruma hukuku konusunda uzman avukatlara başvurduklarını belirtti.

Çocuğa Ek Yük Getirmemek İçin

Heim, çocukların iradesine aykırı bir dava sürecinin, onlar için yeniden travmatik olabileceğini vurguluyor.
Nitekim olaydan sonra, tanınmayan üçüncü kişiler öğretmen hakkında bağımsız bir suç duyurusunda bulundu.
St. Gallen Savcılığı şu anda konuyu soruşturuyor.

Heim bu konuda şunları söylüyor:

“Birileri yine de suç duyurusunda bulunursa, bunu engelleyemeyiz. Ancak bize göre, bu çocukların ve gençlerin yararına değildir. Çünkü bir ceza soruşturması, ilgili çocuk için ek bir yük oluşturur.”

Soruşturmanın Çocuk Üzerindeki Etkisi

Heim’e göre bu yük, özellikle polis sorguları sırasında ortaya çıkabilir.

“Bu sorgularda çoğu zaman aynı sorular üç-dört kez sorulur. Bu durum çocukları huzursuz edebilir. ‘Acaba yanlış bir şey mi yaptım?’ diye düşünebilirler. Elbette yetkililer görevlerini iyi yapıyor, ancak sistem yoğun çalışıyor. Bu da davaların yıllarca sürmesine yol açabiliyor.”

Öğretmen Ne Yapabilir, Ne Yapamaz?

Heim, şu noktayı özellikle vurguluyor:

“Bir öğretmenin, ergenlik çağındaki kız öğrencilerden tampon kullanmalarını istemesi doğru değildir. Öğretmen bu konuda sadece bilgi verebilir, ama kesinlikle baskı yapamaz ya da bir öğrenciyi zorlayamaz.”

Sonuç:

Bu olay, İsviçre’de eğitim ortamında sınırların, pedagojik sorumluluğun ve çocukların beden bütünlüğüne saygının önemini yeniden gündeme getirdi.
Okulun suç duyurusundan vazgeçmesi, çocuk koruma ilkeleri çerçevesinde — özellikle çocuğun psikolojik yararını koruma amacıyla — alınmış bir karar olarak değerlendiriliyor.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aldi Suisse, İsviçre’de birçok mağazasını kapatma kararı aldı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de faaliyet gösteren indirim marketi Aldi Suisse, 2026 yılı içinde ülke genelinde birçok mağazasını kapatacağını duyurdu. Kapatılacak mağazalar arasında, Zürih’in en işlek noktalarından Bahnhofstrasse’ye yakın konumda bulunan “vitrin mağaza” da yer alıyor.

Aldi Suisse’den yapılan açıklamada, şirketin İsviçre genelinde bazı şubelerini faaliyet dışı bırakacağı belirtilirken, Zürih’te merkezi bir konumda bulunan mağazanın ilkbahar aylarında kapatılacağı doğrulandı. Söz konusu mağaza yaklaşık beş yıl önce hizmete açılmıştı.

Şirketten edinilen bilgilere göre, 31 Ocak itibarıyla Bern’de Kornhausplatz, Baden’de Bahnhofstrasse ve Wallisellen’deki Glatt Alışveriş Merkezi’nde bulunan Aldi şubeleri kapatılacak. Ayrıca Bern kantonundaki Wabern şubesinin de ilkbaharda faaliyetlerine son vermesi planlanıyor.

Aldi Suisse, mağaza kapatma kararlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma hedefiyle alındığını belirtti. Şirket sözcüsü, “Uygun fiyatlı perakende modeliyle faaliyet gösteren bir zincir olarak her zaman verimli süreçlere ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda mağaza ağımızı, şirket yapımıza uygun ve daha verimli lokasyonlara göre yeniden düzenliyoruz” açıklamasında bulundu.

Açıklamada, Aldi Suisse’nin İsviçre’deki mağaza ağını sadeleştirmeyi hedeflediği, şirketle örtüşmeyen lokasyonlarda ise gerekli adımların atıldığı vurgulandı. Almanya’daki Aldi Süd’te yaşanan personel azaltımının İsviçre’deki mağaza kapatmalarıyla bağlantılı olmadığı da özellikle belirtildi.

Şirketin İsviçre genelinde Şubat ayı itibarıyla 244 mağazası bulunacağı, orta vadede ise bu sayının 260’a çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Aldi Suisse, mağaza kapatmalarına rağmen İsviçre pazarındaki büyüme hedeflerinden vazgeçilmediğini bildirdi.

Yetkililer, kapatma kararlarının istihdam ve faaliyet planları üzerinde sınırlı etki yaratacağını, yeni mağaza ve personel alımlarına yönelik planların ise devam ettiğini ifade etti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

SRF, Asyl haberindeki hata nedeniyle özür diledi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Radyo ve Televizyonu (SRF), “Tagesschau” bülteninde geri giden asyl ve net göç rakamlarının sunumunda yapılan hata nedeniyle özür dilediğini açıkladı.

SRF’nin pazartesi akşamı yayımlanan “Tagesschau” ana haber bülteninde, Federal hükümet tarafından açıklanan net göç ve asyl başvurularına ilişkin veriler ekrana taşındı. Ancak yayında, düşüş gösteren rakamların ülkeye yapılan toplam göçle ilişkilendirilmeden aktarılması, siyasi tartışmaya yol açtı.

İsviçre Halk Partisi (SVP), söz konusu yayının ardından SRF’yi “manipülatif haber yapmakla” suçladı. Parti tarafından yapılan açıklamada, asyl başvurularındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığı, rakamların bağlamından koparılarak sunulduğu öne sürüldü. SVP, bu durumu yaklaşan SRG yarı yarıya küçültme girişimi oylaması öncesinde kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir tutum olarak nitelendirdi.

Eleştirilerin ardından SRF’den açıklama geldi. Medya kuruluşu, SVP’nin sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumda, 26 Ocak tarihli “Tagesschau” yayınında bir gazetecilik hatası yapıldığını kabul etti. Açıklamada, yurt dışına çıkan kişi sayısının, ülkeye gelenlerle yeterince ilişkilendirilmediği için izleyicilerde yanlış bir algı oluşabileceği belirtildi.

SRF, “Bu hatadan dolayı üzüntü duyuyor ve özür diliyoruz.” ifadesini kullandı. Ayrıca, çarşamba günü yayımlanan ana haber bülteninde söz konusu verilerin daha doğru bir çerçevede yeniden ele alındığı ve gerekli düzeltmenin yapıldığı bildirildi.

Medya kuruluşu, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmenin temel ilkeleri olduğunu vurgulayarak, editoryal süreçlerin bu tür hataların tekrarlanmaması için gözden geçirileceğini kaydetti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Akıllı telefonlar kadın sığınma evlerindeki mağdurlar için risk oluşturabiliyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de şiddetten korunmak amacıyla kadın sığınma evlerine başvuran mağdurlar için akıllı telefonların ciddi bir güvenlik riski oluşturabildiği, bazı kadınların konum verileri üzerinden takip edilerek yeniden tehlike altına girdiği bildirildi.

Adresleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın sığınma evlerinde kalan kişilerin, akıllı telefonlarındaki konum verileri nedeniyle izlenebildiğine dikkati çeken St. Gallen Kadın Sığınma Evi ve Semkyi geçiş konutlarının yöneticisi Silvia Vetsch, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini söyledi.

Vetsch, İsviçre’de birden fazla vakada, kadın sığınma evlerinde kalan mağdurların akıllı telefonlarındaki veriler üzerinden takip edilebildiğini belirterek, “Konum bilgileri ortaya çıktığında, failin veya mağdur için tehdit oluşturan kişinin aniden sığınma evinin önünde belirmesi mümkün olabiliyor.” dedi.

Böyle bir durumda derhal polisin bilgilendirildiğini ifade eden Vetsch, güvenlik riski nedeniyle kadınların ve çocukların başka bir sığınma evine nakledilmek zorunda kalındığını aktardı. Bunun mağdurlar için ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Vetsch, zaten hayatlarının önemli bir bölümünü geride bırakan kadınların yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını kaydetti.

Öte yandan sığınma evlerinin bir “hapishane” olmaması gerektiğine de işaret eden Vetsch, kadınların ve çocukların mümkün olduğunca özgür hareket edebilmesinin önemine dikkati çekti.

St. Gallen Kadın Sığınma Evi’nde bu risklere karşı çeşitli önlemler alındığı bildirildi. Buna göre, sığınma evine kabul edilmeden önce kadınların cep telefonları kontrol ediliyor ve ilk telefon görüşmesinde dahi cihazların kapatılması tavsiye ediliyor. Ayrıca konum paylaşımı, uygulama izinleri ve hareket takibine yol açabilecek tüm özelliklerin devre dışı bırakılması öneriliyor.

Uzmanlar, iz bırakmamak için internetin gizli modda kullanılmasını, çerezlerin ve arama geçmişinin düzenli olarak silinmesini tavsiye ediyor. Aksi halde, kötü niyetli kişilerin mağdurların hangi kadın sığınma evini aradığını dahi tespit edebileceği uyarısında bulunuluyor.

Yetkililer, dijital güvenliğin, şiddetten korunma sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, kadınların ve çocukların güvenliği için teknoloji kullanımında daha fazla bilinçlenilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler