İsviçre
OBERGERICHT: 63 Yaşındaki Oltenli Adam, Tecavüz Teşebbüsü Nedeniyle Türkiye’ye Geri Gönderilecek
İsviçreninsesi Özel Haber
Daha Ağır Bir Ceza: Solothurn Yüksek Mahkemesi, Trimbachlı Adamın Cinsel Saldırılarını Yeniden Değerlendirdi
Bu tür eylemler genellikle gizli kalır, ancak Rafet ve Melike (isimler değiştirilmiştir) arasındaki olaylar öyle olmadı. 63 yaşındaki Türk Vatandaşı Rafet, Yüksek Mahkeme tarafından tecavüz teşebbüsünden suçlu bulundu.
Solothurn Yüksek Mahkemesi, cinsel saldırıyı Olten-Gösgen Bölge Mahkemesi’nden daha katı değerlendirdi. Olten-Gösgen Bölge Mahkemesi, Ekim 2021’de bu olayı yalnızca cinsel taciz olarak değerlendirmiş ve Rafet’e sadece düşük bir şartlı para cezası vermişti. Ancak şimdi Yüksek Mahkeme, Rafet’e 2 yıl denetimli serbestlik süresiyle 18 ay şartlı hapis cezası verdi.
Rafet ve Melike Arasındaki Olayın Ayrıntıları
Rafet ve Melike, Haziran 2019’da gerçekleşen olay sırasında dört yıldır tanışıyorlardı ve son zamanlarda daha yakın bir ilişki içindeydiler. Olay günü Olten’deki Sälipark’ta buluşmuş, birlikte bir şeyler içmiş ve alışveriş yapmışlardı. Rafet, çocuklu ve dul olarak yaşayan Melike’yi daha sonra Trimbach’taki evine davet etti.
Öğleden sonra Melike, Rafet’in evine geldi ve önce birlikte kahve içtiler. Rafet, Melike’den yatak çarşaflarını değiştirmesine yardım etmesini istedi. Ancak Rafet, yatak odasında tacizkâr davranarak Melike’yi tuttu, yatağa fırlattı ve pantolonunu çıkarmaya ve göğüslerini elle taciz etmeye çalıştı. 1,50 metre boyundaki Melike, küçük ama oldukça güçlü olan Rafet’e sözlü ve fiziki olarak başarılı bir şekilde direndi.
Şok içinde salondaki kanepeye geçtiğinde, Rafet onu takip etti ve üzerine oturarak aynı şeyleri tekrar denedi. Melike’nin direnişi (kendisi bunu bir mücadele olarak tanımladı) nedeniyle Rafet yine başarılı olamadı. Daha sonra Rafet, erekte olmuş penisini çıkararak Melike’ye tekrar tekrar temas ettirdi, ancak Melike’nin direnişi nedeniyle durmak zorunda kaldı.
Mağdurun Güvenilirliğine Şüphe Yok
Alt mahkemenin kararına itiraz eden taraflar, temyize başvurdu. Rafet beraat talep ederken, Melike tecavüze teşebbüsten mahkûmiyet istedi. Savcı Carmen Elmiger de başlangıçta tecavüze teşebbüsten cezalandırma talep etmiş ve 31 ay kısmi şartlı hapis cezası istemişti.
Nisan 2023 sonunda başlayan temyiz süreci, güvenilirlik değerlendirmesi yapılması nedeniyle ertelendi. Yapılan değerlendirme sonrasında Elmiger, alt mahkemenin kararının „savunulabilir“ olduğunu belirtti ve yalnızca cinsel saldırıdan mahkûmiyet istedi. Ayrıca 11 ay şartlı hapis cezası talep etti. Sadece para cezasının caydırıcı olmayacağını vurguladı.
Güvenilirlik değerlendirmesi, Melike’ye Şubat 2021’de paranoid şizofreni teşhisi konulması nedeniyle gerekli görüldü. Susanna Niehaus tarafından hazırlanan raporda, Melike’nin ifadelerinin büyük olasılıkla doğru ve yaşanmış olaylara dayandığı sonucuna varıldı. Yüksek Mahkeme, karmaşık raporu ayrıntılı olarak açıklayarak, Melike’nin halüsinasyon görüp görmediği veya etkilenip etkilenmediği gibi birçok karşı hipotezin incelenip reddedildiğini belirtti.
Hakim heyeti, Christian Werner, Hanna Marti ve Hans-Peter Marti, Melike’nin anlatımlarında „hiçbir şüphe“ görmediklerini ifade etti. Rafet’in ifadeleri ise tutarsız ve mantıksız bulundu. Ayrıca, olaydan birkaç saat sonra taraflar arasında SMS alışverişi yapıldı. Rafet, „Her şey için özür dilerim“ şeklinde mesaj atmıştı. İkinci mesajında ise „Eğer ‚benimle ..‘ istemiyorsan, o zaman benim yanımda ne işin vardı?“ diye sormuştu. SMS’ler ve Melike’nin iletişimde olduğu kişiler gibi nesnel kanıtlar, Melike’nin ifadelerini destekledi.
Zorunlu Ülke Dışı Edilme Kararı ve Rafet’in Dava Süreci
Yüksek Mahkeme, Rafet hakkında 6 yıllık ülke dışı edilme kararı verdi. Bu karar, Elmiger’in talebi doğrultusunda alındı ve alt mahkeme tarafından daha önce verilmemişti. Bu durum, zorunlu ülke dışı edilme gerektiren bir katalog suç olduğundan, herhangi bir ağırlaştırıcı neden bulunmadığına karar verildi. Rafet, 22 yıldır İsviçre’de olmasına rağmen ne sosyal ne de ekonomik olarak entegre olmuştu.
Yılbaşından beri erken emeklilik alan AHV emeklisi Rafet’in, Türkiye’de topluma daha iyi entegre olabileceği belirtildi. Kalp problemlerinin bu sürece engel teşkil etmediği vurgulandı. Boşandığı kadınla yeniden evlenmesi ise ceza yargılaması sırasında gerçekleşti ve bunun çıkar amaçlı bir evlilik olduğu ifade edildi. Kadın mülteci statüsüne sahipken, Rafet’in böyle bir statüsü bulunmuyor.
Savunma avukatı Dominik Schnyder, Melike’yi güvenilmez bir kişi olarak göstermeye çalıştı ve onun paranoid-şizofreni teşhisinden önce de bu hastalığa sahip olduğunu iddia etti. Mahkeme, Rafet’in Melike’ye 2000 İsviçre frangı tazminat ödemesine karar verdi; bu miktar, Melike’nin avukatı Thomas Müller’in talebi doğrultusunda belirlendi. Melike duruşmaya katılmadı. Rafet, duruşmada kısa ve net konuştu: „Ben suçsuzum.“
#Solothurn #YüksekMahkeme #TecavüzTeşebbüsü #CinselSaldırı #ÜlkeDışıEdilme #Adalet #Rafet #Melike #ParanoidŞizofreni #Güvenilirlik #Suçsuz #HapisCezası #TürkMahkemesi #Vergewaltigungsversuch #SexuelleNötigung #Landesverweis #Gericht #Urteil #Strafe #Integration #Schweiz #Türkei #Gerechtigkeit #Katalogtat #Verurteilung
İsviçre
Winterthur’da Aşk Dolandırıcılığı Operasyonu: Türk Vatandaşı ve Bir Kadın Suçüstü Yakalandı
İsviçre’nin Winterthur kentinde ortaya çıkarılan “romance scam” (aşk dolandırıcılığı) olayında, biri Türk vatandaşı olmak üzere iki kişi gözaltına alındı.
Winterthur Şehir Polisi’nin açıklamasına göre, 79 yaşındaki İsviçreli bir emekli, yılın başında Romanya kökenli iki kadınla tanıştı. Kadınların yaşlı adamı evinde ziyaret ettiği, kısa sürede aralarında dostane ve romantik bir ilişki oluştuğu belirtildi.
İddiaya göre kadınlar, tanışıklık süreci boyunca:
- ipotek borcu,
- annenin ameliyat masrafları,
- noter giderleri gibi gerekçelerle sürekli maddi sıkıntılar yaşadıklarını anlattı.
Yaşlı adamın ise çeşitli buluşmalarda toplam 40 bin franktan fazla para verdiği açıklandı.
Bir süre sonra dolandırıldığından şüphelenen mağdur, durumu Winterthur polisine bildirdi. Polis tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 24 Nisan 2026 tarihinde 29 yaşındaki Alman-Rumen çifte vatandaş kadın ile 36 yaşındaki Türk vatandaşı, yeni bir para teslimatı sırasında suçüstü yakalandı.
Şüphelilerin, mağdurdan 6 bin 500 frank daha almak üzere oldukları sırada gözaltına alındığı belirtildi. Olayla ilgili “birden fazla dolandırıcılık” suçlamasıyla soruşturma başlatılırken, zanlılar savcılığa sevk edildi.
Polis vatandaşları uyardı
Winterthur Şehir Polisi, son dönemde artan aşk dolandırıcılığı vakalarına karşı vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulundu.
Polisin uyarıları arasında şunlar yer aldı:
- Hızlı gelişen romantik ilişkilere karşı temkinli olun,
- Yeni tanışılan kişilere para göndermeyin,
- Maddi yardım taleplerini sorgulayın,
- Şüpheli durumlarda erken aşamada polise başvurun.
Yetkililer, dolandırıcıların çoğu zaman sosyal medya veya arkadaşlık platformları üzerinden duygusal bağ kurarak mağdurları maddi açıdan istismar ettiğini belirtti.
İsviçre
Türkiye’den İsviçre’ye Uzanan Zorlu Yolculuk: Mona Sonunda Ailesine Kavuştu
Türkiye’den sahiplenilen “Mona” adlı köpeğin İsviçre’ye uzanan yolculuğu, aylar süren zorlu bir sürecin ardından mutlu sonla tamamlandı.
Olayın özeti şöyle:
- Mona Türkiye’den İsviçre’ye getirildi.
- Basel Havalimanı’nda çip sorunu nedeniyle geri gönderildi.
- Daha sonra yapılan kontrollerde çipin aslında mevcut olduğu ortaya çıktı.
- Darja L. tekrar işlem yaptı, yeniden seyahat etti ve ek masraflar ödedi.
- Aylar süren sürecin ardından Mona’nın İsviçre’ye girişine izin verildi.
Zürih kantonunda yaşayan Darja L. ve kızı, Türkiye’de tatil sırasında tanıştıkları yaklaşık iki yaşındaki melez cins köpek Mona’yı sahiplenmeye karar verdi. Gerekli resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından Mona Şubat ayında İsviçre’ye getirildi.
Ancak Basel Havalimanı’nda yaşanan teknik bir sorun nedeniyle yetkililer köpeğin kimlik çipini okuyamadı. Çipin mevcut olduğu daha sonra doğrulansa da Mona’nın yeniden Türkiye’ye gönderilmesine karar verildi.
Bu süreç Darja L.’ye hem maddi hem de manevi açıdan büyük yük getirdi. Köpeğini yeniden İsviçre’ye getirebilmek için tekrar Türkiye’ye gitmek zorunda kalan kadın, veteriner, konaklama ve ulaşım masraflarıyla birlikte yaklaşık 2 bin frank ek ödeme yaptı.
Aile yaşananlara tepki gösterirken, tüm resmi işlemleri eksiksiz tamamladıklarını ve sorunun kendilerinden kaynaklanmadığını savundu.
Olay kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Çok sayıda okuyucu ve hayvansever, sosyal medya üzerinden aileye destek verdi. Bazı kullanıcılar İsviçre makamlarını gereksiz bürokrasiyle suçlarken, prosedür hatalarının bedelinin hayvan sahiplerine ödetilmemesi gerektiğini dile getirdi.
Okuyuculardan Christoph Bader ise şu sözlerle tepki gösterdi:
“Her köpek sevgi dolu bir yuvayı hak ediyor. Gereksiz bürokrasi ve yetkililerin yetersizliği hayvan kurtarmayı zorlaştırıyor.”
İsviçre Federal Gıda Güvenliği ve Veterinerlik Dairesi’nin (BLV) masrafları karşılamayı reddetmesi de tartışmaları büyüttü.
Aylar süren mücadelenin ardından Mona’nın sonunda yeni ailesine kavuştuğu ve şu anda İsviçre’de yaşamını sürdürdüğü belirtildi.
Avrupa
İSVİÇRE HÜKÜMETİNDEN RUSYA ALARMI: “İSVİÇRE TEKNOLOJİSİ SAVAŞTA KULLANILIYOR OLABİLİR”
İsviçre Federal Hükümeti ve İsviçre İstihbarat Servisi’nin (NDB) yayımladığı yeni güvenlik raporu dikkat çekti. Rapora göre Rusya, Batı yaptırımlarına rağmen savaş sanayisi için gerekli bazı teknolojilere hâlâ ulaşabiliyor ve bu süreçte İsviçre bağlantılı ürünler de rol oynuyor.
Federal Hükümet, Rusya’yı “Avrupa’nın güvenliği, istikrarı ve barışı için en büyük tehdit” olarak tanımladı. Raporda Moskova’nın yalnızca askeri yöntemlerle değil; siber saldırılar, casusluk, sabotaj, propaganda ve dezenformasyon gibi yöntemlerle de Batı’ya karşı “hibrit savaş” yürüttüğü belirtildi.
Yetkililere göre Rusya, yaptırımları aşmak için karmaşık tedarik ağları kullanıyor. İsviçre’de üretilen ya da İsviçre teknolojisi içeren bazı ürünler önce üçüncü ülkelere gönderiliyor, ardından farklı ticaret zincirleri üzerinden Rusya’ya ulaştırılıyor.
Raporda özellikle:
• mikroçipler,
• hassas makineler,
• laboratuvar ekipmanları,
• mikro teknoloji ürünleri
gibi ürünlerin Rus savaş sanayisi açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulandı.
Bazı İsviçre bağlantılı parçaların Rus drone sistemlerinde tespit edildiği de ifade edildi.
En büyük sorunlardan biri ise “dual-use” yani hem sivil hem askeri amaçla kullanılabilen ürünler. Günlük hayatta sıradan görünen birçok teknolojik ürünün savaş sistemlerinde de kullanılabilmesi denetimi zorlaştırıyor.
Federal Hükümet ayrıca İsviçre’nin Batılı ülkelerden baskı görebileceği uyarısında bulundu. Raporda, İsviçre’nin teknoloji kaçakçılığına karşı yeterince sert önlem almaması halinde:
• bazı şirketlere yaptırım uygulanabileceği,
• araştırma projelerinden dışlanabileceği,
• siyasi ve ekonomik baskının artabileceği
belirtildi.
Uzmanlara göre yayımlanan bu rapor, İsviçre’nin tarafsızlık politikası ile Batı’nın güvenlik beklentileri arasında giderek daha hassas bir denge oluştuğunu gösteriyor.
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 Jahr agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 Jahr agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 Jahr agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


