Connect with us

Gündem

MIGUEL H. İÇİN 106 YIL HAPİS CEZASI İSTENİYOR: PEDOFİLİ DAVASINDA KARAR ZORLUĞU

yazar

Published

on

Thurgau’daki Bezirksgericht (Bölge Mahkemesi) önünde dün, 39 yaşındaki bir adam için 15 yıl hapis cezası talep edildi. Adam, bir düzineden fazla kız çocuğu ve kadını uyuşturup, büyük ölçüde cinsel saldırılarda bulunduğu iddialarıyla yargılanıyor. Dava önümüzdeki hafta devam edecek.

ZÜRİH VE THURGAU’DA ÇOCUKLAR VE GENÇ KIZLARIN İSTİSMARI: 39 YAŞINDAKİ ZANLI YARGILANACAK

Zürich ve Thurgau bölgelerinde 4 ile 17 yaşları arasındaki yedi çocuğu ve genç kızı yıllarca cinsel istismara ve tecavüze uğratan bir adamın, bu anları telefonuyla kaydettiği iddia ediliyor. Ayrıca, yedi yetişkinin de potansiyel mağdur olarak yer aldığı belirtiliyor.

Özetle:

  • 39 yaşındaki adam, ağır cinsel istismar suçlamalarıyla Frauenfeld Bölge Mahkemesi’nde yargılanacak.
  • Mağdurlar, zanlının tanıdıkları arasındaki çocuklar, genç kızlar ve yetişkinlerden oluşuyor.
  • Delil olarak 100’ün üzerinde cinsel istismar videosu sunulmuş durumda.
  • Savcılık, zanlı için yıllarca sürecek hapis cezası, terapi ve sınır dışı edilmesini talep ediyor.

Tecavüz, istismar ve uyuşturucu kullanımı:
Miguel H., 2016 ile 2020 yılları arasında yedi kızı ve sekiz kadını cinsel olarak istismar etmek, tecavüz etmek ve aşağılamakla suçlanıyor. Birçoğu, üzerine uyuşturucu madde – muhtemelen Ketamin – verilerek tecavüze uğradı. Suçlu, mağdurların bazılarını videoya çekti. Bu şok edici videolar, 2020’de olayı ortaya çıkardı.

Başsavcı, ikinci duruşma günü hakimin önünde, suçlamaların temelini oluşturan korkunç video görüntülerinden bahsetti. Sanığın ele geçirilen dijital materyallerinde bulunan çocuk pornografik içeriklerin dayanılmaz olduğunu vurguladı.

Sanık, birden fazla çocuğa karşı cinsel saldırı ve tecavüz suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı. Suçlamalara göre, sanık Ketamin adlı uyuşturucu maddeyi, şahsi çevresinden bir düzineye yakın kurbanına enjekte etti ve ardından baygın durumda olan kızlar ve kadınlara cinsel saldırıda tevavüzde bulundu. Bu saldırıları ise cep telefonlarıyla kaydetti. En genç kurbanın yaşı ise sadece 4.

Başsavcı, sanığı „bencil ve manipülatif bir karakter“ olarak tanımladı. Talep edilen 15 yıl hapis cezası, sanığın işlediği suçların büyüklüğü göz önünde bulundurularak en yüksek ceza olarak belirtildi. Bunun yanı sıra, başsavcılık 15 yıl süreyle ülkeye giriş yasağı da talep etti.

Sanığın Savunması ve Tüm Gerçekler Açığa Çıktı

Savunma avukatına göre, sanık suçlarını küçümsemekte veya hatırlamak istememekte. Savcı, sanığın suçlarını yalnızca video kayıtları ile kanıtlandığı zaman kabul ettiğini söyledi. Ancak, mahkeme hala sanığın başka suçlar işlemiş olabileceğinden şüphelenmekte.

Sanık, çocukluk döneminde Latin Amerika’da yaşadığı cinsel istismar deneyimlerine dayanarak, eylemlerini açıklamaya çalıştı. Ayrıca, Ketamin bağımlılığı nedeniyle suçları işlerken kendisinin „gerçekten“ kim olduğunu hatırlamadığını öne sürdü. Ancak savcılık, bu iddiaları çürüttü ve sanığın şiddetli suçlardan tamamen sorumlu olduğunu belirtti.

Mağdurlar Derin Psikolojik Zararlar Yaşadı

Mahkeme, mağdurların ve onların avukatlarının, her bir kurban için 10.000 ile 45.000 frank arasında değişen tazminatlar talep ettiklerini açıkladı. Mağdurların yaşadığı psikolojik sorunlar ve acılar, tazminat taleplerinin temel sebebini oluşturuyor.

Olayın ortaya çıkmasını sağlayan ise yedi yaşındaki bir kız çocuğunun, yaşadığı tacizleri büyükannesine anlatması oldu. Ardından yapılan ev aramasında, sanığın bir düzineden fazla mağdurla çektiği video görüntüleri bulundu.

Thurgau’dan pedofili seri suçlusu Miguel H.* (39) için savcı, mahkemeye sunduğu iddianamede tüm suçları göz önünde bulundurulduğunda 106 yıl hapis cezasının gerekebileceğini belirtti. Kadın ve çocuklara yönelik cinsel suçlardan dolayı suçlunun alacağı ceza, toplamda 1272 ay yani 106 yıl olarak hesaplanabiliyor.

Savcılar, suçlunun işlediği her bir suç için en uygun cezayı belirlemenin ne kadar zor olduğunu vurguladılar.

#Hukuk #CinselSaldırı #Ketamin #Suç #Adalet #isviçre #isviçredenhaberler #isviçreninsesi #isviçredeyaşam #schweiz #suisse #svizzera #switzerland

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İsviçre’de Okullarda Telefon Yasağı Artıyor: Öğretmenler Temkinli

yazar

Published

on

By

İsviçre’de giderek daha fazla kanton, okullarda cep telefonu kullanımını yasaklama kararı alıyor. Ancak uzmanlar ve öğretmenler, bu yasakların ne kadar etkili olduğu konusunda ikiye bölünmüş durumda.

Araştırmalara göre, İsviçre’de çocukların dijital cihazlarla tanışma yaşı oldukça erken. İlkokula başlayan her beş çocuktan biri kendi akıllı telefonuna sahipken, bu oran ilkokulun sonunda yüzde 80’e, ortaokul düzeyinde ise neredeyse yüzde 99’a ulaşıyor. Bu veriler, Çocuk Koruma Vakfı’nın James Araştırması’na dayanıyor.

Ülkede eğitim sistemi federal yapıya sahip olduğu için, telefon kullanımıyla ilgili kurallar kantonlara, belediyelere ve okullara göre değişiklik gösteriyor. Ancak genel eğilim, telefonların okul hayatından tamamen çıkarılması yönünde ilerliyor.

Örneğin Ticino kantonunda telefon yasağı genişletilerek tüm zorunlu eğitim kademelerinde uygulanmaya başlandı. Nidwalden, Aargau ve Valais kantonları da 2025/26 eğitim yılından itibaren özel elektronik cihazların kullanımını yasakladı. Bu yasaklar yalnızca ders saatlerini değil, teneffüsleri ve okul etkinliklerini de kapsıyor. İstisnalar ise sadece eğitim amaçlı kullanım veya sağlık durumlarıyla sınırlı tutuluyor.

Kamuoyunda yapılan anketler, telefon yasağına güçlü destek olduğunu gösteriyor. 2024 yılında yapılan bir araştırmada katılımcıların yüzde 80’den fazlası bu uygulamayı desteklediğini belirtti.

Ancak öğretmenlerin yaklaşımı daha temkinli. İsviçre Öğretmenler Birliği, genel bir yasağın tek başına çözüm olmayabileceğini savunuyor. Uzmanlara göre, öğrencilerle birlikte belirlenen kurallar daha kalıcı ve etkili sonuçlar doğurabiliyor.

Uygulamada bazı zorluklar da ortaya çıkıyor. Örneğin Aargau kantonunda bir okulda uygulanan yasak sonrası öğrenciler, teneffüslerde ödeme yapmak için kullandıkları dijital sistemleri kullanamaz hale geldi. Bu nedenle okul kantininde dijital ödeme yöntemleri kaldırıldı.

Uzmanlar, sorunun yalnızca cihazlar olmadığını vurguluyor. Dijital platformların sonsuz içerik akışları, algoritmalar ve “beğeni” sistemleriyle bağımlılık yarattığına dikkat çekiliyor. Eğitimciler, kalıcı çözümün yasaklardan çok bilinçli kullanım ve dijital eğitimden geçtiğini belirtiyor.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de İltica Çıkmazı: 2016’daki Başvuru Reddedildi, 10 Yıldır Hâlâ Ülkede

yazar

Published

on

By

İsviçre basınındaki haberlere göre, iltica başvurusu reddedilen bazı kişilerin yıllarca ülkede kalmaya devam etmesi, sistemdeki uygulama sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. Son örnekler, hem hukuki süreçlerdeki aksaklıkları hem de artan mali yükü gözler önüne seriyor.

Reddedildi ama hâlâ İsviçre’de

2016 yılında ülkeye gelen zihinsel engelli bir Iraklı sığınmacının iltica başvurusu reddedildi, hakkında sınır dışı kararı verildi ve bu karar 2019’da mahkeme tarafından da onandı. Ancak aradan geçen yaklaşık 10 yıla rağmen söz konusu kişi hâlâ İsviçre’de bulunuyor.

Yetkililer, sığınmacının ağır sağlık durumu nedeniyle sürekli gözetim altında tutulması gerektiğini belirtiyor. Farklı bakım kurumlarında yaşanan sorunlar ve güvenlik riskleri nedeniyle uygun yer bulunamadığı, son olarak bir psikiyatri kliniğinde bire bir gözetim altında tutulduğu ifade ediliyor.

Bu durumun kamuya maliyeti ise dikkat çekici. Yetkili kaynaklara göre, söz konusu kişinin devlete günlük maliyeti yaklaşık 1000 İsviçre frangı.

Kimliği tartışmalı, belgeler sahte çıktı

İsviçre Göç Sekreterliği (SEM), sığınmacının kimliği ve geldiği bölgeye ilişkin beyanlarında tutarsızlıklar tespit etti. Yapılan incelemelerde sunulan bazı belgelerin sahte olduğu belirlendi. Dil analizleri ise kişinin Irak’ın kuzeyindeki Kürt bölgesinden geldiğine işaret ediyor.

Yetkililer, bu bölgenin görece güvenli kabul edilmesi nedeniyle sınır dışı işleminin hukuken mümkün ve uygulanabilir olduğunu savunuyor.

Benzer dosyada farklı karar

Öte yandan, Gürcistan’dan gelen bir aileyle ilgili dosyada mahkeme farklı bir karar verdi. Ağır beyin hasarı bulunan oğullarının tedavisi için İsviçre’ye gelen aile, iltica gerekçesi sunmadı.

Federal Mahkeme, tıbbi durumun yeterince net olmadığını belirterek dosyanın yeniden incelenmesine karar verdi. Bu karar doğrultusunda aile geçici olarak İsviçre’de kalmaya devam edebilecek.

Siyasi baskı artıyor

Bu tür vakalar, İsviçre’de iltica sisteminin en zayıf halkalarından biri olan uygulama sürecini tartışmaya açtı. Özellikle sınır dışı kararlarının yıllarca uygulanamaması, siyasi baskıyı artırıyor.

Adalet ve Polis Bakanı Beat Jans, süreçlerin hızlandırılması için çeşitli adımlar atıldığını açıklasa da muhalefet bu önlemleri yetersiz buluyor.

Uzmanlara göre mevcut tablo, İsviçre’nin iltica sisteminde yalnızca karar almak değil, bu kararları etkin şekilde uygulamak konusunda da ciddi sorunlar yaşadığını ortaya koyuyor.

Continue Reading

Dünya

İsrail’den ölüm cezası kararı, İsviçre’den eleştiri

yazar

Published

on

By

İsrail Parlamentosu (Knesset), idam cezasını yeniden uygulanabilir hale getirme kararı aldı. Bu karar uluslararası alanda tepki çekti. İsviçre Dışişleri Bakanlığı’ndan Büyükelçi Tim Enderlin, kararı “üzüntü verici” ve “geriye doğru bir adım” olarak değerlendirdi.

⚖️ Ne Oldu?

İsrail Parlamentosu, yaklaşık 60 yıldır uygulanmayan ölüm cezasını yeniden gündeme alan bir karar aldı.

Bu karar:

  • Ölüm cezasının kapsamını genişletiyor
  • İsrail’in yıllardır uyguladığı fiili moratoryumu (uygulamama durumu) sona erdirebilir

Ancak yasa henüz tamamen kesinleşmiş değil:

  • İsrail içinde hâlâ tartışılıyor
  • Mahkemeler, sivil toplum ve bazı siyasi gruplar karara karşı çıkıyor

🇨🇭 İsviçre Ne Diyor?

İsviçre Dışişleri’nden Tim Enderlin:

👉 Kararı “büyük bir üzüntüyle” karşıladıklarını söyledi
👉 Ölüm cezasının genişletilmesini “geri adım” olarak nitelendirdi

İsviçre:

  • 2023’ten beri bu konuda İsrail ile diplomatik temas kurduğunu açıkladı
  • Hem Bern’de hem Tel Aviv’de girişimlerde bulundu

⚠️ İnsan Hakları ve Ayrımcılık Endişesi

İsviçre’nin en önemli kaygılarından biri:

  • Ölüm cezasının fiilen sadece Filistinlilere uygulanabileceği iddiası

Enderlin bu konuda:

  • Durumun henüz net olmadığını
  • Ancak eğer böyle bir ayrımcılık varsa bunun
    👉 uluslararası insan hakları anlaşmalarına aykırı olacağını söyledi

İsviçre ayrıca İsrail’e:
👉 “Uluslararası yükümlülüklerine uyması gerektiğini” hatırlattı

🌍 Küresel Perspektif

  • Dünyada ülkelerin yaklaşık 3’te 2’si ölüm cezasını kaldırdı ya da uygulamıyor
  • Ancak bazı ülkelerde (özellikle İran ve Suudi Arabistan’da) idamlar artıyor

İsviçre’ye göre:
👉 Genel eğilim olumlu olsa da bazı bölgelerde kötüleşme var

📌 Genel Değerlendirme

Bu gelişme:

  • İsrail’de önemli bir hukuki ve siyasi değişim anlamına geliyor
  • Uluslararası alanda insan hakları tartışmalarını yeniden alevlendirdi

İsviçre ise net bir şekilde:
👉 “İdam cezası her durumda yanlıştır ve kaldırılmalıdır” görüşünü sürdürüyor

Continue Reading

Trendler